Kontrol edilmeyen glokom kör edebilir

Kontrol edilmeyen glokom kör edebilir

Halk arasında karasu hastalığı diye de bilinen tıbbi ismiyle “Glokom” denilen göz tansiyonu yüksekliği ve buna bağlı göz bulgularıyla seyreden hastalık, dünyada körlüğün en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Bahattin Kır, “12 Mart Dünya Glokom Günü” kapsamında göz tansiyonu hakkında merak edilenleri anlattı..

Kontrol edilmeyen glokom kör edebilir
Bu içerik 824 kez okundu.
Halk arasında karasu hastalığı diye de bilinen tıbbi ismiyle “Glokom” denilen göz tansiyonu yüksekliği ve buna bağlı göz bulgularıyla seyreden hastalık, dünyada körlüğün en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Bahattin Kır, “12 Mart Dünya Glokom Günü” kapsamında göz tansiyonu hakkında merak edilenleri anlattı.
Türkiye Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Bahattin Kır “Göz tansiyonu sıklıkla ileri yaşlarda ortaya çıkan ve sinsi biçimde ilerleyen körlük durumuna gidebilen bir hastalıktır. Tanısı sadece göz tansiyonunu sayısal değerler ile ölçen makinelerle koyulmaz. Hekim tarafından yapılan ayrıntılı göz muayenesi ile özellikle optik sinirde incelme veya zayıflamanın muayene esasında fark edilmesi tanı için anlamlıdır. Sonrasında pakimetre, OCT ve görme alanı gibi üst tetkikler yapılarak tanı kesinleştirilir” dedi.
Dr. Kır; normal değerlerin 10-21 arası kabul edilirken üst sınır kişinin göz yapısına göre değişebileceğini de belirterek, bir hasta için göz tansiyonu değerinin 24 olduğu halde hastalık oluşturmazken başka bir hasta için tansiyon değerinin 16 olmasının hastalık oluşturabileceğini kaydetti. Hastalık için yaş çok önemlidir de diyen Dr. Kır; hastalığın ortaya çıkma yaşının 40’dan sonra sıklık teşkil ettiğini söyledi.
Bulguları nelerdir?
Göz tansiyonunun bulgularının neler olabileceğine de değinen Dr. Kır “Genellikle asemptomatiktir yani bulgu vermez. Sıklıkla karşılaştığımız 20-30 gibi tansiyon değerlerinde hastalar herhangi bir şikâyetle doktora başvurmazlar. Göz içi basıncı 30’un altında seyreden göz tansiyonu hastaları başlangıçta herhangi bir şikâyeti olmadığı halde son dönemde görmem sanki günden güne azalıyor şeklinde gelebiliyorlar. Bu dönemde mevcut görmeyi muhafaza edecek tedaviler dışında kaybolan görmeyi geri getirmek maalesef mümkün değildir. Göz tansiyonu 30 ve üzeri olursa göz ağrısı gibi şikâyetlerle bulgu verebilirler fakat bu değerleri çok daha nadir görüyoruz ve şikâyet üzerine hastalar başvurduğu için kolay teşhis edilebiliyor” dedi.
Bebek veya çocuklarda göz tansiyonu olur mu?
10.000 doğumda bir gibi çok nadir sıklıkta doğum sonrası göz tansiyonu görebiliyoruz diyen Dr. Kır; “Fakat bu hastalık Konjenital Glokom diye adlandırdığımız farklı bir hastalıktır. Beraberinde gözde büyüme ve göz yaşarması ile seyreden bir sendromdur. Yine çok nadir bir durum olan 10 yaş civarında Juvenil Glokom diye adlandırdığımız bir sendromda da göz tansiyonu yüksekliği görebiliyoruz. Fakat bu iki sendrom çok nadir olup farklı bulgularla hekim karşısına geldikleri için bu hasta gruplarında göz tansiyonu ölçmekten çok genel muayene ile değerlendirmek tanı koydurmak için daha anlamlıdır” şeklinde konuştu.
Kimler risk altındadır?
Glokom sinsi bir hastalık olduğu için bu hastalığın tanısında rutin göz taramalarının çok önemli olduğunun da altını çizen Dr. Kır; risk gruplarını şu şekilde belirtti;
1. 40 yaş üstü hastalar
2. Ailesinde glokom öyküsü olanlar
3. Göz travması veya göz ameliyatı geçirenler
4. Yüksek miyop veya hipermetrop olan hastalar
5. Migreni olan hastalar
6. Sigara kullananlar
7. Şeker ve hipertansiyon hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar
8. Uzun dönem steroid grubu ilaç kullanan hastalar
9. Bazı göz tansiyonunu yükseltebilen ilaç kullanan hasta grupları (bazı prostat ilaçları gibi)
Bu grup hastalara ayrıntılı göz muayenesi yapılarak göz tansiyonu ekarte edilmesinin gerekli olduğunu ifade eden Dr. Kır, 40 yaşından sonra göz tansiyonu için yılda bir muayene önerdiklerini söyleyerek, diğer risk altındaki gruplar için muayene sıklığı hastanın durumuna göre ve hekim tavsiyesi üzerine değişebileceğini belirtti.
Nasıl önlem alınmalı?
Göz hekimi muayenesi ile tarama yapılarak önlem alınabileceğini söyleyen Dr. Kır, “Beslenmeye dikkat etmekle (az tuzlu yemek, havuç yemek gibi ) hastalık için önlem alamazsınız” dedi. Halk arasında bilinen bazı şeylerin anlamsız olduğunu da söyleyen Dr. Kır; tuzlu yemek, fazla su içmek ve hızlı kilo alıp vermek gibi etkenlerin göz tansiyonu ile doğrudan bağlantılı olmadığını kaydederek doğru bilinen yanlışları şöyle açıkladı:
1. Arteryel tansiyon atışı ile göz tansiyonunuz yükselmez.
2. Göz tansiyonu 1 günde körlük durumuna getirmez.
3. Göz tansiyonunun makinede sayısal değerinin yüksek çıkması her zaman hastalık var demek değildir. Belki korneanız kalındır ve makineler olduğundan yüksek ölçmüştür. Altın standart hekimin muayenesidir.
4. Bebek ve çocuklarda göz tansiyonu oldukça nadir bir durumdur tanısı erişkin hastaların aksine makinelerden bağımsız şekilde göz hekiminin muayene bulgularıyla koyulur.
Son olarak göz tansiyonunun sinsi bir hastalık olduğunu ve tanı için göz tarama muayenesinde çok önemli olduğuna değinen Dr. Kır, “Özellikle 40 yaşından sonra yılda bir göz muayenesi öneriyoruz. 40 yaşında önce risk taşıyan hasta grupları da ayrıca ileri tetkik edilmesi hastalığı atlamamak adına önemlidir” diyerek sözlerini tamamladı.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul ordu evden eve nakliyat