Din Hocaları namaz kaldırma memuru mu?
Zümrüt Cömertler

Din Hocaları namaz kaldırma memuru mu?

Bu içerik 170 kez okundu.
Yazının başlığına okuyunca, ‘ ne işin var din adamlarıyla’ diyebilirsiniz… Biraz sabrederseniz ne demek istediğimi net bir şekilde anlarsınız.. Çünkü anlayacağınız üzere eğip bükmeden yazacağım.. Din adamıyım diyerek, kendi gibi yaşam tarzı olamayanları aşağılayan,söylemleriyle haddini aşan sözde imamları ayrı bir yerde tutarak.. Hepimizin az çok bildiği gibi İmam önde olan, takip edilen, önder insan anlamlarına gelir.. Bu nedenle de, camilerde İmamlık yapan görevlilerden mahalle toplumunun beklentisi oldukça fazladır. Büyüklerimiz anlatırdı… Özellikle küçük yerlerde, imamlar akil adam olarak görüldüğü için, Aile problemlerinden hastaların haline, yoksulluk çekenlerden, mahalledeki her türlü olumsuzluk ve bunların çözümünde öncülük ederlermiş. Hiçbiri de neme lazım, banane, benim görevim değil demezmiş. Bugün özellikle mahalle ve köy camilerinde görev yapan imamların birçoğuna baktığımızda istisnalar bir kenara, büyük çoğunluğu “namaz kıldırma memuru” olarak adlandırılıyor.. Bugün ülkemizde cami ve mescitlerde devletin memuru olarak namaz kıldıran imamların mesai saatleri kafama takıldı.. Vergi dairelerinde, nüfus müdürlüğünde, milli eğitimde,yerel yönetimlerde kısaca tüm devlet kurumlarında çalışan devletin memurlarının mesai saatleri bellidir.. Camilerdeki din adamları da devlet memuru statüsünde olduğuna göre!.. BIKMADAN YAZACAĞIM… Temiz bir çevrede yaşamak herkesin en doğal hakkı.. Evinin, dükkanının, çalışma ofisinin önünü temizlemeyenler bizden daha çok çevreci konuşmalar yapıyor ya neyse.. KKTC’ye giden can suyunun biriktirildiği Alaköprü barajı nedeniyle taşınan köylülerin kanalizasyon atıklarına bir çözüm bulunmadı ya bravo tüm etkili ve yetkililere bravo.. Ayıp denen bir şey var.. İki yılı aşkın zamandır, Dragon çayına akan akıtılan kanalizasyona bir çözüm bulamadınız ya da bulmak istemiyorsunuz… Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan beye Anamur ziyaretlerinde, Ticaret ve Sanayi Odasında yapılan toplantıda Sulama Birliği Başkanı Hasan Ali Bal ve Ziraat Odası Başkanı A.Şeref Gümüş tarafından sorunun vahameti anlatıldı.. Gazete olarak mütemadiyen yazıyoruz.. Temsil ettiğimiz ulusal gazetede manşetlerde yayınlandı, ne giden valilerden, ne Bakan Elvan konunun üzerine gitmediler.. Bir hafta önce yaylaya gittik.. İnanın o havzadan geçerken ağzımızı burnumuzu kapattık.. Öyle bir atık kokusu var ki.. Dağlara taşlara.. O havza içinde yaşanlar artık kokuya o kadar alışmışlar ki.. (çaresizlikten) kişisel olarak yapacakları bir şey yok… Çevrede üreticilik yapan bir arkadaşımız mikrop kaptığı için günlerce hastanede yattı.. dahası ürünlerini kanalizasyon atıklarının aleni olarak aktığı suyla gsuluyorlar, bundan daha kötü ne olabilir ki.. Şehircilik Bakanlığı Toki idaresi tarafından göstermelik olarak yapılan çelik depolamanın her tarafından pislik akıyor.. Diğer bir tarafta Akine Mahallesinin kanalizasyonu direkt olarak Dragon çayına boru ile boşaltılıyor.. Dragon çayının denizle buluştu noktada insanlar denizin kirliliğinden, denize giremez oldu.. Daha ne sayayım ki.. Sanırım bir süre daha.. Güzelim memleketimiz bu kadar sahipsiz mi?.···· Deyip duracağız.. Sağlıklı günlerde Sevgiyle Kalın
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Taş kapağa sıkıştı, kamyon şaha kalktı
Taş kapağa sıkıştı, kamyon şaha kalktı
Akdeniz’de parklar çiçek bahçesine döndü
Akdeniz’de parklar çiçek bahçesine döndü