Sadece Adalet
İbrahim Arı

Sadece Adalet

Bu içerik 235 kez okundu.
Evet, şu an en çok ihtiyacımız olan 'sadece adalet' !.. Adalet sözcüğünün Türk Dil Kurumu’nca anlamı: Hak ve hukuka uygunluk; hak ve hukuku gözetme ve yerine getirme; doğruluk.  Adalet; devlet ideolojisinin var olabilmesinin temel unsuru...  O yüzden yargı salonlarında "Adalet mülkün temelidir" yazar.  Çünkü, adalet olmadan devlet olmaz... Devletler bir yana, gelip geçmiş imparatorluklar da bile "Adalet devletin temelidir" anlayışı genel kural kabul edilmiş hep... *** Türkiye 80 milyon nüfuslu bir devlet.  80 milyon insan yaşıyor... Bir yerde insan varsa adalette olmak zorundadır.  Ve adalet, Ve hak, hukuk herkese lazım olan kaçınılmaz bir ihtiyaç... Ve insanlık tarihi bunun örnekleriyle dolu... *** Üstüne basarak söylüyorum; Türkiye’nin şuan en çok, en acil ihtiyacı adalettir!..  Çünkü devletin temeli olan adalet can çekişmektedir.  Adalet siyasallaşmış; yargıçlar, savcılar hatta ülkenin kolluk kuvvetleri görevlerini yapamaz hale gelmişlerdir. Halkın yargıya olan güveni kaybolmuş,  Bazı yargı kararları vicdanları kanatır duruma gelmiştir... Ülke tutukevine dönüşmüş, Etraf işinden, aşından edilmiş insan kaynamaktadır...  Ülke tek adam diktasına doğru evrilmiş, parlamento işlevselliğini yitirmiş,  Başta yargı mensupları, savcılar ve ülkenin kolluk kuvvetleri olmak üzere insanlar haksızlıklar, hukuksuzluklar ve baskılar karşısında bunalmaktadır... *** 15 Haziran’da başlayan kutsal yürüyüşün ardından Ülke tarihinde yeni bir sayfa açıldı... Aslında söz bitmiş, eylem vakti kapıya çoktan dayanmıştı... Belki de kaçırılmaması gereken son şanstı bu... Nihayet, ana muhalefet partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde,  Ankara’dan İstanbul’a 432 kilometrelik, en az 25 gün sürecek tarihi 'Adalet Yürüyüşü' gerçekleşiyor... Ülkemiz ve dünyada tarihe geçecek bir Adalet Yürüyüşü... *** Kemal Kılıçdaroğlu 15 Haziran Perşembe günü harekete geçti ve "Ben yürüyeceğim. Arkamdan 1 kişi gelir, 10 bin kişi gelir, o ayrı; bunu yapmak zorundayım. Hani derler ya, bıçak kemiğe dayandı. Umarım vicdanları sağır olanlar bizi duyarlar. Söylemiştim eğer bir bedel ödenecekse o bedeli önce ben ödeyeceğim" diyerek bugün altıncı günü biten tarihi 'Adalet Yürüyüşü'nün startını verdi.  Bu kutsal yürüyüşe tanınmış simalar; siyasetçi, sanatçı herkes destek veriyor.  OHAL ve KHK mağdurları, adaletsizlikle yolu kesişmiş farklı meslek guruplarından insanlar destek veriyor. *** Bu tarihi 'Adalet Yürüyüşü' elbette Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel meselesi değil toplumsal bir taleptir.  Ülkedeki adalet krizine olan toplumsal bir tepkidir... O yüzden taşınan dövizlerde ve pankartlarda sadece "adalet" yazmaktadır.  Bu barışçıl eylemi alkışlıyor ve yürekten destekliyorum... *** Bu yürüyüşe belki fiziksel olarak katılamıyorum ama o yürüyüşün amacını taşıyanlardan birisi olduğumu belirtmek isterim. Yüreğimin adalet arayışı içinde olanlarla birlikte attığını söylemek isterim... Ülkesini seven, adaleti savunan herkesin bu eylemi sahiplenmesi ve savunması gerektiğine inanıyorum... *** Böyle kutsal bir yürüyüş olur da şer odakları boş durur mu? Bu şer odakları bu kutsal adalet yürüyüşünü küçümseyecek, aşağılayacak ve çeşitli provokatif söylemlerde bulunacaktır. Tehdit edecek, şantaj yapacak, kışkırtacak, iftira atacak, yalan söyleyecek ve bu yalanlarını yayacaktır... *** Ama ben şundan eminim; Adalet Yürüyüşü devletin temeli olan adaletin kazanılması,  hak ve hukukun yeniden tesis edilmesi,  yargıya -dolayısı ile adalete olan güvenin tekrar kazanılması için yapılıyor.  Bu yürüyüş ülkeye, cumhuriyete, adalete ve özgürlüğe sahip çıkmak için mutlaka gereklidir... Adalet, adalet, adalet! Sadece adalet...
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Baro Başkanı Er: “İsrail, ateşle oynamaya devam ediyor”
Baro Başkanı Er: “İsrail, ateşle oynamaya devam ediyor”
Mersin’deki engellilere Alman gurbetçilerden şefkat eli
Mersin’deki engellilere Alman gurbetçilerden şefkat eli