Turizmin Arkeolojik Ajandası
Emin Güleç

Turizmin Arkeolojik Ajandası

Bu içerik 312 kez okundu.
ik Ajandası      İlçemizin de içinde yer aldığı; Kilikya bölgesi, çok çeşitli arkeolojik eserlerin ayakta kalanları ve  bir çoklarının kalıntılarıyla tamamen, 1. derecede arkeolojik sit alanı görünümdedir.      Bu eserlerin, çok çeşitliliğinin yanında türleri ve temsil ettikleri misyon açısından kalelere ve kiliseler çoğunluktadır.      Anamur Kalesi,Bozyazı Kalesi, Gülnar Kalesi, Aydıncık Kalesi, Mut Kalesi,Tokmar Kalesi, Liman Kalesi, Silifke Kalesi, Kız Kalesi, Gözne Kalesi, Arslanköy Kalesi, Namrun Kalesi ile bunların yanında bölgemizde, 30'a yakın irili ufaklı kale kalıntılarına rastlamaktayız.      Aynı eserlere, sahil şeridimizin diğer illeri Adana ve Hatay illerimizde de rastlamaktayız.      Kuş uçuşu, neredeyse 15-20 Km.ye bir kale yada kalıntısı düşmektedir.      Kalelerin; yapılış amaçları, insanlar için verdikleri mesajları ise saklanmak, savunmak, öldürmek ve öldürülmek üzerine bir algıyı, bunu yaratan bilinç altını besler.      Sürekli saklanma, savunma, öldürme ve öldürülme korkusuyla yaşayan ve yaşatılan, korku ve kuşkuyla etrafına bakan, kaygıların tutsağı olmuş, bir toplumsal yaşam.               Bir başka arkeolojik eserler gurubu ise dini içerikli kiliseler, Silifke'de Azize Tekila, Tarsus'ta Aziz Sen Paul, Kıbrıs'ta Aziz Nikol, geçmişte yaşamış dini sembol isimler, başta olmak üzere çok sayıdaki tapınaklar, Uzuncaburç, Canbazlı, Kanlıdivane, Tırtar, Alahan, Dağpazarı, ... bazıları olan, yine kaleler sıklığında onlarca kutsal ibadet yerleridir.       Türklerin, Anadolu'ya gelişleri ve İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte bölgede yaşamakta olan, Hristiyan topluluklarla da doğal olarak yaşanan (haçlı Savaşları dahil) savaşlar meydana gelmiştir.      Kutsallar için savaşmak, ölmek ve de öldürülmek gerekiyor. Haçlı savaşları, Amerika ve Avrupa'daki yüzyıl savaşları  insanlık tarihinde,  binlerce insanın ölümüne neden olmuştur.       Aynı zamanda; bu kutsallar adına, dogmalarla ve yaratılan ruhban sınıfının, ekonomik ve siyasi çıkarlarının devamına yönelik, korku ve baskıların azalmadan devamlılığına, ayrıca kutsal kitapların kullanılmasına da gerek vardır.       Halen; bu kutsalları ve dogmaları yaratanların, siyasi ve ekonomik çıkarlarında (darbe dahil) aynı şekilde davrandıklarını göz önüne alırsak, tarihin derinliklerindeki aydınlanma fukaralığının da katkılarıyla insanların nasıl sömürü ve baskı altında olduğunu takdirlerinize bırakmak isteriz.       Diğer tarafa bakacak olursak; Antalya İlimizdeki, arkeolojik eserler arasında, kiliselerin, dinsel tapınakların yanı sıra büyük arena, konser alanları, Side Açık Hava, Aspendos, Demre,..., diğer illerimizdeki, Efes, Assos, Troya,..., 15000-20000 kişilik, halen kullanılan antik tiyatro ve konser  alanları ilk akla gelen arkeolojik yapılardır.       Dünya tiyatrolar gününü, geride bıraktığımız ve tüm olumsuzluklara karşın, turizmden hala umut var olduğumuz bu  günlerde,  yeterli şeffaflığı ve ortak paylaşmayı ne kadar becerdiğimizi sorgulamak için bize, geçmişten bugüne arkeolojinin dayattığı bazı şeyler mi vardır?       Turizm olgusunun, o illerimizdeki gelişmesinde, sektör yatırımcıları ve çalışanlarının vizyonlarının misyonlarının gözden geçirilmesi gerekiyor mu? Benzeri başka soruları var mıdır, sorabilir miyiz?       Turizm Alanya'dan sonra başlıyor, neden bizde yok sorusunun makul bir yanıtı var mıdır?       Şehirlerin; geleceğini talan ve tahrip ederken, betonlaştırıp akarsu yataklarını yok ederken hangi kültürün etkisindeyiz?       Bahar yağmurları yağmaya başlar başlamaz, caddeler derelere, nehirlere dönüşüyor, ulaşım çöküyor, okulları tatil ediyoruz, şehitlerimiz oluyor. Garip gelmiyor mu?       Mahvettiğimiz kıyılarımız, hoyratça kirlettiğimiz havamız, denizlerimiz, akarsularımız, göl ve göletlerimiz.       Oluşturduğumuz yada oluştur(a)madığımız, "Kentli Olma." yada " Kent Kültürü" nün sıkıntılarını mı yaşıyoruz?       Benzerleri hepimizin aklına gelen, gelebilecek olan daha birçok sorular mutlak vardır.       Bu hususta; Arkeolojinin saklanma, savunma, öldürülme, öldürme bilinçaltının tutsaklığında mı kalıyoruz?                Şu zincirlerimizden artık kurtulalım!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaskı ve sırt çantası hayatını kurtardı
Kaskı ve sırt çantası hayatını kurtardı
 Akdeniz Bölge Ödül töreni Mersin’de yapıldı
Akdeniz Bölge Ödül töreni Mersin’de yapıldı