Başarı
Emin Güleç

Başarı

Bu içerik 134 kez okundu.
Basında; geçen ay, "Jandarmada Terfiler." başlığıyla "14 Albay Tuğgeneralliğe, 2 Tuğgeneral Tümgeneralliğe, 1 Tümgeneral de Korgeneralliğe yükseltildi." şeklinde ayrıntıları da verilen değişik haber kanallarında yer alan haberleri izledik. Hainlerin; 15 Temmuz darbesiyle Genel Kurmay Başkanlığında yapılan, yeni bir düzenleme ile eskiden görev alanları itibariyle kısmen, İçişleri Bakanlığına bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile birlikte tamamen İçişleri Bakanlığına bağlandı. Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ait resmi hizmet araçlarının, askeriyeye özel eski plakaları, Emniyet Genel Müdürlüğünün araçlarında olduğu gibi olması gereken şekle, zamanla dönüştürüldü. Ülkemizde; demokratik düzene karşı yapılan hain ve sinsi darbe sonucunda, siyasi iktidarın aldığı bir dizi kararlarından birisi de buydu. Katılırsınız yada katılmazsınız, bunun beğenip, beğenmeyeceğiniz zamanla ortaya çıkacak, siyasi ve sosyal sonuçları da belki olabilir. Siyasi sonuçları itibariyle taşıdığı riskler, karar alıcılarının (siyasetin) önceliğinde, olumlu ve olumsuz sonuçları da izlenerek, elbette zamanla gözlenip değerlendirilecektir. İdari ve Sosyal sonuçları, anlık ve günlük olarak, toplumsal yaşamın katılımcıları tarafından, an be an paylaşılmaktadır. Bu güne kadar, kamu yaşamında yerleşik, bir Devlet (Yürütme-Yargı-Asker) Protokolü ve Askeri hiyerarşi (emir- komuta zinciri) geleneği olduğunu herkes bilir.  Bürokrasi ve askeriyede, bunlara yerleşmiş teamüller olarak bakılır ve gereği de temsilcilerince bunlara göre yapılır. Geçmiş yıllarda; Taşucu Beldesinde, Ulusal Bayram kutlamaları esnasında yapılan çelenk sunma törenlerinde, İlçe emniyet müdürü ve İlçe jandarmanın (Yzb.) ilçe yöneticileri, Beldede görev yapan, Başkomiser, Sahil  Güvenlik   Komutanı  Üstğ,  Yzb. yada Karakol Ast. Sub.,... ların konumundaki görevlilerin, anıta çelenk sunmalarının bürokratik ve askeri teamüllere uymadığı, İlçede, en kıdemli komutanın temsil ettiği, Garnizon Komutanlığına gölge düşürüldüğü,... şeklindeki itirazları  olmuş ve ciddi bulunarak anıta çelenk sunmalarına, o zamanın İlçe yöneticilerince de izinde verilmemişti. Günümüze gelirsek;  Silifke İlçemizde, yapılan son düzenlemeyle Askerlik Şubesi Başkanı, Garnizon Komutanlığını Üsteğmen rütbesiyle protokolde, temsil etmekte olduğunu hepimiz görmekteyiz.  Garnizon Komutanı Üst. ise herhangi bir durum söz konusu değil, her şey normal. Ancak; İlçemizde, törene katılımcılar arasında İlçe Jandarma Böl. Kom. Yüzbaşı, Sahil Güvenlik  Kom. Yüzbaşı, bilinen askeri üniformaları ile kutlama alanında yer almaktalar. Soru: Bu jandarma, sahil güvenlik yüzbaşıları, asker midir?            Eğer, asker iseler garnizon komutanı, olası afet, olağanüstü bir durumda gerek duyarsa ki, duyabilir de, duyduğunda bunlara hangi sıfatla emir komuta edecek? Bu durumun, ayrıca sadece Silifke İlçemiz ile sınırlı olmadığını da düşünüyorum. Tüm bunların ötesinde, toplumsal hayatımıza yerleşmiş teamüller, askeri ve bürokratik gelenekleri de göz önüne aldığımızda, durumun yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor gibi gözüküyor. Şöyle ki; İl yada İlçe Garnizon Komutanlığına, atama yapılırken askeri garnizon görev sahasında görevli en yüksek rütbeli asker olamasına dikkat edilerek yada taşıt plakalarında yapılan düzenleme benzeri, İçişleri Bakanlığı Personel biriminde de  yeni bir çalışmayla idari, görev, yetki tanımları yapılarak, gerçekleştirilecek bir düzenlemeye  gidilmelidir. Yapılacak basit bir düzenleme, bu benzeri tereddütleri ve yanlış anlamaları da ortadan kaldıracak ve makamları da rahatlatarak, sizin ve onların başarılarını da daha çok artıracaktır.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500

bedava porno sex izle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bozyazı’da 4 dönüm muz serası yandı
Bozyazı’da 4 dönüm muz serası yandı
Mersin Emniyeti’nden okullarda ’Güvenli Eğitim’ semineri
Mersin Emniyeti’nden okullarda ’Güvenli Eğitim’ semineri