Kalkınma Ajansları Güçlendirilmeli…
Bedrettin Gündeş

Kalkınma Ajansları Güçlendirilmeli…

Bu içerik 437 kez okundu.

Kalkınma Ajansları kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, ulusal kalkınma plânı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgelerarası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kurulmuştur.

Kalkınma Ajansları, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kesim ve sivil toplum kuruluşlarının gönderecekleri temsilcilerden oluşmakta ve Yönetim Kurulu kararları için çalışma grupları aracılığıyla müzakereci modeller içinde çalışmaktadır.

Çukurova Kalkınma Ajansı da bu amaçlar ışığında kendi mevcut yetki ve kapasitesi doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yine Çukurova Kalkınma Ajansı Adana ve Mersin Yatırım Destek Ofisleri aracılığıyla, yeni yatırımlar için gerekli bütün idari işlemleri mevzuat çerçevesinde gerçekleştiren, yönlendiren, yatırımcılara danışmanlık hizmeti veren, bölgenin yatırım olanaklarını tanıtmak için yurt içi ve yurt dışında çeşitli faaliyetlerde bulunarak bölgeye yatırım çekmeye çalışan birimlerdir.

Ülkelerin yönetimi ve bölgelerin özelliklerine göre kalkınma ajansların yapılanması değişmektedir. Kalkınma Ajansları bazı ülkelerde şirket, bazı ülkelerde bölge yönetiminin altında bir yapılanma, bazı ülkelerde de kamu, sivil, özel ortaklaşa girişimleri şeklinde görmek mümkündür.

Ülkemizde “Kalkınma Ajansı” karma örgütlenme ile oluşturulmuş bölgesel hizmet odaklı yapılanmalarda endüstri ve finans topluluklarının üst düzey yöneticilerinin karar alma ve politika oluşturmaya yönelik organlarından oluşur.

Bu organ toplumsal sermayenin eşit dağılımı için sorumluluk üstlenen ve üst düzeyde işlevsel olması için, yürütücülük görevini yerine getiren “siyaset üstü” bir yapıda oluşturulmuştur.

Ayrıca Belediye Kanununda, Kalkınma Ajansı ile irtibatlı çalışma, proje geliştirme, hizmet ilişkilendirmesi yapılması gereği bulunmaktadır. Kalkınma Ajanslarının çalışmalarına ilişkin mevzuatta ise, kent yönetimi ile ilişkilendirme zayıftır.

İşin başında kent yönetimi ile ilişkilerin sınırlandırılması bile, mevzuatın birlikte hareket etmesine engel teşkil etmektedir.

Her iki kurumsal yapı da mekânsal ve kurumsal yapılar içinde ilişkilendirilmemiş ayrı ayrı yerlerde durmaktadır. Kalkınma Ajansları, Devlet Planlama Teşkilatının yerel

ayağı olarak görülse de uygulamaları, çalışma esasları, yetkinlikleri işlevinin çok gerisinde kaldığını göstermektedir.

Aynı zamanda kentleşme, sosyalleşme, milli gelir, ekonomik gelişmişlik gibi süreçlere baktığımızda çok iyi yerde olduğumuzu söyleyemeyiz. Bu süreçleri doğru bir yol haritasıyla yönlendirmek açısından Kalkınma ajanslarının çok önemli görevler üstlenmeleri söz konusu olabilir.

Kalkınma ajansları kendi bünyesinde kadroları istihdam eden, sosyal projelere destek olan, girişimcilere, proje geliştiren kobilere komik destekler sunan bir kuruluş olmaktan çıkarılıp, bölgesel kalkınmanın lokomotifi konumuna getirilmelidir.

Kalkınma ajansları bölgesel kalkınmayı ele alırken aynı zamanda kadro yetersizliğinden, yolsuzluktan, iyi yönetilemeyen yerel yönetimlerle de çok yakın bir ilişki içinde olmalıdır.

Kalkınma ajansları proje desteği, projelerden başarı öyküleri, bölgesel tanıtma filmi, cazibe merkezlerini destekleme, fotoğraf yarışmaları gibi etkinliklere de katılabilir ve destekler.

Ancak Kalkınma ajanslarının içi artık doldurulmalıdır. Kentlerin içinde bulunduğu durum ortadadır.

Adana ve Mersin Türkiye kentleri arasında değişimi ve dönüşümü sağlamada çok gerilerde olduğu görülmektedir. Çarpık kentleşme, işsizlik, yoksulluk, ticari güvensizlik açısından aynı oransal verilere sahip iki kentimiz konumundadır.

Bu durağanlığı gidermenin yolu, Çukurova Kalkınma Ajansının her iki ilimizi de içine alan ve bölgesel kalkınmayı hedefleyen “Bölgesel Proje Geliştirme Merkezi”ni kendi bünyesinde kurmalıdır.

Bu merkez; kent planlarından tutun da işsizliğin, yoksulluğun, çarpık kentleşmenin, ticari güvensizliğin bütün problemlerini çözebilecek bir yapıya dönüştürülmelidir.

İhtiyaç duyulduğu oranda teknik kadro, yine bu planlamaları, projeleri hayata geçirebilecek yeterli bütçe, Ajansın etkin ve yetkin olabilmesi için sevk ve idareden sorumlu organların yetki bakımından güçlendirilmesi gerekmektedir.

Kalkınma ajansları bugünkü durumuyla amacı doğrultusunda istenilen performansı verememekte ve adeta içi boş bir kurum olarak, güçlü bir değişimi sağlayamayacak işlerle zaman tüketmektedir.

Ajanslara yetki, bütçe artırımı, teknik kadro konusunda geniş olanaklar sağlanmalıdır. Aksi takdirde bu önemli kurumdan çok şey beklenemez.

Kalkınma ajansları sosyal projelere destek olan, kobilere girişim desteği veren, yurtiçi ve yurt dışı tanıtımlarının ötesinde, aynı zamanda amacı doğrultusunda bölgesel kalkınmayı ciddi bir planlamayla ele alan bir kurum olmalıdır.

Ajansın yetkileri, etkinlik alanları genişletilmelidir. Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Lütfü Altınsu’nun mevcut kadrosuyla birlikte özverisi, çabası, iyi niyeti bile bu yapıyla çok iyi şeyleri yapmasına engel olduğu da bir gerçek.

Kurum yetkilendirilmeli ve güçlendirilmelidir. Çevre planı, 5 binlik ve binlik planlar bile, birilerinin hoşuna gitmeyebilir ama kalkınma ajanslarının katılımıyla geliştirilmelidir.

Demokrasisi tam oturmamış ülkelerde, vesayet sistemiyle yürüyen siyasetin yerel yönetimlerdeki hâkimiyeti, aday tespitlerinde liyakatin ön planda olmayışı, kentlerin bugünkü çarpık fotoğrafını göstermektedir.

Devlet planlamanın yerel ayağı olan Kalkınma ajanslarının kuruluş amaçları doğrultusunda işlerlik kazanması için, her türlü yasal düzenlemeler yapılmalı ve zaman harcanmamalıdır.

Adana ve Mersin’de ki durağanlığın giderilmesi için Çukurova Kalkınma Ajansının bir an evvel nitelikli ve uzman kadroları bünyesinde toplaması gerekmektedir. Mersin ve Adana yerel yönetimleri, kent planlarını çıkarmada bu kadar zorlanıyorlarsa, bu yolla başka bir yerel kurumu devreye sokmak demokratik teamüllere aykırı gibi düşünülebilir.

Ancak kent planları bir türlü çıkarılamıyor. Beklentiler, dedikodular herkesi bıktırdı artık. Arsa bulamadığı için yatırım yapamayan girişimcinin eli kolu bağlı. Bu süreç biraz daha uzarsa vay halimize!

 

Mersin, deki Yerel idareciler ‘siyaset üstü’ çalışırsa, kalkınmada ve değişimde hak ettiği kimliğini bulur. Bu iki kentteki durağanlığı aşmanın yolu, yeni bir yol haritasıyla, plan ve projelerle bu kentleri değiştirip dönüştürmekten geçiyor. Bu dönüşümü sağlamak için ise, Kalkınma Ajanslarının yetkilendirilmesi ve güçlenmesi öncelikli koşuldur.

Bu değişimi de “Bölgesel Proje Geliştirme Merkezi” ile başarabilir. Bu proje merkezinde oluşturulacak teknik kadronun etkin ve yetkin olmasının yanında ombudsman (Dürüst, akil, teknik) niteliğini de taşımalıdır. Yoksa bu kentin değişim ve dönüşümünü daha çok bekleriz…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Güney Kore’den Tarsus’a Göçmen Sağlığı Merkezi
Güney Kore’den Tarsus’a Göçmen Sağlığı Merkezi
Akdeniz Belediyesi, yağmur ve doludan etkilenen vatandaşların yardımına koştu
Akdeniz Belediyesi, yağmur ve doludan etkilenen vatandaşların yardımına koştu