‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ başladı

‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ başladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ’Milli İstihdam Seferberliği’nin ikinci periyotu olan ve iş kazalarının önüne geçmeyi hedefleyen ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ni, aralarında Mersin’in de bulunduğu 12 ilde bugün itibariyle başlattı. Uluslararası İşgücü Piyasası Genel Müdürü Saadettin Akyıl, “2002 yılında çalışan sayısı 5 milyon 223 bin 283 iken, 2015 yılında 13 milyon 998 bin 398. 2002 yılında ölümlü iş kazası oranı 100 binde 16,8 iken, 2015 yılında 100 bin 8,8’e düşmüş” dedi..

GÜNCEL - 2017-05-18 13:59:57 Bu içerik 718 kez okundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ’Milli İstihdam Seferberliği’nin ikinci periyotu olan ve iş kazalarının önüne geçmeyi hedefleyen ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ni, aralarında Mersin’in de bulunduğu 12 ilde bugün itibariyle başlattı. Uluslararası İşgücü Piyasası Genel Müdürü Saadettin Akyıl, “2002 yılında çalışan sayısı 5 milyon 223 bin 283 iken, 2015 yılında 13 milyon 998 bin 398. 2002 yılında ölümlü iş kazası oranı 100 binde 16,8 iken, 2015 yılında 100 bin 8,8’e düşmüş” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun 13 Mayıs 2017 tarihinde İstanbul’da başlattığı Milli İstihdam Seferberliği’nin ikinci periyotu olan ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ kapsamında Mersin’e gelen Bakanlık Uluslararası İşgücü Piyasası Genel Müdürü Saadettin Akyıl ve Bakanlık bürokratları, özellikle inşaat sektöründe iş kazalarının önüne geçilebilmesi amacıyla sektör temsilcileriyle buluşacak.

Akyıl: “Ölümlü iş kazalarının önüne geçilebilmesini ve iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz”
Buluşmalar öncesinde Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde basın toplantısı düzenleyen Uluslararası İşgücü Piyasası Genel Müdürü Akyıl, ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ ile ilgili bilgi verdi. Bakan Müezzinoğlu’nun, 6 Ocak 2017’de Konya’dan başlattığı seferberliğin ilk periyotu olan istihdam seferberliğinin ardından, İstanbul’dan 13 Mayıs’ta başlattığı ikinci periyotun ise ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ olduğunu belirten Akyıl, “Önleme kültürünü yaygınlaştırmayı ve iyi uygulamaları geliştirmeyi amaçlayan ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği’ programı kapsamında, konunun tarafları olan sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları ile ‘Hedef Sıfır Deklarasyonu’ imzalandı. Seferberlik çağrısı ile birlikte inşaat sektöründe ‘Hedef Sıfır’a ulaşılabilmesi için ilk programımızda olduğu gibi çalışma hayatının tüm kesimleri ile bir araya gelip, ‘Hedef Sıfır’a nasıl ulaşılması gerektiğini, Bakanlığımızın uygulamalarını, teşviklerimizi anlatacağız. İş sağlığı ve güvenliği alanında ölümlü iş kazalarının önüne geçilebilmesini, sektöre özgü strateji geliştirmeyi ve olumlu gelişmeleri yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
İş yerinde çalışma koşullarını iyileştirmek için alınacak önlemlerin geliştirilmesi ve desteklenmesi kapsamında, taraflarca etkin katılım sağlanarak bu alanda kazanılan tecrübe ve bilgi biriminin paylaşılması, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması için çaba sarf edeceklerini vurgulayan Akyıl, iş sağlığı ve güvenliğinin, çalışma hayatının olmazsa olmazı bir başlık olduğunun altını çizdi.

“İş kazalarının çözümü, kültürel olgunluğa erişmekten geçiyor”
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Akyıl, Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında dünyada ön sıralarda yer almasının önüne geçmek için neler yapılması gerektiği sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bu programımızın en can alıcı noktası da bu. Ne kadar denetim yaparsanız yapın, ne kadar sahada cezai müeyyide uygularsanız uygulayın, bunun en önemli unsuru kültürel bir konudur. Bunun algılanması, eğitilmesi, hem işveren hem işçi açısından bizim o kültüre ulaşmamız lazım. Elimizde rakamlar da var, büyük cezai müeyyideler de uygulansa, hatta iş yeri kapatılmasına kadar giden müeyyideler de uygulansa bu işin çözümü, kültürel olgunluğa erişmekten geçmektedir. İşveren her türlü imkanı sağlayabilir, her tür tedbiri alabilir ama işçide o kültür yoksa bareti de koysa onu takmaz, halatı da koysa onu kullanmaz. Bunları görüyoruz hep birlikte. Ya da işçi istese de işverende aynı kültür yoksa bir taraftan bunu kaçıracaktır. Bizim de istediğimiz, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yapacağımız çalışmaları bütün taraflara iletmek. Bu konuda bilgilendirme, farkındalığı yaratma, bilinçlendirme çalışmalarına basının da katkılarını bekliyoruz. Bu seferberlikte de biz bir denetim, teftiş mantığıyla değil, tamamen bilgilendirme amaçlı çıktık. En riskli sektör inşaat sektörü ve biz onu hedef aldık. Biz elimizden geldiğince sıkı tutmaya çalışıyoruz.”
Artık ilkokullarda bile iş sağlığını ve güvenliğini anlatıcı modeller oluşturulduğu bilgisini veren Akyıl, “İnşallah bir-iki nesle kalmaz biz bu kültürü tamamen almış oluruz. Bu kültürel bir konu, trafikte de aynı durum var. İnşallah o seviyeye geleceğiz. Elimizde rakamlar var, iyiye doğru gidiyoruz. Yeterli mi? Olmayabilir ama o bilinç ve kültüre hep birlikte ulaşmak için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.
Önlem alınsa da ölümlü iş kazalarında sayıların arttığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Akyıl, çalışan sayısının da arttığına dikkat çekerek, “2002 yılında çalışan sayısı 5 milyon 223 bin 283 iken, 2015 yılında 13 milyon 998 bin 398. 2002 yılında ölümlü iş kazası oranı 100 binde 16,8 iken, 2015 yılında 100 bin 8,8’e düşmüş. Rakam artıyor ama çalışan sayısı da büyüyor. Onun içerisindeki orana bakıyoruz biz” dedi.

Sakallı: “İş güvenliği uzmanı sayımız şu an itibariyle 105 bin 828”
Bu çerçevede, iş güvenliği alanında rakamlar veren İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Politika ve Strateji Daire Başkanı Meftun Sakallı ise daha önce Bakanlık bünyesinde Türkiye genelinde 5-6 bin civarında iş güvenliği uzmanı olduğunu belirterek, “2010 yılından itibaren biz bunları İSG-Katip Sistemi üzerinden iş yerlerinin hangisinde var, hangisinde yok takip etmeye başladık. 2012 yılında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıktıktan sonra 6 bin civarında olan iş güvenliği uzmanı sayımız şu an itibariyle 105 bin 828. 7-8 bin ya da 10 bin civarında olan iş yeri hekimi sayımız şu an 33 bin 92. Hiç olmayan, işverenin çalışanları arasında iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi yoksa ortak sağlık ve güvenlik birimleri dediğimiz kurumlar oluşturduk ve şu an bunlar 2 bin 374 tane Türkiye genelinde ortak sağlık ve güvenlik birimimiz var. İş güvenliği uzmanı eğitimlerini vermek üzere 3 bin 798 eğiticimiz ve bunları eğiten 107 tane eğitim kurumumuz var. Tabi, bugünden yarına iş sağlığı ve güvenliği kültürü oluşmuyor. Biz kanun kapsamında 81 ile, hatta bazılarına 2-3 kez giderek taraflara anlatmaya çalıştık, hala anlatmaya devam ediyoruz. Bir sonraki aşamada, iş güvenliği uzmanlığında sektörel alana geçmeyi düşünüyoruz. Mesela inşaat sektöründe inşaat kökenli iş güvenliği uzmanı çalıştırmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“İş güvenliği ve sağlığı okullara ders olarak geliyor”
Bu anlamda, okul öncesinden üniversiteye kadar olan kısımda bu yılki eğitim müfredatına iş sağlığı ve güvenliği konularını da eklediklerini bildiren Sakallı, şunları söyledi:
“Bu konuları müfredata yedirdik. Şu an kazanımları kabul oldu ve ders kitapları hazırlanıyor. Önümüzdeki eğitim yılından itibaren okul öncesinden üniversiteye kadar bütün öğrencilerimiz bunları derslerde yavaş yavaş görmeye başlayacaklar. Başlangıçta sağlık ve güvenlik, daha sonra iş sağlığı ve güvenliği olarak görecekler. Bu bir süreç olacak ve devam edecek. Geçen yıl 69 tane okul kitabının arkasında iş sağlığı ve güvenliğini anlatan çizgi bantlar yayınlandı. Bu sene onlar yine devam edecek. Sektörel olarak da projelerimiz devam ediyor ve artan hızla devam edecek.”
Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Piyasası Genel Müdürü Saadettin Akyıl, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Politika ve Strateji Daire Başkanı Meftun Sakallı, İş Teftiş Kurulu İş Müfettişi Ufuk Yüksekova, Mesleki Yeterlilik Kurumu’ndan Uzman Turan Küçük, Mersin SGK İl Müdürü Necmettin Öz ve Mersin İŞKUR İl Müdürü Mustafa Kutlu katıldı.
Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER