SİYASET
Giriş Tarihi : 27-11-2017 09:16   Güncelleme : 27-11-2017 09:16

Cemevleri düzenlemesi başka bahara kaldı!

CHP Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, cemevlerinin ibadethane statüsü kazanmasının yasal düzenlemelerle sağlanabileceğini belirterek hükümeti bu konuda adım atmaya çağırdı.

Cemevleri düzenlemesi başka bahara kaldı!

Meclisten geçen son düzenlemelerden bazılarının, ‘kurumsallaşan cemaatlere imtiyaz tanıdığından’ endişe ettiğini belirten Çamak, “Eğer iktidar, tarikatlara bel bağlamanın nasıl büyük bir hata olduğunun farkına varmamışsa bu ülkede cemaatler daha çok darbe yapma fırsatı bulabilir” dedi.

 

TBMM’de geçtiğimiz hafta görüşülen ve kabul edilen 502 sıra sayılı Torba Kanunun 87'nci maddesiyle, belediyelerin mabetlerin yanı sıra eğitim kurumları, yurtlar, okul, pansiyon ve hastanelere de indirimli ya da ücretsiz su vermesinin önü açıldı.

Tasarıya cemevlerinin de eklenmesi ve böylece cemevlerinin de diğer ibadethaneler gibi indirimli ya da ücretsiz su hizmetinden faydalanması için girişimlerde bulunan CHP Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, cemevlerinin bu yasal düzenlemede de dışlanmasına tepki gösterdi.

 

Çamak, “Özellikle şunu belirtmek isterim ki, bu düzenlemenin TÜRGEV ve Ensar Vakfı gibi kurumsallaşan bazı cemaat örgütlenmelerine imtiyazlar tanımak için kılıf hazırlamak olup olmadığına dair ciddi endişelerimiz söz konusu. Eğer iktidar 15 Temmuz darbe girişimine rağmen, tarikatlara bel bağlamanın nasıl büyük bir hata olduğunun farkına varmamışsa üzülerek belirtirim ki bu ülkede cemaatler daha çok darbe yapma fırsatı bulabilir” dedi.

 

Yasa metninde geçen mabetler konusunun pozitif hukuk bağlamında irdelemesi gerektiğini kaydeden Çamak,  “Çünkü cemevleri gibi inanç mabetlerinin bazı hukuki çıkmazlardan ötürü mabet statüleri tanınmamaktadır. Sorun, eşitlik ilkesini her zaman ve tam gözetir nitelikte olmayan bir düzenlemeler bütününün varlığından kaynaklanan tanınmama ve hakkaniyet ölçüsünde, eşit muamele görmeme sorunudur” ifadelerini kullandı.

 

 Cemevlerinin ibadethane statüsü konusu gündeme geldiğinde, inkılap kanunları içinde yer alan Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine Dair Yasa’nın öne sürüldüğüne işaret eden Çamak, “Cemevlerinin ibadethane statüsünün tanınması için Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine Dair Yasa'nın değiştirilmesine ihtiyaç yoktur. Ufak bir hukuki düzenlemeyle cemevlerinin statüsü, ilgili yasanın yasakladığı türbe ve benzeri yerlere iliştirilmekten kurtarılabileceği gibi, illa bir düzenlemenin de açıkça zikredilmesi gerekmeden de sorunun idari yargı içtihadıyla çözülebileceği bilinmektedir. Cemevinin bu kapsamda bulunduğu hükmünü yargı içtihadıyla yerleştirmek teknik olarak imkân dışı değildir ancak bu yol, açık bir yasal düzenleme yoluyla karşılaştırıldığında öncelikle zaman alıcıdır. Dahası, yargıda mevcut muhafazakâr tutumun etkileri, bugüne dek yerleşmiş içtihadın ve gözlenen performansın ışığında düşünüldüğünde yargısal yolun başlatıcı değil ancak birtakım açık düzenlemelerle harekete geçirildiği takdirde tamamlayıcı sonuç vereceğini düşündürmektedir” diye konuştu.