Akciğer kanseri ameliyatlarında kapalı yöntemler daha güvenli

Akciğer kanseri ameliyatlarında kapalı yöntemler daha güvenli

Göğüs Cerrahisi Profesörü Gökhan Yuncu, akciğer kanserinde kapalı ameliyat yönteminin, ileri yaşlardaki veya nefes darlığı, obezite ve ilave hastalıklara sahip hastalara, daha az komplikasyon ve daha çabuk iyileşme oranları ile cerrahi tedavi şansı verdiğini söyledi. Prof. Dr. Yuncu, “Eskiden ameliyat şansı olmayan yüksek riskli hastalar, bu yöntemle cerrahi tedaviden yararlanma şansına kavuştu. Uygun hastalarda kapalı yöntem, açık ameliyatların yerini alıp, ciddi alternatif oldu” dedi..

Akciğer kanseri ameliyatlarında kapalı yöntemler daha güvenli
Bu içerik 657 kez okundu.
Göğüs Cerrahisi Profesörü Gökhan Yuncu, akciğer kanserinde kapalı ameliyat yönteminin, ileri yaşlardaki veya nefes darlığı, obezite ve ilave hastalıklara sahip hastalara, daha az komplikasyon ve daha çabuk iyileşme oranları ile cerrahi tedavi şansı verdiğini söyledi. Prof. Dr. Yuncu, “Eskiden ameliyat şansı olmayan yüksek riskli hastalar, bu yöntemle cerrahi tedaviden yararlanma şansına kavuştu. Uygun hastalarda kapalı yöntem, açık ameliyatların yerini alıp, ciddi alternatif oldu” dedi.
Tıbbi teknolojinin gelişmesi ile minimal invaziv cerrahi yöntemlerin (küçük deliklerden yerleştirilen kamera ve el aletleri aracılığıyla yapılması) giderek daha fazla kullanıldığını belirten İzmir Kent Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yuncu, kapalı yöntemin akciğer kanseri tedavisinde kullanılmasının önemine dikkat çekti. Yöntemin ilk kez kadın doğum uzmanlarınca kullanılmaya başlandığını, onları genel cerrahlar ve diğer cerrahi branşların izlediğini kaydeden Prof. Dr. Yuncu, şöyle konuştu: “Yüksek çözünürlüklü, hatta 3 boyutlu görüntüler elde edilmesi ile çok daha küçük kesilerden uygulanan kapalı operasyonlar ile akciğer kanseri ameliyatları daha az travmatik ve daha güvenli olarak yapılmaktadır. Bu yöntemler sayesinde, hastalar daha büyük ameliyatları, açık ameliyatlara göre daha iyi tolere edebilmektedir. Eskiden ameliyat edilemeyecek olan yüksek riskli hastalar, akciğer kanserinin yegâne tedavi şansı olan cerrahi tedaviden yararlanma şansına kavuşmaktadır. Örneğin; KOAH ve nefes darlığı olan, solunum kapasitesi sınırda olan hastalar, kapalı ameliyatlar ile ameliyat sonrası kısa sürede nekahet dönemini atlatmaktadırlar.”

Evre 1 ve evre 2 akciğer kanseri
Evre 1 ve Evre 2 akciğer kanserinde, standart tedavi olan lobektominin, (lobun çıkarılması) açık veya kapalı ameliyatlarla yapılabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Yuncu, iki yöntemin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Açık ameliyatlar, torakotomi denilen göğüs kafesinin yan tarafından, kaburgaların arasından yapılan kesi içinden gerçekleştirilir. Kaburgalar metal bir ekartör yardımı ile açıldığından, kaslar kısmi olarak kesildiğinden, ameliyat sonrası ağrı ve solunum fonksiyon kaybı daha fazla olur. Bu da hastanın nekaheti ve günlük işlerine dönmesi için belli bir süre gerektirir. Kapalı ameliyatlarda, daha küçük kesiler yapıldığından ve metal ekartör kullanılmadığından, kas hasarı ve travma minimaldir. Erken dönemde ağrı ve solunum fonksiyon kaybı ve komplikasyon oranı daha az olur, böylece hasta daha kısa sürede iyileşir. Bu da daha kısa süre hastane yatışına neden olur. Hastalar günlük hayatlarına daha çabuk döner. Bu avantajları sayesinde kapalı yöntem ciddi bir tercih nedeni.”
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul ordu evden eve nakliyat