SEÇİM
Giriş Tarihi : 27-04-2019 14:56   Güncelleme : 28-04-2019 13:22

Seçer'e içerden mektup var!

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in yanlış atama ve görevlendirmelerine dikkatini çekmek için, çalışan personelinden mektup var!

Seçer'e içerden mektup var!

Meski Genel Müdürlüğünde çalışan personel, SONSES.TV aracılığı ile danışman olarak görevlendirdiği Ertan Liman hakkında Başkanları Vahap Seçer'e, mektup yazarak, içeride ki sıkıntıları aktardılar.

Çalışanarın tarafımıza gönderdiği mesajın virgülüne dahi dokunmadan aynen yayınlıyoruz;

"30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimle Mersin Büyükşehir Belediyesi MHP’li Burhanettin KOCAMAZ tarafından kazanılmış, takip eden bir hafta içerisinde Tarsus Belediyesinde çalışan ancak 6360 Sayılı Yasa ile Meski’ye geçen personellerin Genel Müdürlük binasına gönderilerek, CHP’li olan çalışanlara önce bu personellerle daha sonra ise Ülkü ÇATAK ve Esin ŞENER ile mobbing uygulanmaya başlanmıştır. Bu süreçte daire başkanları değiştirilerek mobbing, aşağılamalar, tehditler, baskılar,sürgünler giderek şiddetlenmeye başlamıştır. Kurumumuza Ali YILMAZ denilen koordinatörün gelmesiyle huzur tamamen yok olmuştur. Atanan daire başkanlarıda MHP lileri kollayıp CHP lilere karşı düşmanca tavırlar sergilemeye başlamışlardı. Huzur kalmamakla birlikte şiddetli mobinge maruz kalan çalışanlar sağlık sıkıntıları da yaşamaya başladılar. 31 Mart 2019 tarihine geri sayıma başlayan CHP li çalışanlar bu günlerin geçeceğini ve eski huzurlu döneme ancak CHP ile ulaşılabileceğini bilerek henüz aday bile belirlenememişken yerel seçimler için CHP ye gece gündüz çalıştılar ve CHP nin kazanacağı hayali ile yaşamaya başladılar. 31 mart ta seçim kazanıldı. Bahar gelmişti artık. MHP liler boynu bükük, suratları asık dolaşıyorlar, yüzümüze dahi bakamıyorlar. Bizler ise 5 yıl boyunca çekilen işkencelere rağmen onurlu, dik duruşumuzla vermiş olduğumuz mücadeleyi kazanmış olmanın mutluluğuyla ve yine o güvenle yürümeye başladık. Hayata yeniden başlamış gibiydik.

              Birkaç gün sonra Ertan LİMAN adında Borusan’da çalışmış bir Makine Mühendisi Meski Genel Müdürlüğüne danışman olarak gönderildi. Bu danışman geçmiş MHP döneminde atanmış olan daire başkanları ile istişarede bulunuyor geçmiş dönemler hakkında bilgiler, sunumlar alıyor. Sürekli MHP li idarecilerle muhatap oluyor ve kendisinin siyasi olmadığını mevcut idarecilerle çalışmaya devam edeceğini her fırsatta yineliyor, Bu idareciler dışında kimseyle görüşmüyor. Kurumumuzda en iyi çalışanları danışmanın gözünde bu idareciler olmaya başladı. Danışmana kurumumuzun mali durumu, işlevi, yapılan yanlış harcamalar, yolsuzluklar, oluşan kamu zararları hakkında yalan bilgi vererek yanılttıkları apaçık ortada. Belediye Başkanı bile o MHP li idarecilerin vermiş olduğu yalan yanlış bilgileri Basın açıklaması ile kamuoyuna duyuruyor. Bize işkence ederek, defalarca sürgüne göndererek CHP lileri pasivize eden MHP li idareciler kurumumuza en büyük katkıda bulunan insanlar olarak görülürken, pasif duruma düşürülen CHP li personeller ise çalışmayan personeller konumuna düşürülmektedir. Yaşadığımız sıkıntıları dinlemeyen, sıkıntıların tamamını bizlere yaşatan idarecileri dinleyen bir danışmanın varlığı bu kuruma yıllarını vermiş CHP li çalışanları tedirgin etmekle birlikte büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Genel Müdür Baha Günhan GÜNGÖRDÜ, Genel Müdür Yardımcıları Ali YILMAZ ve Can TAŞKIN, Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Güzin TÜRE, Abone İşleri Dairesi Başkanı Fatih Murat AYDINLI, İnsan Kaynakları Dairesi Başkan Vekili Fatma ÜNEL Başkan Danışmanı Ertan LİMAN’ı abluka ya almışlar, CHP lilerin tamamını bu danışmandan uzak tutmaya çalışarak, bu kişiler tarafından yaşadığımız zulmü, işkenceyi, cehennem azabını anlatmamız engellenmektedir. Aynı zamanda biz CHP lilerin bu kurumda çalışmayan insanlar olarak gösterildiği de yine CHP li işçileri zorunlu izne çıkartılması ve emekliliği gelenlerin emekliliğe zorlanacağı tehdidinden de anlaşılmaktadır.

              Bizler yani Meski’ye yıllarını vermiş, kurumumuzu daha ileriye taşımak, vatandaşa en iyi hizmeti sunmak bunlarla birlikte kurum personellerinin tamamının en iyi şartlarda, en huzurlu ortamda çalışmaları adına her türlü öz veride bulunan, kurumumuzu ailemizin rızkını veren bir anne bir baba, çalışan tüm personelleri ise dini, dili, ırkı, mezhebini gözetmeksizin her birini bir aile üyesi olarak gören, sağlıklı hizmet ve vatandaş memnuniyetinin huzurlu bir çalışma ortamı ile sağlana bileceğini bilen ve bu doğrultuda her türlü işkenceye rağmen sükunetle, gerektiğinde anti depresanlarla vatandaşa hizmet veren bu kurumun CHP li çalışanları olarak gerekli hassasiyeti gösterdiğimizden en ufacık bir şüphemiz bile olmayan insanlarız. Demokratız, solcuyuz, sosyalistiz. Önceliğimiz her zaman insan olmuştur. Kurumumuza atanan ülkücü, kafatasçı, ırkçı, kendinden olmayanları insan olarak bile göremeyen, kurumumuzu ülkü ocaklarına çeviren faşist zihniyetli , iş bilmez idarecilerin yani daire başkanlarının, müdürlerin hiçbir iş yapmadığını, yapamadığını, yine kurumumuzun tüm işlerinin, bu idareciler tarafından aşağılanan, her türlü baskıya ve işkenceye maruz kalan CHP li personeller tarafından yürütüldüğü de herkes tarafından bilinmektedir. Gördüğümüz kadarıyla bunu bilmeyen ya da bilmek istemeyen ya da bilmesine rağmen umursamayan iki kişi var. Belediye Başkanı ve Belediye Başkanı tarafından atanan; Meski kültürünü bilmeyen, kamu kurumu ile özel sektör ayrımını yapamayan, oylarımızla bu işe sahip olan, CHP li bir belediye başkanı tarafından atanmış olmasına rağmen bir MHP li gibi hareket ederek MHP ileri, ülkücüleri koruyan kollayan danışman Ertan LİMAN.

Bu süreçte yaşadıklarımız, duyduklarımız ve gördüklerimiz nedeniyle Seçim sonrası mutluluğumuz bir hafta sonra yerini umutsuzluğa, hayal kırıklığına bıraktı. Kazandığımızı sandığımız seçimi aslında kaybetmişiz. Her geçen gün daha fazla kırılmaya başladık. MHP liler CHP döneminde daha da güçlenmişlerdi. Artık CHP lilerle alay etmeye başlamışlardı. Şimdi onlar daha güvenli bir duruş sergilerken biz CHP ye gönül vermiş, yereli kazanması için aylarını feda etmiş CHP liler ise boynu bükük, utanç içerisinde MHP lilere görünmemeye gayret göstererek odamızdan çıkamaz hale geldik.  

Biz CHP li çalışanların istekleri insani değerlerin korunması, hakkın, hukukun, adaletin yerini bulmasıdır. Liyakat sisteminin devreye sokulmasıdır. Geçmiş beş yılın sıkıntılarını, sürgünlerini, eziyetini, aktif iken pasivize edilmesini yaşayan insanlar olarak pozitif ayrımcılık yapılmasını istemek en doğal hakkımızdır. Çünkü biz yaşadığımız bütün sıkıntıları solcu, sosyal demokrat, sosyalist CHP liler olduğumuz için yaşadık. Biz CHP nin bir dönem değil, Mersinimizi sonsuza kadar yönetmesini isteyen ve bu anlamda her türlü fedakarlığı yapacak kadar CHP ye yürekten bağlı insanlarız. İsteriz ki Belediye Başkanımızda Mersini sadece bir dönem için tercih etmesin."