Büyükşehir Meclisi’nde kentin önemli gündem başlıkları ele alındı

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında, otopark, parkmetre, 5 yıllık Stratejik Plan, Ekmek Fabrikası ve Suriyeli sorunu gibi kentin önemli gündem başlıkları ele alındı..

Büyükşehir Meclisi’nde kentin önemli gündem başlıkları ele alındı
Büyükşehir Meclisi’nde kentin önemli gündem başlıkları ele alındı
Bu içerik 561 kez okundu.
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında, otopark, parkmetre, 5 yıllık Stratejik Plan, Ekmek Fabrikası ve Suriyeli sorunu gibi kentin önemli gündem başlıkları ele alındı.
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi 2019 Yılı Haziran Ayı Toplantısı İkinci Birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan toplantıda, komisyon raporları ve idareden gelen teklifler görüşüldü.

“Stratejik Plana katkılarınızı istiyoruz”
Toplantının başında Mersin Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ için oluşturulacak 5 yıllık Stratejik Plan’a katkı sunmaları adına meclis üyelerine form dağıtılırken, Başkan Seçer de konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Meclis üyelerinden formları doldurmalarını isteyen Seçer, ekibine bu konuda talimatlar verdiğini belirterek, “Stratejik Plan hazırlığı çerçevesinde toplumun tüm katmanlarını, aktörlerini ve bileşenlerini, gelecek 5 yılımız için son derece önemli olan, yapacağımız proje ve faaliyetlere el feneri görevi üstlenecek en önemli çalışma olan Stratejik Plana katkılarını istiyoruz. Bazı daire başkanlıklarımız bu konuda çalıştaylar yapıyor. Bu konuda çalışma yapan arkadaşlarım başta ilçe belediye başkanlarımız olmak üzere tüm siyasi partilerin ilçe başkanlarını ve o çalışma alanındaki aktörleri ziyaret ederek, fikirlerinin alınması konusunda son derece hassasiyetle yaklaşacaklarını söyleyebilirim” dedi.
Amaçlarının, sürekli dile getirdikleri katılımcı demokrasi anlayışının gerçekten hayatta, yönetim anlayışları içerisinde somut, elle tutulur, gözle görülür bir şekilde uygulanması olduğunu ifade dene Seçer, “Bizim için 5 yılda yapacağımız hizmetlerin, faaliyetlerin, projelerin yol göstericisi olacak Stratejik Plan son derece önemli. Eğer makul, ayakları yere basan, Mersin’in ve ülkenin sosyoekonomik gerçeklerine uygun, uygulanabilir, sürdürülebilir bir plan yaparsak, 5 yıl içerisinde Mersin’de çok şeyler veririz. Ama el yordamıyla, günü kurtarmak için, palyatif çözümler üreterek, biraz da toplumun gözünü boyayacak şekilde hazırlanan bir Stratejik Plan altına benim imza atmam, bu kente yapabileceğim en büyük kötülüklerden bir tanesi olur. Umut ediyorum son derece olumlu, faydalı ve uygulanabilir bir Stratejik Planın altına katılımcılarla beraber hep beraber imzamızı atarız, bunu 5 yıllık süreçte güzel hizmetlere dönüştürürüz” diye konuştu.

“Bir mağduriyet yaşanıyorsa, biz idare olarak her türlü tedbiri alırız”
Toplantıda, Belediye Encümeni tarafından yeni yapılacak kira ihalelerindeki ödemeler ile ilgili görüşülen madde oy birliği ile kabul edildi. Kira ihaleleri ödemelerinin 12 ay taksitle yapılmasını talep eden meclis üyesine cevap veren Seçer, “Katılıyorum. Ekonomik kriz nedeniyle dönemsel olarak bu gün vardır, yarın farklı bir ortam olur, ihtiyaç duymayız ama zaman zaman biz idare olarak iyi niyet ve gerçekler çerçevesinde bu yetkiyi kullanacağız. Elbette ki, her türlü kolaylık yapılır ama gerçekten mağduriyet yaşayan ve iyi niyetli kiracılarınıza bunu yaparsınız. Bunu alışkanlık haline getiren arkadaşlarımıza asla böyle bir taviz vermeniz mümkün değil. İnsanlar bunu alışkanlık haline getirmiş, gücü gücüne yetene bir düzen oluşturmaya çalışan anlayışlar var. Biz kanunlar çerçevesinde hareket etmek zorundayız. İş ve eylemlerden kaynaklı birçok alacağımız var. Dişe diş mücadele ediyoruz. Bunları da zaman içerisinde sizlerle paylaşacağız. Kamunun bir delikli kuruşunu kimseye haksız yere yedirmeyiz. Bir mağduriyet yaşanıyorsa, bu genel bir mağduriyetse biz idare olarak her türlü tedbiri alırız. Onda kimsenin bir endişesi olmasın” ifadelerini kullandı.

Parkmetre uygulaması başlıyor
Mersin’de yeniden başlatılması düşünülen parkmetre uygulamasına ilişkin teklif ise oy birliği ile Plan, Bütçe ve Ulaşım Komisyonu’na gönderildi. Çarşı esnafının, otopark sorunu nedeniyle iş yapamamaktan mustarip olduğunu ve bu konuda yoğun şikayet aldıklarını dile getiren Seçer, “Otopark sorunumuz var. Bu şehrin ve ilçelerimizin genel sorunu. İlçelerin de bizlerin de projeleri var. Bunları zaman içerisinde hayata geçireceğiz. Şu anda halihazırda 4 otopark yapımı için tespit edilmiş yerlerimiz var ve 3’ünün de projesi dahi hazır. Hemen ihaleye çıkma sürecini başlattık. Alt yapısını oluşturuyoruz ama bu süre içerisinde de süratle tedbir almamız lazım. Çarşı esnafının alışverişini hareketlendirecek bazı tedbirler almamız lazım. Bu sebeple bu parkmetre uygulamasının son derece önemli olduğunu düşünüyoruz ve bu konuda çalışmalar başlattık” şeklinde konuştu.
Yapılan ilk incelemelerde öncelikli olarak Hastane Caddesi, Silifke Caddesi, İstiklal Caddesi ve en yoğun bölgeler ile GMK Bulvarı gibi noktalarda yetkililerin çalışmalar yaptığını belirten Seçer, “Toplam 4 bin metrelik bir ilk etap ve bunun devamı gelecek. Biz bu çalışmaları yaparken kentin aktörleri ile de görüştük. Şoförler Odası’ndan bir temsilci istedik. Beraber yerinde tespitler yapılırken, oradaki çöp konteynırlarına kadar tespit edildi. MTSO’dan, Trafik Şube Müdürlüğü’nden, Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’ndan, Esnaf Odaları Birliği’nden temsilci sağlanarak beraberce bu tespitler yapıldı. Ortaya çıkan raporda her 5 metreye bir araba koymak kaydıyla yaklaşık olarak 100 metreye de bir görevlinin uygun olabileceği görüşü ortaya çıktı. Burada fiyat konusunda çalışma yaparken bize benzeşen illerde de araştırmalar yapıldı” dedi.

“Parkmetre konusunda komisyonda bazı düzenlemeler yapılabilir”
Mersin’e benzeyen illerdeki fiyatları araştırdıklarını ifade eden Seçer, “Biz Mersin’de de şöyle bir uygulama yapabiliriz. Bu komisyonda tartışılacak. Biz ham şekli ile bu rakamları belirledik. Akşam 19.00’dan sabah 08.00’e kadar bedelsiz olacak. Sabah 08.00 ile akşam 19.00 arasında ise 10 ya da 15 dakika için ücretsiz yapalım. Bir saati 4 TL, 2 saati 6 TL yapalım. 2-3 saat aralığını 12 TL yapalım ve 3 saat üstünü de 20 TL yapalım şeklinde. Bu bir ham çalışma. Komisyonda bunun üzerinde düzeltmeler yapılabilir” dedi.
MER-EK Ekmek Fabrikası’nın işletmesinin, İşletme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı’ndan alınarak İmar A.Ş.’ye devredilmesine ilişkin madde de Plan ve Bütçe Komisyonu’na oy birliği ile havale edildi. Fabrikayı şirket üzerinden burayı daha profesyonelce yönetmek istediklerini kaydeden Seçer, ekmek fabrikasının devredilmesi halinde işçilerin hak kaybı yaşamayacaklarının altını çizdi.

“Ben bütçemden Suriyeli misafirlerle ilgili yardım yapmam”
Kentte yaşayan Suriyelilerin, vatandaşları ekonomik, sosyal ve kültürel birçok sorun ile karşı karşıya bıraktıklarını söyleyen Seçer, “Suriyeli konusu önemli bir konu. Suriyeli misafirler terimini bilerek kullanıyoruz çünkü hukuki olarak mülteci veya sığınmacı diyemiyoruz. Sayıları resmi kayıtlarda 200 bin, gayri resmi 300 binin üzerinde. Çok önemli bir rakam. Mersin nüfusunun yaklaşık olarak onlarla beraber 2.2 milyona çıkıyor. Her 5 kişiden biri Suriyeli misafir. Birçok ekonomik, sosyal, kültürel sorunlarla bizleri karşı karşıya bırakıyorlar. Bunları nasıl çözebiliriz, üstesinden gelebiliriz, eminim ki onlar da böyle bir durumla karşılaşmak istemezdi. Kimse vatanından uzak kalmayı, savaş çıkmasını, çoluk çocuk topraklarını, vatanlarını, evlerini terk etmeyi istemez. Bu olayın iki boyutu var. Bir; sorunlar bütünü olarak bakmak lazım, ekonomik, sosyal ve siyasal olarak. Diğer taraftan insani boyutu var” dedi.

“Huzurlu yaşamak istiyoruz”
Bu konuda değerlendirmeler yaparken beş düşünüp bir konuşmak gerektiğini ifade eden Seçer, şunları söyledi: “Onun için dikkatli konuşacağım. Çünkü bu kentte bir vatandaşın tırnağına taş değse sorumluların başında ben gelirim. Böyle bir şeyi asla arzu etmeyiz. Burada bizim için esas olan huzur. Huzurlu yaşamak istiyoruz. Belediyemizin Suriyeli misafirlerle ilgili bir yardım kalemi yok. Benim öyle bir çalışmam da yok. Bundan sonra da olmayacak. Ben bütçemden Suriyeli misafirlerle ilgili yardım yapmam. Benim vatandaşlarım için kıt kanaat bütçe içerisinden onlara sunduğum hizmet, ancak onlar için spesifik bazı özel çalışmalar olabilir. Ama burada benim sıkıntım şu; bana Ankara’dan gelen hakkım 1 milyon 800 bin nüfus üzerinden geliyor. Oysa ben 2. 2 milyon kişiye hizmet olarak sunuyorum. Burada tabi toplumun şikayeti var. Bizim bazı tedbirler almamız lazım. Örneğin 400 bin kayıt içi kayıt dışı vatandaşlar var. Bunlar çalışma hayatında ve istihdamda sorun oluşturuyor. Çünkü kayıt dışı istihdama sebep oluyor. Benim odam her gün iş bulma umuduyla gelen kendi yurttaşımla dolup taşarken, diğer taraftan kayıt dışı işsizlik almış başını gitmiş ve başrolde de Suriyeli misafirler var. Bu sorun mu sorun. Diğer taraftan esnaf ‘siftahsız dükkan kapatıyorum’ diyor. Bakıyorsun onlarca esnaf var, ruhsatı yok. Bu ilçe belediyelerinin de benim de sorumluluk alanımda. Denetimi yapacağız. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Kendi elimizle kendi vatandaşımıza zulüm ediyoruz. Bunu ortadan kaldırmamız lazım.”

“Her taraf Arapça tabela, kardeşim Türkçem var, Türkçe’yi kullan”
Arapça tabelalar hakkında da açıklamalar yapan ve bu tabelaların görüntü kirliliğine sebep olduğunu vurgulayan Seçer, bu konuda Göç İdaresi tarafından uyarı aldıklarını söyledi. Bir komisyon kurduklarını dile getiren Seçer, “Herkes her yere tabela asmayacak. Büyükşehir’in bir standardı olacak. Rengi, ebadı, boyutu, nereye asılacağı, sokak tabelaları, her şey bu kent kimliğine uygun olacak. Onun dışına kimse çıkmayacak. Benim onun gelirinde falan derdim yok. Oradan alacağımız 3 kuruş reklam ve tabela vergisi değil. Her taraf Arapça tabelalar. Kardeşim Türkçem var, Türkçe’yi kullan. Kendi vatandaşının anlayacağı dil ile yaz. Bu görsel kirliliği ve kültürel karmaşayı ortadan kaldıracağız” dedi.

“Suriyeli sorununu ben çözemem”
Büyükşehir Belediyesi olarak herhangi bir zümre ile alakalı özel bir tasarrufta bulunamayacaklarını sözlerine ekleyen Başkan Seçer, “Bazı belediyeler Suriyeli misafirleri plajlara sokmuyor diyorlar. Böyle bir karar alamayız. İnsani olarak da doğru değil, Türk yasalarına göre de uygun değil ve anayasaya aykırı bir durum. Zaten böyle yasak getirme gibi gayri insani bir tutum içerisinde olamayız. Ama bir standarda oturtup, denetim yapabiliriz. Bu kentte yaşıyorsa belirli kurallar çerçevesinde yaşamını sürdürmek zorunda. Bana ‘Suriyeli sorununu nasıl çözeceksin’ diye soruyorlar. Bir kere bu sorun yeni bir sorun değil. 2011 yılından bu yana Suriye’de hiçbirimizin arzu etmediği bir sorun söz konusu. Bu sorunu ben çözemem. Bu sorunu çözecekse Ankara’nın içinde bulunduğu Ortadoğu’ya şekil veren ülkeler çözecek. Ben belediye başkanı olarak görev ve yetkilerim dahilinde o misafirlerin burada burnunun kanamaması için ve o misafirlerin de ev sahibini rahatsız etmemesi için her türlü tedbiri alırım. Umut ediyorum bu sorun en kısa sürede çözülür. Bu sorundan en çok etkilenen iller en başta kurtulur diye umut ediyorum” diye konuştu.

“Aqua Park’ın olduğu alanı halkın kullanımına açacağız”
Aqua Park’ın Millet Bahçesi olarak değerlendirilmesini isteyen Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’a cevap veren Başkan Seçer, “Cumhur İttifakı, Millet İttifakı, ikisi de halk anlamına geliyor. Millet bahçesi halk bahçesi ya da cumhur bahçesi hiç fark etmiyor. Akdeniz Belediyesi’nin tasarrufu bu. Neticede bir bahçe yapılacak, adı ne olur bilmiyorum ama bunu millet kullanacak. Orada bir sorun var. Daha önce bir kısır çekişme yüzünden 20 küsur milyon TL yerle yeksan olmuş. Ben buna bozulurum, ben buna sinirlenirim. Kanuna aykırı bir yapılaşma olmuş. Çözülecek sorun çözülememiş, inatlaşılmış ve 20 küsur milyon TL sokağa atlamış. Böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Ben gittim orayı gördüm. Daha önceki belediye yönetimi orada bir alt yapı çalışması yapmış. Burası daha önce Milli Emlak tarafından Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş. Oranın Aqua Park olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması yönünde tahsisi alınmış. Aqua Park ortadan kalkınca tahsisin gerekçesi de ortadan kalkmış. Ama tahsis Büyükşehir’e yapılmış” ifadelerini kullandı.

“30 Ağustos’ta açıyoruz”
Daha önceki yönetimin yıkımı gerçekleştirdiğini ve girişimlerde bulunulmasına rağmen oraya bir şeyler yapılmadığını ifade eden Seçer, “Arkadaşlarıma şu talimatı verdim; buraya biz üzerinde herhangi bir ticari alan olmadan, yüzde 3’e kadar orada halk plajı düşünüyoruz. Ayrı bir bedel ile girmeyecek insanlar. Ödeyeceklerse de çok sembolik olacak. Belediyenin bir şirketi çalıştıracak. Benim yaptığım; o kötü ortamı ortadan kaldırmak için son derece iyi niyetli bir girişim. Akşam hava karardıktan sonra oraya gidin her türlü kötülük şu an orada yapılıyor. Bu rezaletin uzamaması için 30 Ağustos’ta açılmak üzere biz hummalı bir çalışmaya girdik. Orayı yeşillendirip, peyzajını yapıyoruz. Bitkilerini dikeceğiz ve çok büyük maliyetli binalar da değil, 3-5 tane ahşaptan çay ocağı ya da mobil dokuya uyumlu çay ocakları yapacağız. Halkın kullanımına açacağız” şeklinde konuştu.

“Herkesin huzurunda Sayın Gültak’ın da desteğini istiyorum”
Aqua Park’ın bulunduğu alanı canlandırmak ve oradaki asayişi sağlamak istediklerini dile getiren Seçer, “2013’te oranın tahsisi bitmiş. Allah’ın bir kulu da gidip müracaat edip, tahsisini yapmamış. Geçen gün orada denetim yaptık. Orada gemi restoranlar var. Arkadaşlara söyledik, bu denizi kirletmeyin diye. Işıklarını, kameralarını, temizliğini yaptırdık. Orada incik boncuk satıyorlarmış, onun da alt yapısını yapalım dedim. Gelsin Toroslar’dan, Akdeniz’den yoksul yurttaş, orada bir gününü çocukları ile geçirebileceği ucuz, huzurlu bir ortam elde etsin. Bir metrekare gelir getirici bir şey olmayacak. Herkesin huzurunda Sayın Gültak’ın da desteğini istiyorum. Çok büyük bir proje ve ben bunu etap etap yapacağım, eski Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın oraya kadar. Daha önce bir proje yapıldı kışla, eski Çamlıbel Limanı, Orduevi gibi bölümleri kapsayan. Orduevi orayı tel ile çevirmiş, yasalara aykırı ve belki bu konuda girişim yapacağız. Kıyı kanunu var, ordu da olsan çeviremezsin. Orası Orduevi, halka açmak lazım. Bu konuda geniş bir çalışmam var ve bana da destek olun. Gerekirse ortak proje yapalım. Ben ona da varım ama o bölgeyi Tevfik Sırrı Gür Standı’ndan Çamlıbel’in tümünü kapsayacak geniş bir yapılanma yapalım. Beklemekle olmuyor, etap etap bu işleri yapalım. Ben oradan başladım” dedi.