Kadınların ayrıştırılması kabul edilemez

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Hülya Yüksel, Hiç bir alanda kadının ayrıştırılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kadınların ayrıştırılması kabul edilemez
Kadınların ayrıştırılması kabul edilemez Vahap Şehitoğlu
Bu içerik 639 kez okundu.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Hülya Yüksel, bir yazılı açıklama yaparak şunları ifade etti:

"Türkiye bundan yaklaşık yüz yıl önce Cumhuriyetle laikliği, eğitimde birliği ve karma eğitimi seçmiştir. Karma eğitim, toplumsal cinsiyetin, kadın ve erkeğin fırsat eşitliğinin, anayasamızın ve imzaladığımız uluslararası anlaşmaların gereğidir.

100 yıldır laik olan ve kadın ile erkeğin yaşamın her alanında yasalarla eşit kılındığı ülkemiz için Japonya’daki kadın üniversitelerinin bir örnek teşkil etmesi söz konusu olmamalıdır. Japonya’nın teknoloji alanında gösterdiği başarı hepimiz tarafından takdirle karşılanmaktadır.

Ancak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda uzun yıllar feodal bir yapının egemenliğinde kalan Japonya'da 1860'lara dek hüküm süren samuray geleneğine göre kadının yeri evi, çocukları ve kocasının yanı olduğu bilinmektedir.

70 yıl önce Türk Üniversiteli Kadınlar Derneğinin kuruluşunda yer alan ilk Üniversite mezunu kadınlarımız gibi alanlarında ülkemizi başarı ile temsil eden genç kızlarımızın yetişmesi için yüksek kalitede eğitimi, cinsiyet ayrımı yapmadan alabildiğimiz üniversitelerin artmasına öncelikle ülke ekonomisinin ihtiyacı vardır.

Kadının, yaşamın hiç bir alanında ayrıştırılması, kabul edilemez.

Bizim, bir ülkenin gelenekleri nedeni ile kendi kültürüne uygun olduğu için seçtiği eğitim modelini örnek almaktan ziyade üniversitelerimizde ki eğitimi daha ileri seviyelere taşıyacak bilimsel ve akademik bir restorasyona gidilmesi üzerinde kafa yormamız gerekmektedir.

Derneğimizin kurucuları arasında yer alan Süreyya Ağaoğlu 1920 yılında İstanbul Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1921 yılında, hukuk eğitimi görmek için o yıllarda adı Darülfünun olan İstanbul Üniversitesi’ne tüm koşulları zorlayarak başvurmuştur.

Hukuk Fakültesi’nde okumak isteyen ilk kız öğrenci olarak fakültenin kız öğrencilere açılmasında öncü rol oynayan Ağaoğlu beraberinde iki kız arkadaşını da okula getirerek kız öğrencilerin de bu bölümde okumasını sağlamıştır.

1927’de Ankara Barosu’na kaydolarak serbest avukatlık ruhsatını alan Ağaoğlu’nun “Türkiye’nin ilk kadın avukatı” ünvanı sahibi olduğunu, hayatı boyunca avukatlık mesleğini sürdürdüğünü ve meslek yaşamı boyunca çok sayıda uluslararası konferansta Türkiye’yi başarı ile temsil ettiğini hatırlatmaktan gurur duyarız.

Kadınların başta yaşam hakkının koruna bilirliği gibi bir çok yaşamsal sorun varken kadın üniversitesi gibi bir konunun gündem maddesi olmasını, alanlarında ilki oluşturan üniversite mezunu kadınların kurduğu Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği olarak doğru bulmamaktayız.

Hedefimiz sadece kadınların değil tüm gençlerimizin eğitim kalitesinin artması, uluslararası arenada ülkemizi başarı ile temsil edebilmeleri için gereken desteği görmeleri, yüksek yaşam kalitesine sahip gençler olarak ülkemizi geleceğe taşımaları olmalıdır."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin’de elektrik kesintisine karşı ağaçlar budanıyor
Mersin’de elektrik kesintisine karşı ağaçlar budanıyor
Büyükşehir Belediyesi, toplu taşımada kalitenin artması için çalışmalarını sürdürüyor
Büyükşehir Belediyesi, toplu taşımada kalitenin artması için çalışmalarını sürdürüyor