Mersin Büyükşehir Mecliste ‘adrese teslim ihale’ tartışması

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinde, akaryakıt ihalesi tartışması gündeme damga vurdu. Meclis Üyesi Mahmut Tat’ın ‘adrese teslim ihale şartnamesi’ nitelemesine tepki gösteren Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “El insaf. Bu ciddi bir suçlama. Her şeyden şüphe edin ama bu işlerde benim belediyemden asla bir şüphe içinde olmayın. Yapmayın Allah aşkına, adrese teslim ihale olmaz” dedi..

Mersin Büyükşehir Mecliste ‘adrese teslim ihale’ tartışması
Mersin Büyükşehir Mecliste ‘adrese teslim ihale’ tartışması
Bu içerik 420 kez okundu.
MERSİN (İHA) – Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinde, akaryakıt ihalesi tartışması gündeme damga vurdu. Meclis Üyesi Mahmut Tat’ın ‘adrese teslim ihale şartnamesi’ nitelemesine tepki gösteren Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “El insaf. Bu ciddi bir suçlama. Her şeyden şüphe edin ama bu işlerde benim belediyemden asla bir şüphe içinde olmayın. Yapmayın Allah aşkına, adrese teslim ihale olmaz” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin kasım ayı olağan toplantı döneminin birinci birleşimi, Vahap Seçer başkanlığında Kongre ve Sergi Sarayında yapıldı. Büyükşehir ve 13 ilçenin 2020 yılı bütçe tekliflerinin görüşüldüğü meclis toplantısında, 44’ü idareden, 9’u komisyonlardan gelen ve 4 gündem dışı olmak üzere 57 gündem maddesi ele alındı.

Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin 2020 yılı bütçeleri komisyona havale edildi
Toplantının ilk iki gündem maddesi olan Büyükşehir Belediyesi 2020 yılı Performans Programı ve 2020 mali yılı vergi, harç ve ücret tarifesi ile ilgili teklifler, oy birliğiyle Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edildi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2020 Mali Yılı Bütçesi ile 13 ilçenin 2020 yılı bütçeleri de Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edildi.

“Yeni borçlanma taleplerimiz olacak”
Toplantıda, Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Tarsus Hayvan Parkının isminin ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi Doğa Parkı’ olarak değiştirilmesi ile ilgili teklif de görüşüldü. Teklifi direk oylamaya sunmak istediğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer, burada bazı düzenlemeler yapacaklarını, ismini de ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi Doğa Parkı’ olarak değiştirmek istediklerini söyledi.
Teklif edilen isme Tarsus’un da eklenmesini isteyen bazı meclis üyelerinin, yerinin değiştirilmesi ya da Mersin’in farklı yerlerine de bu tür doğa parkları yapılmasını önermeleri üzerine Başkan Seçer, “Bunları yapabilmemiz için iki öge lazım. Biri iyi bir akıl lazım; doğru işler yapmak için, ikincisi de tabi ki para lazım. Çok şükür aklımız var. Parayı da sayenizde buluyoruz. İşte borçlanma yetkisi aldık. Ocak ayından sonra artık yeni bütçe devreye giriyor, eskisi hükümsüz kalıyor. Şimdiden hazırlık yapalım; yeni borçlanma taleplerimiz olacak. Sizlerin desteğini isteyeceğiz ki, bu doğa parkalarını yapalım. Hazırlığınızı yapın” diye konuştu.
Seçer, daha sonra teklifi oylamaya sundu. Tarsus Hayvan Parkının ismi, meclis üyelerinin oy birliğiyle ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkı’ olarak değiştirildi.

“EDS, gelir kaynağı olarak gördüğümüz bir konu değil”
Toplantıda, Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) projesi kapsamında Valilik, Emniyet Müdürlüğü ve resmi kurumlar ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılması planlanan protokolün imzalanması için Başkan Seçer’e yetki verilmesi ile EDS sisteminin kurulması ve 10 yıl süreye kadar işletilmesi işi ihalesini yapmak üzere Büyükşehir Belediye Encümenine yetki verilmesi ile ilgili komisyon raporu görüşüldü.
Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın, EDS’nin en çok kurulduğu ilçelere göre bir dağılım sağlanmasını istemesi üzerine Seçer, ilçe belediyeleri ile eşgüdümlü götüreceklerini belirterek, “Buradan elde edilen gelirleri ilçe belediyeleri ile yüzde 50-yüzde oranında Büyükşehir pay edecek” dedi.
MHP’li Meclis Üyesi Mehmet Topkara ise belediyenin para koyup, para alacağını, bu paranın da vatandaştan çıkacağını dile getirerek, vicdani olarak karşı olduğunu söyledi.
Bunun üzerine Seçer, “Bu bir gelir kaynağı değil. Bu, vatandaşa bir tuzak kurma organizasyonu değil. Bu, vicdani bir test meselesi değil. Toplumlar kurallarla bir arada yaşıyorlar. Bu kurallara uymadığınız taktirde bunların cezai müeyyideleri vardır. Burada bizim temel amacımız, kentimizde trafik düzenini sağladığımız gibi kentin asayişinin kontrolüne de bu sistem sayesinde katkı sunmuş oluyoruz. Dolayısıyla burada aslında trafik kurallarına uymayıp masum vatandaşların canına, malına kasteden trafik canavarlarının vicdanını sızlaması lazım. Yaya geçidi var, ayağınızı attığınız zaman üzerinize üzerinize araçlar geliyor. Anlaşılır gibi bir durum değil. Şehir içinde arabalar, motosikletler birbirleriyle yarışıyor. Burada bir düzen kurmamız lazım. Bizim bir gelir kaynağı olarak gördüğümüz bir konu değil bu. Tabi ki bunun bir maliyeti var. Ya belediye olarak siz yapıyorsunuz, Maliye bu cezayı direk tahsil ediyor, size bu cezadan yüzde 30 pay ödüyor ya da herhangi bir firmayla anlaşıyorsunuz yap-işlet modeliyle. Bu kez de yüzde 15 firmanın, yüzde 15 de belediyenin diyorlar. Akdeniz ve Yenişehir belediye başkanları istiyor. Ben de ilçe belediye başkanları ile beraber yatırımı yapalım dedim. Buna gelir de denmez, yatırım yapıyorsunuz ve onun karşılığını almak durumundasınız. Beraber yatırım yapalım, beraber de bu tahsilatlardan yüzde-yüzde 50 kendi hakkımız olarak alalım. Olay bundan ibarettir” ifadelerini kullandı.

“Üst geçitlere karşıyım. Kesinlikle israf”
Toplumda trafik bilinci olması gerektiğinin altını çizen Seçer, “Bu yıl da ‘Yaya Öncelikli Trafik Yılı’. Biz yaya geçitlerine de İçişlerinin talebi üzerine çalışma yaptık. Bu, sadece Mersin’de değil, Türkiye’de sorun. Bakın üst geçitler yapıyoruz, çok da büyük paralar gidiyor. Ben karşıyım. Şu anda yeni üst geçit bitirildi ama mecburen amenna dedik. Kesinlikle israf. Gidin görün, boş yere duruyor. Gördükçe de tansiyonum çıkıyor. Bunlar gereksiz işler. Hiçbir gelişmiş ülkede böyle üst geçitler göremezsiniz. Bu, toplumsal bilinç. Tabi ki o düzeylere de geleceğiz” şeklinde konuştu.
Komisyon raporu, tartışmaların ardından oy çokluğuyla kabul edildi.
Mecliste gündem dışı tekliflerden biri olan Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki helikopterin 3 yıl ve üzeri süreyle kiralanması için Belediye Encümenine yetki verilmesine ilişkin teklif ise ilgili komisyonlara havale edildi.

Mecliste ‘adrese teslim akaryakıt ihalesi’ tartışması
Toplantının dilek ve temenniler bölümünde ise meclise damga vuran akaryakıt ihalesi konusunda tartışma yaşandı. MHP Grup Başkanı Mahmut Tat, 26 Kasım’da yapılması planlanan Büyükşehir Belediyesi Akaryakıt Alım İhalesinin şartnamesinde, 3 maddenin normal rekabet şansına imkan vermediğini söyledi. Akaryakıt ihalesinin, yaklaşık 150 milyon lira bedelli, bir yıllık bir ihale olduğunu kaydeden Tat, “Şartnamede Mersin Büyükşehir Belediyesinin bulunduğu Taş Binaya 15 kilometre mesafe içerisinde iki tane ruhsatı kendisine ait istasyon olması gerekiyor. Şartnamedeki maddelere baktığımızda adrese teslim ihale gibi bir algı oluşuyor” dedi.

“El insaf”
Bunun üzerine, “El insaf” diye tepki gösteren Başkan Seçer, “Her şeyden şüphe edin ama bu işlerde benim belediyemden asla bir şüphe içinde olmayın. Her şeyin şeffaf yapılması yönünde her türlü gayreti gösteren bir belediye başkanı olduğumu düşünüyorum ve hakkımı vermenizi istiyorum. Büyükşehir Belediyesi akaryakıt ihalesine çıkıyor, şartname beğenilmiyor yada tırnak içerisinde ‘adrese teslim’ olarak niteliyor ama arkadaşlarımız, MESKİ geçtiğimiz günlerde aynı ihaleyi yapıyor; birinin değeri 35 milyon lira, diğerinin değeri 150 milyon lira civarında ama 2018’de 105 milyon liralık bir ihale söz konusu. Siz de bu sıralarda oturuyordunuz. O günden bugüne 5,4 TL olan akaryakıt fiyatı 6,5 TL’ye gelmiş, yüzde 30’luk bir artış söz konusu. Kaldı ki, bu kadar akaryakıt alacağım diye bir durum yok. Bu üst sınır. Araç tasarrufuna gidiyoruz, akaryakıt israfını önlemeye çalışıyoruz. Zaten biz bu rakamları düşürmeye çalışıyoruz. MESKİ, geçmiş dönemde ihale yaptı, kırım yüzde 7,5’tu. Aynı MESKİ şimdi yeni yönetimle ihale yaptı, yüzde 22 kırımla biz akaryakıt aldık. Ben bu rekabet ortamını sağlamasaydım MESKİ yüzde 22 kırımla akaryakıt alır mıydı? Aynı çabayı gösteriyorum” diye konuştu.

“Yapmayın Allah aşkına, adrese teslim ihale olmaz”
Bu şartnameyi Makine İkmal Dairesinin hazırladığı bilgisini veren Seçer, “Benim onlara talimatım şudur; ‘rekabet ortamını sağlayın’. Ancak, rekabet ortamını sağlayacağız diye bu akaryakıtı bizlere temin etme gücü olmayan firmaları da devreye sokup, bu ihaleyi alıp, 15 gün-1 ay sonra yüklenici firmalar bu akaryakıtı bize sağlayamazsa biz kurum olarak sıkıntıya gireriz. Bu dengeyi kurmak lazım. Hem rekabeti sağlayacaksınız hem güçlü bir firmaya vereceksiniz. Kutsal bir metin değil ihale şartnamesi. Yanlış varsa düzeltilir. EKAP’a (Elektronik Kamu Alımları Platformu) girdi, bana şikayet geldi. Daire başkanına tekrar gözden geçirelim dedim. Lojistik anlamda kolaylık sağlayacak bazı maddeler koyacağım elbette şartnamede. Ama biz bunu sağlarken sadece güçlü olan bir firmaya bu ihaleyi yönlendirelim demek değildir. Farklı firmaların bir araya gelip konsorsiyum oluşturacağı ortamları hazırladık. İtiraz eden bir firma ve Akaryakıt Tedarikçileri Derneği temsilcileri ile toplantı yapılması talimatı verdim. Yaptığım açıktır. Yaptığım şeffaftır. Yapmayın Allah aşkına, adrese teslim diye bir şey olmaz” ifadelerini kullandı.

“Bu ciddi bir suçlama”
Seçer, ihale yapıldıktan sonra içine sinmezse iptal etme seçeneğinin de bulunduğuna işaret ederek, “Bu konuda rahat olun. Uyarınız varsa da bunu yapın, kabulümdür. Ama bizim sağlamak istediğimiz bir rekabet ortamı ve bunu sağlarken de ihaleyi alan yüklenici firmanın harfiyen görevini yerine getirmesi lazım” dedi.
‘Adrese teslim ihale’ nitelemesinin ciddi bir suçlama olduğunu vurgulayan Seçer, şartnamenin revize edildiğini de sözlerine ekledi.