İçişleri Bakanı Soylu’dan ‘Rabia Naz’ açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Rabia Naz’ın ölümü ile ilgili olarak, “Bugüne kadar babanın iddialarını kanıtlayacak en ufak bulguya rastlamadık. Bu meseleyi kapatabilecek Türkiye’de bir güç yok. Böyle bir vicdan da yok. Bu konu sosyal medyanın malzemesi değil adaletin işidir” ifadelerini kullandı..

İçişleri Bakanı Soylu’dan ‘Rabia Naz’ açıklaması
İçişleri Bakanı Soylu’dan ‘Rabia Naz’ açıklaması
Bu içerik 180 kez okundu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Rabia Naz’ın ölümü ile ilgili olarak, “Bugüne kadar babanın iddialarını kanıtlayacak en ufak bulguya rastlamadık. Bu meseleyi kapatabilecek Türkiye’de bir güç yok. Böyle bir vicdan da yok. Bu konu sosyal medyanın malzemesi değil adaletin işidir” ifadelerini kullandı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden, Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin olarak gündeme gelen iddialara yönelik açıklamalarda bulundu.
İçişleri Bakanı Soylu, "Yaptığı açıklama üzerine Cüneyt Özdemir’i aradım. TBMM Araştırma Komisyonu’nun ismi kullanılıp kandırılarak olay yerine getirilen müştekinin tehdit, şiddet görerek, zorla alıkonularak ifadesinden vazgeçirilmeye çalışıldığı iddiasına devletin kayıtsız kalamayacağını ve gereğinin yerine getirilmesinin hukuk devletinin görevi olduğunu söyledim. Aylardan beri bu meseleyi takip ediyorum. Kimse bu meseleye korkudan girmek istemiyor. Girenleri de sosyal medyada ya marjinaller ya da yüreği acıyanlar tepkiyle susturuyorlar. Gördüğüm şudur; Yargı emniyet adli tıp herkes görevini yapıyor. Buradan çıkarılmak istenen hedeflenen sonuç şudur; Rabia Naz kızımız üzerinden yargı, emniyet, tüm kurumlar birileri tarafından felç edilmek isteniyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Soylu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Söyledim tekrar söylüyorum. Bugüne kadar babanın iddialarını kanıtlayacak en ufak bulguya rastlamadık. Bu meseleyi kapatabilecek Türkiye’de bir güç yok. Böyle bir vicdan da yok. Bu konu sosyal medyanın malzemesi değil adaletin işidir. Şaban Vatan şahsıma da defalarca hakaret etmesine rağmen hep acısına, yaşadıklarına yordum. Ancak son olay araştırılması, irdelenmesi gereken başka bir boyuta taşındı. Kimsenin kendisini hakim savcı yerine koyup başkasının kişilik haklarını ihlal etmeye, zorla alıkoymaya, ifadesini değiştirmesi için tehdit etmeye ve işkence yapmaya hakkı yoktur. Hukuk doğrusunu yapmaktadır.”