SPOR
Giriş Tarihi : 12-01-2020 19:00

Ali Koç’tan TFF’ye sert sözler

Fenerbahçe Kulüp Başkanı Ali Koç, "TFF bilgi sızdırıyor. Bir mekanizma, Fenerbahçe’nin transferde hiç hareket edemeyeceği hale getirmek için, harcama limitlerini içeriden sızdırıyor ve gazetecilerin haber yapmasını istiyor. Bazı gazeteciler bize telefon açıp soruyorlar, bizde öyle öğreniyoruz" dedi..

Ali Koç’tan TFF’ye sert sözler
Fenerbahçe Kulüp Başkanı Ali Koç, "TFF bilgi sızdırıyor. Bir mekanizma, Fenerbahçe’nin transferde hiç hareket edemeyeceği hale getirmek için, harcama limitlerini içeriden sızdırıyor ve gazetecilerin haber yapmasını istiyor. Bazı gazeteciler bize telefon açıp soruyorlar, bizde öyle öğreniyoruz" dedi. Antalya kampında açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Kulüp Başkanı Ali Koç, iyi bir kamp dönemi geçirdiklerini kaydetti. Koç, “Futbol dışında olup bitenlerden tamamen izole, takım bütünlüğüne, ikinci yarıya konsantre olma konusunda iyi bir dönem olduğunu hocamız bize iletti. Biz de ikinci yarıya dair umutluyuz. Bugün gelmişken sizlerle dertleşelim" dedi. "Taraftarımız bu haberlerden rahatsız oluyor" Çeşitli gündem maddeleri olduğunu söyleyen Koç, algı operasyonları yapıldığını, amaçlarının ise kamuoyunu aydınlatmak olduğunu belirtti. Tahkim açıklamalarını ele alan Koç, “Bir kez daha görüyoruz ki Tahkim’in aldığı kararlar ve bunun medyaya yansıtılış şekli, bilhassa bazı medyalarda ele alış şekli, tam gerçeği yansıtmamaktadır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün harcama limitleriyle ilgili yaptığı başvuru ve yaptığımız yapılandırmalar lisans kurulundan yapılıyor. Tahkime yapılan başvuru, başka bir konudur. O konuya açıklık getirmek istiyorum. Doğal olarak taraftarımız da bu haberlerden rahatsız oluyorlar” diye konuştu. Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “Konu çok yeni. TFF için de, medya için de yeni, kulüpler için de yeni. Yeni olan nedir? UEFA’nın FFP benzeri bir uygulamayı, kendisine uygulaması. Bu noktaya gelmek hepimiz için üzücü. Zira UEFA’nın FFP’si işleseydi ülkede, bir adım öteye gitmemiz gerekmeyecekti. Türkiye Avrupa’da ki yegane ülkelerden biri ki hatta tek ülke olabilir, FFP’nin fayda sağlamadığı, meyve vermediği hatta kulüplerimizin tam tersi istikamette gittiği ve bu yüzden de başka bir önlem aldığını düşünüyor." "Sabır taşımız çatladı" Diğer bir konunun ise yapılandırma olduğunu ifade eden Koç, “Yeniden yapılandırma ve ’adil rekabet’. Kimlerin adil rekabet istediği aslında bu rekabetin kendileri için nasıl adil olduğunu dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Önümüzdeki günlerde daha da şeffaf olmak kaydıyla, sonuçta öyle bir hale geldik ki, bizim de sabır taşımız çatladı” dedi. "TFF de bunun manasız olduğunu düşünüyor" Tahkime yapılan başvuruyu ele alan Koç, "Ne olduğunu size net şekilde anlatmak istiyorum. Tahkim neden sorumlu? TFF Tahkim Kurulu, TFF ve kurullarının aldığı kararları incelemekle sorumlu. Biz de başvuruda bulunduk iki ayrı itirazımız oldu. Bunlardan bir tanesi, Beşiktaş’ınkine benzer bir itirazdı. Şunu söylemek istiyorum; bu faizlerle ilgili itiraz büyük kulüpler arasında en çok biz etkileniyoruz. Borcumuzun çoğunluğu döviz kuru. Faizlerin, hesaplanmaya yönelik etkisi gözden geçirilmeli. 6 aylık bir dönem, fiili bir dönem. Yani gerçekleşmiş. Buradan çıkan faiz rakamı var. Bunun için tahmini bir faiz rakamı uygulanmasının anlamsız olduğunu ifade ettik. İşin enteresan tarafı, TFF de bunun manasız ve mantıksız olduğunu düşünüyor. Ne hikmetse bu konuda herkes hemfikir olsa da, doğru yolu bulmakta karşımızda bir engel varmış gibi ilerleyemiyoruz. Faizlerle ilgili gözden geçirilmesini istediğimiz konu buydu. İlk 6 ay zaten gerçekleşmiş. Gerçekleşen rakamlar kullanılsın. Geri kalan 6 ay piyasa değerlerine yakın kullanılsın" ifadelerini kullandı. "Niye bu şekilde ilerliyoruz" Takım harcama limitlerinin hesaplanma yöntemine itiraz ettiklerini kaydeden Koç, “Ne demek istiyorum? Şimdi SPK’ya UEFA’ya paralel olarak, faiz giderlerinde hesaplama sadece futbol operasyonları kapsıyor. Yani futbol operasyonlarından kullanılan kredilerin faizinden bahsediyoruz. Buraya kadar normal. Ancak ana para ödemelerinde şöyle bir sıkıntı var; hem futbolu, hem de derneğin kullandığı kredilerin ana para ödemelerini kapsıyor. Bir tarafta faizi hesaplarken sadece futbol, öbür tarafta ana para hesaplarken hem dernek, hem de futbol operasyonu karşılıyor. Yani aynı kredilere ait faiz ve ana para harcamalarının farklı bir şekilde limitleri hesaplanmasının hem hukuki, hem de finans tekniği açısından kabul edilir olmadığını ifade ettik. Tahkim kurulu reddetti. Tahkim kurulunu da anlayışla karşılıyorum. Yepyeni bir konu. Müthiş bir kamuoyu baskısı var. Bu işi doğrudan kurgulamak var iken ve bu işin bugünden birkaç sene sonra sonuç vermeyeceği aşikar iken, bunu bankalar, banka temsilcileri böyle telaffuz edip, kulüplerde farkındayken, TFF de ’doğrudur’ derken, birbirimizin gözümüzün içine baka baka, birkaç sene sonra çökecek sistem sanki hiç çökmeyecekmiş gibi ama ileride çökeceğini kabul ederek, niye bu şekilde ilerliyoruz?" açıklamasında bulundu. "Rakiplerimize göre en çok borç sıkıntısı olan kulüp biziz" Yeniden yapılandırmaya değinen Koç, “Yeniden yapılandırmada bir tişörtün herkes tarafından giyilmesi bekleniyor. Fenerbahçe, rakiplerimize göre herhalde en çok borç sıkıntısı olan kulüp. Gelirlerimiz de ödeme gücümüz ve yükümlülüklerimiz de farklı. Diğer kulüpler için de benzer şeyler geçerli, belki bizden az borcu var ama yine bizden az geliri var. Biz neden imzalayamıyoruz? Birinci günden temerrüte düşüyoruz. İmzaladığımızda o 250 milyon Fenerbahçe’nin hiçbir ihtiyacını karşılamıyor. Beşinci yılda borçların ödenmeyeceğini biliyoruz, onlar da biliyor. Beşinci yıl ne olacak, borç takla attırılacak. ’Neden doğru kurgulamıyoruz, 10 yıla yaymıyoruz?’ diyoruz. ’Talimat böyle’ diyorlar. Diğer kulüpler memnun mu? İmzalayanlardan biri hariç hiçbirinin memnun olduğunu sanmıyorum. Hatta bir toplantıda ben devletle yaptığımız konuşmayı aktarırken sayın Mustafa Cengiz dedi ki, ’Sizin yapılandırma ne durumda? Sizden iyi haber bekliyoruz?’ kendileri imzaladıktan sonra. Ne demek bu? Fenerbahçe’nin belki müzakareleri daha olumlu sonuçlanır da her takıma yansıtabilir demek" diye konuştu. TFF’ye sitem Fenerbahçe’nin harcama limitlerini ele alan Koç, şöyle konuştu: “Burada gelelim 30, 40’a. Fenerbahçe’nin harcama limitin yüzde 30’dan 40’a artışıyla ilgili bir talebi olmamıştır, 40’tan 30’a düşüşle ilgili bir talebi de olmamıştır. Sizin için bu çok kolay. Sağ olsun, basından etkilenen bir federasyonumuz var. Açın sorun. Fenerbahçe’nin resmi ya da gayri resmi TFF’den limitler çıkarma talebi oldu mu? Olmadı mı? Bu rakam çıkarıldığı zaman biz TFF’yle henüz toplantımızı bile yapmamıştık. Bize sorulduğunda ’30-40 değil, sistemin çalışmayacağını’ ifade ettik. Takım harcama limitleri ve bizim yapmış olduğumuz başvuru. Yaptığımız bu başvuru engellenmeye çalışılıyor. TFF bilgi sızdırıyor. Daha 2 gün önce bizi bazı medya mensupları ki onlara teşekkür ediyorum. Dürüstçe yaklaştılar. Onlar Fenerbahçe’nin rakamları veriliyor. ‘Fenerbahçe spor külünü şu kadar limitin üzerindedir’ deniyor. Beni medya mensupları aradı, haber yapmak istediklerini söylediler. Bir mekanizma, Fenerbahçe’nin transferde hiç hareket edemeyeceği hale getirmek için, harcama limitlerini içeriden sızdırıyor ve gazetecilerin haber yapmasını istiyor. Bunlardan bazıları bize telefon açıp soruyorlar, bizde öyle öğreniyoruz. Yeniden yapılandırmayı yapamadık ama kendi imkanlarımızla, devletimizden yardım almadan işleri buraya getirdik. Yeniden yapılandırma yapmadığımız için, bu da takım harcama limitlerini etkilediği için kendimiz bankalarla anlaşmalar yaptık. Şimdi tereddüt ediliyor. Daha fazla kamuoyu baskısı oluşturulmak için yine bilgi sızdırılıyor. Bizim sabrımız taştı dediğim konu bu. Camiamıza da sesleniyorum, 3 Temmuz ruhunu diriltme zamanı geldi. 3 Temmuz derken neyi kastediyorum? Fenerbahçe’nin saldırı altında olduğu, kör göze parmak şeklinde saldırı olduğu durumda iş başa düşüyor. 3 Temmuz’da o örgüt, Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu elinden almaya çalışan örgüt, bugün o örgüt değil belki ama bizi şampiyon yapmamak üzere, engellemek üzerine bir zihniyetle çabalamaktadır. Kendi imkanlarımız içerisinde bir yapılandırma yapmışız ve bunun yansımasını talep ediyoruz" dedi. "Şeffaflık diyor, bize dokunduruyor” Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’in, Fenerbahçe’nin adını ağzına almadan atışlar yaptığını kaydeden Koç, “Tabii ki taraftarınıza sempatik olmak, tribünlere şirin gözükmek, koltuğu sağlamlaştırmak başkanlık yöntemi olabilir ama kısa vadeli. Futbola zarar veriyor. Onlar bunu yaptıkça biz cevap vermek zorunda kalıyoruz. Yok efendim, ‘maç oynanırken kurallar değişir mi? diyor ama orada 2011’deki Play-off’u hatırlatıyor. Burada da yanlış bilgilendiriliyor. 2011’deki Play-off ağustosta açıklandı, lig eylülde başladı. Neden bahsediyor? İnşallah bu yaşına gelmiş bir adam kamuoyuna gözüne baka baka yalan atmıyordur, inşallah yanlış bilgilendiriliyordur. Şeffaflık diyor, bize dokunduruyor” şeklinde konuştu. "Trabzonspor sırtını devlete dayamış" Koç, açıklamalarına şöyle devam etti: "Trabzonspor sağ olsun, Türkiye’de haklı rekabetin bekçisi konumunda, gün aşırı açıklamalar yapıyor. Burada doğrulara da, iyilere de değinmemiz lazım. Ama sırtını devlete dayamış. Stadı devlet yaptı, olabilir buna da saygı gösteriyoruz. Ünal Karaman istifa etti. Bizi ilgilendiren bir konu değil ama zorla konunun içine çekiliyoruz. Bizim hocamızın istifası söz konusu değil. 1 hafta boyunca istifa edeceği konuşuldu. Sayın Karaman istifa etti, iki gün gazetelere yansımadı. O da bizim işimiz değil ama biz kavganın içine çekiliyoruz. Koskoca bir şehrin belediye başkanı, istifanın akabinde o camiada istifanın sebepleriyle ilgili ne gibi dedikodular doğru-yanlış dolaşıyorsa bu karmaşayı Fenerbahçe Spor Kulübü’ne bağladılar. Koskoca belediye başkanı, ’Yine Fenerbahçe, yine devre arası, yine ahlaksızlık, yine başaramayacaklar’ diyor. Nereden aklına esti, bu cinlik nereden? Bu nasıl saygısızlık?" "Siz o dilden anlamıyorsunuz" ’Yeter artık’ diyerek sitem eden Ali Koç, "Bunları söylemek bile beni üzüyor. Ben artık, ’Türk futbolunda barış olsun, sorunlarımızı giderelim’ demiyorum. Geçti artık. Siz o dilden anlamıyorsunuz" dedi. Comolli’yle şimdilik devam ettiklerini kaydeden Koç, “Bir açıklama yaptı. Bana sorarsanız özünde yanlış bir açıklama ama sosyal medya diye bir şey var. Çok yüklenildi, yanlış. O da öyle bir açıklama yapmak zorunda kaldı baskıyla. Benim zaten bir açıklamamla, endişe ettiği unsurlar giderilebilirdi” sözlerine ekledi.