EKONOMİ
Giriş Tarihi : 29-03-2020 18:07

Mersin İş dünyası ne diyor?

Covid-19 ile mücadele ettiğimiz bu günlerden Mersin iş dünyasının nasıl etkilendiğini iş insanlarına sorduk: Sektörünüzde durum nasıl? Günleriniz nasıl geçiyor? Topluma önerileriniz var mı? Bu badireyi aşmak için neler yapmak gerek? İşte cevapları:

Mersin İş dünyası ne diyor?

Mersin-(Yusuf ÇELİK)- 

Covid-19 ile mücadele ettiğimiz bu günlerden Mersin iş dünyasının nasıl etkilendiğini iş insanlarına sorduk: Sektörünüzde durum nasıl? Günleriniz nasıl geçiyor? Topluma önerileriniz var mı? Bu badireyi aşmak için neler yapmak gerek? İşte cevapları:

Ayhan Kızıltan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı: Büyük bir kurumun başındayım; tam 41 adet Meslek Sektöründen oluşan binlerce üyeye sahip bir örgüt MTSO. İçinde bulunduğumuz bu olumsuz ortam zaten sıkıntıda olan ekonomimizi daha da sıkıntıya sokmuş durumda. Kendimin, ailemin sağlığı, kurumumda çalışan mesai arkadaşlarımın ve toplumun sağlığı için Devletimiz tarafından açıklanan tüm öneri ve kurallara uyarak geçiriyorum günlerimi. Ayrıca bu kuralların kurumumda ve çevremde de uygulanmasına dikkat ediyorum. Yaklaşık bir haftadır eşimle birlikte evimizde gönüllü karantinadayım. Birbirimizle dayanışma içindeyiz.

Gönüllü karantinada olduğum süre içinde birçok farklı sektördeki birçok üyemizden, kurumumdan, TOBB Türkiye Odalar Borsalar Birliğinden, sivil toplum örgütlerinden, halkımızdan ve basından sürekli telefonlar alıyorum. Sorunlar iletilip çözüm bekleniyor, bilgi isteniyor. Şemsiye örgütü olmamız nedeniyle Sivil Toplum Örgütleri ile de iletişim kanallarımız açık ve sürekli bilgi alış verişi yapıyoruz, önerilerinden ve tespitlerinden yararlanıyoruz. Yani Mersin'de tam bir dayanışma içindeyiz.

Yönetim Kurulu Üyelerimiz sahadaki sorunları tespit etmek için fedakârca çalışıyorlar, Genel Sekreterliğimiz ve çalışanlarımız hizmetlerimizin sürekliliğini sağlıyorlar.

Kurumumuzda sağlık kurallarına azami özen gösterilerek hizmetler sürdürülüyor, iş takibine gelenlere ve personelimize maskeler dağıtılmaktadır. Ayrıca birçok hizmetimiz İnternet üzerinden de çevrimiçi yapılabiliyor.

MTSO'daki Yönetim Kurulu Üyeleri ve mesai arkadaşlarımın yardımı ve desteği büyük. Toparladığımız bilgileri birlikte değerlendirip rapor haline getiriyoruz ve ilgili mercilere iletiyoruz.

Bugünlerde teknolojinin önemini daha da iyi anladık; İnternet ve Dijital Teknoloji iletişimi bu kadar geliştirmiş olmasaydı ne yapardık bilemiyorum. Sosyal medyadan anında binlerce insana ulaşabiliyoruz, duyuruları ve bilgilendirmeleri etkileşimli olarak yapabiliyoruz.

MTSO Yönetim Kurulu Toplantılarımızı Canlı Video Konferansları yoluyla yapıyoruz, çok etkili ve verimli olduğunu gördük.

Üst kuruluşumuz olan TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile özellikle Sayın Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu ile sürekli iletişim içindeyiz. Her günün sonunda TOBB'da toparlanan ve değerlendirilen talepler gerektiğinde doğrudan Cumhurbaşkanına, ilgili Bakanlıklara ve

mercilere Başkanımız tarafından iletiliyor. Sonuç alınan talepler anında kamuoyuna ve Oda/Borsalara bildiriyor.

Tek sıkıntım sahada olamamak, üyelerimizle, toplumla bir arada olamamak. Ben sahada olmayı, insanlarla iletişimde olmayı çok seven bir insanım, bunun eksikliğini de hissetmiyor değilim. Tabii ki sağlık için sabırlı olmalıyız.

Bu mücadelenin iki süreçli bir savaş olduğunu düşünüyorum; Birinci süreç, içinde bulunduğumuz durumda birlik ve dayanışma içinde kurallara uyarak virüsü yenip toplumun sağlığını korumak, aynı zamanda da ekonomik olarak Türkiye'nin ayakta kalmasını sağlamak.

İkinci süreç ise birinci süreci başarıyla atlattıktan sonra yaralarımızı sarmak ve ekonomiyi güçlendirmek.

Belki de ikinci süreçde Devletimizin çok daha farklı ve etkili ekonomik önlemler ve destekler sağlaması gerekecektir. Bunları şimdiden hesaplamak gerektiğini düşünüyorum.

TÜRKİYE BAŞARACAKTIR; YETER Kİ DAYANIŞMA VE BİRLİK İÇİNDE OLALIM VE SAĞLIK KURALLARINA UYALIM.

Sabri Tekli, Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Başkanı: Sabah erken kalkıp Sanayi Bölgesine gidiyorum işleri düzene soktuktan sonra eve gelip işleri orada takip ediyorum. Bizim bölgede 200 fabrika var şimdiye kadar kapanan işletme olmadı. Sadece yaşı 65 in üzerinde olan ağabeyimiz hepimizin değer verdiği büyüğümüz 12 sanayiciyi evlerine gönderdik. Çalışanlarımızın bir kısmını da eve gönderdik. Dönüşümlü çalışıyorlar, bazıları da tamamen evden işleri yürütüyor. Organize Sanayi bölgemizde hem yönetimin hem de tek tek fabrikaların güvenlik ve sağlık personeli var. Onlar gelenlere kontrolünü yapıyorlar. Çalışanlarımızın gerek çalışırken gerek yemek hanede 2 metre mesafede durmalarını sağlıyoruz. Millet olarak büyük bir dayanışma göstermemiz gerekiyor. Gördüğüm kadarıyla bu dayanışma iyi sürüyor. Tüm yurttaşlarımız sağlık kuruluna ve hükümetin aldığı önlemlere sıkı sıkı uymamız gerekiyor. Elbirliğiyle bu badireyi atlatırız, herkese sağlıklı günler diliyorum.

Şerafettin Aşut, MTSO eski başkanı, Sanayici: Korona çıktığı tarihten beri mümkün olduğu kadar kendime ve çevreme sosyal izolasyon uygulamaya başladım ve 16 Mart tarihinden itibaren tamamen kendi isteğimle kararlı bir şekilde evimde gönüllü karantina uyguluyorum. Yetişme ortamımdan oluşan erken kalkma alışkanlığımla sabah ezanıyla kalkıp sosyal medyadaki tüm dostlarıma günaydın mesajıyla birlikte vermeyi düşündüğüm günlük mesajı yazıyor ve rutin sporum olan yürüyüşümü yaparak güne başlıyorum. Duş sonrası nerde olursam olayım hayatım boyunca hiç aksatmadığım kahvaltımı yapıyorum. Plan ve Program benim hayatımın merkezinde olduğu için hatırlatmalarımın düzenlemesiyle evdeki ofisimde çalışmaya başlıyorum. E-mail ve diğer mesajlarımı okuyup cevaplarını verdikten sonra Ekonomi ve Piyasaları gözden geçirip önemli bulduğum konuları bilgi notu olarak kaydediyorum. Bu günlerde Daron Acemoğlu ve James Robinson’un beraberce kaleme aldığı “Dar Koridor” kitabını okuyorum. Tabii notlarımı alarak. Sıkılırsam

TV’de belgesel izliyorum. Akşam yemeğimi erken yiyerek okumaya ve Sağlık Bakanımızın açıklamalarını takip ederek günü bitirmeye çalışıyorum. Sıkılmadım değil ama şu konuyu kendime felsefe olarak oluşturdum: Bu durum böyle gitmeyecek, bir yerde bitecek, Hazır olmamız lazım”

Evet, Korona Karantinası ilânihaye böyle gitmeyecek, öyle veya böyle bitecektir. Bittiği zaman da yeni bir dünya düzeni oluşacaktır. İnsanlık, toplum ve dünya için nasıl faydalı olabilirim diye düşünüyor kendimce fikirler oluşturuyorum. Bence yok olmaz denilen kapitalizm bu süreçte yok oldu. Nasıl derseniz üretimin gücüyle, yeni nesil sosyalizm biraz olsa da ayakta kaldı. Orada da insanın değerinin irdelenmesi gerekiyor. Sosyal yardımlaşma duygularıyla desteklenmiş; İnsanı, Toplumsal uzlaşmayı, Toplumun yaşam ve sosyal kodlarını öne çıkaran, yeni bir dünya düzeni olacak. Önümüzdeki dönemin kafa yorulması gereken düzeni bence böyle olacak.

Dünyanın bir ucunda başlayan bir salgın bakın nerelere geldi!

Abdullah Özdemir, Mersin Ticaret Borsası Başkanı: Her gün kahvaltımı yaptıktan sonra Borsaya uğruyorum işleri düzene koyduktan sonra evime geliyorum işleri buradan yönetiyorum. Tüm kurumların yaptığı gibi bizde çalışanlarımızı dönüşümlü çalıştırıyoruz. İş dünyasıyla iletişim halindeyiz. Ne olduğunu bilmediğimiz bir salgınla karşı karşıyayız. Toplum olarak işi ciddiye almamız gerekiyor. Özellikle temasta kaçınmamız gerekiyor. Bakanlığımızın talimatlarına uymamız gerekiyor. Sağlığımız için evden çıkmamalıyız. Biz toplum olarak daha çok zor günler geçirdik. Bu zor günleri de geçireceğimize eminim. Moralimizi bozmadan panik yapmadan kurallara uyalım.

Özcan Demir Mersin Perakendeci İş adamları Derneği Başkanı-İş adamı: Korona virüsü bilimin değerini hatırlattı. Sınıf ayrımı yapmadan, sınır tanımadan yayıldı. Devlet, otorite, güç tanımadı. Yöneticileri ve egemenleri de hasta etti. Engel olamadılar. Temizliği ve hijyeni hatırladık. Evde daha çok zaman geçirerek aile içi iletişim ve kitap okumaya zaman ayırdık.

Trafik sorunu, egzoz ve kısacası hava kirliliği azaldı. Geleceği planlamada hiç hazırlığımızın olmadığını gördük. Dünya devleri bile var olan virüs karşısında diz çöküp çaresiz kaldı. Hurafeyi bırakıp bilime yönelmemiz gerektiğini hatırladık. Bu olay karşısında hükümetimizin açıkladığı önlem paketini yeterli bulmuyorum. Perakende satışlarda ve AVM’lerde satışların tamamen durduğu gözlemlenmiş olup bunun da 3 veya 4 ay daha süreceği tahmin ediliyor. Tüm bunlara rağmen karamsar olmamak gerek, dayanışma ve umudu elden bırakmamak gerek.

Hasan Aslan Nurdoğdu, Sanayici:

Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Bu durumu bilime inanarak ve dayanışma ile aşabiliriz. Burada kamuculuk şarttır. Devlet Planlayıcı ve denetleyici olmak zorundadır. Zor günlerde zor

kararlar gerekir. Bu sorunun çözümü için para gereklidir. Nereden Buldun kanunu ile rant zenginleri vergilendirilmelidir. TSK olaya dâhil edil edilmelidir. Gıda maddelerinin üretimi ve sevki en önemli konudur. Bu konuda fırsatçılık yapanlar TRT’ den ilan edilmeli, gerekirse malına el konulmalıdır. Erzak, meyve ve sebze deposu Mersin çok önemli bir ildir. Şu anda gün bulup gün yiyen tarım işçileri perişan durumdadır. Krizin süresi belli olmadığı için bu muhtaç insanlara gıda yardımı yapılmalıdır. Devlet lüks harcamaları ve Kanal İstanbul gibi boş hayal yatırımlara dur demelidir. Akıl, Disiplin ve Dayanışma ile bu sorunun üstünden geliriz. Yaşasın Devlet, Millet ve Vatan.