GÜNCEL
Giriş Tarihi : 12-09-2020 11:13

Polonya, yeni nükleer santraller için 40 milyar dolarlık yatırım yapacak

Polonya, yeni nükleer santraller için 2040 yılına kadar 40 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. Polonya İklim Bakanı Michal Kurtyka, ülkenin temiz enerji ekonomisine geçiş sürecinde 2040 yılına kadar 6 yeni nükleer güç ünitesi inşa etmeyi planladığını açıkladı..

Polonya, yeni nükleer santraller için 40 milyar dolarlık yatırım yapacak

Polonya, yeni nükleer santraller için 2040 yılına kadar 40 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. Polonya İklim Bakanı Michal Kurtyka, ülkenin temiz enerji ekonomisine geçiş sürecinde 2040 yılına kadar 6 yeni nükleer güç ünitesi inşa etmeyi planladığını açıkladı.
Avrupa Birliği ülkeleri arasında kömürden enerji üretiminde en yüksek seviyeye sahip olan Polonya, yenilenebilir ve nükleer enerjiye yönelmeyi hedefliyor. Dünya Nükleer Birliği’nin (WNA) düzenlediği ‘Stratejik e-Forum 2020’de “Nükleer enerji ile daha güçlü ve daha temiz bir yarın inşa etmek” başlıklı panelde konuşan Polonya İklim Bakanı Michal Kurtyka, ülkenin temiz enerji ekonomisine geçiş sürecinde 2040 yılına kadar 6 yeni nükleer güç ünitesi inşa etmeyi planladığını açıkladı. Kurtyka, "Aralık 2018’den bu yana giderek daha fazla zorlukla karşı karşıyayız. Bunlarla mücadele ederken nükleer gibi temiz, istikrarlı ve ölçeklenebilir enerjiyi, böylesine önemli bir kaynağını ihmal etmemek giderek daha önemli hale geliyor” dedi.
Polonya Hükümeti, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, kömürün aşamalı olarak kaldırılmasının hızlandırılması, iklim değişikliğiyle ilgili mücadele ve istikrarlı güç kaynakları sağlanması amacıyla yenilenebilir ve nükleer enerji altyapısı inşa edilmesi için milyarlarca dolar harcayabileceğini kaydetmişti. Geçen yılki verilere göre Polonya, enerjisinin yüzde 74’ünü kömürden sağlıyor.

300 bin kişiye iş imkanı sağlayacak
Polonya’nın ‘Yeni Enerji Politikası-2040’ (PEP2040) ile 2040 yılına kadar 6-9 GW kapasiteye sahip ilk nükleer santral ünitelerini inşa etmek için 40 milyar dolar (150 milyar zloti) yatırım yapılması planlanıyor. İlk 1-1,6 GW’lık kapasiteye sahip olan tesisin ise 2033 yılına kadar hizmete girmesi bekleniyor. Polonya ayrıca 130 milyar zloti olarak tahmin edilen yatırımla 2040 yılına kadar 8-11 gigawatt (GW) offshore (denizüstü) rüzgar enerjisi santrali inşa etmeyi planlıyor.
"Bu, yerli sanayiyi geliştirmek, uzmanlaşmış insan kaynakları geliştirmek, yeni işler ve ulusal ekonomi için katma değer oluşturmak için bir fırsattır" diyen Polonya İklim Bakanı Kurtyka, yenilenebilir ve nükleer enerji tesislerinin geliştirilmesinin 300 bin kişiye iş imkanı sağlayacağını, bunun yaklaşık 60 bininin de doğrudan nükleer enerji ile bağlantılı olacağını söyledi. Yeni enerji politikası ile 2040 yılına kadar kurulu elektrik kapasitesinin yarısından fazlasını sıfır emisyonlu kaynaklardan sağlamayı hedeflediklerinin altını çizen Kurtyka, "Geçiş birçok sektörü kapsayacak, ancak iklim değişikliğiyle mücadelede özellikle önemli bir rol oynayan sektör enerji sektörüdür. ‘Polonya’nın güncellenen 2040 enerji politikası’, enerji sağlama ihtiyacını eşit bir şekilde varsayımlarında hesaba katmaktadır. Hedefimiz, enerji güvenliği, adil bir geçiş, korona virüs salgını sonrası yeniden yapılanma, istikrarlı bir işgücü piyasası, ekonominin sürdürülebilir kalkınması ve rekabet gücünü güçlendirmek" diye konuştu.

“Nükleer olmadan olmaz”
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2019 ile 2024 arasında Polonya’nın yenilenebilir enerji kurulu kapasitesinde yüzde 65’lik bir büyüme olacağını tahmin ettiğini ve bunun "iyi bir haber" olduğunu belirten Kurtyka, Polonya’nın sıfır emisyonlu enerji sistemi hedeflediğini kaydederek, şöyle konuştu:
"Ama bu nükleer olmadan olmaz. Neden? Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretiminde kesintilerle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Önceki yıllarda, iklimle ilgili enerji stratejimiz uğruna, her yıl karada veya denizde yeterli güneş veya rüzgara sahip olmadığımız 9-10 güne varan dönemler olduğunu gördük. Sistemimiz yeterli elektriğe sahip olmalı. Bu nedenle yenilenebilir enerji kaynaklarımızın oluşturduğu bu önemli boşlukların, bu zorluğun üstesinden gelmeliyiz."

“Polonya, yepyeni bir nükleer reaktör filosu inşa ediyor”
1990’dan bu yana kesintisiz ekonomik büyümeye sahip olan iki OECD ülkesinden biri olan Polonya için enerji ihtiyacının giderek daha önemli hale geleceğini ifade eden Kurtyka, şöyle devam etti:
"Elbette Covid-19 ile karşı karşıyayız ve bu farklı bir hikaye. Ancak Polonya’daki yaşam kalitesinde de çok büyük bir artışla karşı karşıyayız. Mücadelemizi sürdürürsek, önümüzdeki 20 yılın, Polonya için çok başarılı olacağını öngörüyoruz. Sektörümüz için istikrarlı ve rekabetçi enerji sağlamanın bu ’işleri doğru yapma’ denkleminin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle Bakanlar Kurulumuz tarafından kabul edilecek bir enerji politikası ve Polonya Nükleer Programı taslağını yayınladık. İklim Bakanlığı olarak bizler bu iki belgeye ev sahipliği yapıyoruz ve önümüzdeki 20 yıl içinde de gerçekleştireceğimizi umuyoruz. Polonya, yepyeni bir nükleer reaktör filosu inşa ediyor. İlk reaktörün 2033’e kadar hazır olmasını bekliyoruz. 2040’ın başında bu sayının 6’ya ulaşması için her iki yılda bir yeni bir reaktör inşa edilecek. Böylece Polonya endüstrisi ve toplumu için temel yük elektriği sağlanacak."

Kömürün elektrik üretimindeki payı yarıya düşecek
Polonya’da iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi, ekonomisini kömürden daha temiz enerji kaynaklarına kaydırmak için daha fazla zamana ve paraya ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. Öte yandan, Polonya 2050 yılına kadar iklim tarafsızlığı taahhüdünü reddeden tek Avrupa Birliği devleti oldu. Ancak artan karbon emisyon maliyetleri, Avrupa Birliği’nin iddialı iklim politikaları ve korona virüs salgını da Varşova’yı enerji dönüşümünü hızlandırmaya zorluyor. Hükümet tarafından onaylanmayı bekleyen güncellenmiş enerji politikasında Polonya, karbon emisyon maliyetlerine bağlı olarak kömürün elektrik üretimindeki payının 2030 yılında yüzde 37 ile 56 arasında, 2040’ta ise yüzde 11 ila 28 arasında düşürülmesini hedefliyor. İklim Bakanlığı, kömür bölgelerinin dönüşümü için AB fonlarından 60 milyar zloti (16 milyar dolar) almayı beklediklerini de belirtti.

Nükleer endüstrinin iki haftalık performansı dikkat çekici
Dünya Nükleer Birliği (WNA) Genel Müdürü Agneta Rising, ‘Stratejik e-Forum 2020’nin açılışından önce yaptığı açıklamada, sadece son iki haftadaki başarılı performansının bile insanlık için nükleer teknolojinin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösterdiğine dikkat çekti. Türkiye’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali olmak üzere pek çok ülkede yeni nesil VVER-1200 teknolojisi ile nükleer güç üniteleri inşa edildiğini kaydeden Rising, şunları söyledi:
"20 Temmuz’da, ilk 163’lük yakıt düzeneğinin Leningrad NPP-2’nin 2. Ünitesine yüklendi ve böylece reaktörün çalıştırılmasına yönelik başlangıç işareti gerçekleşti. Hizmete girdiğinde dünyanın dördüncü çalışan VVER-1200’ü olacak. Bangladeş, Beyaz Rusya ve Türkiye’de benzer güç üniteleri inşa ediliyor ve önümüzdeki 4 yıl içinde bu ülkelere ilk kez nükleer enerji sağlayacak. Aynı gün, Belçikalı bilim adamları ilk kez dört kutuplu bir radyo frekansını kullanarak bir proton ışınını hızlandırmayı başardılar ve nükleer atık yönetimi ve nükleer tıp teknolojilerinde bir çığır açtılar. Bir hafta sonra Çin, Fuqing nükleer santralinin inşasının bir parçası olarak ikinci reaktör olan Hualong-1 üzerine harici bir koruyucu kubbe kurulumunu tamamladı. Rusya örneğinde olduğu gibi, Çin teknolojisi dış ve iç pazarlar için eş zamanlı olarak üretiliyor. Ayrıca 27 Temmuz’da Çin, Tianwan nükleer santralinin 5. Ünitesinde sürekli bir zincirleme reaksiyon başlattı ve ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), aya yerleştirilmek üzere tasarlanan Idaho Ulusal Laboratuvarı reaktörü hakkında bilgi istedi. Gezegenleri keşfetmek için kullanılan nükleer teknolojiler artık gelecekteki bir hayal değil, gerçeğe dönüştü. 30 Temmuz’da, yine nükleer enerjiden güç alacak olan Mars’a Preservance gezgini gönderildi. 1 Ağustos’ta Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) Barakah nükleer santralinin ilk güç ünitesindeki sürekli zincirleme reaksiyonunu ve reaktörün faaliyete geçmesini unutmak mümkün değil. BAE, nükleer teknolojinin inanılmaz potansiyeline ilişkin öngörüsünün meyvesini alan en son ülke. Yakında daha fazlası gelecek ve çok daha fazlası da onları takip etmeli. Sadece bu iki hafta boyunca neler olduğuna bakılması bile nükleer endüstrinin tüm insanlık için gerçek potansiyelini çıkarabilmek için bu hızda çalışmaya devam etmesi gerektiğini gösteriyor.”