SİYASET
Giriş Tarihi : 19-01-2021 06:06   Güncelleme : 19-01-2021 06:06

Alevi–Bektaşi toplumunun 'Baba Damı' özlemi

Mersin Büyükşehir Belediyesi 2021 Yılı Meclis Toplantısında, Yenice Cemevi’nin imar planlarına ‘ibadet yeri’ olarak işaretlenmesine ilişkin Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, yazılı açıklama yaptı. Başkan Kılavuz geleneksel  dergâh veya baba damı mimarisinin geliştirilmesini istedi.

Alevi–Bektaşi toplumunun 'Baba Damı' özlemi

MERSİN (EROL KAMALAK) - Cemevlerinin  ibadet yeri olmadığı yolundaki söylemler Alevi vatandaşları ciddi bir biçimde rahatsız ettiğini vurgulayan Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz,’’ Cemevleri, hiçbir zaman caminin alternatifi olarak düşünülmemelidir.  Cemevilerin ibadet yeri olmadığı yolundaki söylemler, Alevi vatandaşları ciddi bir biçimde rahatsız etmektedir. Bir toplumun kutsal dediği mekan , o toplum için kutsaldır. Aleviler; haklı olarak yurt içinde ve yurt dışında cemevlerini  kutsal mekanlar olarak görür ve her platformda sesli olarak dile getiriyorlar. Aleviler için cemevi, cemlerin yapıldığı, semahların dönüldüğü, nefeslerin okunduğu kısaca ibadetin bütün gereklerinin gerçekleştirildiği, gönüllerin arındırıldığı, birlik ve beraberliğin yüceltildiği, toplumsal dayanışmanın sergilendiği, gülbenglerin okunduğu  ve inancın gereklerini yerine getirildiği mekanlardır. ‘’diye konuştu.
Alevi Bektaşi inancının odak noktasını  cemler  oluşturduğunun altını çizen Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, ’’Alevi Bektaşi inancının odak noktasını ‘’ cemler ‘’ oluşturmaktadır.  ( Alevilik cem ve semahta gizlidir )  Aleviler her fırsatta cemlerin yapıldığı yerlerin ibadet  yeri olduğunu vurgulamaktadırlar.  Anadolu’nun bin yıllık tarihinde cemevleri coğrafik yerleşim yerlerine göre değişik isimlerle adlandırılmıştır. ‘’ Cem damı ‘’ , ‘’Baba damı’’, ‘’Dede Sofası’’, ‘’Meydan Odası’’, olarak adlandırılan ibadet için toplanırdı. Bu mekanların en eskilerine özgün mimarileriyle 12. Yüz yıldan itibaren  Malatya’nın Onar Köyü’nde, Tunceli’nin Hacılı Köyü’nde, Amasya’nın köylerinde ve daha bir çok şehirde rastlanmaktadır.        
 Cemevleri,  büyük kentlerde evler ve binalar arasına sıkışmıştır. Aleviler cemevilerinin,plansız bir yapılanma  ile yapılanmasının önünün alınmasını istemektedirler. Bunun içinde, geleneksel  dergâh veya baba damı mimarisinin geliştirilerek çevre düzenlemesiyle  birlikte  gerçekleştirilmesinin sağlanması Alevi – Bektaşi toplumunun en büyük özlemidir. 
Şehirlerin  imar planları yapılırken; kent mimarisi içerisinde, camilere, okullara, sağlık ocaklarına ve benzeri sosyal donatı alanlarına yer verildiği gibi, düzenleme ortaklık payından  cemevlerine de yer ayrılmamaktadır.(  Alevi Bektaşi Bilim Kurulu  13 Ağustos 2013 )  ‘’diye belirtti.
Cemevlerine yasal statü tanınmıyor ve ibadet yeri olarak kabul edilmiyor. Alevi kurumları bütün hukuki yolları deneyerek  bir sonuç almayınca, konuyu Avrupa insan hakları mahkemesine taşıdığını belirten Kılavuz, ’’Alevi – Bektaşiler,  Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olmaktan gurur duymaktadırlar.  Ancak giderek daha yoğun bir şekilde Alevilere ‘’üvey evlat’’ gibi bakan ve hiçbir taleplerini dikkate almayan bir hükümetle  yöneltildiklerini düşünmektedirler. 
Alevi kurum ve kuruluşlarının yönetim kadroları ve Alevi kanat önderlerinin  düşüncesi şu doğrultudadır:  Kamusal alanda ayrımcılık, ötekileştirme ve tasfiye hareketi kapsamına giren örnekler hemen her iktidar döneminde uygulanmıştır. Son zamanlarda bu konudaki rahatsızlıklar ciddi şekilde artmıştır. Ötekileştirmenin  bir devlet politikası haline geldiği ve sistemli bir şekilde uygulanır olduğu kanaati yaygındır.’’Diye konuştu.
Bütün cemevleri’nin üzerinde bulundukları parseller, ibadet  yeri olarak tescil edilir. Ülkemizde yerel yönetimlerin  alacağı bu tür kararlar, merkezi hükümetin Cemevleri ile ilgili AİHM kararlarını uygulamasına büyük katkısının olacağının altını çizen Kılavuz, ‘’ Ülkemizde, 20 milyona yakın Alevi inancında vatandaş yaşıyor. Aleviler  yerleştikleri kentlerde kendi imkanlarını kullanarak,  980 tane cemevi inşa etmişler. Dernek statüsünde olduklarından dolayı ( İç İşleri Bakanlığının tespiti ) Cem evlerine yasal statü tanınmıyor ve ibadet yeri olarak kabul edilmiyor. Alevi kurumları bütün hukuki yolları deneyerek  bir sonuç almayınca, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıdı. 
18 Mayıs 2015 AİHM  Cemevlerine ilişkin, Cemevleri ibadet yeridir, diye olumlu karar verdi. 
23 Temmuz 2017 yılında Danıştay 13. Dairesi’de aynı doğrultuda bir karar verdi.  İstanbul Danıştay 6. İdare Mahkemesi Erenler Eğitim ve Kültür vakfı’nın elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına yönelik yerel mahkemenin verdiği kararı onadı. İstanbul 6. İdare Mahkemesinin bu kararına  Esenyurt Kaymakamlığından itiraz geldi. Alınan kararın bozulması için Danıştay’a gönderdi.  Danıştay 13. Dairesi, Kaymakamlığın talebini ret ederek oy çokluğuyla yerel mahkemenin  kararının onadı. 
Türkiye’de bir kısım belediyeler, belediye meclis kararları ile cemevlerinin inşası, cemevlerinin inanç statüsünde kabul edilerek hizmetlerin sunulması ile ilgili kararları alıyorlar. Bu yüreklice aldıkları kararları selamlıyoruz. Son dönemlerde İzmir Belediyesinin Meclis kararı, İzmir’deki cemevlerine soluk aldırttı.  
Yaşadığımız kent,  Mersinde Büyük Şehir Belediye Meclisi, ilin imar planları ile ilgili  yaptığı  meclis toplantısında ilimizdeki  Cemevlerine yapılan yardımlarla ilgili tartışmalarda,  ilçe belediye başkanlarının olumlu görüşleri ve meclis üyelerinin yaptıkları yürekli konuşmaların ardında  yapılan oylamayla Tarsus ilçesinin  Yenice Cemevi’nin bulunduğu parselin ibadet yeri olarak işaretlenmesi oy çokluğu ile  karar altına alındı. 
Temennimiz odur ki bu diğer illerin yerel yönetimlerine emsal örnek olur. Bütün cemevleri’nin üzerinde bulundukları parseller ibadet  yeri olarak tescil edilir. 
Ülkemizde yerel yönetimlerin  alacağı bu tür kararlar, merkezi hükümetin Cemevleri ile ilgili AİHM kararlarını uygulamasına büyük katkıları olur. ‘’diye konuşması tamamladı.