YAŞAM
Giriş Tarihi : 21-01-2021 09:56

Şehir hayatından sıkılıp dağa kaçtılar...

Bursa’da şehir yaşamından bıkan Tekin çifti her şeyi geride bırakıp karla kaplı Uludağ’a yerleşti. Doğa sporları ile ilgili outdoor malzeme satışı yaptıkları iş yerlerini tasfiye ederek yeni maceraya yelken açan çift, tek göz tahta baraka ile başladıkları yaşam alanlarını kısa sürede kampçıların uğrak yeri haline gelen kamping alanına çevirmeyi başardı..

Şehir hayatından sıkılıp dağa kaçtılar...

Bursa’da şehir yaşamından bıkan Tekin çifti her şeyi geride bırakıp karla kaplı Uludağ’a yerleşti. Doğa sporları ile ilgili outdoor malzeme satışı yaptıkları iş yerlerini tasfiye ederek yeni maceraya yelken açan çift, tek göz tahta baraka ile başladıkları yaşam alanlarını kısa sürede kampçıların uğrak yeri haline gelen kamping alanına çevirmeyi başardı.
15 yıl önce tanışıp 5 yıl öncede evlenen Uğur ve Sema Tekin çifti evliliklerinin 4. yılında şehir yaşamından sıkılıp doğaya kaçmayı tercih etti. Yaşadıkları şehir merkezindeki evlerini satıp iş yerlerini de tasfiye eden çift Kestel ilçesinin Uludağ eteklerindeki Dağdibi köyüne 3 kilometre mesafede orman içerisinde bir arazi satın aldı. Önceleri haftada sadece bir kez satın aldıkları araziye gelerek çadır kuran çift, daha sonra bir baraka yaparak başladıkları doğa hayatına 5 ayrı evden oluşan kamping ile devam etti. İhlas Haber Ajansı ekibini evlerinde misafir eden çift, doğada geçirdikleri bir günü uygulamalı olarak anlattı.
3 yıl önce eşi Uğur Tekin ile İsviçre ve Fransa’da yaptıkları 1 aylık doğa yürüyüşü sonrasında doğada yaşam fikrinin kendilerinde pekiştiğini belirten Sema Tekin, "Uğur’la yıllardır doğa sporları yapıyoruz. Her ikimiz de doğayı çok seviyoruz. Üç yıl önce İsviçre ve Fransa’da yaptığımız yaklaşık bir aylık doğa yürüyüşünde doğada yaşama fikri her ikimizde de pekişti. Orada kaldığımız kampinglerde doğada da yaşanabileceğini gördük. Son dönemlerde işlerimiz de iyi gitmemeye başladı. Bu çalışmalar için çok fazla bütçemiz de yoktu. Her şeyi kendimiz yaparak burada bir yaşam alanı oluşturduk. Hayatımızı sürdürebilmek için beş dönümlük arazimizi doğada kamp yapmak isteyenlerin hizmetine açtık. Hafta sonları genellikle evli ve çocuklu çiftler müşterimiz oluyor. Biz burada sadece kamping konaklama hizmeti veriyoruz. İsteyen çadır kurabiliyor. İsteyen barakada kalabiliyor. Her anımız dolu, boş zamanımız neredeyse yok. Canımızın sıkılmasına fırsat yok. Yağışlı günlerde de bol bol kitap okuyoruz. Uğur İngilizce öğreniyor. Bende açık öğretimde çocuk gelişim üçüncü sınıfta okuyorum" dedi.
Yaşadıkları yerin rakımının bin 500 metre olduğunu ifade eden Mehmet Uğur Tekin, "Bu seviyelerde sebze yetiştirmek zor. Geçen yıl ektiğimiz hiç bir sebzeden ürün alamadık. Köy hayatına alıştık. Tavuklarımız, köpeklerimiz, kedimiz var. Burada köylülerle aramız iyi. İhtiyacımız olduğunda yardımımıza koşuyorlar. Biz onlara, onlar bize alıştı. Kış günlerinde kötü havalarda bir ihtiyacımız olup olmadığını arayıp soruyorlar. Onların bu insancıl davranışlarından mutlu oluyoruz" dedi.
Hayal etmekle gerçeklerin farklı olduğunu dile getiren Mehmet Uğur, bütün zorluklarına rağmen ormanda yaşamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.