YAŞAM
Giriş Tarihi : 13-02-2021 09:04

Tarihi çarşıda ayakkabıcılık tarih olmasın diye işinin başında

Adana’nın Kozan ilçesinde yaklaşık 50 yıldır el yapımı ayakkabılar üreten 62 yaşındaki İhsan Çıbık, sanat olarak gördüğü mesleğinin teknolojiye yenik düşmemesi için tezgâhını terk etmiyor..

Tarihi çarşıda ayakkabıcılık tarih olmasın diye işinin başında

Adana’nın Kozan ilçesinde yaklaşık 50 yıldır el yapımı ayakkabılar üreten 62 yaşındaki İhsan Çıbık, sanat olarak gördüğü mesleğinin teknolojiye yenik düşmemesi için tezgâhını terk etmiyor.
Kozan’ın tarihi Yukarı Çarşı’sında zamanında onlarca ayakkabı ustası olduğunu tamamına yakınının zamana ve teknolojiye yenik düşerek dükkan kapattığını belirten İhsan Çıbık, mesleğini gelecek nesillere aktarmak için her gün işinin başında olduğunu kaydetti. Yeni nesillerin bu mesleği sahiplenmesi gerektiğini kaydeden İhsan Çıbık, 3 çocuğunu ayakkabı yaparak büyüttüğünü zamanında Barış Manço’nun sahne ayakkabısını bile kendisinin diktiğini söyledi.
Kozan’da yarım asırdır ayak ölçülerine göre, deriden el yapımı isteğe bağlı kişiye özel ayakkabılar yaptığını kaydeden İhsan Çıbık, “Kozan Kunduracılar odası eski başkanıydım. Ayakkabı üzerine her işlemi yapıyoruz. Şimdi fabrikaların yaptığını, biz elimizle yapıyoruz. Şuan bu işi yapan insan sayısı bir elin parmağını geçmez. Meslek bitmek üzere. Yeni nesil yetişmiyor. Okulu yok. Fabrika da bir günde 2 bin 700 çift yapılırken biz günde bir, iki çift ayakkabı üretebiliyoruz. Şimdi o bile gelmiyor. Ayda bir anca sipariş alıyoruz, yevmiyemizi bile çıkaramıyoruz. Biz ayakkabıyı ayağın şekline göre yapıyoruz. Hazır ayakkabılar standart oluyor. İçi, dışı deri daha sağlıklı” dedi.
Babam ’buranın hep kunduracı esnafı olduğunu’ söylerdi diyen Çıbık, “Şimdi 2 kişi kaldık. 50 yıldır bu işi yapıyorum. 2 çocuğum öğretmen oldu, biri telefon tamircisi. Bu yaşamak değil, hayatı devam ettirmek. Biz sabah dükkanı açarız, akşam kapatırız. Ayağı genelde sorunlu olanlar bize gelir. Ayakkabı bulamayanlar bize gelir. Aylık ortalamaya vurduğumuzda yevmiyemiz anca çıkar. Bir tane, iki tane ile aylığımız bin TL’ye bile gelmez. Anılarımız çok. Barış Manço’ya bir günde burada konseri vardı. Beyaz takımına bir yumurta topuk ayakkabı yaptık verdik. Bayramlarda sabah ezanlarına kadar çalışırdık. Şimdi müşteri arıyoruz bulamıyoruz. Eğer üniversitelerde liselerde eğitim olursa inşallah toplum yararına olur. Bu ülkede balık tutmayı öğretmek istiyoruz. Bu meslek kaybolduğu zaman ele muhtaç oluruz. Fabrikalar şimdi ucuz veriyor ama bu meslek tükendiği zaman istedikleri fiyata verebilecekler” diye konuştu.