SİYASET
Giriş Tarihi : 05-04-2021 13:47   Güncelleme : 05-04-2021 14:30

Yeşilboğaz: 'Bir gece ansızın her şey olabilir dönemindeyiz!'

Mersin Baro Başkanı, Av. Bilgin Yeşilboğaz, 5 Nisan savunma mesleği adına, adalet adına ve hukuk adına umutla bakamadıkları bir kara gün olduğunu belirterek: 'Bir gece ansızın her şey olabilir dönemindeyiz' dedi.

Yeşilboğaz: 'Bir gece ansızın her şey olabilir dönemindeyiz!'

Mersin Baro Başkanı, Av. Yeşilboğaz, 5 Nisan Avukatlar günü dolayısıyla bir yazı açıklama yaptı. Hukuk adına kötü bir dönemle karşı karşıya olduklarını bildirdi.

Av. Yeşilboğaz'ın açıklaması şöyle:

"5 Nisan savunma mesleği adına, adalet adına ve hukuk adına umutla bakamadığımız kara gündür,

Bugün adaletin, hukukun en ızdıraplı döneminin yaşandığı gündür.

5 Nisan Avukatlar Günü sadece avukatların sorunlarını değil, ülkedeki tüm hukuksuzlukları bir kez daha haykırma günüdür.

Avukatların her günü, her dakikası hukuksuzluklarla mücadele günü olduğu gibi, 5 Nisan Avukatlar Günü de kutlama değil, mücadele günüdür. Ülke olarak adaletsizlik kuşatmasıyla karşı karşıya olduğumuz, Türkiye’de hukuksuzluğun bir günlük bilançosunda dahi insanların çok ağır bedeller ödediği, avukatların her daim tehlike altında olduğu, hukukun işlevsizleştiği, her insanın adalet özlemiyle kavrulduğu, bu nedenle avukatların ülkenin dört bir yanında adalet ateşini yaktığı, savunma özgürlüğünün, düşünce ve ifade özgürlüğünün tutuklandığı bir ülkede, biz avukatların her günü mücadele günüdür. Karanlıkları cübbemizle aydınlattığımız gün, yeryüzü adaletin yüzü olduğu gün, 5 Nisan avukatlar için kutlama günü olacaktır.

“Bir gece ansızın her şey olabilir” dönemindeyiz!

Bir gece ansızın İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilerek kadın haklarına, çocuk haklarına ağır darbe yapıldığını, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına gözlerin ve kulakların kapatıldığını gördü bu ülke.

Bir gece ansızın üniversitelere, belediyelere kayyum atandığını, doğanın, yaşam alanlarımızın rant uğruna talan edildiğini gördü bu ülke.

Bir gece ansızın hukuksuzca avukatların, gazetecilerin, akademisyenlerin, öğrencilerin, siyasilerin tutuklandığını, vurulduğunu gördü bu ülke.

Baroların bölünmesi yasasına karşı, savunma yürüyüşü yapan baro başkanlarına Ankara’nın girişinde, milletin iradesini ve egemenliğini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde yapılan polis kuşatmasını gördü bu ülke.

Emekçinin alın terini, fakirin ekmeğini sömürü torbasına sığdırmaya çalışan yasa düzenini gördü bu ülke.

Tarife sığmaz halimiz. Aklın, vicdanın, hukukun ve demokrasinin bittiği yerdeyiz.

Değerli meslektaşlarımız;

Dünyayı ve ülkemizi saran corona virüs salgını tedbirleri nedeniyle meslektaşlarımızla bir arada olamasak da, meslektaşlarımız için gerek ferdi olarak, gerekse diğer barolarla birlikte mesleğimizin, hukuk sistemimizin ve ülke sorunlarının çözümüne yönelik mücadelemizi sürdürüyoruz.

Pandemi ile ülkemizdeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, mesleğimize çok ciddi zararlar vermekte, meslektaşlarımızın çok ciddi mağduriyetler yaşamasına sebep olmakta ve avukatlık mesleğini geriye götürmektedir. İçinde bulunduğumuz bu zor sürecin en az zararla atlatılması için en büyük katkıyı sunan meslektaşlarımızdır, hukukçulardır. Bu konudaki rolleri yadsınamaz olan tüm meslektaşlarımıza tek tek teşekkür ediyorum."