EKONOMİ
Giriş Tarihi : 14-04-2021 13:12   Güncelleme : 14-04-2021 14:48

Özdemir: “Orman varlığı potansiyelimizi değerlendiremiyoruz”

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin’in ormanlık alan açısından Türkiye’nin en büyük 3’üncü ili olmasına karşın, orman ürünleri ihracatında 10’uncu sırada yer aldığını belirterek, “Mersin, 74 milyon dolar ile bu pastadan sadece yüzde 1,3 pay alabildi. Ayrıca, kentimizin 1,9 milyar dolarlık ihracatı içerisinde mobilya, kağıt ve orman ürünlerinin payı yüzde 4 dahi değildir. Potansiyelimizi değerlendiremiyoruz” dedi..

Özdemir: “Orman varlığı potansiyelimizi değerlendiremiyoruz”

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin’in ormanlık alan açısından Türkiye’nin en büyük 3’üncü ili olmasına karşın, orman ürünleri ihracatında 10’uncu sırada yer aldığını belirterek, “Mersin, 74 milyon dolar ile bu pastadan sadece yüzde 1,3 pay alabildi. Ayrıca, kentimizin 1,9 milyar dolarlık ihracatı içerisinde mobilya, kağıt ve orman ürünlerinin payı yüzde 4 dahi değildir. Potansiyelimizi değerlendiremiyoruz” dedi.
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, yaptığı açıklamayla Mersin’in orman ürünleri potansiyeline dikkat çekerek, bu potansiyelin değerlendirilememesinden yakındı. Korona virüsle mücadele kapsamında alınan önlemlerin, başta mobilya ve kağıt olmak üzere orman ürünlerine dayalı ürün satışlarını yükselttiğini vurgulayan Özdemir, kağıt ve suntanın ana maddesi olan kereste fiyatlarının 2020’nin şubat ayı sonundan bugüne kadar dünya genelinde 4 kat arttığının altını çizdi.

“Potansiyelimizi değerlendiremiyoruz”
Bu durumun, Mersin açısından iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten Özdemir, Orman Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre Mersin’in toplam alanının yüzde 54’ünün ormanlık alan olduğunu kaydetti. Mersin’in, 835 bin hektar ile ‘ormanlık alan’ açısından Antalya ve Kastamonu’nun ardından Türkiye’nin en büyük üçüncü ili olmasına karşın, bu potansiyelini değerlendiremediğini dile getiren Özdemir, “Ancak, bu alanın yüzde 44’lük bölümü ‘bozuk orman alanı’ statüsündedir. Türkiye İhracatçılar Meclisi sınıflandırmasına göre 2020 yılında Türkiye’nin bu sektörde 5,6 milyar dolar ihracatı bulunuyor. Bunun yüzde 44’lük bölümünü kağıt, karton ve matbu yayınlar, yüzde 34’lük kısmını mobilyalar, yüzde 14’ünü kereste ve kalan yüzde 8’lik bölümünü diğer ürünler oluşturdu” ifadelerini kullandı.

“Mersin, bu pastadan sadece yüzde 1,3 pay alabildi”
Mersin’in, böyle bir potansiyele sahip olmasına karşın ihracattan aldığı payın çok düşük olduğuna dikkat çeken Özdemir, şunları kaydetti:
“Mersin, 74 milyon dolar ile bu pastadan sadece yüzde 1,3 pay alabildi. Ayrıca, kentimizin 1,9 milyar dolarlık ihracatı içerisinde mobilya, kağıt ve orman ürünlerinin payı yüzde 4 dahi değildir. Sonuç olarak, toplam orman varlığı açısından ülkemizin en büyük 3’ncü şehri olan Mersin, ormancılık ürünleri ihracatında 10’uncu sırada bulunmaktadır. Kayseri, Gaziantep ve Adana gibi orman alanı açısından Mersin’den geride olan komşu iller kentimizi geride bırakmaktadırlar.”

“Bugünden yeni bir eylem planı yapılmalı”
Sektörde hem yurt içinde hem de ihracat fırsatları açısından önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayan Özdemir, “Örneğin, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kağıt, karton ve bunlardan yapılan eşyalardan ülke olarak ithalatımız 2,4 milyar dolar düzeyinde. Benzer şekilde 748 milyon dolarlık odun hamuru, 430 milyon dolarlık da ağaç ve ahşap eşyayı yurt dışından tedarik ediyoruz.
Dolayısıyla kent olarak sektördeki artan talep yapısının iyi incelenmesi ve geleceğe yönelik bir eylem planının bugünden yapılması gerektiğini düşünüyorum. Nitekim bakanlığımız da Üçüncü Tarım Orman Şurasında ormancılık ürünlerinde ihracat gelirlerini arzu edilen seviyelere çıkarmak için marka, kalite, standardizasyon, tanıtım ve özendirme çalışmalarının destekleneceğini belirtmişti. Bunun yanında orman köylülerinin gelir seviyelerinin artırılması için odun dışı orman ürünlerinin çeşitlendirilmesi, tarımsal ormancılığın teşvik edilmesi, ahşap kullanımının yaygınlaştırılması, ulusal orman envanterinin tamamlanması gibi önemli başlıklar belirlenmişti. Bu doğrultuda, mevcut orman alanlarının artırılması, bozuk statüde bulunan alanların verimli hale dönüştürülmesi, talep gören ürünlerin üretilmesine yönelik dikim politikasının uygulanması ve bu ürünlerin işlenmesine dayalı sanayinin geliştirilmesi halinde kentimiz açısından yeni bir üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapısı açılacağı kanısındayım” dedi.