GÜNCEL
Giriş Tarihi : 17-06-2021 12:04

Silifke’de ata tohumu sarı buğdayın ikinci hasadı yapılıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesince ata tohumlarının desteklenmesi kapsamında hayata geçirilen, “Yerel Buğday Çeşitlerinin Yerinde Korunması ve Pazarlanması Projesi’ kapsamında Silifke’nin Balandız Mahallesi’nde dağıtımı yapılan ata tohumu sarı buğdayın ikinci hasadı yapılıyor..

Silifke’de ata tohumu sarı buğdayın ikinci hasadı yapılıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesince ata tohumlarının desteklenmesi kapsamında hayata geçirilen, “Yerel Buğday Çeşitlerinin Yerinde Korunması ve Pazarlanması Projesi’ kapsamında Silifke’nin Balandız Mahallesi’nde dağıtımı yapılan ata tohumu sarı buğdayın ikinci hasadı yapılıyor.
Konya Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsünün bilimsel çalışmaları baz alınarak, Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde üreticiyi desteklemek ve ata tohumlarına sahip çıkmak amacıyla yapılan projede, üreticinin yüzü gülüyor. Silifke’de gerçekleştirilen buğday hasat töreninde konuşan
Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülcan Kış, tarıma verdikleri destekleri anlatarak, “Atalık yerel tohumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü tüm dünyayı etkileyen salgın döneminde de bir kez daha görülmüştür ki, tarım olmadan, güvenli gıda olmadan gelecek olmaz. İşte onun için çiftçilerimizi ve üretimi destekliyoruz. Çünkü üreten, ürettiğini paylaşan toplumların ayakta kaldığını çok iyi biliyoruz. İşte bu nedenle, özellikle aile işletmelerimizi bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
“Tarlada izi olanın harmanda sözü olur. Ne mutlu ki izimiz var, sözümüz var”
Tarımın insan yaşamı için ne kadar kutsal olduğuna değinen Kış, “Hasat, bir yıllık emeğin, alın terinin ve bekleyişin sonunda yaşanan coşkulu bir bayramdır. Bugün biz burada sadece atalık sarı buğdayın hasadını yapmayacağız. Bu süreçte, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Başkanımız Vahap Seçer’in her zaman yanımızda olduğunu da bilerek, her anı emekle, sabırla geçen bir çalışmanın neticesini hep birlikte alacağız. Hani güzel bir sözümüz var; tarlada izi olanın harmanda sözü olur. Ne mutlu ki izimiz var, sözümüz var” diye konuştu.
Meral Seçer: “Sarı buğdayın ulusal alanda tanınırlığını, bilinirliğini artırmak istiyoruz”
Projenin paydaşlarından Mersinden Kadın Kooperatifi’nin Başkanı Meral Seçer, proje kapsamında kooperatif olarak ürünün hasadından kaynatılmasına kadar her aşamasında yer aldıklarını ifade ederek, “Biz Mersinden Kadın Kooperatifi olarak bu projeye geçen yıl paydaş olduk. Sarı buğdayın hasadından pazarlamasına kadar olan süreçte, bunların tüm çalışmalarında kadın kooperatifi olarak pek çok konuya dokunduk. Kooperatif olarak bizim amaçlarımızdan biri atalık tohuma sahip çıkmak, onu korumak. Sarı buğdayın ulusal alanda tanınırlığını, bilinirliğini artırmak istiyoruz. Bununla alakalı olarak, ürünün hasadından başlayarak, onun elleçlenmesi, kaynatılması, katma değerli ürünler haline getirilmesinden tutun, paketlemesine ve pazarlamasına kadar olan süreçte Mersinden Kadın Kooperatifi ortaklarımız ve kadınlarımızla birlikte faaliyetlerimizi sürdürdük” ifadelerini kullandı.
Proje kapsamında hasadı yapılan sarı buğdayı almak için birçok talep bulunduğuna değinen Seçer, “13 çiftçiden aldığımız sarı buğdayı biz katma değerli ürünlere çevirdik. Bundan bulgur, erişte, un, dövme gibi çok güzel ürünler ürettik. Bu ürünlerin, sarı buğdayın ulusal alanda tanınırlığını artırmak için patentini aldığımız ‘Mersinden’ markasıyla, bu sarı buğdaydan ürettiğimiz katma değerli ürünleri pazarlara sunduk. İnsanlardan çok memnuniyet verici dönüşler oldu” dedi. Seçer, bu ürünleri elde etmelerinde çiftçilerin ilaçsız üretim yapmalarının büyük rolü bulunduğunu belirterek, çiftçilere “Sizlere bir kez buradan teşekkür etmek istiyorum, ellerinize sağlık” sözleriyle seslendi.
“Ata tohumu, atalarımızdan bir miras ve biz bunu gelecek nesillerimize aktarabiliyoruz”
Meral Seçer, atalık tohumların genetiği değiştirilmemiş sağlıklı tohumlar olduğunu sözlerine ekleyerek, “Ata tohumundan üretilmiş bir buğdayda, bir domateste aynen geçmiş zamanda yediğimiz tohumlardan olan ürünlerin lezzetini alabiliyoruz. Yani bünyesinde barındırdığı lezzet değişmiyor. Tadıyla, aromasıyla gerçekten başka güzel bir tohum. Ata tohumunun sağlıklı beslenmenin yanında diğer bir yönüyle baktığımızda geleneklerimiz ve kültürümüz olduğunu görüyoruz. Yani ata tohumu atalarımızdan kalan bir miras ve biz bu mirası gelecek nesillerimize aktarabiliyoruz” şeklinde konuştu.
“Ata tohumları sayesinde hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkmış olacağız”
Ata tohumunun sürdürülebilir olmasının önemine de değinen Seçer, şunları söyledi:
“Ata tohumunda çiftçimiz seneye tekrar bu ürününü üretmek istediğinde onun tohumunu kendi ürettiği ürününden ayırabiliyor. Yani bu da nesilden nesle geçmesine sebep oluyor. Bundan dolayı ata tohumunun gelecek nesillere aktarılabilmesi için bu tür faaliyetlerin yapılması çok kıymetli. Biz gelecek nesillerimizi korumak için ata tohumuna sahip çıkmak zorundayız. Bu tohumlarımızı yaşatmak için üretmek, üreterek çoğaltmak ve paylaşmak zorundayız. Ata tohumları sayesinde hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkmış olacağız."
“Bu iş tam anlamıyla Türkiye’ye örnek bir yapı teşkil etmiş durumda”
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Fatih Özdemir, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da hasadın yapılmasından duydukları mutluluğu dile getirerek, “Bu işlere başladığımızda yapmak istediğimiz noktaya geldiğimizi fark ediyoruz. Yerel buğdaylar o kadar önemli ve değerli ki ama bu değerlilik sizlerle kıymetleniyor, sizlerle katmerleniyor, yani sizler değerini bilirseniz daha değerli oluyor. Aslında tam istediğimiz noktadayız, bir meşale yaktık, bu devam ediyor ve büyüyor. Belediyemiz bir tarafta, kadın kooperatifimiz bir tarafta, sizler buradasınız. Gerçekten bu iş tam anlamıyla Türkiye’ye örnek bir yapı teşkil etmiş durumda" diye konuştu.