DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
AYÇA ÖZTORUN
AYÇA ÖZTORUN
Giriş Tarihi : 12-09-2017 12:07

O Gece!

İnsanoğlunun çocukluğunda yaşadığı önemli olaylar bilinçaltında saklıdır. Bu olaylar kötü veya iyi olarak yaşamlarını etkiler ve dönem dönem kişinin psikolojik travmalar geçirmesine sebep olur. On iki Eylül sabahı yatağımdan uyandım. Duvarda ki saate baktım. Daha geceye çok var dedim kendi kendime, daha geceye çok! Babaannem geldi gözümün önüne ve gözlerim dolu dolu oldu. Yine zaman makinası beni geçmişe götürmüştü. Sanki ocağımıza düşen ateş şimdi içime düşmüştü. Babaannem dizlerine vuruyor, sıkıntıdan başında ki tülbendini indirip kar gibi beyaz saçlarını yoluyordu. 12 Eylül darbesinde babam İsmail Hakkı Öztorun, dava arkadaşlarıyla birlikte Barış Derneğinin yönetiminde oldukları için yargılanmış ve 12 Eylül den altı yıl sonra, 1986 da, kırk bir yaşında ecelinden önce ölmüştü. Öldüğü gün mahşer yeriydi. Babaannem kuzusuna ağıtlar yakıyordu. “Şu dağlardan haber gelsin, yiğit yavrum gel nerdesin? Anan karaları giydi, güzel yavrum gel nerdesin? Haberlerin duymaz oldum, ellerine değmez oldum, anan ciğerin dağladı, yiğit kuzum sen nerdesin? Sadece anan mı ağlar? Eşin dostun sana yanar, anan ölsün yollarına, gel aslanım sen nerdesin? " Oy! Dedim. Oy! Dün gibi kulağımda o ağırlar. Kendimi bu düşüncelerden arındırmalıydım. O dönemi gözümün önüne bile getirmek istemiyordum. Yüzümü yıkamak için lavabonun yanına geldim. Ama ne yapsam da bilinçaltım izin vermiyordu düşüncelerden sıyrılmama. On iki Eylül'ü düşündüm. O geceyi ve ertesi geceleri. Babam darbe gecesi gözaltına alındıktan bir ay sonra serbest bırakılmış hemen ardından, Barış Derneği davasından hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştı. Babam teslim olmayacaktı. Sivil polisler her gece evimize baskın düzenliyor, annemi ve biz küçücük dört kız çocuğunu acımasızca sorguya çekiyor, ağır kelimeler sarf ederek onurumuzla oynuyorlardı. Eve gelen asık suratlı sivil polis, kız kardeşim Asel’in elinden tutup lavabonun yanına Götürdü onu. Kardeşim beş yaşlarında bir kız çocuğu. "Söyle bakalım baban bu lavabonun altında mı saklanıyor?" Kız kardeşim ağlamaya başladı; "Benim babam kocaman adam, sizden de büyük, sığmaz ki o lavabonun altına!" Dedi. Aklı sıra kardeşimi şaşırtacak ve babamın kaldığı yeri söylemesini sağlayacaktı. Devrimci çocukları doğduğu gün bilir, ispiyoncu olmamayı, insan satmamayı. Evet beş yaşındaki bir kız çocuğunun verebileceği en güzel yanıttı. 12 Eylül'de bedel ödeyen devrimciler, öyle büyüktü ki hepiniz çok korkmuştunuz. Bu nedenle beş yaşındaki çocuğa bile sormuştunuz İsmail Hakkı Öztorun’u. Zindanlarda büyük bedel ödedin baba. Korktular sizlerden. Ulusumuzu aydınlık yarınlara taşımak için verdiğiniz mücadelelerden korktular. İşçi sınıfının, köylünün, fakirin hakkını sorduğunuz için korktular. Hırsız ve soysuz olmadığınız için korktular. Her gece evimize yapılan baskınlarda, namluyu dört kız çocuğuna doğrulttuğunuz gecelerdeki soğuk yüzünüz, zemheri kıştan beterdi. 14 yaşındaki ablamı, babama karşılık Mamak emniyetine götürme çabanız, puslu gecelerin çakalına kesmiş suratlarınızla, ona ne yapmak istediğinizi, anneme ballandırarak anlatmanız ve annemin kartal olup, kuzgunların elinden yavrusunu alma mücadelesini ömrüm boyunca unutmayacağım. O polislerin ve amir olduğunu söyleyen kişilerin yüzünü dün gibi hatırlıyorum. 12 Eylül darbe, acı, hasret, zindan ve ölümler getirdi. Kenan Evren'in onayı ile yaşı tutmayan gencin bir gecede yaşını büyütüp idam ettikleri, nice yiğitlerin işkence tezgâhlarından geçtiği kara tarih olarak hafızalarda kalacaktır. Babam ve dava arkadaşları yurtsever, barışı savunan, her türlü savaşa ve totaliter sistemlere karşı, birbirinden donanımlı aydın insanlardı. BARIŞ onların ilkesiydi. "Ulusal bağımsızlık, hiçbir gücün hiçbir ulusun buyruğuna peşkeş çekilemez. Ulusal bağımsızlık, Türk ulusunun ve onun bir bireyi olan bizlerin künyesine kazınmış namusudur." diyen babamı, vatan peşkeşçisi kompradorlar sevmeyecekti ve tabi ki yargılayacaklardı. Kötünün bam teline dokunmuşlardı. Savaş çığırtkanlığı yapıp, savaşı ticari rant haline getiren insanların ve emperyalist ülkelerin işine gelmezdi böyle düşünen insanlar. Tarih yüz yılda geçse kötüyü yargılar ve unutmaz. 12 Eylül’ü kimse unutmadı unutmayacak. O dönem askeri mahkemelerde tek tip elbiselerle yargıladığınız insanlar, bu acıyı hak etmiyordu. Unutmayın ki kestiğiniz ulu çınarların fidanları da fidan vermeye durdular. Çoğalıyoruz ve nesilden nesile aktarıyoruz zalim darbenizi. Tüm günümü bu düşüncelerden sıyıramayıp evde geçirmiştim. Saate baktım. İşte tam bu saat dedim. Onu alıp götüreceklerdi. Babamızı bilinmeyene götüreceklerdi. Babam hiç telaş etmedi ve anneme seslendi; “Necla, en güzel kıyafetimi getir. Ölüme de sorguya da dimdik çıkmak istiyorum. Korkma ve endişe duyma kötü olan bir şey yapmadım ulusumun şerefini kendi şerefim saydım.” deyip bizi tek tek öptü. Babamı alıp götürdüler. Arkasından baka kaldım. O dönem çok insan işkencelerden geçip zindanlarda yattı. Onlar mahpusta yatarken, bu zulmü yaşatanlar emin olun kendi vicdanlarının mahpusunda müebbet kalacaklar. Babamın fotoğrafını elime aldım. Göremedin canım babam, senin öldüğün yaşa geldiğimi. Hissedemedin torun sevgisini, Genç yaşta alıp götürdü seni bizden zindanların rutubeti. Keşke ben ölseydim senin yerine. Çok özledim seni. Elimi tuttuğunda minik adımlarla oyalanarak yürürdüm. Sende tebessüm ederek, yorma beni hadi demelerini özledim. Senin kucağında uykuya dalmayı özledim. Senden gelen mektupları, ellerin değdi diye koklamayı özledim. Çocukken, Alâddin’in sihirli lambasından çıkıp, zindanlara sessizce girip, seni görmeyi ve zalimlerin elinden kurtarmayı hayal ederdim. ÖZLEDİĞİM SENDİN BABAM. BEN SENİ ÇOK ÖZLEDİM. Tüm dostların seni sevgiyle anıyor. Sen Çukurova çocuğuydun. Geçmişini inkâr etmeyip, dedemle nenemin işçi ve yoksul halleri ile seni yetiştirdiklerinden bahseden gönlü zengin babam, rahat uyu. İyi ki babamsın. Dört çocuğunu merak etme herkes benim yazılarıma sahip çıkıyor. Herkes bana kol kanat geriyor. Çünkü biliyorlar barışa ve aydınlığa adanmış bir yaşamın çocuğu olduğumu. AYÇA ÖZTORUN HALAMIN BABAMA AĞIDI Şu kalenin başı dölek Yağar yağmur olur gölek Birden bire nasıl vurdun Gadasını aldığım felek Karşıda resmin takılı Cebinde mendil sokulu Hakkı küçük adam değil Battal ağanın torunu Dört tane var kuzusu İçerden çıkmaz sızısı Ağlamayın kurban olam Bu da alnınızın yazısı Şunları nasıl edeyim Anam karı, babam koca Kurban olduğum babam oğlu Okuyup da olmuş hoca Gazetelere basılmış yazısı Var mıydı senden güzel Mecliste konuşma yapık Söylemişler değmiş nazar Vardımıdı mezarına Nurlar değmiş üzerine Dergisini tez gönderin Selam söylen yazarına Alnında kara kekili Bende koymadın akılı Ben bir aslanı kaybettim Adana Milletvekili RAHİME ÖZTORUN TOKUŞ
NELER SÖYLENDİ?
@
AYÇA ÖZTORUN

AYÇA ÖZTORUN

DİĞER YAZILARI SELAMINI ALINCA GÖZYAŞLARIM SEL OLDU AKTI. 01-07-2020 20:24 “tıpkı ellerim senin ellerin” 21-06-2020 12:05 KORONAYI SAV VARTAN DAYI 15-06-2020 11:27 DİKKAT! 12-04-2020 10:42 BİZ DEĞİL, SİZ VERECEKSİNİZ! 08-04-2020 08:11 KORONAYI SAV VARTAN DAYI 02-04-2020 04:01 Yine de gülelim, ille de gülelim, Biz her türlü pisliği yeneceğiz 29-03-2020 11:11 KORONA YÜZÜNDEN ALDATTIM 24-03-2020 17:41 'Ateşe verin, yakın onları' diyen şarlatanlar! 20-03-2020 11:48 HALK ADAMLARINA BAKIN HELE! “SANATÇIYMIŞ FULARLI EŞEK” 10-03-2020 10:04 DESTANDIR ÇUKUROVA 05-03-2020 20:50 GEYİK MUHABBETİ 30-12-2019 06:03 “Yazık, çok yazık!” 28-09-2019 06:10 Bıçak kemiğe dayandı 23-08-2019 20:10 SENİN ÇOCUK KRAL DA BİZİM ÇOCUK HAMAL MI? 19-08-2019 09:27 YA SEV YA TERKET! 22-06-2019 09:16 GÖZYAŞI VE ÖLÜM IRKÇILIĞIN UTANCI OLSUN! 20-06-2019 08:42 NEREDEN NEREYE 24-04-2019 22:37 Tarih unutturmayacak haini ve namussuzu! 24-01-2019 21:10 Sussan olmuyor, susmasan olmaz 09-01-2019 00:45 VAKİT ÖYLE BİR VAKİT Kİ ANLIYON MU 29-11-2018 09:32 ÇAY VE İNCE BELLİ BARDAK ŞEHVET UYANDIRIYOR!.. 31-10-2018 07:37 ARA GÜLER’İN ARDINDAN 19-10-2018 07:15 Beni Seçerseniz! 17-10-2018 13:46 DANAM KAÇTI ALLAHIM ŞAŞTI 18-08-2018 09:41 KARARDI SABAHLAR GECEYE KARIŞARAK 10-08-2018 05:45 KİN 01-08-2018 07:02 BUNLARIN NAMUSU BU KADAR! 21-07-2018 09:26 TREN KAZASI ÜZERİNE 11-07-2018 13:17 LEYLA’NIN ARDINDAN 05-07-2018 16:01 SELAM OLSUN ÇUKUROVA'YA 30-04-2018 07:54 MUSTO DAYI .1. 09-04-2018 18:37 “işte bu bizim hikâyemiz öyle saf öyle temiz!” 05-04-2018 05:33 NERELİSİN? ZÜĞÜRT ADASINDANIM... 29-11-2017 11:16 SANAL KLAVYE FAHİŞESİ GEL GEL FACABOK’A GEL 26-11-2017 10:06 DİN İLE İMAN PARA İLE AVRAT 08-11-2017 11:13 Yazma Ayça din kardeşiyiz 20-10-2017 10:08 El arkayla kalkar!. 18-10-2017 11:42 GÜLE GÜLE PENÇİK GÜLE GÜLE 17-10-2017 15:10 KARARDI SABAHLAR GECEYE KARIŞARAK 23-09-2017 11:09 O Gece! 12-09-2017 12:07 YALNIZKEN ALDATTIM SİZİ 04-09-2017 10:59 SEN NE YAPACAKSIN VATAN ŞAŞMAZ’I FİLİZ AKER’İ 02-09-2017 08:49 Bayram Hikayesi! 01-09-2017 12:40 MAHALLENİN DELİSİ (ÖYKÜLER-2) 30-08-2017 07:54 İKİ GÜZEL İNSAN 28-08-2017 13:22 ÖYKÜLER-1 18-08-2017 16:01
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK2960
  • 2Trabzonspor2958
  • 3Sivasspor2953
  • 4Galatasaray2952
  • 5Beşiktaş2950
  • 6Fenerbahçe2946
  • 7Alanyaspor2945
  • 8Göztepe2938
  • 9Antalyaspor2937
  • 10Gaziantep FK2935
  • 11Kasımpaşa2935
  • 12Denizlispor2932
  • 13Gençlerbirliği2931
  • 14Çaykur Rizespor2929
  • 15Yeni Malatyaspor2928
  • 16Kayserispor2928
  • 17Konyaspor2927
  • 18MKE Ankaragücü2925
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsin?
ARŞİV ARAMA