DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
İbrahim Arı
İbrahim Arı
Giriş Tarihi : 24-10-2017 08:52

MISIR’DAN – 4 "PİRAMİTLER"

Nihayet çok sıkı güvenlik önlemleri altında piramitlerin bulunduğu alana giriyoruz. Nil Nehri’nin yosun kokusuyla karışık çöl rüzgarı yüzümüzü okşuyor. Etraf ana baba günü. Kalabalığın çoğu Japon turist... "Milli gelir yüksek olunca ve bu milli gelirden herkes biraz olsun eşit pay alınca işte yurttaşı da gezip ve görüyor" diye mırıldanıyorum. Yan tarafta ise para kazanma derdinde, gelir düzeyleri arasındaki korkunç uçurumu yüzümüze vurup huzursuz eden gariban Mısır çocukları...
Rehberimiz ikram edilen yiyecekleri yemememiz ve cep telefonumuzu fotoğraf çektirmek için kimseye vermememiz konusunda uyarıyor.

Dünyanın yedi harikasından biri olan Keops Piramidi’nin tam önündeyiz. Rehberimizin verdiği bilgilere göre Keops Piramidi 10-15 ton ağırlığında 2.300.000 blok taşın üst üste yığılmasıyla oluşturulmuş. Bazı blok taşlar benim boyumdan yüksek. Yüksekliği 147 metreymiş ancak zamanla tepeden 10 metre kadar aşınmış ama hala çok etkileyici ve büyüleyici. Dilimiz damağımız tutuluyor...

Piramit dörtgen tabanlı. Sadece bir kenarı 227 metre olmak üzere tabanı 50.524 m² bir alanı kaplıyormuş. Piramidin içinde, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar yukarıda olmak üzere Keops’un odası bulunuyormuş. Firavun’un mumyası, hazinesi ve özel eşyaları da bu odadaymış. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6 metre yükseklikteymiş. Buraya 50 metrelik bir dehlizden giriliyormuş ve orada biri kraliçeye ait iki oda daha varmış.

Merakımızın ve heyecanımızın arttığını gören rehberimiz; "Rahat olun! Bahsettiğim 50 metrelik koridorlardan girip Firavun odasını siz de göreceksiniz" diyor. Keops Piramidi’nin yanında biraz daha küçük olan Kefren ve Mikorinos piramitleri var. Ayrıca, içlerinde prenseslere ve Firavun'un en yakın yardımcılarına ait mumyaların bulunduğu beş piramit daha varmış. Piramitlerin hepsini aynı anda görebilmek için develere binip biraz ilerideki tepeye çıkıyoruz. Çöldeyiz, hava açık ve gayet güzel. Bir yanda bana oldukça yorgun görünen Kahire, diğer yanda dev piramitler var. Hemen cep telefonlarımızı çıkarıp bu mükemmel anı ve görüntüleri kaydediyor piramitlere parmaklarımızla bastırıp avucumuzun içine alıyoruz.

Bulunduğumuz nokta Napolyon’un, 1798'de Mısır'a girdiğinde askerlerine; "Askerler, piramitlerin tepesinden 40 yüzyıl bize bakıyor" dediği yer.
Pramitlerin; Orion takımyıldızının izdüşümünü yansıtmaları,
yılın belli günlerinde ışık alan odaların tasarımı,
piramidin üstünden geçen meridyenin tüm dünya üzerindeki karaları ve denizleri iki eşit parçaya bölmesi,
en uzun mesafe boyunca karada ilerleyen boylam (doğal sıfır boylamı) olması,
Keops'un yüksekliği ile çevresi oranlandığında Pi sayısına çok yakın bir değer elde edilmesi,
piramidin ağırlığının 10 üzeri 15 ile çarpıldığında dünyanın ağırlığını vermesi,
yüksekliğinin bir milyar katının dünya - güneş mesafesine eşit olması piramitleri bu denli gizemli yapan ilginç özelliklerindenmiş…

Rehberimizin anlattıklarına göre, taş ocaklarından çıkarılan ve Nil Nehri üzerinden sallarla getirilen ağır granit blokları, piramidin üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmış ve sadece Keops Piramidi 100.000 kişinin çalıştırılmasıyla 30 yılda tamamlanmış. Daha sonra da Keops'un ve eşinin mumyalanmış cesetleri eşsiz hazineleri ile birlikte bu mezara yerleştirilmiş.

Hazine ve mezar deyince aklıma Mut - Balabolu’daki define avcıları tarafından parçalanmış erken Roma dönemine ait lahit mezarlar geliyor. İşte burada da zaman zaman firavunların hazineleri yağmalanmış, çalınmış, satılmış ve de kaçırılmış. Tarih bilinci şart; yetkim olsa başta tarih öğretmenleri olmak üzere tüm eğitimcilerin ve öğrencilerin tarihin medeniyetlerini yerinde görmelerini sağlardım…

Rehberimizin bahsettiği 50 metrelik tünele benzeyen dar ve karanlık dehlizlerden girip Firavun’un odasına iniyoruz. Oda boş. Mezar odası olduğunu bildiğimizden midir nedir, içim bir tuhaf oluyor. İçerideki mumyaları ve hazineleri; altın muhafazaları ile birlikte, tarih hazinelerini sergileyen Kahire Müzesi’nde görmüştük. Bir özçekim de burada yapıp kendimizi dışarı atıyoruz.

Etrafımızdaki, bir şeyler satma, para kazanma derdinde oğlum yaşında küçük çocukların arasından burnu çöl rüzgarından aşınmış Büyük Sfenks’e doğru yol alıyoruz. Yol boyunca kenarlarda antik çağı çağrıştıran hediyelik eşyalar satılıyor. Hediyelik eşyalar arasından Tanrıça Bastet’i temsil eden kedi heykelleri dikkatimi çekiyor. Eski Mısırlılar, yaşamdan sonraki hayata inandıklarından onlarla tekrar birlikte olabilmek için ihtiyaç duydukları her şeyi birlikte mumyalatırmış. Bu yüzden Nil vadisinde tarım ürünlerini depoladıkları ambarları fareler basınca kedilerin fareleri yakaladığını farketmişler. Kedileri üstün yaratık olarak görmelerinin nedeni oymuş. Hatta kutsal saydıkları kedileri de mumyalamışlar.

Kedilerle ilgili ilginç bir olayda şöyle gelişmiş: M. Ö. 525 yılında Pers kralı 2. Kambis, askerleriyle Mısır'ın kapılarına dayanıyor ama Peluz'da bekleyen Mısır ordularının direnişiyle karşılaşıyor. Ancak kurnaz Pers kralı, Mısırlıların hassasiyetini göz önüne alarak çevrede ne kadar kedi varsa, askerlerine toplattırıp onları birer kalkan olarak kullanıyor. Mısırlılar da Tanrıça Bastet'in temsilcisi kedilere zarar gelmesin diye silahlarını bırakarak teslim oluyorlar.

Kafası Firavun başı olan, yatan aslan biçiminde pençelerinin arasında bir tapınak olan Büyük Giza Sfenksi’ne geliyoruz. Sfenks 73.5 metre uzunluğu, 6 metre genişliği ve 20 metre yüksekliği ile dünyanın en büyük tek taş heykeliymiş. Yüzü doğuya dönük olan Sfenks, doğan güneşi ve Firavun için yeniden dirilişi temsil ediyormuş. Buradan da görüntüler alıyor, özçekimlerimizi yapıyoruz.

Bu güzel Antik Mısır tarihi yolculuğunun ardından otobüsümüze doğru yol alıyoruz. Önümüzde 6 saatlik Hurgada yolculuğu ve birkaç günlük deniz tatili var.

Her ne kadar Mut kokusunu hiçbir coğrafya kokusuna değişmesem de oğlum Ada ile birlikte 2 haftalık tatilimize unutulmayacak anlar katmak için, bir yandan ülke insanlarının yaşam ve davranış biçimlerini irdelerken diğer yandan gizemli Mısır Firavunları’ndan Osmanlı Hanedanlığı’na, Osmanlı’dan Fransız’a, Fransız’dan İngiliz’e kadar beşiklik etmiş Mısır'ın kalbine dokunmaya, biraz da ruhunu koklamaya çalıştım.

Bitti.

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Arı

İbrahim Arı

DİĞER YAZILARI DOĞUM GÜNÜ BİLMECEM VE ANNELER GÜNÜ 11-05-2020 08:04 YA İYİ, YA KÖTÜ! 30-04-2020 12:30 KORONA SALGINI VE BİZLER 05-04-2020 07:34 SOSYAL MEDYA VE MUT’LULAR 19-01-2020 10:52 ŞAİR KERİM HANEDAN’IN ARDINDAN… 06-01-2020 12:03 MUT ETNOĞRAFYA MÜZESİ 18-12-2019 11:38 ANNEMİN KAZIMA MÜHRÜ 16-11-2019 12:47 MUT’TA AMFİ TİYATRO HEYECANI! 04-08-2019 07:49 CHP MUT İLÇE ÖRGÜTÜ NE İŞ YAPAR? 16-07-2019 08:31 15 Yaşında Mut'tan Fransa'ya giden kadın? 02-07-2019 07:59 ASLINDA GÜNÜ KURTARDIK 12-06-2019 08:26 TOPAL ÖRDEK 25-05-2019 11:47 FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 17-01-2019 15:29 YAŞADIĞI YERİ CENNET YAPANLAR 10-12-2018 09:06 ADAY ADAYLARI HAYDİ BAKALIM! 05-12-2018 11:00 TAHTACI ÖYKÜLERİ 26-11-2018 12:40 MUT'LU BİR RUM GÖÇMENİN ANISI 18-11-2018 12:08 Dayım Gümeli Mehmet 10-11-2018 10:05 BAŞKAN NEBİ YILMAZ’A DUYRULUR 04-11-2018 23:15 MUT ZEYTİNİ VE ZEYTİNYAĞI 25-10-2018 08:15 BİR YÖRÜK KIZI ÖYKÜSÜ "MOR BAHARIN TOMURCUĞU" 14-10-2018 07:36 BİR KAYSERİLİNİN BANA VERDİĞİ DERS 31-07-2018 08:51 YANILDIM 26-06-2018 16:33 SENİ BİLEN DE BİLİR... 18-06-2018 08:55 KAYISI FİYATLARI NEDEN TEPETAKLAK 08-06-2018 00:35 İŞTE TARİHTE MUT MİLLETVEKİLLERİ 01-06-2018 13:21 MUT’UN 45 YILLIK HASRETİ 27-05-2018 22:31 HUZUR KAZANACAK 13-05-2018 10:26 Ona hiçbir şey diyemedim... 10-04-2018 11:31 İÇİMİZ DIŞIMIZ KÖTÜ SİYASET 26-02-2018 03:25 Ali Kaya neden hedef tahtasına konuyor? 27-12-2017 08:48 Motorsiklet Özgürlüktür 19-11-2017 14:42 MISIR’DAN – 4 "PİRAMİTLER" 24-10-2017 08:52 MISIR’DAN – 3 "RAMSES" 10-10-2017 09:29 MISIR’DAN – 2 "KULLÜ TEMAM" 03-10-2017 08:40 MISIR’DAN - 1 “YAVAŞ YAVAŞ HASAN ŞAŞ” 25-09-2017 08:17 Berlin'de Hakimler var 12-08-2017 07:37 Sadece Adalet 22-06-2017 08:33 Mut'ta estetiksel dokunuşlar 31-05-2017 06:40 AÇLIĞIN SESİ 23-05-2017 10:06 FİİLİYAT 01-05-2017 08:08 Nasıl gerilmem ki... 08-03-2017 11:15 "EVET" Mİ DESEM 06-02-2017 22:47 BEZDİREN ELEKTRİK KESİNTİLERİ 20-12-2016 07:22 Onlar Nerede Biz Neredeyiz 05-12-2016 09:39
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA