Beyhan BALABAN Sözde Kadınlar; KADININ Adını KİRLETMEYİN!
Advert
Advert
Sözde Kadınlar; KADININ Adını KİRLETMEYİN!
Beyhan BALABAN

Sözde Kadınlar; KADININ Adını KİRLETMEYİN!

Bu içerik 2231 kez okundu.

8 Mart; “Kadınlar Günü” adı altında kullanılarak KUTLANACAK bir gün DEĞİLDİR! 8 Mart; 1857 yılında İşçi Kadınların greve hazırlanırken, çıkarılan yangında, İŞÇİ KADINLARIN FABRİKAYA KİLİTLENMESİYLE YAKILARAK ÖLDÜRÜLDÜKLERİ ACI GÜNDÜR!

       Kadınlığını taşıyabilen, kendisini yaratabilen, bir erkeğin omuzlarında taşınarak değil; kendi ayakları üzerinde kendisini taşıyan emekçi, onurlu, gururlu, üreten, gündem yaratan vb. kadınlar; 8 Mart’ın bir kutlama günü değil, EMEKÇİ KADINLARIMIZI ANMA Günü olduğunu bilirler.

       Bilemeyenler ise, 8 Mart’tan tatmin olurlar. Birçok adayın, belediye başkanının, milletvekilinin, odaların, derneklerin, vakıfların, devlet kurumlarının vb. bu günü özünden çarpıtarak kullanıp, kadınlara bir hediye veriyormuş gibi hazırlanan kutlamalarda boy gösterip, kadın olduklarını zannederler. Bir laf vardır, “erkek ol, adam ol” derler. Önce kadın olacaksın, sözde kadın olarak kaldıysan zaten halkların içinde; sen kadın olarak yoksun demektir.

       Bu kutlamalara sesini çıkarmayıp, katılım sağlayarak anma gününde bu acı günü kullanarak, erkekler çalıp kadınlar oynuyorsa o ortamlardaki kadının zaten adı yoktur!…

       Her yıl; 8 Mart tarihinin acı gününü anarak, 8 Mart’ta kadın haklarını, kadın olabilmenin gereklerini, önemini anlatmalı, doğurgan olan kadının dünyanın mucize varlıklarından birisi olduğunu ve bu mucize varlığın özüne yakışan şekilde KADINLIĞI KADINCA yaşayabilmesinin önemini, gerekçelerini gündeme getirmeliyiz. Kadının erkekle eşit olduğunu, doğurganlığı nasıl başarıyorsa her işi başaracağını tüm toplumlarda kabul ettirmeli, kadının alnına kötü vurulan EKSİK ETEK damgasını sildirmeliyiz. Din kurgusuyla yönetilen ülkelerde LAİK yönetim şekline geçilmesini, en başta bu gerici ülkelerdeki kadınların kurtarılması için başarmalıyız…

       Kadının adını kirleten Sözde Kadınların; umursamazlıklarını, kadınlığın üzerinden geçinerek, kadınsı görünmeye sığınarak, kadınlığın varlığını yanlış tutum ve davranışlarıyla toplumda güçsüz kılıp, her türlü tacize bu sözde kadınlar yüzünden kadınları karşı karşıya bıraktıklarını genç kızlarımıza öğretmeliyiz… Öğretmeliyiz ki, genç kızlarımız onursuz değil, onurlu kadın olabilmek nedir, nelerle karşılaşacaklarında ne yapmalılar, kadın olmak nasıl güçlendirilir öğrensinler…

       Ne zaman dünyada sözde kadınlar; kadınlıklarını kullanarak çıkarlarında savaş vermezlerse, o zaman KADIN; tecavüzden, güçsüzlükten, dayaktan vb. kurtulur. Kadını toplumda her türlü aşağılayan, her türlü hayatlarını çalan SÖZDE KADINLAR VE ÇIKARLARIDIR…

       Kadın; kendini göstermek için yalancıktan güzelleşen değil, doğallığıyla yüreğinin güzelliğini gösteren, yoktan yaratan ve paylaşandır…

       Kadın; cinselliğini kullanan değil; kadın gücüyle yaratan, üreten, bağlı olan ve bağlı kalandır..

       Kadın; aldatıldığında intikam alan, kin besleyen değil, yaşadıklarına saygın kalarak insanları yine de seven, koruyan, kollayan, yaşatandır…

       Kadın; sivri topukla, kırmızı rujla cenazeye gitmez…

       Kadın; siyasette hiçbir proje üretemeden, toplumda bilgisini, donanımını, becerisini işleyemeden objektiflere fotoğraf veren değildir!

       Kadın; yobazca, oyunbazca başka bir kadının emeğinin üzerinden geçinen, son dakika boy gösteren, sevmediği halde gülücüklerle aldatarak koşup önüne geleni öpen veya öpmeye çalışan, kendisini sevimli gösteren, diğer bir kadına iftira atan aciz yaratık değildir!

       Kadın; iş kurmuş, okumuş, atmışına gelmiş ama işçi kadını, temizlikçi kadını, ev kadınını vb. hor gören değildir!

       Kadın; çevresindeki insanların hayatlarını kendi çıkarları uğruna çalan, çırpan değildir!

       Kadın; koca parasıyla siyaset yapan, hava atan, günlerde erkeğin kazancını, emeğini; har vurup, harman savuran değildir!

       Kadın; üç beş kişiyle bir gurup kurmuş, sözde toplumcu olduğunu söyleyen ama topluma dokunamayan, zamanı geldiğinde babadan kalma zenginlikle kendisini çıkarları uğruna göklere çıkaran erkeklerle menfaati gereği oynayarak mevkilere tırmanmaya çalışan değildir!

       Kadın; gittiği kapının düzenini yerle bir ettiği halde, kendisini bir erkeğe yalanlarla kabul ettirip, bir erkeğin hayatını mahveden, yok eden değildir!

       Kadın; kendisinin başaramayıp, bir erkeğin üzerinden basamakları çıkmak için üç beş kuruşa kullandığı erkeğin duygularını satın alan, yaşamdan koparan değildir!

       Kadın; erkeğin, erkek kadının tapulu malı değildir! İstenmiyorsan; bırakmasını “herkes kendi yoluna” demesini bilendir kadın olmak…

       Kadın; tarlada çalışan genç kızın baba evine yardımcı olması için; tarlalarda, ağaçların altında tecavüzlere uğrarken, o genç kızın hakkını savunmayan, sesini çıkarmayan adi yaratık değildir!

       Kadın; gelini dayak yerken seyreden ana, seyreden görümce, kaynana, bacı, hala, teyze, nene değildir!

       Kadın; kendini cilve ile gösteren, yerine göre değil; podyuma çıkar gibi halkın karşısına çıkan soytarı değildir!

       Kadın; kendi haklarını değil, örgütünün başını, başkanını, erkekleri yad ederek, biad ederek, yalakalık yaparak konuşma yapıp KADIN Haklarını ARAYAN DEĞİLDİR!

       Kadın; kötü yola düşmüş diğer bir kadına çare bulamıyorsa; onu ağzına alan, ötekileştiren, toplumdan iten değildir!

       Kadın; ölen, öldürülen, katledilen evlatların nerede, nasıl can verdiğini birbirinden ayırarak ANA olmayı gündeme getiren değildir!

       Kadın, erkeğini kötü günde, en kötü şartlarda bile yolda bırakan, arkasından konuşan değildir!

       Kadın; ayrıldığı çocuklarının babasını rezil eden, çocuklarının onurunu düşünmeyen değildir!

       Kadın; eşinden ayrılırken geçmişte paylaştıklarını unutarak davranan, bir erkeği çıkarları uğruna hayatta süründüren değildir!

       Kadın; ekmek savaşı verirken, cinsel istismara uğradığında sesiz kalan değildir!

       Kadın; ikinci kez evlenirken kadınlığını bekar kızının hayatından daha önemli kılarak karar alan değildir!

       Kadın; kadın olamayıp, kadınlığını kullananları alkışlayan değildir!

       Kadın; tecavüzlere, cinsel istismarlara, kadına şiddete, kadını yok eden, haksızlıklara uğratan tüm olumsuz olaylara sessiz kalan değildir!

       Kadın; dünyanın süreğenliğindeki en önemli doğurgan yaratıkken; savaşlara, gericiliğe, doğal katliamlara, insanlığa yakışmayan her türlü çirkinliğe ses çıkarmayan değildir!

       Kadın; erkek-kız tüm çocukların eğitiminde, öğretiminde hak sahibi olmayan değildir!

       Kısaca KADIN OLMAK; doğal kadınca yaşamaktır. Riyasız, yalansız, makyajsız, temiz, sade, samimi, seven, kucaklayan, kollayan, sarılan, sarmalayan, doğrular için savaşan, yanlışlara kapı kapatan, dik duran, yaşama sevinci veren, yaşama sevinci dağıtan, yürekli olan asilliktir kadın olmak…

       …

       Dünyadaki gelmiş geçmiş tüm kadın emekçileri saygıyla anar, kadın olabilmenin EMEKTEN geldiğini hatırlatarak; SÖZDE değil; ÖZDE KADIN OLMAK kadınlığın sesi, kuvveti ve geleceğidir diyorum.

       Sevgi nasıl ki; emek isterse, emek demek kadın demektir, çünkü sevgi kadın olabilmektir…

Sevgi ve saygılarımla.

 Beyhan BALABAN

Cumhuriyet’in KALEMİ

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul ordu evden eve nakliyat