Emin Güleç İŞİN CİDDİYETİ
İŞİN CİDDİYETİ
Emin Güleç

İŞİN CİDDİYETİ

Bu içerik 1505 kez okundu.
Cumhuriyet ilan edilmiş, ancak ülkenin içerisinde bulunduğu fiziki, coğrafi, iktisadi koşullar da göz önüne alındığında durumlar hiç parlak değildi.
Gazi Meclisle; ülkeyi işgal edip, sömürge yapmak isteyen bil cümle devletler ve temsilcileri bu emellerine ulaşamamıştı. 
Osmanlıda yaşanan; 1.ve 2. Meşrutiyet denemeleri, parlamenter sisteme ilişkin belli ip uçlarını, göstermişse de toplumda,  bu tür uygulamaların net anlamları, henüz tam olarak anlaşılmış değildi. 
İçanadolu, buğday ambarı, Karadeniz hamsi tarlası, Ege, Akdeniz üzüm diyarı, Doğu ve Güney Doğu Anadolu hayvancılık, süt ve et cenneti, ... hal böyleyken insanımız ise bu durumdan, Anadolu'nun zengin nimetlerinin varlığından habersiz yaşamaktadır. 
Ekmekle hamsiyi, sütü, eti ve üzümü, üretim aşamasında yaşanan sıkıntıları yanında bir araya getirememesinin, önündeki en önemli engel olarak, ulaşım ve taşıma sorunu yer almaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti; Doğu Anadoluyu, İç ve Ege Bölgesine bağlayacak olan, 23Km.si tünel olmak üzere, toplamda 550Km.lik SİVAS-ERZURUM demiryolu yapımına, Cumhuriyetin 10. yılında açılışını yapmak üzere bir karar verir.
Hattın yapımını, müteahhit * Nuri DEMİRAĞ üstlenir. 
ATATÜRK Cumhur Reisi, İNÖNÜ Baş Vekil, RECEP PEKER Nafıa (Bayındırlık) Nazırı.
Demirağ; hattın zamanında yetiştirilmesi için mevsim ve iklim, arazi (Munzur vadisinde eğim %60) ve malzeme (beton-demir) taşınması,...vb. koşullarındaki zorlukları da göz önünde bulundurarak  hattı, muhtelif kısımlara ayırmak suretiyle tünel inşaatlarının her birisini, farklı taşeronlara vermiştir.
Daha sonra; tünellerin zamanında bitirilmesinde başarılı olan taşeronların isimlerini de bu tünellere, Ali Bey, Yahya Bey, Haşim bey, Osman Bey, Yaşar Bey olmak üzere verilerek, taşeron şahıslar, ayrıca onurlandırılmıştır.
Bu demiryolunun, o günlerde kazma ve kürekle alabildiğine zor koşullar altında yapılarak , altı yılda tamamlanmış olması ise her türlü takdirin ötesindedir. 
O yıllarda, bu eserleri planlayıp yapanların önünde, Milli Mücadele (harp kahramanları) gibi eğilsek, ancak şükranlarımızı belirtmiş, ödemiş olur muyuz?
Ancak, yol güzergahında ihale öncesi yapılan zemin etütlerinde, zamanın teknik araç  gereç olanaksızlıkları gibi ön görül(e)meyen nedenlerden kaynaklanan (tünel kazı çalışmaları sırasında, zeminin kaya değil kum ve yumuşak satıh çıkması) sebepleri, ayrıca Cumhur Reisi ve Baş Vekile, bu yolun CUMHURİYET'in 10.Yılına yetiştirileceğine ilişkin verilen sözlerin, yerine getirilmemesinin ağır sorumluluğu nedeniyle taşeron olarak, kendi sorumluluğunu yerine getiremeyen, gururu incinmiş olan, "YAHYA BEY" şantiyede kaldığı çadırında kendi silahıyla intihar eder.
Mezarı da yol güzergahında; tünelin önüne, şantiye sahasında yapılan anıt (kitabesi dikilmiş) mezarı, bu gün de sorumluluk ve incinmiş gururun sembolü olarak yerini almaktadır. 
Baş Vekil İNÖNÜ; bu eseri, "Bu Şimendifer zaferi,Türk işçisinin, Türk mühendisinin, Türk sermayesinin zaferidir." diye tanımlamıştır.
Çorlu'da; bu günlerde ve geçmişte kaybettiğimiz masum canları, rahmetle anarken yakınlarına, "SONSES AİLESİ" olarak, sabırlar dileriz.
Başta YAHYA BEY olmak üzere, namuslu devlet yöneticileri, müteahhit ve taşeronların, onurlu geçmişlerinin önünde saygıyla eğiliriz.
 
*Nuri DEMİRAĞ: 1886 Sivas Divriği doğumlu. 
Divriği Rüştiye Mektebini bitirdi. 
Osmanlıda memuriyetler yaptı. ilk sigara kağıdı üretimini yaptı. 
Müdafai Hukuk Cemiyeti Maçka Şubesini yönetti. 
Cumhuriyetin; ilk demiryolu müteahhidi, ilk uçak fabrikası, ilk yerli paraşüt üreticisi oldu.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul ordu evden eve nakliyat