Şerife ARICI YILDIZ DEĞİŞİM ÜZERİNE...
DEĞİŞİM ÜZERİNE...
Şerife ARICI YILDIZ

DEĞİŞİM ÜZERİNE...

Bu içerik 1308 kez okundu.

Cumhuriyet Halk Partisi bir kez daha olağanüstü kurultay gündemini tartışıyor.
Bu gündemle tartışılıyor.
Bugün Olağanüstü Kurultay çağrısı yapan ekip adına açıklama yapan Millet Vekili Yaşar Tüzün'ün belgelendirerek yaptığı basın açıklamasına göre pazartesi günü yapılan olağanüstü kurultay çağrısına 574 delege katılmış görünüyor.
Açıklamada hafta sonu itibarıyle yeter sayı olan 634 e ulaşılacağı iddia edildi.

Bunun gerçekleşmesi beni şaşırtmayacak.
Nedenini açıklayayım.

2000 lerin ilk yıllarında Türkiye'yi dünyayı okuyup anlamlandırarak yeni b ir paradigma üzerine kendisini ve siya
setini yeniden yapılandıracak bir renevasyon süreci yaşamadı.

2002 seçim sonuçları ile dışardan kumandalı bir operasyonla kurulan, yeni şeyler söyleyen  AKP yi iktidar yaptı, mevcut partilerden yüzünü çevirdi.
CHP daha o günden yeni bin yıla yeni dünyaya yeni jenerasyona hitab eden yeni bir paradigma oluşturup, yeni bir dil geliştirip, yeni bir iletişimi oluşturmalıydı.
Bu olmadı.O günkü CHP yönetiminden bu beklenemezdi de.
AKP iktidarının hemen ardından günün Genel Başkanı Deniz  Baykal, demokratlık adına AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'a milletvekilliği ve Başbakanlık yolunu açarak aslında 24 Haziran seçimleri ile Türkiye'de kurulacak , demokratik düzeni bitirecek sürece yol açtı.
Amerika destekli iktidar, Amerikanvari bi kaset operasyonu ile Baykal'ı Genel Başkanlıktan indirerek ona teşekkür etti.
O günlerdeki kriz, Kemal Kılıçdaroğlu'nu Genel Başkanlığa taşıdı.
İlk dönemde yapılan tüzük değişiklikleri ile parti içi demokrasi adına cinsiyet kotasının artırılması, Genel Başkan adaylığının kolaylaştırılması için adımlar atılmakla birlikte, bir yeniden yapılanma iradesi ve eylemi ortaya konamadı.
Seçim bildirgelerinde ülkenin ihtiyacına cevap verecek proğramlar ortaya konsa da seçmende güven tesis edecek bir iletişim kurulamadı.
Son dönemlerde Genel Başkanın ve millet vekillerinin daha halka dönük duruş ve mesaileri yadsınamaz ancak, temel politikalarda ve aday belirlemelerde yapılan hatalar, hem parti tabanı da, hem seçmende parti ideoloji ve duruşuna dair soru işaretleri yarattı.
Ekmelettin İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığı, Mehmet Bekaroğlu gibi isimlerin milletvekilliği ve parti meclisi üyeliğinde ısrar, dokunulmazlığın kaldırılmasına verilen destek, parti tabanı ile Genel Merkez arasında derin kırıklar oluşturdu.

Türkiye'yi göre göre bu güne getiren süreçte CHP  kendine ait bir duruştan çok, 'karşı mahalledekiler ne der ?' Kaygısı ile politika geliştirdi.

Gezi hareketine sahip çıkmadı.Bana göre en büyük tarihsel hatayı burada yaptı.

Mühürsüz oylarla AKP ye kazandırılan 2017 referandumunun sonucunu kabul etmek ise bugünkü yenilginin önünü açtı.
"Hayır biz kazandık" diyerek sokağa çıkmak için sadece bir işaret bekleyen milyonlar 16 Nisan gecesi Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklaması ile yerlerine yığılıp kaldılar.

Genel merkez, üzerindeki ataleti, ancak milletvekili Enis  Berberoğlu'nun tutuklanması ile atabildi.
Tabanın tepkisine kulak veren Kılıçdaroğlu Büyük adalet yürüyüşünü başlattı.

17 Nisan'da başlatılsaydı çok farklı bir sonuca evrilebilecek olan bu yürüyüş, çok haklı ama geç kalınmış bir demokratik tepki olarak tarihe geçti.
Süresi,uzunluğu,  katılımı ile tarihe geçen yürüyüş milyonların gözünde, gönlünde karşılık buldu.

Adalet Kurultay'ı çok başarılı, sürekliliği çok fayda getirecek bir çalışma oldu.
Ancak ardından başlayan kongre ve kurultay süreci, CHP yi herzamanki küçük delege hesaplarının egemen olduğu, özeleştirinin verilmediği, ideolojinin tartışılmadığı, yarınların değil, adaylıklara dönük kurguların yapıldığı kongreler sürecine kapattı.
Altı ay süren Kurultay sürecinin sonunda, Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce'nin aday olduğu Kurultay'da Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine bir kez daha görev verildi
Bu Kurultay' ı Tüzük Kurultayı izledi.

Örgütlerin bir hevesle örgütü üyeden Genel Merkez'e kadar yeniden yapılandırmaya, demokratik katılımı artırmaya yönelik tüzük değişiklik  önerilerileri hazırladığı Kurultayda dağ fare doğurdu.
Sonuçları itibarıyle kurultay, tüm aday belirleme süreçlerinde karar yetkisini Genel Başkan'da topladı.
Parti örgütlerinde düş kırıklığı yarattı. 

CHP Kurultaylarını henüz bitirmişti ki, AKP nin borazancısı Devlet Bahçeli sura üfledi" Agustos'ta seçim olsun"
Muhalefetin reddetmediği bu teklife iktidar 24 Haziran kararı ile karşılık verdi.

Laik demokratik parlementer sistemle ilgili son kararı verecek bu seçime ittifaklarla gidildi.
İktidar cephesinin karşısın da Millet ittifakının kurulması, CHP nin liderliğinde başarılı bir hamle oldu.
Ardından CHP nin 15 milletvekili operasyonu CHP tabanının ve seçmeninin moralini yükseltti.
Son dakikaya kadar sağ tandanslı bir çatı adayı arayışına rağmen, son dakikada Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanması, ilk defa bir kazanma umudu ve güveni oluşturdu seçmende ve tabanda.
Kılıçdaroğlu'nun bu demokratik olgunluğu takdirle karşılandı.
Muharrem İnce'de topa iyi girdi.Halkın nabzını tuttu.Mitinglerdeki performansı ile  ilk defa Tayyip Erdoğan'la aşık atabilen  bir lider olarak CHP tabanına özgüven ve umut verdi.
İlk fefa bir seçim böylesine iyi yönetiliyordu.
Geriye sandıklara sahip çıkmak kalmıştı.
En önemlisi de buydu.
Genel Merkez bu konuda kaygı ile yöneltilen sorulara " Hazırız sandıklara sahip çıkacağız, denetim sistemini kuruyoruz" şeklinde cevap veriyordu.
CHP tabanı, önceki tüm kötü tecrübeleri bir tarafa bırakıp son bir gayretle sandıklara sahip çıktı.
Saat 17:00 den itibaren adliye önlerine yığıldı.

Daha ilk saatlerden itibaren Anadolu Ajansı Tayyip Erdoğan lehine %70 li sonuçlar açıklamaya başlamıştı.
CHP Genel Merkezin'den gelen " bu sonuçlara inanmayın, seçim 2.tura kalıyor, adliyelerden sandıklardan ayrılmayın" çağrısı ile heyecan tavan yaptı.
Ancak akşam sonra gelen açıklama büyük düşü sona erdiren bir tokat gib iydi adeta.
Cumhurbaşkanı adayların dan ise hiç ses yoktu.
İsmail Küçükkaya'nın yayınladığı " Adam kazandı!" Mesajına kadar.
Ertesi sabah Muharrem İnce' de yenilgiyi büyük bir olgunlukla kabul edecekti.

Ancak anlaşıldı ki YSK ya paralel kurulan Adil Seçim Platformu sistemi CHP Genel Merkez' e bağlanmış, sistem denenmeden ilk defa o akşam kullanılmış, çökmüş, 50 bin sandıktan veri alınamamış seçim sonuçları YSK  verilerinden takip edilebilmişti.
Evet bu durumda " Adam kazanmış!" Oluyordu,
sorgusuz sualsiz !

Sonuçtan çok bu durum yıktı CHP tabanını.
Telafisi çok zor bir güven ve inanç ve elbette umut yıķımı oldu tabanda.

Seçimin hemen ardından Muharrem İnce Olağanüstü kurultay fitilini ateşledi." Değişim" dedi.
Bugün itibarıyle 564 delege imza verdi kurultay çağrısına.

DEĞİŞİME EVET!
Önce değişmeye, sonra değiştirmeye evet.
Değişmezsek, değiştiremeyiz.

Evet değişmezsek değiştiremeyiz!
Her birimiz, üyelikten Genel Başkanlığa, Mahalle örgütünden Genel Merkez Yönetimine hep birlikte değişmezsek değiştiremeyiz. 
Sadece Genel Başkan değişikliğinden medet ummak yanılsamadır.
CHP topyekün bir değişim iradesi ile , büyük iktidar için Kurultay yapmalıdır.
Yoksa "Birisini" Genel Başkan yapmak için bir seç-git Kurultayı değil.

Önce 24 Haziranda yıkılan Cumhuriyetin kurucu partisi olarak geçmişe ve geleceğe özeleştiri borcunu yerine getirerek işe başlamalıdır.
Sonra Türkiye'nin yeni şartlarında kısa vadede sandıktan medet ummadan, kitleleri yanına kazanacak yeni bir dev rimci mücadeleyi örgütlemenin yolunu tartışmalıdır.
Bu mücadeleyi yapacak örgütleri oluşturmalıdır.
Bu mücadeleye liderlik edecek kadroları ve Genel Başkanı seçmelidir.

Kurultay istemek delegenin iradesindedir
İstememek de öyle.
Ancak salt Genel Başkan değişikliğine odaklanmış Kurultay sadece parti içi iktidarı değiştirebilir, ülkedekini değil.
İki günlük Kurultay'la bu mümkün değil.
Kurultay da CHP nin yeni manifestosu oluşturulmalı, izleyecek kongrelerle (Sivas Mongresi, Erzurum Kongresi gibi) altı doldurulmalıdır.

Gün itibarıyle yeni nir devrime ihtiyaç var.
Değişmeden değiştiremeyiz.
Ama hep birlikte ve her şeyimizle değişimi, yeniden laik demokratik bir rejimi kurmak için her şeyi göze alarak...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul ordu evden eve nakliyat