maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort bets10 giriş bets10 giriş bets10 giriş güncel film izle gunesli escort sirinevler escort bahcelievler escort
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1)
Ali Türer

POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1)

Bu içerik 477 kez okundu.

İçinde yaşadığımız küreselleşme sürecinde sosyal, siyasal, eğitimsel yaşantılara, post modern yaklaşımların etkisini beğensek de beğenmesek de kabul etmek zorunda kalıyoruz.  

Bilim, teknoloji, iletişim, ulaşım, sermaye ve mal hareketlerinde olağanüstü üretim ve verimlilik artışı yaşanıyor. Fakat bu, dünyada ve tek tek ülkelerde daha kaliteli yaşama olanaklarından herkesin eşit oranda pay almasına yazık ki yol açmıyor.

Büyümeyle verimsizleşen yapıyı daha verimli hale getirmenin bir yolu olarak yerelleşme ve küçülme, modüler yapılanma gibi eğilimler ortaya çıkıyor. Fakat bu sürece paralel olarak bölgesel yurtseverlik, yerel, etnik, dini, kimliğe sahip çıkma eğilim ve iradeleri de giderek artıyor. Bu gelişme aynı zamanda farklı düşünceler ve inançlar arasında yabancılaşmayı, karşılıklı ötekileştirmeyi kışkırtan ve derinleştiren bir rol oynuyor. Post modern yaklaşımlar sürecin daha karmaşık, çatışmalı, belirsiz hale gelmesinde önemli rol oynuyor.

Zengin ve yoksul ülkeler arasında, bölgeler arasında ve tek tek ülkelerde gelir dağılımında adaletsizlik her geçen gün daha da derinleşiyor. Bilimsel teknolojik gelişmeden herkes aynı ölçüde yararlanmıyor. Bir yandan yeryüzünde insan hareketliliği, iletişim olanakları artıyor; fakat aynı ölçüde keyfilik, kaba güç kullanımı, dayatmalar, kimlik çatışmaları gibi görüntüler de artarak devam ediyor.

Silâhlanma yarışı, bölgesel çatışmalar eğitime ayrılan kaynağın büyümesini engelliyor. Bilimsel, teknolojik gelişmeye ters biçimde boş İnançlar, dini rekabet, inanç dayatmaları, yabancı düşmanlığı, ötekileştirme, pek çok ülkede bilimsel düşünmeyi, dayanışmayı, yaratıcı işbirliğini, olaylara objektif bakabilmeyi engelleyen faktörler halinde karşımıza çıkıyorlar.

Diğer yandan sanayileşmenin, yanlış teknoloji ve enerji üretimi ile kullanımının yol açtığı çevre sorunları, sera gazı etkisi ile dünyada ısınma, yeryüzündeki, yaşamı her geçen gün biraz daha fazla tehdit ediyor. İnsanlığın varlığını sürdürebilmesi, yeni bir çevre bilincine sahip olmayı üretim-tüketim anlayışlarını değiştirmeyi zorunlu kılıyor. Genç nesilde çevre bilincinin gelişebilmesi için, eğitimin evrensel düzeyde yeni görevler yüklenmesi gerekiyor.

Bu gelişmelerin eğitim yaşantıları üzerindeki etkileri de daha çok olumsuz oluyor.

Çok kültürlülüğe, yerelleşmeye aşırı ilgi, programların yerel ihtiyaçlara göre belirlenmesi, program düzenlemeye öğrenciyi de katma, eğitimde bireyselleşme, zaman ve mekân kullanmada esneklik, eğitimde rehberliğin, kılavuzlayıcı, yapılandırıcı yaklaşımların öne çıkması, eğitimde bilgisayar kullanımının, uzaktan eğitim olanaklarının artması, okul öncesi eğitime verilen önemin artması bu süreçte eğitimde yaşanan olumlu gelişmelerdir.

 Fakat bütün bu gelişmeler, eğitimde kaliteyi arttırma, fırsat eşitliğini sağlama yönünde gelişmiyor. Kaliteli eğitime ulaşmanın, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamanın önündeki engeller büyüyor. Ekonomik-sosyal sistemin zaaflarından beslenen kişilik yönelimleri eğitimden beklenen işlevde sapmalara yol açıyor.

Pratik yaşantı ile alınan klasik eğitim arasında ortaya çıkan ayrışma giderek büyüyor. Bugün yararlı bilgilerimizin çoğunu artık formel eğitimden değil cep telefonlarından, bilgisayarlardan, gündelik yaşam içinde yaşadığımız deneyimlerden ediniyoruz. Teknolojik çağın yeni insanı için formel eğitimin yetersizliği her geçen gün daha belirgin hale geliyor.

Kadının sosyal yaşama, ekonomik yaşama daha aktif katılması ailenin eğitici rolünde gerilemeye yol açıyor.

Emeğin verimliliğinin giderek artması, haftalık zorunlu çalışma saatlerinin kısalması boş zamanları değerlendirme gibi bir sorun ortaya çıkardı. Etkisi de giderek artan, genişleyen bu yeni sektör (medya, sosyal medya, eğlence aktörü, spor v.b.) ile devletin eğitim politikası her zaman uyumlu gitmiyor.

Ya da uyumlu gittiğinde bunun halka yansıması yazık ki çoğu kez olumsuz oluyor. Willy Brandt bu sektörün tümüyle devletin ya da tekellerin kontrolü altında şekillenmesinin kültürel, siyasi, sivil yaşamın belirli ellerde manipüle edilmesi boyutunda nasıl tehlikeli sonuçlar ortaya çıkaracağına daha 1990’larda dikkati çekmişti.(1)

Öte yandan genişleyen hizmetler sektörüyle birlikte “beyaz yakalı” olarak tanımlanan ara insan gücünde ortaya çıkan artış, kaliteli eğitime talebi giderek arttıran bir rol oynadı, toplumsal hareketlilik içinde, statü değişikliklerinde eğitimin rolü giderek artı.

İletişim ve enformasyonda yaşanan gelişmeler ile desteklenen süreçte devletin (ya da siyasetin) tek yönlü, kendi çıkarlarını başa alan, aynılığı dayatan eğitime dönük müdahaleleri azalıyor mu yoksa artıyor mu? Bu soruya verilecek yanıt, ülkelerin demokratikleşmede aldığı yola göre değişkenlik gösteriyor.

 Siyasal-kültürel yaşamı algı operasyonlarıyla manipüle etme olanakları yeni medya ve iletişim olanakları ile bugün olağanüstü artmıştır.  Fakat bilimsel-teknolojik devrimin, iletişim devriminin, yeni bilgi toplumu arayışlarının etkisi her ülkede aynı yönde ve derinlikte de değil.

Henüz modernleşme sürecini tamamlamamış, eğitim sistemini çağdaşlaştıramamış bizim gibi toplumsal değişimlere post modernleşmenin etkileri daha da olumsuz oluyor.

Bizim gibi ülkelerde post modern yaşama tepki gibi ortaya çıkan, oysa gücünü post modern gelişmelerden alan geleneksel yapılar giderek güçleniyorlar. Algı operasyonları ile toplumsal bellekte diri kalmış belirli korkuları diriltiyor, ideolojik dayatmalarla toplumu manipüle ediyorlar. Bu manipüle edişin dogmatiklik, farklı düşüneni dışlama, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı, bilim dışı eğilimlerde artış gibi sonuçları oluyor.

Demokratik, laik, bilimsel eğitim arayışlarının önü kesiliyor.

Eğitim bir kamu hizmeti olmaktan çıkıyor, özelleşiyor ya da araçsallaşıyor.

Bugün ülkemizde yaşanan tam da bu değil mi?

                                                       (Durumu analiz etmeye önümüzdeki hafta devam edeceğiz)

 

KAYNAKLAR

  1. Brandt, Willy. Demokratik Sosyalizmin Geleceği”.Geleceğin Sosyalizmi  Çevr: Gönül Sezer.İstanbul: Sosyal Demokrat Yay.,1991.
  2. Mardin, Şerif. Türk Modernleşmesi İstanbul: İletişim Yayınları,1992.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bozyazı’da ’aile ve diyabet’ temalı etkinlik düzenlendi
Bozyazı’da ’aile ve diyabet’ temalı etkinlik düzenlendi
Akdeniz Belediyesi bisiklet ve yürüyüş yollarını yeniliyor
Akdeniz Belediyesi bisiklet ve yürüyüş yollarını yeniliyor
bursa escort - bursa escort - bursa escort