PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA!
Ali Türer

PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA!

Bu içerik 908 kez okundu.

Yerel seçimler yaklaşıyor. Hangi parti nereden kimi aday gösterecek? Kimi aday gösterirse nerede şansı daha yüksek olur? Nerede kim kiminle iş birliği içinde olacak? Ana akım medyada çok sesliymiş görüntüsü veren tartışma (!) programlarının konularından bazıları bunlar. 

Bu arada AKP liderliğinin yerel yönetimleri kontrol altında almak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modelinde arızaya yol açmayacak biçimde yerel yönetim sistemini yeniden düzenlemek istediği sır değil. Bunun için AKP bünyesinde geçen ay bir taslak rapor hazırlandı. Bu taslağa göre, bütün iller büyük şehir haline getirilirken, ilçe belediyeleri büyük şehir belediyelerine, büyük şehir belediyeleri de merkezi yönetime daha göbeğinden bağlı hale getirilmek istendiği görülüyor.  Aslında çağın gereği, yerel yönetimlere yetki devri, yerel yönetimlerin özerkliğinin arttırılması iken, biz görülebileceği gibi merkezi yönetimin daha da güçlendiği, yerel yönetimlerin özerkliğinin zayıfladığı bir dönem için hazırlık yapıyoruz. Bu arada Cumhurbaşkanın Kararname yolu ile yerel yönetimlerde istediği düzenlemeleri yapma olanağına sahip olduğunu da hatırda tutalım.

AKP ince ince bütün belediyeleri hangi partiden olursa olsun kontrol altında tutmanın, doğu kentlerini HDP’den arındırmanın hazırlıklarını yapadursun CHP seçim bozumunun yaralarını saracak yerde kurultay tartışmaları ile bilindiği gibi ayağına kurşun sıkmaya ve kan kaybetmeye devam ediyor.

Oysa yapması gerekenlerin başında, elinde tuttuğu belediyelerin bölgelerinde neyi başarıp neyi başaramadığının muhasebesini yapmak geliyor. Yapılamayanların içinde merkezi yönetimin baltalamalarının payı nedir, belediye başkanlarının, il ilçe yönetimlerinin beceriksizliğinin payı nedir; bunların bir envanterinin çıkarılması gerekmiyor mu?

Türkiye’de denize kıyısı olan kentlerin çoğunda belediyeler malum CHP’nin elinde. Kıyı kentlerde, tatil beldelerinde kalıcı ya da tatil süresinde konuşlanan orta gelir grubuna ait ailelerin çoğu CHP’ye oy veriyorlar. Peki, bu bölgelerde yaşanan hızlı yapılaşmanın ortaya çıkardığı çevresel, sosyal, sağlık,  ulaşım ile ilgili sorunlarla bu belediyeler gerektiği gibi baş edebiliyorlar mı?

Örneğin Çandarlı’dan Altınova’ya uzanan 36 kilometrelik ülkenin en uzun sahil şeridine sahip ilçesi olan Dikili’yi AKP’nin Türkiye’yi yönetmesinden daha uzun süredir CHP yönetiyor. Dikili İzmir bölgesinde en yaşlı nüfusa sahip olan ilçedir. Dikili’nin 42.000 olan yerleşik nüfusu yaz aylarında birdenbire 400-500 bine ulaşıyor. Dolayısı ile bu ilçede yaz aylarında yaşanan sorunlar ciddi bir derinlik ve yaygınlık kazanıyor.

Fakat Dikili Belediyesi olsun, İzmir Büyük şehir Belediyesi olsun, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olsun bu bölgedeki yaşam çeşitlenmesi ve zenginleşmesinin ortaya çıkardığı sorunların ne ölçüde farkında, bu konu tartışılır.

Gelin bir model, örneklem olarak Dikili bölgesindeki sorunlara yakından bir bakalım.

Dikili’de en hızlı yerleşme ve konutlaşma yaşanana bölgeler Salihleraltı ve Kabakum çevreleridir. Bu bölge çevresel ve sosyal sorunlar bakımından bugün SOS veriyor.

2020’li yıllara doğru gidiyoruz değil mi, oysa hala Dikilide katı ve sıvı atıkların arıtılması, için uygun toplama, ayrıştırma, geri dönüşüm, bütünsel arıtma, kanalizasyon sistemleri ve üniteleri henüz oluşturulmuş değiliz.

İzmir ili 2016 Çevre Durum raporunda (İzmir Valiliği) Dikili belediyesinde atık su tesisi yapılma çalışmalarının devam ettiği, atıkların Denizin derinliklerine öylece bırakıldığı itiraf ediliyor. Diğer bölge belediyeleri de (Soma- Kırkağaç v.b) hala evsel Atıklarını Bakırçay’a sıvı atıklarını Ege denizine bırakıyorlar.

Hal böyle iken Kabakum ve Salihleraltı sahillerinde irili ufaklı sahil kooperatif işletmelerinin sayıları binleri bulan arıtma tesisleri Dikili Belediyesi tarafından denetlenmeye çalışılıyor. Bu işletme arıtmalarından çıkan atık sular derelere, su kanallarına öylece bırakıyorlar.

Salihleraltı ve Kabakum bölgelerinde irili ufaklı binlerce kooperatif işletmesi “su birliği” gibi oluşturdukları yapılarla sahil düzenlemesi, temiz su temini gibi konularda yerel ve merkezi örgütlenmelerin desteğinden yoksun el yordamı ile ortak çalışmalar yapıyorlar.

Dikili’de bütün dallarda yatılı ve poliklinik hizmet veren bir devlet hastanesi hastane yok. Giderek yaşlanan nüfus ikinci derece sağlık hizmetleri için, örneğin basit bir kulak burun rahatsızlığı için Bergama Devlet hastanesine gitmek zorunda kalıyor. Bergama devlet hastanesindeki yoğunluk dillere destandır. Özellikle 50 yaş üstü bölgede tatil yapan sakinler ciddi mağduriyetler yaşıyorlar.

Öte yandan bölgede koruyucu ve birinci derece sağlık hizmeti verecek sağlık ocaklarının sayısı da, bu sağlık ocaklarında doktor ve sağlık personeli sayısı da son derece yetersizdir. İnsanlar öğleden önce randevu alabilmek için sabahın altısından itibaren sağlık ocakları önünde kuyruk oluşturuyorlar. Tatilleri zehir oluyor.

Dikili gibi bir belediye sahil sitelerine kendi belediye otobüsleri ile ulaşım hizmeti veremez mi? DSİ tarafından bölgede başlattığı derelerin ve su kanallarının ıslahı projesini neden bir türlü tamamlayamaz. Her yıl özellikle Salihleraltı ve Kabakum bölgesinde yüzlerce ev, su kanallarının gerektiği gibi ıslah edilmemesi ve kaçak yapılaşmalar nedeni ile sel suları altında kalıyorlar.

Elbette bütün bu sorunlarda başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere, Sağlık Bakanlığı gibi merkezi kurumların önemli sorumlulukları var. Fakat sorunların böylesine derinleşmesinde bu bölgeyi yıllarca yöneten CHP’li belediye başkanlarının hiç mi sorumluğu yok.

Acilen ilgili belediyeler ve ilgili kamu kurumları koordinasyonluğunda bu konularda araştırma birimleri oluşturulmalı, sorunların tespiti için ekip çalışmaları başlatmalı, projeler hazırlanmalıdır. Örneğin Salihleraltı, Kabakum ve Dikili merkezde birer tane olmak üzere bölgede bütünsel bir arıtma sistemi kurulabilir, irili ufaklı bütün yazlık işletme kooperatiflerinin kanalizasyon sistemleri bu sisteme bağlanabilir. Bu güne kadar bunun düşünülmemiş olması olacak iş değil.

CHP seçim kazanmak istiyorsa önce buralara bakmalı, kendine oy veren insanların yaşadıkları mağduriyetlere kulak vermeli, bu mağduriyetleri giderecek liderler aramalı ve bulmalıdır.

Haksız mıyız?

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bedensel Engelliler Atletizm Milli Takımı’nda hedef olimpiyatlarda madalya kazanmak
Bedensel Engelliler Atletizm Milli Takımı’nda hedef olimpiyatlarda madalya kazanmak
Ayı ve domuzlar onun tarlasının yanından bile geçemiyor
Ayı ve domuzlar onun tarlasının yanından bile geçemiyor