DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ali Türer
Ali Türer
Giriş Tarihi : 24-11-2018 20:42
Güncelleme : 29-04-2020 02:16

ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR?

Geldiği topraklarda tutunma yolunda her türlü tehdidi savuşturmak için kalebet kendini her an tetikte olmak zorunda hisseden bir toplum, ister istemez seçimlerini hâkim bu duygunun baskısı altında yapmak zorunda kalır. Tıpkı sevgisiz bir ortamda yetişen bir çocuğun ya insanları tümüyle reddeden el becerisine dayalı meslekleri ya da tam tersi insanla uğraşmayı gerektiren pisikolog, öğretmenlik, polislik gibi meslekleri seçiyor olmasında olduğu gibi bu tür toplumların yaptıkları seçimler de istemez sorunlu hale getirir. Çok sık kaza yapan şoförlerin çoğunda, yetişme koşullarına bağlı olarak gelişmiş saldırganlık ve düşmanlık duyguları saptayan yapılmış pek çok araştırma var.

Bu nedenle, Türk toplumunun içinden geçtiği modernleşme sürecinde, geliştirdiği modern eğitim anlayışını, bu anlayışı rehber almış modern eğitim yaşantılarını sorunlu buluyorum.  Elbet de bu, bu eğitim anlayışı içinde ortaya çıkmış başarıları görmediğim anlamına gelmiyor, fakat sonuçta bu anlayışın ürettiği sorunları da görmek gerekiyor.

Bizde modern eğitim Avrupa toplumlarından farklı koşullarda gelişti, sonuçları da farklı oldu. Modern eğitimimiz devleti çökmekten kurtaracak önce askeri sonra siyasi elit yetiştirme temelinde gelişti. İttihat Terakki’nin eğitimden sorumlu bakanı Emrullah Efendi’nin “bizde eğitim Tuğba ağacı gibi yukarıdan aşağıya gelişir” derken işaret ettiği buydu.

Modern eğitime rehberlik eden anlayış içinde ortaya çıkan ürün ile ilgili şu eleştiriler yönetilebilir:

  • Hukuka bağlılık, liyakat temelinde modern bir bürokrasi geliştiremedik. Kendini atayana intisab (bağlılık), kendi atadığını himaye (koruma-kollama): Geleneksel biat kültürü üzerinde inşa edebildiğimiz devlet memuru kültürü bu oldu. Bugün siyasi iktidar-memur ilişkisinin içinde yaşadığı kültürel atmosferi bu oluşturuyor.
  • Partiler temsil temelinde değil “devleti kurtarmak için” ortaya çıktılar. Bu nedenle siyasal yaşamda ona bağlı olarak da sosyal yaşamda uzlaşma kültürü gelişemedi. Lidere endeksli siyaset anlayışı yerleşti.
  • Temel istihdam alanı devlet, esas olan devlet memurluğu olduğu için mesleki eğitim, mesleki kişilik sahibi birey yetiştirme, mesleki olgunluk gibi kavramlar da eğitim sistemi içinde gelişemedi.
  • Kendini güvence altına alma duygusu Milliyetçilik, İslamcılık gibi akımları diri tuttu. Siyasi çatışmalar, kıyımlar, sürgünler, katliamlar, faili meçhuller bu topraklardan o nedenle hiç eksik olmadı.

Biz öğretmeni yetiştirirken ondan öncelikle dinine, devletine, milletine bağlı kendini bunun için feda etmeye hazır fedakâr, vefakâr evlatlar yetiştirmesini istedik. Bugün hala eğitim sistemini bunu beceremedi diye eleştiriyoruz. 1889-1890’lı yıllarda dersler dualarla açılır dualarla kapanırdı, Cumhuriyet’ten sonra bunun yerini “Andımız” aldı. Eğitim “din ve devlet için” idi “millet ve devlet için” haline geldi. Oysa bu topraklarda sadece Türkler, sadece Müslümanlar yaşamıyordu. İlan edilmiş gelecek tasavvuru içinde (2023 Vizyonu) bu unsurların hala bir yeri yok, var mı?

Fakat haksızlık da etmeyelim, bu toplumun bu rotaya nasıl mecbur kaldığını da görmemiz lazım.

Modernleşme sürecinde önce, Osmanlıcılık adı altında ortak siyasi birlik, ortak kültür yaratma çabası içinde olduk. Tanzimat bunun adıdır. Fakat sonuçta bu tutmadı işte, bunu başarabilseydik belki bugün başka bir geleceği tartışıyor olacaktık.

Ama bu süreci (Osmanlıcılığı) iyi ki yaşadık. Bu süreç yaşanmasaydı öğretmen yetiştirmede iz bırakan Satı Bey gibi Arap kökenli bir eğitimcinin eğitime katkılarından, Jön Türklerin yetişmesine önemli rol oynamış Aristoklis Efendi gibi değerli sanat tarihçisinin, antropoloğun modern eğitime katkılarından mahrum kalacaktık. Özellikle Sati Bey’in öğretmen yetiştirmeye ve modern eğitime pedagojik boyutta katkıları son derece belirleyicidir. Fakat, paradoks bu ya katkı verdikleri ürün sonuçta sonlarını getirdi.

Bu topraklarda Türkçülük ihtiyaç ve zorunluluğa dayalı olarak gelişti. Yani bugün her ne kadar inkâr edilse de Türkçülük başka türlü olunamadığı için içine girilmiş bir süreçti. MEB bürokratlarının “Türkler ulus bilincine geç ulaştılar” dedikleri için işlerinden olmaları, güvenlik eksenli travmanın hala toplumda ne kadar güçlü olduğunun göstergesi olması bakımında önemlidir.

Türk unsuru önemli yaşam alanlarının Balkan savaşları ile birdenbire elinden çıktığına tanık oldu. Millî Mücadelenin Türkçülük temelinde yükselmesinde bu travmanın etkisi göz ardı edilebilir mi? Cumhuriyetin başlarında siyasi birliğin Türk etnik kimliği etrafında sağlamaya çalışması bu nedenle anlaşılır bir olgudur. 

Fakat bu süreçte yaşanan nüfus değişikliğinin, servetin el değiştirmesinin, nüfus mübadelelerinin, varlık vergisi uygulamalarının, Dersim’de yaşananların, 6-7 Eylül olaylarının sonuçları da kabul edilmeli ki geride kalanlar için çok da hayırlı sonuçlar doğurmamıştır.   

Demek istediğim öğretmen yetiştirme alanında bugün yaşanan karmaşayı anlamak için, toplumun içinde yaşadığı kültür atmosferini, yaşadığı duygusal travmaları, geliştirdiği savunma mekanizmalarını görmek gerekiyor. Yaşanan karmaşa bunlardan bağımsız, bunlar göz önünde tutulmadan anlaşılamaz.

Türkiye'de bugün 93 eğitim ve eğitim bilimleri fakültesi ile 50 eğitim enstitüsünde toplam 221 bin 530 öğrenci eğitim görüyor. Diğer yandan ilahiyat fakültesi mezunlarının din dersi öğretmeni olarak atanmasını 2017’de Danıştay durdursa da 60’ın üzerinde ilahiyat fakültesi bütün öğrencilerine pedolojik formasyon vermeye devam ediyor. Ayrıca Fen ve Edebiyat Fakültelerinden mezun olanlara eğitim fakültelerinde pedagojik formasyon da verilmeye devam ediliyor. Sonuçta bu okullar her yıl 70.000 civarında öğretmen adayını mezun ediyorlar.

MEB, Özel okullar, kurslar dahil kabaca 1 Milyon öğretmenimiz var istihdam edilen. Öte yandan 500 bin civarında da diplomalı atama bekleyen öğretmen adayımız var. Hatırlayın 30 yıl önce 1996-1998 yılları arasında MEB hangi fakülte mezunu olursa olsun önüne geleni üniversite mezununu öğretmen olarak istihdam ediyordu. O yıllardan yetiştirdiği öğretmenlerin ancak 3/2 sini istihdam edebilen bir noktaya nasıl geldik, bunun sorgulanması lazım.

Var olma serüveniniz sonuçta sizin özünüzü belirler, eylemleriniz de bu özü yansıtır. Eğitim sistemleri her toplumda modernleşme sürecinde yaşanan kültürel değişim süreçlerine, bireysel ihtiyaçlara, toplumsal beklentilere, bunlarla belirlenen egemen ideolojiye, toplum tasarımına dayalı olarak şekillenirler. Öğretmen yetiştirme sistemi bunlardan bağımsız olarak ele alınamaz, anlaşılamaz.

Söylemek istediğim şu

Elbette geçmiş ile barışık olmalıyız. Geçmişiniz ile barışık olmadan oradan gelecek için deneyim çıkartamaz, ondan yararlanamazsınız. Fakat barışmanın yolu geçmiş ile yüzleşmekten geçiyor. Güvenliği önceleyen, bir tür savunma mekanizması anlamına gelen Türkçü, İslamcı anlayışlar içinde sıkışıp kaldığınız yerde bizatihi siz “Beka sorunu” haline gelirsiniz.

Ülkedeki bütün farklılıkları kucaklamadan, eğitimi demokratik, laik, farklılıklara saygı temeline, mesleki eğitim temelinde yeniden düzenlemeyi göze almadan, öğretmen yetiştirmenin programın yanı sıra bir yönetim, örgütlenme, rehberlik, hizmet içi eğitim sorunu olduğunu görmeden hiç bir soruna kalıcı çözüm bulamazsınız.

Bunun için geçmişle yüzleşmek, onunla barışmak ama buradan gelen ayak bağlarından kurtulmayı da göze almak zorundasınız.

Öğretmen yetiştirme alanında olağanüstü bir zenginliğe sahibiz. Peki bu zenginlikten yararlanabiliyor muyuz? Sahip olduğumuz olağanüstü zenginliği görmemiz, değerlendirebilmemiz sonuçta Çağdaş toplum, çağdaş devlet olma yolunda yeni bir paradigma geliştirmemize bağlı.

Sonraki yazımda öğretmen yetiştirme alanında yaşanan karmaşayı, bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Bu duygularla öğretmen yetiştirme boyutunda boyutunda katkıyla kalıcı izler bırakan Selim Sabit Efendi, Sati Bey, Ethem Nejat, Emrullah Efendi, Aristoklis Efendi, Ayşe Sıddıka Hanım, İsmail Hakkı Tonguç, Nafi Atuf Kansu gibi eğitimcilerimizi, bu sürece yön veren Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel, Saffet Arıkan, Reşit Galip, Rüştü Uzel gibi yöneticilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

Eğitim davasına kendini adamış bütün öğretmenlerimizin, eğitimcilerimizin öğretmenler gününü kutluyorum.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Türer

Ali Türer

DİĞER YAZILARI BİR ANI: DURSUN DUMAN NASIL KATLEDİLDİ! 26-06-2020 00:46 DAYANIŞMAYA ENGEL DAVRANIŞ KALIPLARI VE ÖNYARGILAR ÜZERİNE! 17-06-2020 01:10 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE BİR SALDIRI, BİR ÖLÜM: NAVER ENGİN 11-06-2020 09:52 CHP İKTİDARINDA NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ VE BALIKESİR’DE SOL (1978) 04-06-2020 23:02 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE ÇATIŞMALI YILLAR -1- (1976-1977) 31-05-2020 05:34 KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA KARESİ DARÜLMUALLİMATI 28-05-2020 08:47 DEVRİM ÇOCUKLARININ NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ KAVGASI (1972-1976) 21-05-2020 03:29 BALIKESİR’DE 1968’Lİ YILLAR VE NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ÖĞRENCİ ÖRGÜTÜ 15-05-2020 08:49 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TALEBE CEMİYETİ 08-05-2020 09:56 ANILARA YOLCULUK: 1 MAYIS 1977! 01-05-2020 10:34 BUGÜN 23 NİSAN, NEYİ KUTLAYACAĞIZ, NE İLE ÖVÜNECEĞİZ! 23-04-2020 19:40 Toplumda Adalet Duygusu, Bugün Dünden Daha YARALI! 16-04-2020 14:34 TÜRKİYENİN CORONA VİRÜS İLE İMTİHANI! 13-04-2020 07:36 DIŞARIDAKİ MAHPUSTAN İÇERDEKİ SİYASİLERE! 05-04-2020 13:10 VİRÜS İLE YAŞAMAYA HAZIR MISINIZ? 26-03-2020 23:15 VİRÜSLE MÜCADELE NASIL OLMALI! 15-03-2020 11:21 BİR VEFASIZLIK ÖRNEĞİ: SAVAŞTEPE KÖY ENSTİTÜSÜ YERLEŞKESİ! 10-03-2020 09:51 “ŞEHİTLER TEPESİ BOŞ KALMAYACAK!” ÖYLE Mİ 01-03-2020 22:58 CHP, İKTİDARA HAZIR MI? 16-02-2020 06:53 KULLANILMA SIRASI ŞİMDİ DEPREME Mİ GELDİ! 08-02-2020 23:15 EFSANE OLMUŞ MÜDÜR YARDIMCILARI 04-02-2020 17:20 ATATÜRK’ÜN NECATİ ÖĞRETMEN OKULUNU ZİYARETİ 28-01-2020 17:51 DOĞAYI, YAŞAMI TAHRİP PAHASINA EKONOMİYİ CANLANDIRMA: BU NASIL SİYASET? 21-01-2020 00:53 KAMUDA KIYAFETLER İNANCA UYGUN HALE Mİ GETİRİLECEK! 13-01-2020 08:33 Yeni bir başlangıç olsun gelecek yıllar 29-12-2019 13:09 ÖĞRETMEN OKULU MÜDÜR YARDIMCISI MEHMET FUAT GÜNDÜZALP 23-12-2019 07:18 TÜRKİYEDE ÖZEL ÖĞRETİM NEYE HİZMET EDİYOR? 14-12-2019 09:08 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE SON NOKTA: BUYURUN CENAZE NAMAZINA! 30-11-2019 12:16 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN BİR ÖĞRETMEN 25-11-2019 10:47 YÜKSELEN DUVARLAR VE İKİYÜZLÜLÜK ÜZERİNE 16-11-2019 12:45 KİM KAYBEDİYOR? 05-11-2019 08:51 Yurtta Barış, Dünyada Barış! 30-10-2019 07:56 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN: ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998) 26-10-2019 23:35 OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU! 11-10-2019 12:24 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU 01-10-2019 07:34 POSMODERN SÜREÇTE EĞİTİM 23-09-2019 07:38 OKULLAR AÇILIRKEN 2019 TÜRKİYE’SİNDE EĞİTİMDE SORUNLAR! 07-09-2019 06:47 BİR BASKETBOL MAÇININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 04-09-2019 13:51 HUKUK DEVLETİ OLMADAN MODERN DEVLET OLUNMAZ! 03-09-2019 09:38 BİR ÖĞRETMEN YETİŞTİRME MODELİ: NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ 27-08-2019 09:29 KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR! 04-08-2019 07:50 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI? 19-07-2019 09:43 BALIKESİR HALKEVİ NECATİ ÖĞRETMEN OKULU İLİŞKİSİ 11-07-2019 09:02 BU REFORMLA ÖĞRENCİ, SORU YERİNE SORUN ÇÖZEBİLECEK Mİ? 29-05-2019 07:56 TÜRKİYE DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU! 05-05-2019 08:05 İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 13-04-2019 09:26 AYIPLI SEÇİM! 02-04-2019 12:12 Toplumun yeni yıl hediyesi savaş mı olacak! 28-12-2018 09:06 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2) 10-12-2018 09:00 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR? 24-11-2018 20:42 GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 12-11-2018 12:07 MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE! 03-11-2018 00:23 BEKA SORUNU! 14-10-2018 07:32 Karma Eğitim İlkesine Alternatif Oluşturmak Demokratik Görev Olabilir mi? 13-09-2018 11:40 PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! 10-09-2018 10:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2) 18-08-2018 09:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1) 13-08-2018 08:25 EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE! 02-07-2018 08:26 SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI! 21-06-2018 06:05 ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM! 10-06-2018 01:34 EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU! 03-06-2018 15:31 CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR! 30-04-2018 07:51 TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ? 01-04-2018 02:04 2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ! 26-12-2017 17:11 Parası olana eğitim ve sağlık/ Bağlılığı olana iş ve koruma! 09-12-2017 19:11 Öğretmen nasıl değerlendirilmeli? 06-11-2017 22:37 Lider nasıl yetişir? 08-10-2017 09:45 SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ! 24-09-2017 09:24 Eğitimde Adalet var mı? 04-09-2017 19:29 Uhrevileşmeye doğru! 10-08-2017 16:23 YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR! 23-07-2017 13:35 Anlam Arayışı 01-07-2017 12:54 Zorunlu Arabuluculuk 20-06-2017 20:39 MESLEKİ EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ NASIL DOĞDU, NASIL GELİŞTİ? 08-06-2017 15:09 ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ? 28-05-2017 08:27 CHP'NİN SORUNU, TÜRKİYE'NİN SORUNU 07-05-2017 11:09 “BİZ VE DİĞERLERİ”/ İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 23-04-2017 10:41 BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK! 16-04-2017 09:45 YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE? 03-04-2017 13:29 Öğretmen Atamalarında Keyfilik! 18-03-2017 19:03 EVRİM KARŞITI YAPILANDIRMACILAR! 06-02-2017 10:50 BİREY OLABİLMEK! 01-02-2017 08:00 AKIL TUTULMASI 18-01-2017 09:07 ZİHİNSEL BECERİ VE YARATICILIK NASIL ÖLÇÜLÜR? 08-01-2017 09:58 Yeni Yıl Kutlamasına İntizar 31-12-2016 12:32 EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE VE DEĞİŞİM İHTİYACI 20-12-2016 06:49 İDEOLOJİ, EĞİTİM VE DEĞİŞİM! 09-12-2016 11:56 Eğitimde İşler Yolunda mı ? 05-12-2016 10:10
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsin?
ARŞİV ARAMA