İTAAT,İTİBAR VE LİDER
Kazım ALDOĞAN

İTAAT,İTİBAR VE LİDER

Bu içerik 739 kez okundu.

İtaat davranış biçimi kabile hegemonyasının başladığı ilk çağlardan başlayarak, Ortaçağ'da devam eden altın üste şartsız bağlılığını ifade eder.İtaat etmenin nedenleri arasında siyasal otoriterin mutlak baskısının yanında,toplumsal yaşama dayatılan dinsel alanın etkisi de vardır.Her iki durumda da anlaşıldığı gibi aslında,itaat eden gücün karşısında zayıf olandır.Şöyle özetleyebiliriz;itaat iktidarın önünde eğilmektir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz geleneksel toplumlarda itibar itaat edilene, yani güce dayanır.Kral,din adamı,diktatör vs.unsurların itibarı bu nedenle yüksek olacaktır.Görüldüğü gibi demokratik kültürün olmadığı otoriteryen ve geleneksel toplumlarda itibarın kaynağı itaatçı geleneğe dayanmaktadır.

Modern uluslaşma ile beraber siyasi düşünce tarihinde itaat etmek,( dinsel alan dışında) birey-otorite arasında giderek önemini kaybeden ve gerek duyulmayan bir öğedir.Ancak hala geleneksel toplum formlarının hakim olduğu bir çok Ortadoğu ve Asya toplumlarında dayatılmış ve kabullenmiş bir itaat kültüründen söz etmek mümkündür.

İtaatçı davranışın varlığı ile çoğulcu demokratik toplum modeli arasında ters orantılı bir yapı mevcuttur.Birincisinin olduğu yerde diğerinin varlığından bahsedemeyiz.Genel olarak zamanın ilerlemesiyle itaatçı birey davranışının azalması beklenir.

Bu konu üzerinde durmamın nedeni,son yıllarda Türkiye'de siyasetin ve özellikle sağ ve muhafazakar kesimin itaat ve itibar kavramları üzerinden siyasette dinsel ve duygusal alanlar yaratarak sahip oldukları kitleleri zinde tutma arayışlarıdır. Dinsel ve duygu etkiler ile siyasete alan açma çabası Türk siyasetinin pragmatik özelliğidir.

Siyasetimizin itibarlı lider profili ,ait olduğu dinsel kimliğin kutsallığı üzerinden işlenmektedir.Bu yolla itaat kültürü toplumsal dokuya adeta enjekte edilir.Böyle bir dokuya sahip toplumlarda demokratik kültürden söz etmenin imkanı yoktur.

Doğru olan,günümüz bilgi ve kültür toplumlarında itaat yerine bireyin çoğulcu ve demokratik tercihlerinin artırılmasıdır.İtibarın mali ve otoriter güçten çok sanat,bilgi ve kültüre verilmesidir.

Son zamanlarda medyada da sık sık gördüğümüz gibi özellikle Batı Avrupa ülke liderlerinin yaşam biçimleri ve davranışları bu konuda söylediklerimizi doğrular niteliktedir. Dünyanın en önemli ve zengin ülkelerinden biri olan Almanya Başbakanı Merkel'in hassasiyetti örnek alınması gereken bir durumdur.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500