HİKÂYESİ BİTMİŞ OLANLARIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK
Kazım ALDOĞAN

HİKÂYESİ BİTMİŞ OLANLARIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK

Bu içerik 804 kez okundu.

Türkiye 1946 yılında çok partili sisteme geçince, Menderes CHP’yi Kemalizm’in homojen bir toplum yaratmaya çalıştığını, millî değerler üzerinden çoğulcu bir gelecek inşa edilmesi gerektiğini savunarak ve her zaman hazır olan Anadolu insanının duygu ikliminden faydalanarak iktidar oldu.

Adnan Menderesin politikaları sağın küresel emperyalizm ile ilk ortaklığıdır.

1960 yılının sonlarına gelindiğinde tam da bu politikalar iflas etmişken, askerlerin gereksiz müdahalesi ve ardından Adnan Menderes’in idam edilmesiyle Türk siyasetinde mağduriyet dönemi başladı. Böylece askerler sağın değirmenine su taşımış oldular.

DP den sonra CHP girdiği bütün seçimlerde çoğunluğu sağlamayanınca başta Adalet Partisi olmak üzere birçok defa koalisyon kurmak sorunda kaldı.

1971 yılına kadar süren siyasi istikrarsızlığı bahane eden ordu 12 Mart 1971’de bir muhtıra ile Süleyman Demirel’i şapkasıyla gönderdi. Her dönem sağa karşı yapılmış gibi görünen askeri darbeler bu kez de Süleyman Demirel’i mağduriyet ile siyasette kalıcı yaptı. Asker yine sağın değirmenine su taşımıştı.

1971 askeri müdahalesinden sonra yine iktidar olan Süleyman Demirel bu kez 1980 askeri darbesiyle gönderildi. Darbeden sonra gelen Turgut Özal’da askerin avantajından faydalanarak ANAP ile uzun süre iktidarda kaldı.

12 Eylül darbesiyle Demirel siyasi yasaklı oldu.1987 yılında yapılan referandumda 75 bin oy farkla halk siyasi yasakların kalkmasına evet dedi. Demirel bir kez daha şapkasıyla meydanlara inmişti. Mağduriyet sağın sarıldığı temel avantaj olmaya devam ediyordu.

Demirel emekli olunca yerine gelen Tansu Çiller Türkiye tarihini en kötü ekonomik krizini yaşattı. Çiller daha sonra Erbakan ile kurduğu koalisyonu 28 Şubat post modern darbesi sonunda dağıldı.

Askerin 28 Şubat müdahalesi, Türk siyasetinin en uzun mağduriyet iktidarlarını meydana getirdi. Asker değirmenin suyunu bu defa AKP’nin kanalına akıtmıştı.

AKP sadece askeri müdahalenin mağduriyetine sığınmakla kalmadı. Bundan sonra Türkiye’de askeri darbe olmaz gerçeğine inanan bir kamuoyu oluşmuş

iken, daha önce de bir yazımda belirtiğim gibi 15 Temmuz gibi karanlık bir askeri kalkışmanın mağduriyet silahına sarıldı.

Geldiğimiz noktada AKP için 15 Temmuz olayı artık bir mağduriyet olmaktan çıkmıştır. Ciddi anlamda ekonomik kriz ve bölgesel sorunların altında kalkamayan AKP, yaklaşan yerel seçimlerde yeniden bir azılı düşman bulma telaşına kapıldı. Her yönüyle yıpranmış bir AKP’ye muhalefetin güncel politik söylemler ve polemikler ile bu fırsatı vermemesi gerekir.

AKP’nin değirmenine su taşıyan bir muhalefet olmazsa, bu defa işleri zor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500