MÜZELER ve GÜZEL İNSANLAR
Emin Güleç

MÜZELER ve GÜZEL İNSANLAR

Bu içerik 555 kez okundu.
Sözlüklerde; müze, kazılarda bulunan yapıtların, sanata ve bilime ilişkin nesnelerin, bilim ve sanat yapıtlarının, budunbilimsel(1) vb. nesnelerin, ayrı ayrı sergilendiği, saklandığı, korunduğu yapı olarak yer almakta.
Gelişmiş ülkelerde, müze ve müzecilik alanındaki gelişmeler ile demokrasi kültürü ve sosyal yaşamarasında, bir ilişki var mıdır?
Ya da nasıl bir ilişki vardır?
Bergama (Pergamon) Kurban Sunağı'nın, Güney Agora Kapısı'nın, Almanlar tarafından bizzat Abdülhamit'in de hediye etmesiyle Berlin'e, Karun Hazinesi'nin, Amerika'ya hangi zamanlarda kimler tarafından, nasıl kaçırıldığını ve nerelerde, nasıl sergilendiklerini doğru sorgulayabilir isek birçok sorunun da yanıtını, müzelerin ve müzeciliğin toplum yaşamındaki önemini de belki anlayabiliriz.
Bu yazıyla; dostlarımızla ilimiz başta olmak üzere,
İlk 10'a giren,
Tarsus-Nusrat Mayın Gemisi Müzesi,
Mersin-ATATÜRK Evi Müzesi,
Tarsus-St. Paul Kilisesi,
Mersin-Deniz Müzesi,
Mersin-Arkeoloji Müzesi,
Anamur Müzesi,
Silifke Müzesi
(Silifke ATATÜRK Evi, Taşucu-Aslan EYCE Amphora Müzesi, Taşucu-ATATÜRK'ün Doğduğu Ev,)  
Mersin-Devlet Resim ve Heykel Müzesi ve Galerisi,
Narlıkuyu Müzesi,
................
Hepsi de birer gömülü, müze olan kaleler hariç, müzelerimizle olan ilişkilerimizi ve yakınlığımızı gözden geçirmek isterim.
Müzelerin ve içerisinde bulundurdukları, kültür mirası varlıklarının, her birimiz ne kadar farkındayız?
Mersin'de yaşayan ve denizi hiç görmeyen insan var mıdır? Sorusuna, çoğumuzun "Hem de çok." dediğinizi duyar gibiyim.
Acaba, Mersin'imizde öğrenim çağında ve okullarda okuyan kaç çocuk, Mersin'deki veya komşu ilçesindeki bir müze ziyaretini geçiyorum, belki de okuluna hemen bitişik olan müzelerden, bir yılda kaç defa, kaçını ziyaret etmiştir, etmeyi düşünmüştür. 
Ayrıca her birimiz, bu işi ne kadar ciddiye alıyor ve çocuğumuzla, bir yakınımızla yapabiliyoruz?Bu arada, yeri gelmişken aramızdan ayrılışının, birinci yıl dönümünde Sn. Aslan EYCE'den ve her alanda olduğu gibi müzecilik konusundaki vizyonundan bahsetmek istiyorum.
Bir Balıkçı Kasabası olan Taşucu'nda; 
Balıkçıları, kooperatif kurarak örgütleyen, emekçilerin emeklerinin karşılığını almalarını sağlarken, balık ağlarına takılan amphoraları satmak yerine, biriktirmeyi seçerek, diğer şahsi koleksiyonlarını da ayrıca bunlara ekleyerek, "Aslan Eyce Amphora Müzesi."ni, 
Ayrıca Aziz ATATÜRK'ün, Selanik'te doğduğu müze olan evin, aslına uygun plan ve projeleri temin ederek Taşucu Belediyesince yaptırılmasını,
Kasabamıza, ilçemize, ilimize, ülkemize, hatta toplumun ortak kültürel eserleri olmaları nedeniyle de insanlığa da kazandıran, bir güzel insan, bir vizyoner, Aslan EYCE.
Yurt dışında yaşayan torunumun, sömestr nedeniyle bir haftalığına geldikleri "Aziz İstanbul'da.", kültür mirası harika yerleri, onunla birlikte (Sultan Ahmet, Yerebatan Sarnıcı, Topkapı, Dolmabahçe, Pier Lotti, Oyuncak Müzesi, Koç Müzesi,...vb.) ziyaret etme fırsatını bulduk.
Sunay Akın'ın, Kadıköy'deki "Oyuncak Müzesi." 
Konuklarının, her türlü oyuncakları, dinlenme, öğrenme, hatıra para basma bölümleriyle ahşap boyama ve sanat atölyesiyle kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapan, her yaştan konuklarının, gereksinimlerine yanıt veren, kendilerine ait bir şeyleri, mutlaka orada sergilenirken bulduğu bir konut, müzeye dönüştürülmüş. 
Binanın ve tüm yerleşim alanının her metrekaresi, maksimum ölçekte değerlendirilerek, her yaştan konukların hizmetine özenle sunulmuş. 
Adeta, bir denizaltı yada bir geminin alt güvertesi konumuna getirilerek, özel olarak düzenlenmiş olan müzenin tuvaletleri, özellikle müzenin küçük konuklarının, dikkatini de fazlasıyla çekmekte.
Siz ve Sizin gibiler, çok çok yaşayın, "Sunay AKIN Beyefendi!"
Çok çok TEŞEKKÜRler!
Haliç'in; 
Kuzey yakasındaki Hasköy'de, 
Endüstriyel mirasın aynası, 
Mekanik tarihi yaşatıyoruz temasıyla,
Enerji, Biyoloji, Astronomi, Matematik, Fen ve Teknoloji, Ana Sınıfı, Mesleki ve Teknik Eğitim, ... vb. atölyelerinin, 18.Yüzyıldan günümüze, sanayinin gerçekleştirdiği, otomobil, uçak, denizaltı,"Fenerbahçe Gemisi." ve çok sayıda heykellerin yer aldığı,
Eski "Taşkızak Tersanesi." alanına, "Koç Gurubu."tarafından, sanki, bu ülkeden kazandıklarına karşılık, Türk Milletine ve "TÜRKİYE CUMHURİYETİNE"olan borcunun, bir kısmını ödemek istercesine özenlegerçekleştirilen, her metrekaresi dolu dolu,
Adına yaraşan, çok büyük bir eser "KOÇ MÜZESİ."
Ve Biz; 
İstanbul'da, denizden habersiz yaşayan ne kadar çok insanın varlığını düşünürken, aynı zamanda bu müzeyi gezme, orada sevgili öğretmenleri ile mutlu vakit  geçiren, bu yaşadıklarının bugün için onlara sıradan bir olay gibi gelse de gelecek yaşamlarında, bu olayın farkını mutlulukla anacak, Kartallı, Maltepeli ilköğretim okulunun şanslı çocukları ve fedakaröğretmenlerinin bu ziyareti sorunsuz bitirebilme hususundaki, samimi ve özverili çabalarına da tanıklık ettik, ve çok mutlu olduk! 
Düşüncelerine, yüreklerine, emeklerine, ayaklarına sağlık.
Günümüzde; 
İşletmelerin, insan kaynakları bölümlerinde, iş başvurularında adaylara mesleki yeterlilikleri yanında, çaldığı müzik aleti, amatör sporların hangi dalına ilgi duyduğu, satranç-briç kulüp üyeliği,...vb. ilgi, bilgi ve yeteneklerini de sorgulanmaktadır.
31 Mart Yerel seçimlerine giderken, Ülke genelinde, kaç tane Belediye Başkanı veya Adayı?
Sınıflarındaki öğrencilerine en iyi bilgileri aktarma gayretinde olan kaç öğretmen? 
Yatırımcı kaç iş insanı vardır ki? 
Müzelerin, toplumun kültürel yaşamındaki etkisinin farkındadır.
Sayılarının, çok fazla olmadığını söyleyebiliriz. Dileriz ki, bu konuda yanılmış oluruz. 
Hedefimiz; her gün, çok sayıda çocuğumuzun, insanımızın, mevcut kültür ve sanat merkezlerimizi, müzelerimizi bilinçli olarak, ziyaretlerini (teşvik edip) gerçekleştirerek, yeni kültür merkezleri ve müze binası talep eder, çağdaş bireyler konuma getirmek olmalıdır.
Müzelerin katkısıyla, ayrıcalıklı olarak yetişen bu bireylerin,  toplumdaki yönetici, yatırımcı, işçi, memur,...vb. olarak farklı olan yerlerinin de farkına vararak, bu alanda yapılması gerekenleri, herkesin çalışma gündemlerine almalarını bekliyoruz, istiyoruz.
İkinci Dünya Savaşında yenilen ve yerle bir edilen Almanya'da, savaş sonrası ilk onarılan devlet binaları, bildiğiniz gibi tiyatro ve müze binaları olmuştur.
1919 yılının Erzurum ve Sivas Kongrelerinde, temeli atılan ve Yüce ATATÜRK'ün "Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür." diyerek tanımladığı, genç cumhuriyetin yol haritasında ilk kurumlar, Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi, müze, opera-tiyatro binalarınınolması tesadüf olmasa gerek. 
Sonlarken; Alaylı ve Mektepli olarak, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda kültür ve sanat, eğitim-bilim ve teknoloji alanında katkı sunan kamu yöneticilerini ATATÜRK'ün, iş insanlarını Vehbi KOÇ'un, ekin insanlarını Sunay AKIN'ın ve toplum gönüllüleriniAslan EYCE'nin şahsında, saygıyla, minnetle ve şükranla anıyoruz!
                                                                                   ******
ATATÜRK'ü GÜLDÜREN BİR ANI
Birgün, Akıl ve Ruh Hastalıkları Uzmanı, Mazhar Osman, Atatürk'le sohbet etmektedir.
Sohbet esnasında bir ara Atatürk, Mazhar Osman'asorar:
  - Osman Bey, bu delilik nasıl bir şey?
 
  - Gazi Paşam, az da olsa herkeste bir parça vardır deyince, Atatürk:
  - Ne diyorsun, bende de mi var?
Hoş sohbet ve sözünü esirgemeyen biri olan Mazhar Osman:
  - Ohooo....Sizde herkesten bin beteri var. İçeride ve dışarıda dört iklim yedi cihana kafa tutmak, akıllı adamın yapacağı iş midir? Der.
Atatürk bu söze dakikalarca gülmüştür.
Yüzünüzden gülücükler hiç eksik olmasın!
                                                                          ******
(1): İnsanların ırklara ayrılışını, bunların nereden çıktığını, oluşum ve yeryüzüne yayılışını, aralarındaki bağıntıları ve onların niteliklerini inceleyip, karşılaştıran ve sınıflayan bilim, ırkiyat, etnoloji.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Erdemli’de beton yol çalışmalarına başlandı
Erdemli’de beton yol çalışmalarına başlandı
Voleybol 2. Lig Bayanlar Final Müsabakaları Mersin’de başladı
Voleybol 2. Lig Bayanlar Final Müsabakaları Mersin’de başladı