FIRSAT?
Emin Güleç

FIRSAT?

Bu içerik 1654 kez okundu.

31 Martı, geride bırakalı bir ay oluyor, zaman ilerliyor.

26 Mart 89'da da aynen bugünkü yaşananlar gibi ülkede, birçok kişinin hatta siyasetçinin de öngör(e)mediği ve sürpriz olarak adlandırdıkları, yerel seçimler ve sonuçları yaşandı.

Malatya Büyükşehir Belediyesi dışında tüm Büyükşehir Belediyeleri, başta olmak üzere yapılan yerel seçimler sonunda, Sn.Erdal İNÖNÜ'nün lideri olduğu SHP kazandı.

Ancak; SHP'de parti içi Genel Başkanlık öncelikli olarak, parti içi kavgaların, öne çıktığı ve iktidar sarhoşluğuna düşen bazı başkanların, belediyecilikte o günlerin yeni yeni öne çıkamaya başlayan, anlayışların (adamcılık, ihale, rantçılık, köşeyi dönme,... gibi) etkisinde,

Ne söylüyor? Doğrumu yanlış mı?

Düşünmeden, bunu söyleyen kim?

Sorularının öne çıktığı,

"Sen, Ben." ve "Onun adamı, benim adamım." ,... türünden kavgalarla geçen ve bugünlere uzanan, önemli derslerin de çıkarılması gereken beş yıllık bir süreç.

Kent Kooperatifçiliğinin, Ankara'da önemli uygulayıcıs,

Ankara için yılların özlemi, "METRO." (KURTULUŞ-AŞTİ ve KIZILAY- İVEDİK-OSTİM) hatlarının temelini atan ve halkın kullanıma sunan,

Doğal gaz dağıtım altyapısını başlatarak, Ankara'nın soluduğu kirli havasına son veren,

Ankara'ya başta Ankapark, Portakal Çiçeği,...vb. çok büyük kentsel yeşil alanlar, .... kazandıran, Sn. KARAYALÇIN.

İstanbul'da; Sn. SÖZEN de başta İstanbul Metrosu olmak üzere, inşaatına (YENİKAPI-ATATÜRK HAVA ALANI, ZEYTİNBURNU-KABATAŞ) o günün zor koşullarında başlatmış, bitirmiş.

Doğal gaz dağıtımı başta olmak üzere, kent altyapısına büyük emek vermiş, önemli yatırımlarını da gerçekleştirmiştir.

Park Otel; örneğinde olduğu gibi imar rantına karşı, Dünya Kenti İstanbul'un kültürel ve tarihi mirasına, geleceğine ve çok değerli halkına olan sevgisinin, ne kadar haklı olduğunun bir kanıtı olarak, verdiği hukuk ve insanlık mücadelesi ve  bugün gelinen nokta, tarihi, kültürel dokusu ve silueti bozulan, koca bir kent.

"İstanbul'a, bu şehre ihanet ettik." şeklinde de ifadesini bulan itiraflar.

Aynı güzel çalışmaları;

Sn. Yüksel ÇAKMUR İzmir'de, Sn. Selahattin ÇOLAK Adana'da, Sn. Muzaffer ÖNDER Samsun'da, Sn. Sefa SİRMEN İzmit'te, Sn. Turgut ATALAYDiyarbakır'da, Sn. A.Kaya MUTLU Mersin'de hepside kentlerinin hizmetlerini, o günlerde yürürlükte olan 60 yıl önce çıkan yasalarla(1580SK.), kentlerinde altyapılarıyla birlikte güzel işler gerçekleştirdiler.

Bugün, bu eserlerin bırakınız daha büyüklerini yapmak, bunlara (Ankara ve İstanbul şehir içi metro inşaatlarını,... TC. Hükumeti yaptı) ulaşıl(a)madı.

Kentlerimizde yaşanan; trafik keşmekeşi, azıcık yağmurla oluşan sel baskınları ve can-mal kayıpları, denize dönüşen altyapısız alt geçitleri-sokakları, çarpık ve çirkin beton blokları, ranta kurban edilen yeşil alanları,...

Yerel Seçimin sonuçlarına göre, sanki halkımız, siyasi partilere beş yıllık birev ödevi verdi.

1. Bölge: İstanbul, Çanakkale,Yalova, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne,

2. Bölge:Bolu, Bilecik, Eskişehir, Ankara, Kırşehir,

3. Bölge:İzmir, Aydın, Muğla,

4. Bölge: Antalya, Mersin, Adana, Hatay,

5. Bölge:Artvin, Ardahan,

Bu iller; Belediyesini, son seçimlerde CHP'nin kazandığı, insan yerleşkeleri.

Aynı coğrafyanın ve iklimin, komşu ve ortak kültürel, iktisadi, ziraai faaliyetlerle uğraşan birbirine yabancı, kentler arası ulaşım ve iletişim sorunu olmayan, insan yerleşkelerinde belediye başkanlıklarını, bölgesel olarak aynı siyasi görüşe sahip siyasi partiler kazandılar.

Trakya, Akdeniz, Ege, Doğu Karadeniz, Orta Anadolu'da birbirine komşu (5-6) illeri, aynı siyasi anlayıştaki partili belediye başkanlıkları tarafından beş yıl yönetilecekler.

Benzeri durum, aynı coğrafi nedenlerden dolayı, diğer partiler içinde geçerli.

Siyasi partilerin; vizyonları, kadroları ve belediye başkanları ve yönetim uygulamaları, belki de böylelikle halkımız tarafından, büyük bir sınavdangeçirilecekler.

CHP'nin; gerçekten iktidar olmak ve ülkeyi, sosyal demokrat bir program çerçevesinde yönetme ve sorumluluk alma iddiası varsa ki olmalı, halkın bilerek yada bilmeyerek, verdiği bu mesajı mutlaka almak, görmek zorunda.

Parti içi iktidar ve şahsi hesapları bir tarafa bırakarak, genel merkezden başlayarak "Çağdaş Kent Yönetimi ve Belediyecilik." konularını kapsayan, üniversite ayarında ve her yeni bölgelerde, alt birimlerinin yer aldığı, 24 saat esasına göre, durmadan çalışan, üreten, geliştiren, denetleyen, uygulamadan doğan eksiklik ve aksaklıklara, anında el  koyan, bilimsel,siyasal bir kurumu ivedi kurmalı.

Alanda, verimli bir şekilde çalışmasına zaman kaybetmeden,hemen başla(t)malıdır. "Bu Olmazsa Olmazdır!"

Aksi durumda; 89'da yaşananlar, tekrar bir bir yaşanır,

"Aynı hatalar yapılarak, farklı bir sonuçlar asla alınmaz." özdeyişinde de belirtildiği üzere,

BİRİSİNİN yapması gereken iş, BİRİLERİ tarafından da mutlaka yapılması gerekirken ama KİMSENİN,  yapmadığını HİÇ KİMSENİN, o işin yapıl(a)madığını fark ed(e)mediği bir işin, sonrasında da HERKESİN de birbirini suçlayacak, birçok gerekçesi ve çok zamanı olur.

Yeni seçilen; başkanlarımızın ki elbette zeki, çalışkan, yetenekli, üretken, yaratıcı,... saygın bir kişilikte olmalarını, kimse inkar edemez.

Ancak, bu işi, tek başına yapmalarını beklemek, biraz saflık, O'nlara da haksızlık olur! Yalnız bırakılma malılar!

Güvenebilecekleri, her zamanda yanlarında olabilecek, her konuda bilimsel ve sosyal donanımlı hak, hukuk, adalet prensipleri ve demokratik ilkeler çerçevesinde, çalışma yapan bir ekibin varlığı, dürüst hiçbir başkanımıza asla sıkıntı vermez.

O'nun; iş yapma heyecanını, üretkenliğini, velhasıl her konudaki başarısını artırır, kamçılar, O'na da büyük katkı sunar.

Kim ne derse desin; tüm başkanların, en iyimser tarafından en az altı ayı,hepimiz insanız, herkesin haklı ve doğal, yadsın(a)maz talebi olarak,tebrikler ve yapılması gereken karşılıklarıyla  geçecektir.

Ayrıca altı ayın da pek yeteceğini düşünmüyorum.

Kentlerin; ivedi çözüm bekleyen sorunlarından feda edilecek, böylesi bir zaman dilimi konusunda, hiç kimsenin lüksü yok.

Hemen çalışmaya başlamak gerekiyor!

Üretilemeyen tek şeyin, "Zaman." olduğu konusunda kimsenin tereddüdü yoksa, kentlerin bekleyen büyük sorunlarına üretilecek çözümler için zaman kaybına tahammül yoktur!

Üniversitelerin; sosyal, siyaset, ekonomi, işletme, ziraat, psikoloji,... bölümleriyle profesyonel ve gönüllülük esasına dayanan, partili, partisiz ve belediyecilik deneyimi olan akademisyenler,

"Tecrübe öyle bir okuldur ki, orada aptallar da çok şey öğrenir." özdeyişinden hareketle, Sn. Murat KARAYALÇIN, Sn. Nurettin SÖZEN, Sn. Selahattin ÇOLAK, Sn. Aziz KOCAOĞLU, Sn. Sefa SİRMEN, Sn. Osman ÖZGÜVEN, Sn. Yüksel ÇAKMUR, Sn. Doğan TAŞDELEN, ... gibi deneyimli ve partili belediye başkanlarının yanında, Sn. Aytaç DURAK, Sn. BedrettinDALAN, Sn. Burhan ÖZFATURA benzeri, başka partilerden de belediye başkanlığı yapmış, deneyimli saygın şahsiyetlerle de bu kadro dahadagüçlendirilir, zenginleştirilir.

Sn. KARAYALÇIN'nın, Belediye ve Parti (SHP) Genel Başkanlığı ve sonrası, siyasal olarak yürüttüğü "Siyaset Atölyesi." çalışmaları, Başbakan Yrd. ve Dışişler Bakanlığı, bürokrat ve Akademisyen kimliği,

Sn. BÜYÜKERŞEN'nin güncel, deneyimleri ve Eskişehir'de yaşanan, güncelbelediyecilik uygulamaları,

Sn. KOCAOĞLU'nun, İzmir'deki güncelliğini koruyan, sıcağı sıcağınadeneyimleri,

Çok büyük ve hepside hazine değerinde birikimlerdir.

Bugün değilse be değerler, ne zaman nerede kullanılacaktır?

Bahse konu üyelerin katılımıyla oluşturulan uzman heyetlerin;

İnceleme ve değerlendirmeleriyle yapılacak küçük güncellenmesi gereken değişikliklerle, hayata geçirilecek, 

 CHP'nin; geçmiş dönemlerde uygulanan Belediyecilik (Toplu Ulaşım, Tanzim Satış, Toplu Konut, Kooperatifçilik, Köy Kent,...) ve yeni yaşanabilir kent uygulamaları yeniden gözden geçirilip, güncellenerek,

Yeni, çağdaş uygulanabilir sonuç alan çalışmalar ve insana dokunan sonuç alıcı Yeni Belediyecilik uygulamaları pekala yapılır.

Böylece oluşturulan, alaylı ve mektepli güçlü bir kadro, parti yönetimince işin içine sokulursa olaylara zamanında ve yerinde müdahale edilerek, ekonomik, iş gücü ve zaman kayıpları da önlenerek yapılacak işler ve bağlı sonuçlarının, halkta karşılığı elbette bir başka olacaktır.

Yapabilirler mi?

Neden olmasın?

Bekleyip göreceğiz!

Fırsat yada fıtrat, hangisi olacak?

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Toroslar’da yeni yol açma çalışmaları devam ediyor
Toroslar’da yeni yol açma çalışmaları devam ediyor
Sınıflar açık havaya taşındı
Sınıflar açık havaya taşındı