İLERİYE, MUTLU BAKMAK!
Emin Güleç

İLERİYE, MUTLU BAKMAK!

Bu içerik 3140 kez okundu.
Ülkemizin, 80 öncesi koşar adım, karanlık günlere hızla sürüklendiği zor yıllar.
Aralık 77'de yapılan, Yerel Seçimler neticesinde belediyeleri ana muhalefet, CHP kazanmıştır.
Genel iktidar, 1.Milliyetçi Cephe (MC.) olarak adlandırılan, Sn. Süleyman DEMİREL'in Başbakanlığında ve Adalet Partisi-Milli Selamet Partisi-Milliyetçi Hareket Partisi tarafından oluşturulan, Koalisyon Hükumeti tarafından yönetilmekteydi.
Yerel Seçim sonuçları ve 1.MC. Hükumetine destek veren, on milletvekilinin partilerinden istifaları ile SnDEMİREL'in Başbakanlığındaki Hükumet, azınlığa düşerek istifa etmek zorunda kalmıştır.
CHP; on bağımsız milletvekilinin birisi hariç, kabinede yer alarak desteklediği, Sn. Bülent ECEVİT'in Başbakanlığında, bir Koalisyon Hükumeti kurarak iktidar olmuştur.
77 Yılı; Aralık ayında yapılan, yerel seçimlerde Mersin Belediye Başkanlığına, 73-77 Döneminin başkanı Sn. A. Kaya MUTLU, ikinci defa seçilmiş,
   Toplu Konut,
   Tanzim Satış Mağazaları,
   Toplu Ulaşım,
   Yeşil Alan Çalışmaları,
   Kültür, Sanat ve Festival Etkinlikleri,
    ....
Yeniden Toplumsal Belediyecilik uygulamalarına, kaldığı yerden devam etmektedir.
Hükumet değişikliği gerçekleştirilmiş, üst düzey yönetim merkez kadrolarında da ufaktan yeni atamalarla yönetici değişiklikleri yapılmaktadır.
Mersin Belediye Başkanı, Sn. Kaya MUTLU'ya önemli bir makam sahibi tarafından, bir gün telefon edilir ve kendisi bir konuda bilgisine başvurulmak üzere, Turizm Bakanlığına, Ankara'ya davet olunmaktadır.
Davete icabet eden Sn.Başkan Mutlu'ya; 
Bakanlık yetkilisi, önceki hükumetin üst düzey kimi yöneticilerinin,
Bir önceki yıl yapılan " Mersin Moda ve Tekstil Festivali"ne katılmaları nedeniyle,
Mersin'e geliş-gidiş, konaklama, ağırlanma masrafları vb. gibi hususlara ilişkin, yaptıkları bir araştırma ve soruşturmayla ilgili olarak, bilgisine ve tanıklığına başvurmak istediklerini bildirirler ve yazılı bir tanık ifade tutanağı hazırlığına da girerler.
Sn. Başkan MUTLU; O festivalin konuk bakanlık katılımcıları, belediye olarak kendilerinin daveti üzerine etkinliğe katılarak, Mersin'i ve Mersinlileri, kendilerini de onurlandırdıklarını ve festivale gereken katkı ve desteğin de verildiğini sözlü olarak belirterek, devlette sürekliliğin esas olduğunu, geriye değil ileriye bakılması gerektiğineilişkin, yol gösterici görüşlerini de paylaşarak, hiçbir şeyi de imzalamadan, oradan ayrıldığını ifade eder.
79 Yılı, boş bulunan beş milletvekilliği için yapılan ara seçimler neticesinde, seçimleri AP'si kazanınca, Sn. B. ECEVİT Hükumeti istifa eder, 2.MC Hükumeti aynı partilerin katılımıyla  Sn. DEMİREL'in Başbakanlığında tekrar kurulur. 
Sn. MUTLU da soruşturulmaya tabi tutulmaya çalışılan, bu bakanlık ekibiyle bir süre, birlikte (12 Eylül 80'e kadar) tekrar çalışmak durumunda kalır. Mersin'e hizmet eder.
                                                                                                      &&&
TAKDİR SİZİN!
89 Yılı Yerel Seçimleri sonucunda, Taşucu Belediye Başkanlığına ilk defa, ön seçimle partimiz ve sonrasında halkımız tarafından, şahsım uygun görüldü.
Her mesleğin; bir şekilde eğitim-öğretimi verilen bir okulu, atölyesi, kursu-örnek uygulama alanları, ... vb. bilgi sahibi olunan zaman dilimi varken, belediye başkanlığında böyle bir şey yok.
Seçim oldu ve siz başkansınız!
Ekonomist, iktisatçı, mimar-mühendis, hesap uzmanı, işletmeci, muhasebeci, sosyolog, psikolog, planlamacı, ...vb. velhasılı, tüm alanlarda her şey olmak zorundasınız.
Eliniz mahkum; başkan olarak, her şeyi en iyi bilmek, hata yapmamak, seçmenlerinizin her türlü taleplerini en iyi ve herkesin istediği şekilde karşılamak, en doğruyu en hızlı şekilde yapmak, kaynakları en verimli kullanmak zorundasınız, ...vb.
Algı böyle!
Başkanlıkta geçen ilk aylar.
İçişleri Bakanlığı; Belediye Başkanlıklarını o yıllarda, olağan ve yasalolarak iki yılda bir, hesap uzmanları, kontrolörler eliyle genel denetimden geçirirler ve başkan olarak çok yararlandığımız, uyaran açıklamaları ve yol gösterici uygulamaları da paylaşırlardı.
26 Martta 89'da seçim olmuş, henüz iki ay olmamış Haziran-Temmuz ayları belediyede müfettiş, sanki denetim için kapıda.
Hoş gelmişler. Ancak, adı bile soğuk geliyor.
Ne olmuş? Niye gelmiş? Ne olacak? Ne yapacağız? türünden sorular çok!
O yılları hatırlayanlar bilir. 
İktidar gücünü, yapılan yerel seçimlerde kendi lehine oya dönüştürmek amacıyla mevcut hükumetin seçim sloganı, "Eli kolu bağlı belediye başkanı istemiyorsanız, oyu (ANAP) bize verin." sıkça kullanılmıştı. 
Biz de muhalefetten seçilmiş olmamız nedeniyle üçüncü ayında,iktidar tarafından teftişe mi tabi tutuluyorduk?
Müfettiş Beyefendi, belediyeye geldi, olağan olduğu üzere kendisine rahat çalışabileceği bir oda seçti, denetim çalışmasına da ufaktan ufaktan başladı.
Ben; kendileriyle, Silifke Belediyesine ilk geldiği günlerde, konakladığı Göksu otelde bir öğle vakti ziyaret ederek, önceden tanışmıştım. 
Bize de, (belediyeye) geleceğinden böylelikle bilgim vardı.
Bir kaç gün, kendilerini rahat bırakma, kendi adıma panik yapmama, her türlü teftişi bir öğretmen olarak, eskiden çok yaşamış olmanın deneyimiyle bu işi de olağan akışında, bir kaç gün geçsin de bir öyle tanışma olsun diye düşünürken, hesap işleri müdürümüz, bir öğle vakti müfettişin beni görmek istediğini söylemesi üzerine, çağrıya uyarak çalışma odasına gittim.
"Sn. Başkan; ben, bir kere seni denetlemek için gelmedim. Senden önceki iki yılın olağan denetimi, bu. 
Ayrıca ben hükumetin (ANAP) müfettişi falan da değilim. Kaç gündür niye uğramıyorsunuz, yanıma gelmiyorsunuz?..." türü sitemleriyle lafa girdi.
Ben de kendilerine, asla öyle bir anlayışla hareket etmediğimi ifade ederek, yanlış anlaşıldığımı ve özürlerimi ifade ederek söyleşiye devam ettik.
Ayrıca; böyle bir işle uğraşırken, işin daha başında yapılacak bir denetimin, gelecekte olacaklar hakkında şahsıma ve bir yol haritasının oluşmasına da katkı yapacağı için ayrıca çok yararlarının da olacağını, özellikle belirttim.
Daha işin başında, benim uygulamalarımın denetlenmesinin de ayrıca gelecekte hesap verebilir durumda olmam açısından önemine işaret ettim.
........
Sohbetin, ilerleyen aşamalarında karşılıklı ve samimi olarak;
-Başkan, nerelisiniz? Memleketiniz burası mı?
-Evet Buralı, Taşuculuyum.
-Memleketinize, gerçekten hizmet etmek istiyor musunuz?
-Elbette!
-O zaman, arkanıza fazla, hatta hiç bakmayın derim size.
-Ne demek o?
-Geçmişle uğraşma? Mutlaka eksik bir şey vardır ve bulunur. İstiyorsan iki, üç dosya çıkarır, bulur sana verebilirim. 
-Bunlarla uğraşıp ve sonuç almanıza da sizin beş yılınız asla yetmez. Zaman çok çabuk geçer! 
-Beş yılın sonunda; 
-Seçmenlerin size, verdiğimiz yetkiyle bu memleket için ne hizmet yaptınız diye sorarlar?
-Siz de yolsuzluk, hırsızlık, vardı diye anlatır durursunuz! 
-Sana yaptıklarınızı pek sormazlar, özellikle de yap(a)madıklarınızı sorarlar. 
-Biz, onların ne olduğunu bildiğimiz için seni seçerek zaten değiştirmiştik, yani sizden de iyi ve güzel hizmetler istemiştikdiyecekler.
-O zaman, geçmişte yanlış yapanların, bu yaptıkları yanlarına kar olarak, kalsın mı?
-Ona sen karar ver, başkan. Takdir Sizin!
                                                                                                               &&&
ÜÇ ZARF.
Rivayet olunur ki;
Memleketin birinde, seçimler yapılır. 
Seçimi kazanan, görevi devralırken devreden arkadaşının deneyimlerinden, yeni görevinin acemilik zamanlarında yararlanmak istediğini, varsa ipuçlarını nezaketle rica eder.
Devreden, özür dileyerek fazla zamanın olmadığını ancak, kendisine çekmecede 1,2,3 olarak numaralandırılmış üç adet ZARF bıraktığını, gereksinim duyarsa sırasına göre açarak yararlanabileceğini söyler.
Mecburen açılan; 
1.Nolu Zarf: "ilk olarak, Kendinizi övmeyle başlayabilirsiniz." yazılı. 3-5 ay sonra kendini övme yöntemi, yetmez olmaya başlar.
2.Nolu Zarf: "Geçmiş yönetimi kötülemeye geçebilirsiniz." yazılı. 7-8 aydan sonra geçmişi kötüleme de yetmez olmaya başlayınca.
3.Nolu Zarf: "Sizi de yakında görevden alacaklar. Üç ZARF, hazırlamak için zamanınız henüz var!" notu yer almakta.
                                                                                                              &&&
Türkiye, İstanbul hariç yerel seçimlerini tamamladı. 
5393 Sayılı garabet "BÜTÜNŞEHİR" Yasasının, uygulanmasının (uygulanamamasının) halen yarattığı siyasi ve sosyal sıkıntıları ortada durmaktadır. 
Yargıya olan güvenin her geçen gün azaldığı,bırakın sade vatandaşı, siyasi partilerin kıdemli siyasetçileri, baro başkanları, akademisyenler,... deve dişi insanlar bile halen HakHukukAdaletarar durumunda kalmışlar.
Belediyelerimizin Sn. Başkanlarından ve Meclis Üyelerinden;
Oy versin yada vermesin, herkesin hizmetin en iyisini ve en kalitelisini beklediğinin,
Zamanın, hızla (beş yılın) tükendiğini ve asla üretil(e)meyen bir değer olduğunun,
Oturdukları çok onurlu koltukların, son sahiplerinin ne sevgili genel merkez yöneticileri, ne de kendilerinin olmadığının ve sorumluluğunun,
Farkında ve ciddi olarak,
Herkes, kendisini bir an için en yakınındaki belediye başkanının, meclis üyesi ve sade vatandaş halkın yerine koysun ve birazcık"EMPATİ" yapsın!
Başkan; Seçer'miş, Aktan'mış, Tarhan'mış, Gültak'mış, yok meclis "Topal Ördek."miş, bu Aziz Millet ve Yüce Halkımız, herkesin görevinin gerektirdiği hizmetleri, büyük bir hassasiyet ve ivedilikle yapmasını beklemektedir.
Dün, o koltukların bazılarında, başkalarının oturduklarını hatırlayınız!
"FIRSAT."ı, ve tam zamanı ki "Fırsatlar peşinden koşularak değil, karşımıza çıktığı anlarda yakalanır." hep birlikte kaçırmayalım ne olur.
Görevinin gereği, HİZMETİ yapanları ve "GÜZEL HİZMETLERİ." halkımız, daima dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da şükranla, anmaya devam edecektir!
Kolay Gelsin, Hepinize!
Başarılarınız Sürekli Olsun! 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Toroslar’da semt pazarlarına sıkı denetim
Toroslar’da semt pazarlarına sıkı denetim
Mersin’de Uluslararası Narenciye Festivali heyecanı başladı
Mersin’de Uluslararası Narenciye Festivali heyecanı başladı