OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU!
Ali Türer

OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU!

Bu içerik 1500 kez okundu.

Kürt siyasetinin önde gelen isimlerden Kemal Burkay Suriye’ye TSK harekatının başlaması ardından kaleme aldığı yazıda, PKK’nın devlet tarafından kurulduğunun, Öcalan’ın İmralı’da alıkonmasından bu yana hep devlet hizmetinde olduğunun bir kez daha altını çizerken isyan ediyor: “Baylar, bayanlar, insaf! Bu ülkenin politikacıları, medyası, yazar çizerleri, uzman geçinenleri, savaş naraları atan cümleniz, ne oluyorsunuz? Hangi yüzyılda yaşıyorsunuz?!. Bu kadar Kürt düşmanlığı, bu denli şovenizm neyin nesidir!. Siz, Kürt halkının meşru haklarını tanıyarak, yan yana, barış içinde bir arada yaşamayı beceremez misiniz? Türkiye sınırları içinde adil bir sistem kurmayı başarmadığınız yetmiyormuş gibi, sınır ötesindeki Kürtlere de dünyayı cehennem etmek gibi bir hak ve göreviniz mi var?” (9 Ekim 2019 Marmarayerel) Özellikle harekata “içi yana yana” destek verenleri, ellerini vicdanlarına koyup, bu feryat üzerinde bir an olsun düşünmeye davet ediyorum. 2014-2015’li yıllarda Suriye’nin Kuzeyinde Kürtler, insanları zalimce katleden İŞID’a kahramanca direnirken, İŞID’a diz çöktürürken yürekleriniz bu insanlarla birlikte atmadı mı? Bir zamanlar “çözüm süreci” vardı ve bu insanların sözcüsü Salim Müslim bu ülkede üst düzeyde karşılanıyordu, hatırlayın! Cumhurbaşkanının yardımcısı Türkiye’nin meşru müdafaa hakkını kullandığını söylemiş. Suriye Sınırından Türkiye’ye her gün saldırı mı var? PKK, saldırılarını Türkiye topraklarında gerçekleştiriyor, bunlar Suriye’den geliyorsa sınırınızı “güvenli” hale getirin, içeri kuş uçurtmayın, elinizi tutan mı var. Suriye’de bir “güvenli bölge” oluştu diyelim, bu bölgeyi uzun süre kontrol altında tutmak için, işsizliğin, gelir adaletsizliğinin, hukuksuzluğun burgacında nefes alamaz hale gelmiş, ayın sonunu nasıl getireceğini karar kara düşünen halk ne bedel ödeyecek. Savaşı başlatmak kolay da, nasıl gelişeceği, bu işten sıyrılıp sıyrılamayacağınız, işte orası belli olmaz! Fırat’ın doğusunda Suriye’de 2 milyon Kürt yaşıyor, çoğunun Türkiye’nin Güney Doğusunda akrabalık ilişkileri var. Elinizde Terörist ölçer bir alet mi var. Atığınız her bombanın, sıktığınız her kurşunun bir teröristi öldüreceğine nasıl emin olabiliyorsunuz. Fırat’ın Doğusundaki herkesi terörist ilan etmek, doğru mu? Gelişmiş, demokrasisini içselleştirmiş devletler; iletişimi, diplomasiyi şiddet kullanmanın önüne geçmek için kullanırlar, önünü açmak için değil. AKP iktidarı ise kullanılacak kaba güce zımnen göz yumulması, fırsat verilmesi için diplomasi yürüttü, yürütüyor. Unutmayalım, bu topraklar egemen komşu bir ülkenin toprakları! Ailesi içinde çatışma olan komşunuzun evine; gıcık kaptığınız aile üyesini derdest etmek için kapıyı kırıp girer misiniz? Bu size mahallede itibar kazandırır mı? Onun evinin bir bölümünde yaşamaya hakkı olan akrabalarını ne yapacaksınız? Yakın geçmişte, 1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Topraklarını paylaşım oyununa Yunanistan, hangi gerekçelerle nasıl alet oldu da Türkiye’ye saldırdı; sonra da başına neler geldi, hatırla da üzerinde bir düşün. Avrupa Birliği (AB) üyesi 28 ülke, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda başlattığı askeri harekata hemen son vermesini istiyor. Suriye sorununa askeri yöntemlerle, kaba güçle çözüm bulunamayacağı vurgusu yapıyor. Rusya, İran inatla Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapıyorlar. Yarın, başta bugün bu operasyona yeşil ışık yakan ABD olmak üzere bu ülkeler bu işin bedelini Türkiye’ye ödetmeye kalkarlarsa bu işin altından nasıl kalkacaksınız? Hamaset o gün de yaralarınıza merhem olacak mı? Merak ediyorum, Suriye’deki operasyona, bugün içi yana yana destek verenler, gemi karaya vurunca (umarım vurmaz), fatura halka çıkınca verdikleri bu desteği biraz olsun hatırlayacaklar mı?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500