Beyhan BALABAN
Beyhan BALABAN
Giriş Tarihi : 04-01-2020 02:53

Belediye ŞİRKETLERİ RANT İÇİN KURULUR!

Belediye ŞİRKETLERİ RANT İÇİN KURULUR! HİZMET BİRİMİ Değil; İŞLETMEDİR!

         Şirketler FESH EDİLMELİ, MÜDÜRLÜKLERLE BİRİMLERE BAĞLANMALIDIR!

         Belediyeler MÜDÜR LERİNE Vereceği MAAŞLA TASARRUF EDER, Ama ŞİRKET YÖNETİCİLERİNE VERDİĞİ HAKSIZ KAZANÇLA Yolsuzluk ve Hırsızlık Yapmış Olur!

         BÜTÜNŞEHİR Yasasının Büyükşehir Belediyelerinde uygulamaya girmesinden sonra, gözü açık belediye başkanları, çevrelerine iş sağlamak ve rantla zenginleşmek pahasına belediyelerde kanunen birimlere bağlı olması gereken bölümleri ŞİRKET KURARAK, yandaşlarıyla yönetimlerden oluşturup haksız kazanç sağladılar.

         Halkın su ihtiyacına, Halkın tatil ihtiyacına, Halkın İmar işlerine, Halkın Reklam ihtiyaçlarına, Sosyal ve Kültürel hayatlarına ayırdıkları paradan, daha yüksek makbuz, fatura, gider vb. uydurma ödemelerle haksız, hukuksuz kazanç sağladılar. Bütünşehir Yasasından önce Türkiye’de aynı uygulamayı yapan bazı büyükşehir belediyeleri vardı. Fakat çok az birimde Şirket kuruyorlardı. Şimdi oldukça yaygınlaşan, belediyelerin seçim kazanmak için oy alma karşılığında, kendi çevrelerine işsizliğe çare olmak amaçlı kurulan şirketler son yıllarda çoğaldı. 

         Sahil Belediyeleri’nde gördüğümüz manzaralar Halkın cebini soyacak kadar, Halkın tatilini zehir edecek kadar ileri giden, yandaşlarına iş verip, verdiği işte işçiyi ezen, sigortasız işçi dahi çalıştıran şirketler özellikle sahil kentlerinde Halkın diline intizara varan laflarla kötü dolandı. Düşünün ki, 5 tl, 10 tl olabilecek şezlong fiyatları, 30 tl, 40 tl, 50 tl yapıldı. Üstelik vardiyalı işçi çalıştırılmadığından akşam saat 17.00 olmadan tatilciler şezlonglardan kaldırıldı. Sahil Polisi şikâyetlerle çoğalan nice vakalara şahit oldu. Yetmedi sahillerde mevsimlik para kazanmaya çalışan bölge esnafının ekmeğiyle oynandı, belediye görevlileri VERGİ ÖDEMEDEN tatilcilere AÇIKTA içecek, yiyecek ve içki satmaya başladılar...

         İmar şirketlerinde son yıllarda duyduğumuz en önemli ihanet ise; Cumhuriyet Türkiye’sinde İmar işlerinin yürümesi için Halktan; cemaatlere ve tarikatlara verilmek üzere imar giderleri kestirildi. Yetmedi, İnşaat Mühendisleri toprak sahibini zorda bırakan, varislere eşit hak vermeyen, hazırladığı çizimlerin acısını; Belediyeler inşaat şirketlerinden çıkarıp belli sayıda daire istediği için; zarara uğrayan yine Halk oldu. Belediye Başkanlarının misafir evi olarak gösterip daha sonra akrabalarına, yandaşlarına verdikleri tapuların sayıları son yıllarda arttı. İmardaki yolsuzluklar incelenirse bölgemizde; bağ, bahçe, arazilerin imarlaşmasındaki tüm olumsuzluklar, hırsızlıklar, soygunlar zincir gibi sökülebilir…

         Belediye Sular idareleri her İl’in, İlçe’nin kısa adını taşıyarak kurulan şirketlere bağlandı. Katkı paraları, atık su artışları, Gelir-Giderlerde yapılan yolsuzluklar Türkiye’de birçok büyükşehirde mahkemelik aşamalara geldi. Halkın atık su ödemesini kaldıracak, yüksek su faturalarına çözüm bulacak çalışmalar üretileceğine, Halkı soyacak şirketler kuruldu. Tıpkı yıllar önce TEDAŞ’IN özelleştiği, TELEKOM’UN özelleştiği gibi zamlar Haklın cebine girdi. Su faturaları, şirketlerin yasadışı yönetim kararlarıyla su kesme-açma fiyatları; seçimle gelen belediye başkanlarının kanuni olarak mazbatayla belediyeyi devraldıkları zamanla aynı şekilde işlemediği için şirketlerin kurulması dahi suçtur!

         Kültürel ve Sosyal işlerde bilinen, duyulan, anlatılan giderlerin aslında çok az olduğu, ama faturaya çok yüksek yansıtıldığı yine tüm yurtta haber olmuş birçok vakayı bizlere hatırlatıyor. Özellikle sanatçıları etkinliklere getirme anlaşmalarında yapılan yolsuzluklar, ses düzeni yolsuzlukları, reklamlar, tanıtım kitapçıkları oldukça yüksek meblağlarda vatandaşın cebinden çıkıyor. Bir kentin her alanda sanatçılarını güçlendirecek, Halkın sosyal ve kültürel ihtiyacına yardımcı olacak çalışmalar yapılacağına; kültürlerimizin, tarihimizin üzerinden yolsuzluklar yapılıyor. Sanatçı yetiştirmek yok! Dışarıdan sanatçı getirip yolsuzluk yapmak çok! Şirkete bir ekip atayıp yolsuzluğun en aşağılık işleri yapılıyor. Bu konuda vereceğim yolsuzluk örnekleri sayfalara sığmaz…

         BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ olarak görev yapan belediyelerin BİLLBOARD ve Reklam İşlerinden elde ettiği kazancı ve karşıt siyasilerin birbirleriyle SEÇİM SÜRECİNDE GİZLİCE anlaşma yolsuzluklarını yazmak; buraya sığmaz, sadece bu satırla hatırlatmış olayım…

         Peki, ne yapılmalı? Elbette ŞİRKETLER FESH EDİLMELİ! Kurulan şirketlerin tüm birimleri zaten belediyelerde kanunen mevcuttur. Kanuni olarak görev yapılanması uygulanarak şirketlerin hepsi MÜDÜRLÜKLERE bağlanmalıdır. ŞİRKET YÖNETİMLERİ FESH EDİLMELİDİR! Dışarıdan hiç kimse yönetim uydurmacasıyla hak etmeden maaşa bağlanmamalıdır. Kültür’de, Sular İdaresinde, İmar’da ve diğer Belediye Hizmetleri bünyesinde zaten tüm birimlerin müdürlükleri mevcuttur. Kentin büyüklüğüne göre müdürlükler yer yer çoğaltılabilir. Boşu boşuna SİYASİ RANT elde etmek için yandaşlarını beslemek uğruna hiçbir iş yapmadan şirket kurup, Şirket Yönetimlerine isimleri gizli kalan siyasileri verip, RANT elde edilerek yolsuzluk yapılmamalıdır. Bu uygulama iktidarın yabancılara parsel parsel toprak satmasından, devlet kurumlarını, fabrikalarını satmasından farklı değildir. Birimlerde müdürlere verilecek maaşla belediyeler tasarruf eder, ama şirket yöneticilerine aktardığı haksız para yolsuzluk ve hırsızlıktır…

         Şirketler FESH edildiğinde, belediye görev ve hizmetlerinin tamamı müdürlüklere bağlandığında; Belediyeler hiçbir kişisel ve siyasi YOLSUZLUK YAPAMAZ! Devlet memurları haksız kazanca imza atamayacakları için, seçilen siyasiler adam gibi, insan gibi, Halkı soymadan belediye hizmetini yaparlar. Devlet memurları parayla satın alınıp giderlere imza atsa bile bir süre sonra ortaya çıkacak ve yargılanacaktır. Siyasetin olduğu yerde hiçbir gerçek saklı kalmaz…

         Bu konuya geçmiş yıllarda değinmiştim. Yeniden yazma ihtiyacı görmemin nedeni Mersin Büyükşehir Belediye’sinin geçen haftaki meclis toplantısında DENİZ-KIZI AŞ.’nin yolsuzluklarına değinmesi oldu. Burada çok kısa dile getirdim, ama tüm şirketler incelendiğinde Halkımızın cebinin nasıl tüm yurttaki birçok belediye başkanlığı tarafından soyulduğunu vahim sonuçlarla görebiliriz.

         Dilerim ÖNERİM DİKKATE ALINIR ve Mersin Büyükşehir Belediyesi; şirketleri fesh eder ve ilçelerde bulunan veya kurulmaya teşebbüs edilen şirketlere de izin vermez. Belediyelerin 1. Görevi Halkımıza hizmettir. Belediyeler iş bulma kurumu, rant sağlama yolsuzluğu, cemaatleri, tarikatları besleme yuvası, zenginleşme merkezi değildir. Elbette projelerle yeni iş imkânları, yatırımlar kazandırarak işsizliğe çare olabilir, ama kendi bünyesinde yasal olan birimler varken, aynı birimlerin şirketini kurarak belediyecilik yapmaya İŞLETMECİLİK denir. Belediyede işletme kelimesi dahi aslında anayasaya göre suçtur…

         Başta bölgemizdeki, Adana ve Mersin Büyükşehir Belediyelerinin ve tüm yurdumuzdaki belediyelerin eskiden olduğu gibi temiz hizmet yapmalarını diliyor, şirketler konusunda fesh ederek gereğini yapmalarını bekliyoruz…

         Saygılarımla

Beyhan BALABAN

Cumhuriyet’in KALEMİ

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu