Kazım ALDOĞAN
Kazım ALDOĞAN
Giriş Tarihi : 01-02-2020 10:41

BİTMEYEN TARTIŞMA, SİYASET VE AHLAK

Siyasi tarihle yaşıt olan klişe söz ahlak kavramının en çok gündem olan ülke hangisidir diye sorsalar, sanırım bu aralar açık ara biz birinci çıkarız.

Siyaset- ahlak ilişkisinin sık sık tartışılması, güncel bir konunun ötesinde aslında derin bir sosyolojik boyutu var. Siyaset kamu yararına bir ahlaki disiplin olması bakımından her bireyi ilgilendiren önemli bir konudur şüphesiz. Bu anlamda siyaseti üç basit ve alışılmış kavramlar olan iyi, güzel ve doğru üzerinden kısa bir tanımlamayla ne demek istediğimi özetlemek istiyorum.

Doğru, bilimsel sonuçla elde edilen bir kavramı ifade eder. Bilim araştırır, deney yapar ve bize neyin doğru ya da yanlış olacağını sayısal verilerle ispatlar. Bu ispat ile doğru artık tartışılmaz ve kabul edilir. Bir gün 24 saat ise buna kimsenin itirazı olmaz ve bu doğru bir tespittir.

Güzel ise daha çok estetiğin konusudur. Her bireyin farklı bir gözlemi ve algısıyla farklılık içerebilir. Güzel olup olmama toplumların ve bireylerin ortak faydalanma merkezine etki etmediği için üzerinde çok durmayabiliriz.

Ne var ki ‘’iyilik’’ kavramı bu açıkladığımız iki kavramdan biraz farklı bir anlam içermektedir. İyilik meselesi aslında tam da yazımızın konusuna neden olan siyaset- ahlak tartışmasında önemli bir kavram olarak karşımıza çıkar. Çünkü iyiliği tespit etmek aslında ahlakla ilgilidir. İyi olma, bireyin yaşamı boyunca aile, eğitim ve çevresinde aldığı toplam kişiliği olarak tanımlayabiliriz. Genelleme yapacak olursak, toplumun değer yargılarının bireyin kişiliği üzerindeki etkisidir iyilik.

Bu nedenle ahlaklı siyaset, sonuç itibarıyla sözünü ettiğimiz toplumsal değer yargılarının oluşturduğu ve günümüzde çağdaş eğitimle desteklenen bir iyilik ortaya koyma davranışıdır.

Günümüzde ahlaklı siyasetçi ve kamu yararına olan iyi devlet adamı kavramının dini değer yargılarında değil de çağdaş ve seküler eğitimin modellerinin uygulandığı toplumlarda olduğu, yaşadığımız pratiklerde her gün görmekteyiz.

Son günlerde özellikle deprem vergileri ve Kızılay üzerinden yapılan siyaset- ahlak tartışmasını da Türkiye’nin Cumhuriyet tarihiyle beraber ortaya çıkan siyasi kültürümüzün tarihsel bir sonucu olarak eğitimle değiştirilmeye çalışılan yeni değer yargılarına bağlamak doğru olacaktır.

Bu oluşturulmak istenen yeni ahlak biçimi Turgut Özal ile başlayan ve AKP döneminde majör hale gelen ‘’işini bilen’ ’siyasetçi tipolojisidir.

Muhafazakâr ahlak biçimine evirilen bu siyasetçi profili içimizdeki en önemli hastalık haline gelmiş bulunuyor.

NELER SÖYLENDİ?
@
MERSİN GÜNDEMİ
CHP İl kongresini yaptı!
CHP İl kongresini yaptı!
HAVA DURUMU
Yol Durumu
antalya escort bodrum escort gebze escort alanya escort bursa escort mersin escort samsun escort kayseri escort konya escort gaziantep escort adana escort izmir escort eskisehir escort izmit escort kocaeli escort kusadasi escort ankara escort istanbul escort