Beyhan BALABAN
Beyhan BALABAN
Giriş Tarihi : 22-02-2020 08:35
Güncelleme : 22-02-2020 08:39

Alptekin ESER; CHP Siyasetinde GERÇEĞİN ESERİNİ Yazdı

16 Şubat CHP Mersin İl Kongresi, ANA Muhalefet Partisi olduğu halde parti içinde; haksızlıkların, adaletin, hukukun kendi kendisini savunmaya dahi hakkı olmadığı tanısını ve algısını Mersin Halkına ispat eden, gerçek acı bir olaydır.  Bu konu Türkiye’deki dış ve iç siyasetin; dünü, bugünü ve yarınıyla masaya yatırılması gereken çok önemli ciddi bir gelecek endişesi konusudur.

         CHP; iktidarın ülkeyi sardığı çıkmazlardan bahsederken; kendi içinde özellikle yaratılan çıkmazlarıyla yarışmaktan, 70 yıldır iktidar olamıyor. Cumhuriyet’i kuran CHP; ABD izin vermezse 1946’dan sonra Koalisyon Hükümeti bile kuramıyor.

         Bir siyasi partinin kongresinde Divan Başkanı üç kez “seçime iki adayla gidiyoruz” deyip, sadece bir adayın taraftarlarından divan oluşturup, diğer adayın haklarını arayacak hiç kimseyi Divanda görevlendirmiyorsa; bu iş baştan LEKELİDİR! Divan birçok yasayı ihlal etmiştir ve açıklanan seçim sonucu doğru bir açıklama değildir. CHP İl Başkanlığı; il seçim kurulunun ıslak imzalı kongre sonucu belgesini yayınlayamamıştır. İl Seçim Kurulunu da ayarlayarak ne Basın Mensuplarına, ne de diğer adaya seçim sonuç belgesi istenildiği halde verilmemiştir. Oy kullanan sayısı açıklamasının dahi doğru olmadığını, oy kullanma saatinde kongrenin yapıldığı yerde o sayıda insan kalmadığı video çekimlerinden de bilinmektedir. Divan kongrenin başından sonuna kadar taraflıdır, esas görevinden çok diğer adayın adaylığını engellemek için canla başla çalışarak suç işlemiştir.

         Bir siyasi partinin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Adayına; “Gel bakalım bizim Muharrem” derse, saraya giden kişinin kim olduğunu öğrenmeden, iftiraya uğrayan Cumhurbaşkanı Adayı için “Doğrudur” derse; Mersin’de Divan Başkanlığı yapan Milletvekili de; İl Başkan Adayına; "Alın bu kişiyi buradan, Ben Senin ne yapmaya çalıştığını çok iyi biliyorum, şov peşindesin, gel arka tarafa konuşalım…" der. Hak etmeden göreve gelenlerin, parayla aday olanların mevkiden aldıkları güçle fevri ve şımarık davrananların Halkın yanında yeri olmaz. CHP’yi her yerde rezil eden bu anlayışa partide disiplin uygulanmazken, haksızlıklara ses çıkaranlara susmaları için disiplin uygulamak; AKP’nin suçsuzları yargılamadan TUTUKLATMASINDAN hiçbir farkı yoktur. İşlev aynıdır. Teokratik Devleti ihtilalle yıkarak, Laik Devlet işleviyle Cumhuriyeti (DEMOKRASİYİ) kuran CHP; kendi içerisinde DEMOKRASİYİ ve Demokrat Yarışı KATLETMİŞTİR! Bu yüzden iktidar partisini eleştirirken milletin nazarında yaptığı bu yanlışlarla güvenilirliğini tüm yurttaki il kongrelerinde bir kez daha yitirmiş, politikalarında hak, hukuk, adalet söylemleriyle ters düşmüştür.

         CHP Mersin İl Başkan Adayı Alptekin ESER’in adaylığı, haksızlığın, hakkın, adaletin, doğruluğun, demokrasinin, paylaşımın, emeğin, birlikte güç olabilmenin, kardeşliğin, kucaklamanın, para yedirmeden aday olabilmenin, çirkin oyunların, kirli dolapların, adaylık ayarlanın asla olmayacağı gerçek particiliğin adaylığıydı. Mesele ESER’in aday olması değil, mesele adaletin aday olup yarışmasıydı. ESER parti içinde adaletin temsili örneğiydi. Alptekin ESER; herkesin başkan gibi çalışabileceği bir eserini soyadı gibi Mersin’e gösterdi. Yarışa girebilseydi, adalet kazanacaktı, hak kazanacaktı, parti tüzüğünün hukuku kazanacaktı. Seçime girmesi en tepeden en aşağıya kadar engellendi. Bu yüzden siyasette hak aramanın eserini, herkesin gözleri önünde net olarak tüm oyunların ortaya çıkarılmasında Alptekin ESER; ESER yazdı.

         DEVRİMCİLER YARIŞTAN KORKMAZLAR! Bu derece ayarlarla emekçi partililerin aktif siyaset yapmalarının önü kesiliyorsa; bu işin arkasında dış güçler eliyle bir planın uzun kolları vardır. Zira seçim kazanmış belediye başkanlarının bir dahaki seçime 4 yıl kala partilileri böylesine ayrıştırıp, hala kendi adaylıklarının hesapları uğruna korkarak önlem alıyorlarsa, kendilerine güvenmiyorlar demektir.

         1-Bir siyasi partide kongrelerde KOLTUKLARINI KORUMAK İÇİN; mahalle delegelerini önceden ayarlayarak hangi ilçe başkanını seçecekleri belli olan hazır delege listelerini, parti üyelerine dayatarak seçim yapıyorlarsa burada ne hak, ne hukuk, ne de adalet vardır.

         2-Mahalle delegeleri ilce başkanı ve il delegelerini seçerken, il delegeleri de önceden hesaplanarak hangi il başkanını seçeceği belli olan delegeler yazılarak seçime giriliyorsa; bu partide hak, hukuk, adalet yoktur.

         3-İl başkanının seçildiği kurultay delegeleri listesi, hangi genel başkanı seçeceği ayarlanarak yapılmışsa ve özellikle seçilmiş belediye başkanları yeniden seçilecek genel başkanlarına kurultayda oy vermenin karşılığında yeniden belediye başkan adayı olmak için listelere yazılıyorlarsa; bu partide hak, hukuk, adalet yoktur.

         4-İlçe başkanları ilçelerinde aktif siyasete devam edebilmek için, belediye başkan ve milletvekili adayı olabilmek için kurultayda seçilecek genel başkana rüştlerini ispatlamak uğruna kurultay delegesi oluyorlarsa; ilçe teşkilatlarında hak, hukuk, adalet yoktur.

         Milletvekili adayı olmuş veya olacak kişilerin, mevcut milletvekillerinin; kurultay listesinde olmaları aday olabilmek için mahalle delegelerinden kurultay delegeliğine kadar ayarlanmış seçilecek genel başkana YALAKALIK YAPMAKTAN ve parti içinde en ufak bir demokrasi yaşatmadan, bir de hiç sıkılmadan mecliste demokrasiden bahsetme oyunundan başka bir şey değildir. Bu haksız, hukuksuz, adaletsiz koltuk ayar zihniyetinin; milletin karşısında nasıl başarıyı yakalama inandırıcılığı olabilir ki?

         Alptekin ESER; çarşaf liste vurgusuyla aday oldu. Çarşaf listenin böyle bir delege yapısıyla geçmesi imkânsızdı. Bu yüzden hak arayan partililer Blok Liste yarışına liste hazırlayarak girmesini de önerdiler. Fakat listesini yine kendi hesaplarını düşünen eski il başkanları yaptı. Çünkü ESER için sadece parti çalışmaları, paylaşım ve emekle yarışacak demokrasi önemlidir. ESER listeye karışmadı. Ama Alptekin ESER’in Divan’a çıkarak sonuna kadar partililerin haklarını direterek savunması bir kez daha kimlerin nasıl çirkin siyaset yaptıklarını ortaya serdi. Eski il başkanları yerlerinde oturdu, çoğunluğu çekip gitti, Divan’a çıkıp hep birlikte diretmekten uzak durdular, çevrelerinin menfaatlerini düşündüler. Bu gerçek dünyadaki emperyalist gücün yarattığı KAPİTALİST DÜZEN gibi, parti yapısına KANGREN gibi yerleşen gizli iş birlikçi siyaseti apaçık ortaya serdi.

         CHP’li Belediye çalışanları belediye işlerini bırakıp hep birlikte ESER aday olmasın diye hadlerini aşan çıkışlarla, partilileri iteklemeyle, hakaretlerle başkanlarının emirlerini yerine getirdiler. CHP’nin belediyelerdeki MAAŞLI GENÇLİĞİ yılların partililerine çirkin iteklemeler, laf söylemelerle hadlerini aştılar. Aslında belediyede çalışan hiç kimse siyaset yapamaz. Kılıçdaroğlu’nun da aylar önceki bu demecini bir yazıda değerlendirmiştim. Tüm yurtta CHP Kongrelerindeki bu adaletsiz tak adaylı yarışları parti yetkilileri kendileri ayarladıkları için belediyelerde maaşa bağladıkları insanları delegeliklerde, yönetimlerde ayrıca kullanarak koltuklarını koruyorlar. Bu durum partiden emekçinin itilmesine yol açıyor. İdeoloji siyaseti adamcı siyasete dönüşerek CHP militanlarını kaybediyor. Bu konu çok önemli, İktidarın ve dış güçlerin ülkemizi her alanda değiştirme politikasına ve ATATÜRKÇÜLÜĞÜ YOK ETME uygulamasına CHP kendi içinde yardımcı olarak, Atatürkçü mücadele ruhunu öldürüyor. Zira Atatürk İlke ve Devrimlerinin siyasetini; beledilerde işe alınanlar seçimlerde sokaklarda korkmadan yapamazlar. CHP siyasetini korkmadan yapan emekçilerini kendi eliyle iterek partiyi zayıflatıyor. Meydanı bilinçli bir şekilde iktidara veya koalisyona bırakıyor.

         Mahalle ve İlçe Kongrelerinden başlayan yanlışlarla, CHP Mersin İl Kongresini taraflı yöneten Divan Kurulu siyasette sınıfta kalmıştır. KARINCAYI İNCİTMEYEN Alptekin ESER; ÇEVİK KUVVET POLİSLERİYLE çembere alınmış, yandaş bir TV Kanalı hariç, diğer tüm Basın Mensupları Polislerle görüntü almasınlar diye kapıların dışına sürüklenmiştir. Bu çirkinliğin dalgalanan etkisi CHP’ye Mersin’de çok zarar verecek. Zenginlik peşinde koşmayan gerçek devrimcilerle, partiden geçinmek için adamcı siyaset yapanların ayrımı ülke siyasetinde önümüzdeki seçimlerde yurt genelinde önemli rol oynayacak. Haksızlıklara sesi çıkmayanlar CHP’de mükâfatlandırıldıkça, sesi çıkanlar bir şekilde cezalandırıldıkça partide ayrımcılık büyüyecek ve millet yine CHP iktidar yolunda iken, parti içinde bilinçli yaratılan karmaşa ve güvensizlikle ABD’nin planlarıyla sadece koalisyon ayarlarında siyaset yapması yeniden şekillenmiş olacak. Laiklik ve Atatürkçülük CHP eliyle seçimden seçime parti içinde zedelenmeye devam edecek. İdeolojiden uzak yeni üyelerle partinin ruhu değiştirilecek…

         Haksızlıklara sessiz kalmayanlar, CHP siyasetine ayar vermeye çalışanların “GEÇİŞ DÖNEMİ” dedikleri uydurmaya karşı direnerek; gerçekleri ortaya çıkardılar. CHP’nin ATATÜRKÇÜ MİLİTANLARI yok edilerek, partiden uzaklaştırılarak ABD planı parti içinde temelini attı ve sonucunu önümüzdeki seçimlerde CHP yine yerinde sayarak alacak. Alptekin ESER kendisinin ve yurt genelindeki partililerin; uğradığı haksızlıklar adına sonuna kadar direnerek, tüm gerçeklerin açıkça ortaya serilmesinde mücadele edip Mersin ve Ülke Siyasetinde gerçeklerin eserini yazmıştır…

         Saygılarımla.

         Beyhan BALABAN

         Cumhuriyet’in KALEMİ

 

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu