Kazım ALDOĞAN
Kazım ALDOĞAN
Giriş Tarihi : 24-02-2020 11:16

SURİYE SORUNUN TARİHSEL HAFIZASI VE İMAM GAZALİ

Ortadoğu’nun içinden çıkılmaz kaotik sorunlarının düğümlendiği son durak olan Suriye, görünen o ki yeni bir dünya savaşının test alanı gibi görünüyor.

Ortadoğu denilince genel olarak, İslam coğrafyasının neredeyse bütünü anlaşılmaktadır. Bu nedenle İslam tarihini Ortadoğu’dan ayrı düşünemeyiz. Suriye meselesi de Ortadoğu’nun tarihsel ve kristalleşen sorunlarının içinde analiz etmek daha doğru olacaktır.

Siyasal düşünceler tarihi, genel olarak Yunan ve Batı’yla başlanması ortak düşüncedir. Mısır ve Mezopotamya’nın etkisinden pek söz edilmez. Bunun birçok nedeni olsa da, en önemli nedeni Doğu’nun, Ortaçağdaki dönemden sonra akıl üstünlüğünü batıya kaptırmasıyla bir çöküş yaşamasından ileri gelmektedir. Peki, Doğu’nun Batı karşısındaki bu çöküşünün acaba miladı nedir?

İşte bugünkü Ortadoğu ve Suriye meselelerine bu tarihsel kırılma miladını hatırlatarak başlamak gerekiyor.

İslam’da dogma düşüncenin tek ve geçerli yol gören siyasal anlayışın egemen olması, İslam coğrafyasında gerilemenin başladığı milat olarak kabul edilir. Bu gerilemenin kapısını açan da ismi tam 61 harften oluşan ve bizim de İmam Gazali olarak tanıdığımız İslam âlimidir.

1058-1111 tarihleri arasında yaşayan İmam Gazali İslam’da geriye doğru radikal bir dönüşüm başlatmıştır. Gazali ile beraber İslam dünyasında ‘’akıl’’ yerine ‘’vahiy’’ ye geçilen felsefi bir sapma oluşmuştur. İslam dünyasında iki karşı akım olarak ortaya çıkan bu durum Gazali tarafından İslam felsefesinin merkezi ve hâkim siyasal düşüncesi yapılmıştır.

Batı’da dini dogma ve düşüncenin ilahi kaynağı bırakılıp Reform ve Rönesans’a giden yolların taşları döşenirken İslam dünyası Gazali’nin etkisiyle karanlığa gömülmüş ve çağımıza kadar gelen süreçte bütün alanlarda üstünlüğünü Batı’ya kaptırdı.

Gazali’nin daha sonra derin bir ruhsal bunalım içinde olduğu gerçeği bir yana, Ortadoğu’nun bugün şekillenen kaderi, akıldan uzaklaşmayla bir çöküş dönemine giriyordu.

Bilimin ve aklın ilahi iradeye teslim edilmesiyle insanoğlunun aslında bir ‘’hiç’’ olduğu ve hiçbir sorununu çözemeyeceği bugün yaşadığımız evrende, yazımızın da konusu olan doğu ile batı arasındaki farktan apaçık görülmektedir.

Ortadoğu ve onun içindeki Suriye meselesinin anlaşılması bu tarihsel hafızanın bilinmesiyle mümkün olabilir.

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu