Beyhan BALABAN
Beyhan BALABAN
Giriş Tarihi : 17-03-2020 08:08

Emperyalizmin VİRÜSÜ ve Türkiye

Dünyayı yöneten Emperyalizm; kendi gücünü şekillendiren ve besleyen malzemenin içine insan ömrünü ve doğa katliamını 1980 sonrası tamamen katarak, süregelen ölümlü yapılanmaya dönüştü. O derece başarılı oldular ki; katliamların her türü yaşamın her alanında uygulamaya konuldu. Uygulamayı her alanda yöneten kadrolar Dünya Liderlerinin işbirliği ile kendi düzenleri açısından sağlam temele oturtuldu. Kapitalist Düzenin sömürü süregenliğine, Emperyalizmin katliamcı kadroları eklendi. Dünya’da sömürüye ve katliama tam anlamıyla karşı duran Sosyalist tek ülke KÜBA başta olmak üzere, Sosyalist Emperyalist Rusya, Çin, Kuzey Kore Liderleri hariç, diğer tüm dünya liderleri kadrolarıyla birlikte; Kapitalist Emperyalist ABD ile KATLİAMIN HER TÜRÜNDE İŞBİRLİĞİ halindeler ve ABD’ye GEBELER!

         Bu gerçeğe bir önemli bilgi eklemek gerekir; dünyadaki tüm ülkelerde elbette sosyalist, barışçı, insan hakları ve doğa savunucuları siyasette ve platformlarda var. Fakat devlet işlevlerinde dünya liderlerinin bu derece temel atan katliamcı birlikteliklerinde; savaşlara, tüm canlıların katliamlarına karşı sosyalist liderler devletlerin başında olmadığı için süreç Kapitalist Emperyalist Dünya Liderleri çoğunluğu ile devam ediyor.

         Kapitalist Emperyalizmi; para piyasasının dünya üzerinde dönüşünü soğuk savaşla sürdürmeye 1990 sonrası vahşi bir şekilde hız verdi. Ortadoğu’da bilinçli olarak çıkarılan savaşlar, parçaladıkları ülkelere kendi atadıkları liderlerle, Uzakdoğu’daki ülkelere uygulanan katliamlar, hastalıklar, yoksulluk, Batının şekillendirilmesi ve Avrupa Birliği Üyesi Devletlerin bile büyük kredi borçları batağına sürüklenmesi; yerini İngilte&ABD İşbirliğinden, ABD&Almanya İşbirliğine bırakacak kadar yapılandı. Sanayi sektörünün devi Almanya; parçalanan ve millet olamamış azınlıkların dostu gibi görünerek sömürgeci düzenin ana beyini haline geldi. İngiltere kendi yarattığı katliamcı düzenin tehlikelerini görünce önümüzdeki yüzyıllarda var olabilmek için, Büyük Britanya tarihini koruyabilmek için kendince tedbirler ve önlemler almakla meşgul…

         Soğuk Savaşta; BİLİMİN temel görevi olan Sağlık alanı insanlığı iyileştirmek için değil, tedavi sürecini uzatan kazanç piyasasına dönüştü. Devletlerin sağlık bakanlıkları yüzlerce ilacın etkisini azaltarak üretip, hastaların hastalıklarını uzatıyor. 2000’li yıllarda savaşların ve yoksulluğun ardından VİRÜS YALANI ile Dünya Emperyalist Siyasi Liderleri ne zaman zora girseler para piyasasını düzeltmek için; dünya borsasında dalgalanmayı ve ardından toparlanmayı iyi becerdiler. Becerirken kendi liderliklerini sürdürmek için; Halkları sindirme politikalarını da yukarıda bahsettiğim kendi yarattıkları KADROLARIYLA çok rahat yaptılar. Yine böyle bir başarı için, yaklaşık on yıl önce KUŞ Gribi, beş yıl önce DOMUZ Gribi ve şimdi CORONA VİRÜS piyasasını kurarak ekonomiyi birbirlerine karşı kullanarak, devletlerin içindeki sosyalist muhalifleri sindirmek için aynı planla; BEYİNSİZLEŞEN Düşünemeyen İNSANLIĞI türeterek yollarına devam ediyorlar.

         Türkiye yoksulluğun ve mültecilerin artmasıyla toplu taşıma sisteminde İktidar tarafından BİLİNÇLİ HAZIRLANAN tehlikelerle karşı karşıya. Böyle bir VİRÜS gerçekte yok! Virüs üretildi! ABD tarafından gönderilerek, Çin’de baş gösteren, birkaç yılda bir yeni tanımlar takılarak devam eden bu oyun GRİBAL Hastalığa da isimler takılarak çeşitlendirildi. ÇİN; kapılarını kapatarak ve bu kez hayvandan insana geçen, insandan da insanlara geçen yeni gribal virüsün tıbbi laboratuvarlarda hazırlanmış olduğunu tespit ederek açıkladı. Fakat Avrupa’yı ABD’ye karşı ayaklandırmak için; TEKSTİL Sektörünün 1.Lideri İtalya’ya Virüsü yaymaktan geri durmadı. Kapitalist Emperyalizme karşı, Sosyalist Emperyalist önlemini aldı ve ABD’yi zorda bıraktı. ABD bu açığını Birleşmiş Milletler Üyesi Devletleri ile hemen büyük bir SAĞLIK ve TEMİZLİK ÖNLEMİ adı altında İşbirlikçi Dünya Liderleriyle birlikte; toplumlar üzerinde korku politikalarıyla işleyerek, hangi ülkede milletin ayaklanacak kadar birikmiş tahammülsüzlükleri varsa o ülkeleri sindirme kararlarıyla, toplumu eve kapatarak kendi yarattığı kuyuda boğulmamak için şimdi çaba harcıyor. Ve bu çabaya elbette en büyük katkıyı yine Türkiye sağlıyor. Çünkü RTE İktidarı Türkiye’nin başında kalabilmek için ABD’ye gebe. ABD tüm olumsuzluklara karşı insanlığı sindirmeyi dünyaya en iyi Türkiye örneği ile gösteriyor…

          Suriye Savaşında bir TABUR TÜRK ASKERİNİN KATLİAMININ ardından, PUTİN ve RTE’nin görüşmesini hazmedemeyen ABD; Türk Milletinin artık dayanacak gücünün kalmadığını gördü. Çin’de gribal salgını yayarak ekonomide sosyalist emperyalist ülkeleri zarara uğratmaya çalışırken bu durumu iktidar eliyle Türkiye’de yükselecek karşı seslerin; olaylara alıştırılarak sindirilmesini bir anda VİRÜS önlemi adı altında uygulamaya geçirdi. Sözde Virüs önlemiyle; Türkiye’de Muhalefet partilerinin kurultaylarına denk gelen bu süreci çok iyi takip edecek ve insanlığı; dünyadaki yaşam sürecinin artık kolay olmadığına, hastalıkların emperyalist gücün istediği doğrultuda artacağına ve salgınların yaratılıp yayılmasının sağlanacağına, yoksulluğun çoğalacağına, savaşların durmayacağına kanaat ettiriyor.  Ekonomisi az devletlerin sömürüye mecbur olduğuna, üretimi olan ülkelerin emperyalist güçler tarafından üretimlerinin, doğal ve maden kaynaklarının zorla da olsa ellerinden alınacağına, devletlerin kurumlarının satılacağına; beyinlerde kabul ettirmenin planını hayata geçirdi…

         Zaten 60-65 yaş üstü insanların yüzyıllardır beslenme eksiklikleri ve kronik hastalıkları varsa, Tıp Alanında kanıtlanmış gribal enfeksiyonu bünyelerinin kaldıramayacağını sanki tüm dünya yeni öğreniyormuş gibi; göz göre göre insanlığa bu oyunu yutturuyorlar. Ve İNSANLIK; çok olağan olan gribal enfeksiyonların Kuş ile Domuz Gribinin ardından Corona VİRÜSÜ diye DAYATMA TEDBİRLERİYLE korkarak uğraşırken, ayarlanan İŞBİRLİKÇİ LİDERLER koltuklarında rahat oturuyor ve koltuklarının aslında devamı sağlanıyor.

         Ne zaman Sosyalist Emperyalist Devletler güçlenerek, dünya ülkelerindeki sosyalist seslerin yükselmesini sağlasalar o zaman soğuk savaş planları devreye giriyor ve tüm ülkelerdeki siyasi kadrolar; Kapitalist Emperyalist güçlerle şekillendiriliyor. Özellikle İDLİB Savaşında yaşananlar yüzünden, hiç bir platformda konuşamayan ULUSALCILARIN sesini; milletin iletişimini de keserek, yayın, konuşma ve yazma yasağı getirerek kontrol altına alan İktidar; Rusya ile görüşse de ABD’nin piyonluğuna devam ediyor. Virüs önlemlerin de aslında; “Bakınız ABD’nin isteklerini yapmazsak, muhalefet kendine ayar vermezse, yükselen sesleri frenlemezse Türkiye’ye virüsü yayarız!” SOPASI gülünç bir şekilde iktidar eliyle millete tokat atacak gibi kalkmış, bekliyor. Bu gülünç oyunu muhalefette kullanacak. Önlem adı altında sözde virüs yayılmasın diye, yasaklanan etkinliklere giren, 28-29 Mart 2020’de yapılacak CHP Kurultayının HALKA KAPALI YAPILMASI KARARININ çıkmasına kadar varan bir ABD İşbirlikçiliğine daha imza atılırsa; yıllardır yazdığımız artık Türkiye’de muhalefet içinde dahi sosyalizmin sesinin siyasette de kesilerek şekillenmiş olduğunu tamamen kabul edebiliriz. CHP içerisinde 10 Aralık Hareketiyle şekillenen bu süreç; Türkiye Siyasetini yönlendirmeyi ele geçirdiğini böylece tam anlamıyla ilan etmiş olacak. İlçe Başkanlarını, İl Başkanlarını ve Genel Başkanını TEK ADAYLARLA, Dayatma Listelerle şekillendiren CHP yönetimlerine; yükselecek sesler ve iktidarın yanlışlarına dur diyecek bir adımın atılmasını haykıracak tek gün kalmıştı, o gün de CHP kurultayıydı.  Eğer CHP Kurultayının Halka kapalı yapılması CHP MYK’sında onaylanırsa; bir YALAN olan VİRÜS muhalefetiyle birlikte Türkiye’yi emperyalizmin katliamlarına karşı susturmuş olacak…

         CHP MYK’sı; 37. Kurultayında yükselecek sesleri susturursa, parti kongrelerinde DEMOKRASİYİ KATLETTİĞİ gibi, kurultayını Halka kapalı yaparsa, Ortadoğu’nun, yoksullaştırılan ülkelerin, Dünyadaki tüm canlıların, doğal yaşam alanlarının, hakların, adaletin, insanlığın KATİLİ olur! Emperyalizmin VİRÜSÜ Türkiye Demokrasi Siyasetini vurmuş, öldürmüş olur! CHP; parti kurultayını tüm dünyadaki haksızlıkların ortaya çıkması ve seslerin yükseltilmesine yol açacak şekilde organizeli ve etkin konuşmalarla yapmalı, ABD’nin oyununu bozmalıdır, aksi halde 2023’ü şimdiden RTE’ye hediye etmiş olur!

         Tek Adayla kurultaya giden CHP’nin Genel Başkan Adayının; dünyadaki bu vahşet sürecin bitmesi için tüm dünyaya çağrıda bulunması, insanlığın doğru süregenliği adına; en ağır şekilde ve tüm CHP Kadrolarıyla birlikte emperyalizmin her alandaki katliamlarını dünyaya anlatmasından başka yapacağı bir doğru yoktur!  Aksi halde Türkiye’de ANA Muhalefet diye bir siyasi partinin olmadığını da ilan etmiş olur!

         Beyhan BALABAN

         Cumhuriyet’in KALEMİ

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu