DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Prof. Dr. Ali Vural CENGİZ
Prof. Dr. Ali Vural CENGİZ
Giriş Tarihi : 08-04-2020 06:56

KORONA KAMİL-7

VII. BÖLÜM: YİNE YALNIZLIK MI?

Mualla hanım bir hışımla kalktı koltuğundan. Pakize hanımın, annesini altı adım öteden geçmesi konusunda uyarması gerekmedi. Mualla hanım ne öpüşme havasındaydı ne de kucaklaşma... Yavaş ama kararlı adımlarla salonun kapısına yöneldi. 

Astronot gibi beyazlar içindeki iki ambulans görevlisi sokak kapısının dışında asansöre yakın bekliyorlardı. Nil ve kocası ise eşiğe basmamaya dikkat ederek sokak kapısının hemen dışında büyükannelerinin her hareketini sanki bir anda yere düşüverecekmiş gibi izlemekteydiler.

Kamil yattığı yerden yatak odasına ulaşan tüm sesleri dikkatle dinliyor ve kaynanasından okkalı bir küfür bekliyordu.  Ama böyle bir şey olmadı. 

Onun yerine Mualla hanım yürürken kapıya kadar:
- Bizi gereksiz ve zararlı yaşlılar olarak duyurup sokağa bırakmıyorlar ama herkes için sokağa çıkma yasağı da ilan etmiyorlar. Biz kötüyüz, öyle mi? Hayır. Ülkede hiçbir zor gün akçesi bırakmadınız, fakire fukaraya verecek ne paranız ne de buna niyetiniz var. Ama suyunuz ısındı. Virüs gidecek, onunla birlikte siz de gideceksiniz’ diye söylendi. 

Mualla hanım sokak kapısına ulaşınca eliyle torununa ‘geri çekilin’ işareti yaptı. Dizini bükerek sağ ayağını kaldırıp galoşu çıkardı ve yavaşça sokak kapısının dışına yere bıraktı. Sonra aynı işlemi sol ayağındaki galoş için yaptı. Boynuna asılı çantasını galoşa dokunmayan eli ile açıp bir poşet çıkardı; iki galoşu da poşetin içine koydu. Poşeti kapatıp eli değmiş olan yerleri sildi. Poşeti, galoşları çıkaran eline aldı.

Mualla hanım iki sağlık görevlisine bakıp:
- ‘Haydi bakalım gidelim şahsi hapishanemize’ dedi yavaşça
- Annecim uğurlar olsun...
- Büyükanne, güle güle git; uğurlar olsun...

Ne Pakize hanım ne de gençler bir cevap alamadılar. 

Uzun boylu erkek sağlık görevlisi elindeki alkollü bez ile asansörün kapısını açtı; içeriye elindeki alkollü solüsyonu ile içeriyi spreyledi, zemin kat düğmesine bastı. Sonra maskeli yüzünde, görünmeyen gülüşü ve sevgi dolu gözleriyle:

- Hanımefendi, biz sizi zemin katta karşılayacağız’ diyerek merdivene yönelmiş kadın sağlık görevlisinin arkasından aceleyle gözden kayboldu.

Kamil yattığı yerde derin bir ‘şükür’ çekerken kayınvalidesinin yalnızlığa kurban oluşuna ne kadar üzüldüğüne hayret etti. Sonuçta yaşlı kadın düşmanı değildi. 

Sonra doktor Vecihi’nin içini rahatlatan sözlerini anımsadı:
- Karantina hiçbir bir saygılı olma gerekliliği ya da acıma duygusu kaldırmaz. Herkese ‘hayır’ demeyi öğreneceksiniz...’

Pakize hanım yatak odasının kapısına kadar geldi, eşine görünmeden ‘annem gitti; çocuklarla uzaktan sohbet edebilirsin Kamilim’ diyerek cevap beklemeden sokak kapısına yöneldi. Pakize hanım annesi için çok üzülmüştü ancak şu anda bunu gösterecek zaman değildi; maskesini çenesinin altına doğru yavaşça çekti. 

Kamilin içinde hiç kimse ile sohbet etme isteği yoktu. Ambulansın içinde sedyeye yatarak evine gitmek zorunda kalan Mualla hanımda idi aklı. 

Sokak kapısının kapanma sesinden sonra bazı mobilyaların salon içinde çekilme sesleri geldi ve Kamil buna anlam veremedi. Bu sesleri, ne olduklarını duyamadığı konuşmalar ve yürüme sesleri izledi. Kamil kumandaya uzanıp televizyonu açtı.

Bir yetkili ‘Korona vakalarının İki buçuk aydır varolduğunu tespit ettik’ diyordu. Gözlerini tavandaki ölü sivrisinek lekesine dikip ‘iyi bok yediniz; hepimiz ölünce sayımızı da tespit edersiniz artık’ diye geçirdi aklından.

Odanın dışından Pakize hanımın sesi tekrar duyuldu: 
-Hayatım salonda bekleniyorsun...

Kamil ‘çocuklar gitti mi?’ diye sordu ama Pakize hanımdan bir cevap alamadı. Doğruldu, terliklerini giydi; odadan çıktı. Kirli bölge olan holden çamaşır suyu kokusu geliyordu. Hijyen ve korunma açısından çok iyi bir gösterge idi bu.

Çocuklar görünürde yoktu. ‘Nereye kayboldular’ diye merak içinde salonun eşiğine geldi, içeriye yürüdü ve gözlerine inanamadı.

Pakize hanım yemek masasının ucunda, Kamilin hep oturduğu masanın başında iki kişilik servisin yanında ayakta ellerini kavuşturmuş maskeli bir halde eşini bekliyordu. Pakize hanımdan yaklaşık beş metre uzakta, mutfağın içinde kapıya yakın ortaya çekilmiş halde balkon masası vardı. Kızı ve damadı  yüzlerinde maskeleri ile oturmuşlar, ellerindeki şarap bardaklarını kaldırmışlar, babalarını selamlıyorlardı.

İzmir köftenin mis gibi kokusu salondaki kolonya kokusunu bastırmış, Kamil’e ‘hoşgeldin karantinanın en mükemmeline’ diyordu!

Bitti

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsin?
ARŞİV ARAMA