Mersin Haberleri, Mersin Son dakika Haberleri - Sonses.tv'de
HV
29 HAZİRAN Çarşamba 01:43
Advert

DOKTOR SEVİCİLİĞİ ve HALKA HAKARET

Beyhan BALABAN
Beyhan BALABAN
Giriş Tarihi : 14-04-2020 08:47

 Corona Virüs; kendini Halktan üstün gören kesimlerin, virüs krizinden kendi menfaatlerince yararlanma sürecini başlattı. Çok konuşan, sosyal medyada hazır kopyalarla boş paylaşımlar yapan, Halkı aşağılayan ama yanlış uygulanan kararlara karşı net eleştiri yapamayan insanların; kendilerini her türlü tatmin etme dayanağı olmaya başladı. İşine gelince meslekleri çok seven, yalakalık yapan bu kesim, sorgulamanın önünü kapatıp yanlış devlet yönetimlerine bu şekilde yardımcı oluyorlar. Dünya siyasetinin şekillenmesi açısından değerlendirirsek; zengini daha zengin eden, fakiri daha yoksullaştıran düzencilere, her seferinde etliye sütlüye karışmadan destek veren bu kesimlere; bir tanımlama yapmak istemedim. Bir isim belirtmek istemedim, çünkü genelleme yapmak yanlış olur. Sadece kendi eylemlerinin şeklini tanımladım; SEVİCİLİK. Türkiye için değerlendirdiğimizde de, netice aynı. İnsanlığın yaşadığı en zor zamanlarda bile, yaşamı rahat olan meslekleri destekleyen ama acılarda, yoksullukta, sokaklardaki insanları ağızlarına almayan veya onlar için hiçbir söylemde bulunmayan menfaatlerinin sevicileri diyelim…

         Corona Virüs mücadelesinde Sağlık çalışanlarına moral vermek için SEVİCİLER, ALKIŞ eylemi başlattılar. Ne güzel kimseyle atışmadan, İktidarı karşılarına almadan, yılana dokunmadan yapılan bir eylem, çünkü karşılığında Doktorlar insanlar için; “tamam alkışlıyorsunuz ama tüm çalışanlarımız risktedir” diye mütevazı bir açıklama dahi yapmadılar. Durum devam etti, sağlık sendikaları açıklamalar yaptı, fazla bir sendikaları da yok, geçmişten bu yana sağlık sektörü çalışanları suya sabunu karıştırmazlar. Karıştırsalardı, bu ülkede eylemler yapıldığında ODTÜ bedel öderken HACETTEPE’de ayağa kalkardı. Bilim insanı çoğunlukla böyledir, öğrencisi de aynıdır, eylemleri sevmezler ama istemeyi, hediyeyi, parayı, tepeden gelen kararlarla mevkilerinde yükselmeyi çok severler…

         11 Mart 2020’de açıklanan Türkiye’deki ilk Corona Virüs tespitinden kısa bir süre sonra çok değerli dört Profesörümüzü kaybettik. Bu insanlar mesleklerinde örnekti, ÇAPA ve CERRAHPAŞA Hocalarıydı. İktidara da kafa tutarak 17 yıldır bilimin en iyi yetiştirdiği bu iki sağlık merkezini gözden çıkaran hükümete karşı; savaşarak mesleklerini sürdürdüler. Prof. Dr. Cemil TAŞÇIOĞLU, Prof. Dr. Fevzi AKSOY, Prof. Dr. Feriha ÖZ ve Prof. Dr. Sedat TELLALOĞLU; ışıklarda uyusunlar. Ama hiçbir sağlık sendikası ayrıca bu insanları anmadı. Neden hiç kimse değil de önce bu çok başarılı bilim insanları öldü? diye sorgulamadılar! Ama krizden faydalanıp, Şiddet Yasasının çıkmasını, maaşlara artış yapılmasını, bazı sağlık sektörü çalışanlarına kadro verilmesi gibi önerileri oldu. Muhalefeti de, Doktor SEVİCİLERİ iyi harekete geçirdiler. Ben; ÇAPA’da 2009 yılı ve sonrası tedavi olurken Prof. Dr. Mehmet Erkan TOPUZ ve heyetinden yurt dışından Kanser Tedavileri için randevu almak 5 yıla kadar dolu bir randevu isteğine ulaşmıştı. Avrupa’dan Çapa ve Cerrahpaşa’ya hasta gelirdi. Bu insanlar o zaman Doçentlerdi. Şimdi ÇAPA ve CERRAHPAŞA hem bina olarak, hem de başarı ve ekip olarak, İktidar eliyle bilinçli bir şekilde yıldan yıla dökülüyor, yıkılıyor. Tıpkı 2011 yılında İktidarın; Avrupa’dan önce Aşı üreten ATATÜRK’ÜN kurduğu Hıfzıssıhha Aşı Merkezini bilinçli olarak kapattığı ve tüm ilaç sektöründe dışa bağımlı olmamızı sağladıkları gibi. Bunlara ses çıkaran, öneri getiren sağlıkçılar ve sevicileri yok, hepsi sus, pus… Ama hayatını Corona Virüsten kaybedildiği söylenen Profesörler ve Prof. Dr. Yavuz DİZDAR ile Prof. Dr. M. Erkan TOPUZ zamanında yurt dışındaki Bilim Yayınlarında bile İktidarı eleştirdiler. Başka başarılı ve böyle saygı duyulacak şekilde mesleğini HALKA EŞİT yapan Bilimcilerimiz de var. Ama destek göremediler, çünkü ŞEREFLİ DOKTORLAR doğruları dile getirdikleri için; toplumda bazı meslekleri, menfaati gereği destekleyen, Halktan kendilerini üstün görenler Sevicilerden ALKIŞ alamadılar. Haklarını ve sağlıkta niteliği, başarıyı kaybettiren kararları sorgulayan sendikalar olmadı. Tamamen iktidara eğilmiş SEVİCİ kesimler, hiçbir kurumla kötü olmadan hayatlarını rahat bir yaşamla sürdürmek için; yanlışı uygulayanlara ses çıkarmadan, durumdan faydalanıp, İktidara sesiz görünüp, gizli pazarlıklarla işlerini bitirmeyi tercih ettiler. Alkış tutmayı başlatan ve toplumda işleyen kesimlere bir bakın, hepsinin durumu iyi, çoğunluğunun çocukları yurt dışında okudu, çoğunluğu emekli, evleri var, deniz evleri var, yayla evleri var, kriz durumunda evde çok rahat yaşarlar, gelecekten de kaygıları yok, çünkü birikimleri de var. Bağları, bahçeleri var. Sadece yaptıkları geçmişten beri bir şekilde alkış tutmak, “doktorların maaşını yükseltin, hak ediyorlar” demek, “şiddet yasası” çıkarın demek, oturdukları yerden akıl veriyorlar, çünkü başka tatmin olacak işleri ve muhtaç kaldıkları başka bir birim yok. Çok korkaklar, Doktorların önünde eğilmeyi ve mesleğini kötüye kullanan Doktorlara para ile ameliyat ve tedavi yaptırmayı da bu SEVİCİLER öğretti ve alıştırdı! Çünkü onlar her şeyi PARAYLA çözmeyi üstünlük kabul ettiler! Böylece Halk daha çok ezildi. Halkın sıkıntılarına yardımcı olup, yanlışı sorgulasalardı, toplum daha bilinçli olurdu… Sonuçta; para gücü olmayan Halk sesini haksızlıklara yükseltince ŞİDDETÇİ, böyleleri de SEVİCİ oldular!

         Diyeceksiniz ki, alkışı hak etmiyorlar mı? Elbette ediyorlar. Ama hangileri alkışı hak ediyor? Önce bunları sorgulayalım. Bir hastanede salgın halinde, 1. Riskte olan çalışanlar; çöplere atılan malzemelere bile dokunarak iş yapan Temizlik İşçileridir ve Hizmetli Kadrosudur. 2. Riskte olanlar Hastaların bakımlarını yapan Hasta Bakıcılardır. 3. Riskte olanlar, Hemşir ve Hemşirelerdir. 4. Sırada ise Doktorlar, Asistanlar, Profesörler yer alır. Şimdi soruyorum, şu ana kadar hangi Corona Virüs tedavisi yapılan hastanelerden bir temizlikçinin halini ve resmini, bir hasta bakıcının halini ve resmini, bir hemşir, hemşirenin halini ve resmini gündeme getirdiler? Hangi hastaneler, doktorlar taşeron işçilerinin alamadıkları maaşları ve kadrolarını gündeme getirdiler? Getirirler mi hiç! Seviciler kimin durumu rahatsa onları gündeme getirir, sonra sendikalar alt kadroları yem olarak gösterir doktorlara maaş ister. Durum bu! Hiçbir konuyu açıkça, eşitçe gündeme getiren ve herkes için EŞİT haklar isteyen yok! Çünkü tepeden bakıyor gözleri, paraları var.

         Sağlıkçılara Şiddet Yasası isteğine gelince; ŞİMDİ ZAMANI DEĞİL. Elbette şiddet yasası çıkarılsın. Ama ne zaman ve ne şekilde; HASTALARIN HAYATLARINI, bakımlarını, haklarını garantiye alacak ve Sağlık Sektörlerini DENETLEYECEK şekilde yasa çıkmalı. Hastalar bu ülkede soyuluyor. Parası olan yaşıyor, parası olmayan ölüyor. Emperyalizmin ilaçlardaki iyileştirme etkilerini azaltıp, tüm insanlardan sağlık sektörleri üzerinden para kazandıkları da ayrı bir konu. Bu konuda KORKMADAN açıklama yapan Doktorları da Ben alkışlıyorum. Bu ülkede BIÇAK PARASI almadan ameliyat yapmayan BİNLERCE Doktor var. Bu ülkede hastaların kalçalarına yanlış iğne yapıp, kemiğe iğne isabet ettiği için BİNLERCE hastalayı sakat bırakan BİNLERCE Hemşire var. Bu ülkede hastane kapılarında Güvenlik tarafından, Hemşireler, Hasta Bakıcıları tarafından KÖPEK GİBİ AZARLANAN Halk var. Bu yüzden süslü bir Kadının surat pürüzlerini örttüğü gibi; sağlık sektöründe olanları görmezden gelip şiddet yasası istemek ve kriz zamanında istemek doğru değil. Önce mesleklerini Halka saygı göstererek, insanlara eşit tedavi yaparak, insan ayırmadan hasta haklarını gözeterek işini yapan, soyguncu olmayan sağlık ekipleri yaratacaksınız, sonra bu doğrunun sürmesi için Halka güven veren şikâyet mercilerini anında ve yerinde DENETİMLE sorunları çözecek bir kadroyu hastanelerde kuracaksınız; Halkımızın haklarını garantiye aldıktan sonra şiddet yasası çıkaracaksınız. Çünkü istediğiniz kadar yasa çıkarın, hakkının aranmadığını gören çaresiz Halk sonunda delirir ve çareyi şiddette arar, canı yanan insan bir an için her şey yapabilir, bu durum her insan için geçerlidir. Zengin fakir fark etmez! Kısacası önce hataları düzelt, sonra iste misali, BENCİLLİĞİ bırakıp, insanca kararları toplumun her kesimi için karşılıklı istemeyi öğrenmelisiniz…

         Gelelim SEVİCİLERİN Halkımıza 11 Nisan gecesine girerken sokağa çıkma yasağı başladığından beri yaptıkları hakaretlere. Sosyal medyada ve bir çok Yazar da dahil, sokağa çıkan insanlara yazmadıkları en ağır sözler, hakaretler, küfürler kalmadı. HANGİ HAKLA! Yaşantısını garantiye almış, sıkıntısı olmayan SEVİCİ kesimler, evde besledikleri Kediye, Köpeğe 2 gün yiyecek vermezlerse aç kalacaklarını çok iyi biliyor. Ama aynı kesimler; sokağa çıkan HALKIMIZA “2 gün aç kalsanız ölmezsiniz” bile dediler! O hakaret ettiğiniz Halk olmasa hatalı görev yapan Doktorlar ve Yanlış Düzenin  Halka tepedeb bakan Sevicileri; HEPİNİZ BİRER HİÇSİNİZ! Sizler Halk olmasa; HİÇ Bir ŞEYSİNİZ! Evinizde beslediğiniz Kedi ve Köpekler bile Sizlerden vicdanlıdır, merhametlidir, edeplidir, hayalıdır!!! Sizler halkımıza; SEVİCİLİK yaptığınız Kedi Köpeklere verdiğiniz kadar değer vermiyorsunuz!

         Halka hakaret eden insanlığını kaybetmişler; “neden 10 Nisan saat 22.00’de sokağa çıkma yasağı duyurulduğunda MARKETLER AÇIKTI?” diye İktidara soramıyorsanız Halkımıza da “niye sokağa çıktınız” diyemezsiniz! Polisler Halkımıza ceza keserken, Polislere; “neden o gece MARKETLERE CEZA KESMEDİNİZ? Neden marketleri kapatmadınız?” diye soramıyorsanız Halkımıza niye sokağa çıktığını sormayacaksınız! İktidarın yanlış kararlarını ve zamansız uygulamalarını sorgulayamıyorsanız; HALKIMIZA hakaret ve küfür etmeyeceksiniz!

         Sevicilerin hiç söz söylemedikleri bir SÜLEYMANLARI var; diyor ki, “saat 24:00’te açıklasaydım, dışarıda olan vatandaşlar mağdur olurdu”. Görevler vatandaşa hizmet için yapılırsa, vatandaş niye mağdur olsun! Polis ekipleri hep ceza kesmek için mi var? Emniyete acil yazı gönderilir, “yasak ilan edildi ama dışarıda olan vatandaşlarımıza evlerine gitmeleri için yardımcı olun, sabaha kadar mağdur durumdaki vatandaşlara ceza kesmeyin” denir, bu kadar basit. Sizin SÜLEYMAN Biz de akıl olmadığını mı zannediyor!?

         Maalesef, ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada güçlüden yana kararlar alıp, güçsüzden geçinen düzen oldukça; haksızlıklar, eşitsizlik, sömürü ve ölümler devam edecek. Sokağa çıkma yasağında, İktidarın güvenilirliğini yitirmesi sonucu kendi yaşam durumlarından dolayı panikleyen Halka; söylenmedik laf kalmadı. Telefonu olmayan veya faturasını yatıramadığı için teknolojiyi kullanamayan, yardım isteyemeyen insanlar var, günlük çalıştığı için işsiz kalıp evinde ekmeği bile olmayan insanlar var. Canı Cips çeken, Cola çeken Luppo çeken insanlara aldıklarını yakıştırmadınız, hor gördünüz! Sizler İNSAN DEĞİLSİNİZ! Belki de başka bir şey alacak paraları yoktu, market çeşitleri belliydi, belki de satın alabilecekleri başka bir kalmadı. Çuvalla ekmek alan insana “AÇ GÖZLÜLER, DELİ DANALAR, BEYİNSİZLER, CAHİLLER vs” dediniz. Sadece ekmek aldı, neden diye bir düşünün! Kimisi tüm apartmana ekmek alan Kapıcıydı, kimisi evindeki çocuklarına fazla yemek çeşidi olmadığı için ekmek alan insanlardı! BU ülkede sadece günlerce EKMEK YİYEREK BÜYÜYEN DOKTORLAR olduğunu da unutmayın!!! Kimisi de yemek yiyemediği için, belki çocuğunu susturmak için Cola aldı, Cips aldı, birisi de “belki ölürüm diye bir Luppo da Ben alayım” dedi. Belki de alacak başka bir şey bulamadı diye aldı! Sizlerin ise evlerinizde her şeyiniz vardı!!!

         Bir topluma güven vermeden, geçinecek maaş vermeden, huzur ve refah vermeden evde tutamazsınız. Bu yüzden insansanız, herkesin yaşam şartlarının farklı olduğunu düşünecek, insanları anlamayı öğrenecek ve toplumların hareketleri ile psikolojilerini doğru analiz ederek konuşacaksınız ve paylaşımlarınızı bu şekilde YAPICI yapacaksınız. Halk sizleri besliyor, sizler Halkı beslemiyorsunuz, bu yüzden tıpkı; MİLLET OLMAZSA DEVLETİN olamayacağı gibi, HALK OLMAZSA Sizler de olmazdınız, zenginliklerinizde olmazdı, forsunuz da olmazdı. Sizler saç boyanızı, tıraştan sonra parfümünüzü düşünürken, HALK nasıl geçineceğini düşünüyor!

         Milletimize EŞİT ve SAYGIN hizmet veren Doktorluk mesleğini, Hemşireliğini, Hasta Bakıcılığını, hastane temizliğini; insanlara karşı, SEVGİ dolu bakarak ve sevgi dolu sözlerle hakkıyla yapan Sağlıkçılarımıza ve Corona Virüs Hastalarımıza şifa diliyorum. Virüs krizinde çalışan tüm kurumların tüm elemanlarının tamamını alkışlıyoruz. Halkımızı anlayarak önce onlara hizmet etmesini bilen yönetimlerin gelmesini savunanlara, İktidarın yanlışlarını korkmadan sorgulayanlara binlerce teşekkür. Sorgulanmayan yanlışlar düzelemez. Sorgulamazsak gerçekler ortaya çıkmaz. SEVİCİLERİN boyalı tatminlerini değil, HALKIN sıkıntılarını görün...

         Halkımıza Hakaret ve küfür Edenlere de; Ne Tür Kötü Söz ve Yazı Sarf Etmişlerse; Aynısını Biz HALKÇILAR; BİN KAT İade Ediyoruz…

         İnsan Olanlara Saygılarımla

         Beyhan BALABAN

         Cumhuriyet’in KALEMİ

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Cumhurbaşkanı Yılmaz BÜYÜKERŞEN TİY, Dr. Haluk BOZDOĞAN ve CHP Siyasi Partilerde GERÇEK EMEKÇİLERİN HALİ GECE YARISI SAAT BİRDİ… 6 MAYIS 1972! Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası 1 MAYISLAR SİYASAL İSLAM Projesi ile ESAD ve PUTİN Dünya, KANLI BAHAR Planıyla Yeniden Şekillendiriliyor TARSUS STADINA, 72 YILDIR EK TRİBÜNLER YAPILMADI! Joe BİDEN’nin Oğlu Hunter BİDEN Neden UKRAYNA’da? YALAKA Zelenski ve Dünyanın Başına Açtığı İşler TÜRKİYE SİYASETİ ve TARSUS ALTI Artı HDP (6 + HDP) ve Hikmet ÇETİN Ortanın Yazarı Olsa da KATİLLERİ Serbest Bırakılan Abdi İPEKÇİ’nin ANISINA 32 Yıldır Prof. Muammer AKSOY Cinayeti Aydınlanmadı CHP ve İYİ Partinin Mersin Büyükşehirdeki “AYAK” Sesleri İLELEBET C U M H U R İ Y E T ! CUMHURİYET HALK PARTİMİN 98. DEVRİM YAŞI KUTLU OLSUN 26 - 30 Ağustos 1922 BAŞKOMUTANLIK ZAFERİ ve Günümüzdeki SİVİL DİRENİŞ 24 TEMMUZ 1908 ve CUMHURİYET’in 4. KOLORDUSU Mersin EMEKLİLER Derneği! GECE YARISI SAAT BİRDİ… 6 MAYIS 1972! 50. Yaşında 12 Mart KANLI Muhtırası Vahap SEÇER ve CHP’ne ZARAR VEREN AKIL HANGİ BEYNİN ÜRÜNÜ? !!! KADINLAR SUSMASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE KADININ VARLIĞI Öğretmenler Günün Kutlu Olsun BAŞÖĞRETMENİM! MERSİN Büyükşehir’e ULUSAL Basından AĞIR İFTİRALAR Bilimde Yaşam, Hukukta Yaşam, Dinde Yaşam, Siyasette Yaşam, Orduda Yaşam! 100. Yaşında 23 NİSAN, HALKIN SEFALETİ ve 1 MAYIS BİLİMDE Ölüm! HUKUKTA Ölüm! DİNDE Ölüm! SİYASETTE Ölüm! ORDUDA Ölüm! Emperyalizmin VİRÜSÜ ve Türkiye RTE İktidarının ÇIKMAZI, Muhalefetin AÇMAZI Alptekin ESER; CHP Siyasetinde GERÇEĞİN ESERİNİ Yazdı Mersin TULUMBA Köprüsü ve METRO Projesi 24 OCAK TARİHİ Olayları ve TÜRKİYE İLİŞKİSİ NEDİR? Belediye ŞİRKETLERİ RANT İÇİN KURULUR! MONDROS ÇAYI ve MONDROS KÖPRÜSÜ CHP’li Belediye Başkanlarına ve Kongre Adaylarına Öğretmenler Günün Kutlu Olsun BAŞÖĞRETMENİM! ATAM’IN CUMHURİYETİ AĞLIYOR CUMHURİYET HALK PARTİMİN 96. DEVRİM YAŞI... Bu VATAN HEPİMİZİN... SEÇİMİN İÇ YÜZÜ- Türkiye ve Mersin GERÇEĞİ Hepinizi çok seviyorum! Mersin EMEKLİLER Derneği Yarışında BÜYÜK MÜCADELE Sözde Kadınlar; KADININ Adını KİRLETMEYİN! 24 OCAK TARİHİ Olayları ve TÜRKİYE İLİŞKİSİ NEDİR? Yeni yazısı MERSİN CHP İL Delegeleri; KILIÇDAROĞLU’nu RİSKE ATMAZ Hukuksuz Yönetilen Ülkem Önce CHP Tabanı Uyansın! Kadının aktif siyasetinden söz edilmedi
Mersin Adana Tren Saatleri 2022