DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Prof. Dr. Ali Vural CENGİZ
Prof. Dr. Ali Vural CENGİZ
Giriş Tarihi : 02-05-2020 09:08

1 MAYIS YILDÖNÜMÜNDE EKONOMİ

Bugün ABD’de işçi sınıfının, günde 8 saat çalışma sınırlamasını kabul ettirmek için başlattığı grevlerin 134. yıldönümü. Bu aynı zamanda Türkiye’de derin devletin kendi insanlarını Taksim’de katlettiği 1 Mayıs 1977’nin de 43. yılıdır. 

Türkiye’de insanlar hala günde en az dokuz saat çalıştırıldığına göre ABD’ye insan ve işçi hakları konusunda 134 yıl bile yaklaşamamışız!

Bu yıl 1 Mayısı hükümet ‘rahatlıkla’ geçiriyor çünkü korona belasına Taksim’e çıkabilmek mümkün değil.

İşçi hakları konusunda hükümete ve sermayeye kıyak yapan korona acaba diğer ekonomik konularda ne yapıyor?

İsterseniz ABD ve Avrupa ile başlayıp oradan Türkiye’ye gelelim:

Son 18 aydır yazdığım bütün makalelerde hep ‘2019-2020 ekonomik krizi’ tanımını kullandım ve öngörüm, krizin 2019’u 2020’ye bağlayan Aralık-Ocak aylarında başlayacağı idi.

‘Ekonomik kriz mutlaka olacaktır ve mutlaka kriz kendine bir gerekçe bulacaktır’ demiştim; bu gerekçe korona virüsü oldu!  

Korona Çin’de Aralık ayında, Avrupa’da Ocak ve ABD’de de Şubat ayında ilan edildiğine göre öngörüm tam olarak gerçekleşmiş oldu!

ABD’de son 60 günde ortaya çıkan işsiz sayısı 30 milyon oldu! İlk çeyrek GSMH küçülmesi ise %4,3 olarak gerçekleşti. Üretim bu şekilde azalırken petrol fiyatları sıfırı aşarak ‘kuyuları betonlamayalım; siz alın biz üzerine para verelim’ noktasına ulaştı.
Krizden çok bir buhrana gidildiği konuşuluyor.

2020 Nisan-Haziran üretim düşüşünün ek %6-9 arasında olmasını ve ekonominin bir 10 milyon işsiz daha yaratmasını bekliyoruz. Avrupa ABD’ye benzer durumda iken, Çin de ürettiği tüketim mallarını satacak yer bulamayacağı için küçülecek. Global ekonomi hızla daralıyor. Ticaret azalıyor ve alışılmış refah yokoluyor.

2019-2020 global krizinden en kötü etkilenecek ülkeler kesinlikle Türkiye ve diğer azgelişmiş ülkeler olacak.

Türkiye’de korona ölümleri en üst düzeye 1-8 Mayıs arasında ulaşacak. Açıklanan ölüm ve hasta sayısı tartışmalı olsa da koronanın yere vuracağı ekonominin işsizlik rakamları ve fiyatlar dayanılabilir düzeyin çok üstüne çıkacağı için kimse açıklanacak resmi rakamları yemeyecektir. Görünen köye kılavuz gerekmeyecek.

Geçen yıl peyniri 25 TL’ye ve tavuğu 8 TL’ye alıp bugün aynı peynire 50 TL ve tavuğa 15 TL ödeyen insanları siz ülkede %10 enflasyon olduğuna inandıramazsınız!

Türkiye stagflasyon içindedir. Yani enflasyon ve işsizlik aynı anda ülkeyi kemirmektedir ve bundan çıkış zordur.

Ekonomik krizlerle mücadele bir ihtisas konusudur. Önce hasta olduğunuzu kabul edeceksiniz. Sonra hastalığın doktoruna başvuracaksınız. Sonra da işini bilen ekonomistlerin yazacağı gerekli reçeteyi uygulayacaksınız.

Serbest ekonomi denen kapitalist sistemin demokrasi ile birlikte uygulanmasının bir nedeni üretici ve yaratıcı insan davranışının ancak özgür bir ortamda gelişmesi ise, diğer nedeni makro ekonomik politikaların ancak şeffaflık ve doğru bilgiler ışığında uygulanması halinde başarılı olabilmesidir.

Gelişme hikayeleri açıklayarak, uçuş masalları anlatarak, kendi halkınızdan 10’ar TL toplayarak sözüm ona ‘bedava’ verdiğiniz  bir liralık maskeleri gelişmiş ülkelere bağışlayarak ekonominizdeki hastalığı yok edemezsiniz. 

Azgelişmiş ülkelerde insanlar sınıf bilincine kavuşmadıkça ve yeni bir enternasyonel ideoloji benimsenmedikçe ne ekonomik şartlar ne de çalışma koşulları yoksul halk kitleleri lehine düzelecektir. Onun yerine ‘al sadakayı, ver oyu, dinle yalanı, şükret’ düzeni sürer gider!

Prof. Dr. Ali Vural Cengiz
Akademisyen, ABD
Gurbetteki Atatürkçü Biliminsanları Derneği (GABİDER) Başkanı

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA