DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ali Türer
Ali Türer
Giriş Tarihi : 17-06-2020 01:10
Güncelleme : 17-06-2020 01:35

DAYANIŞMAYA ENGEL DAVRANIŞ KALIPLARI VE ÖNYARGILAR ÜZERİNE!

Her zaman olur ya bir tartışmaya girersiniz, tartışmanın konusu süreç içinde önemini yitirir de ortaya konan tavır, alınan eğitimle şekillenen davranış kalıpları, düşünme biçimleri tartışmanın siyasal-sosyal ortam içinde çağrıştırdıklar giderek daha önemli hale gelir.

Geçen hafta böyle bir durumu yaşadım. Facebook’ta dahil olduğum “78’liler” gurubunda o hafta yazdığım yazıyı paylaşmak istedim. Gurup yöneticisi arkadaş tarafından paylaşım engellenince, nedeni merak ettim. Yönetici arkadaş bir önceki hafta yayımladığım “CHP İktidarında Necati Eğitim Enstitüsü ve Balıkesir’de Sol (1978)” başlıklı yazımda, okul yönetimini “aklarken”, Devrimcileri “karalamak” ile suçladı beni. Aslında iyi de oldu. Bu yazıyı yazmama vesile oldu.

Uzunca bir süredir sizlerle Necati Eğitim Fakültesi Tarihi ile ilgili belgeler ve tanıklıklar üzerinden yaptığım bir çalışmada elde ettiğim bulguları ve bunlar ile ilgili düşüncelerimi paylaşıyorum.

Nesnellik adına, toplumsal yaşamın belirli bir kesitinde olup bitenler ile ilgili bulguları üst üste yığma şeklinde neopozitivist bir tutumu, sosyal araştırmalarda çok anlamlı bulmam. Elbette araştırmacının felsefi ve siyasi bir duruşu vardır, geçmişe bir bakış açısı vardır. Elde ettiği bulguları yorumlarken kurduğu cümlelere ifadelerine bu yansıyacaktır. Doğal olan budur.

Başka bir yorumcu aynı bilgi ve bulguları alır daha farklı yorumlar. Hangisi o tarihsel kesite toplumsal değişime daha gerçekçi ayna tutmuştur, bunun kararını okuyucu verir. Farklı yorumlar, farklı değerlendirmeler, geçmişi anlamaya, geçmişten ders çıkarmaya hizmet ettiği ölçüde yararlıdır da. Olması gereken budur.

Ama kafanızda bir takım bariyerler, ön yargılar oluşmuşsa, buna bağlı bir takım davranış kalıpları içinde hareket ediyorsanız, farklı fikirlere de açık olamazsınız. Yazılan işinize gelmediği için pek çok farklı düşünce gurubunun ortak bir platformunda bir yazının paylaşılmasını engellerseniz; üstelik bunu haber peşinde koşan gazetecilerin işini yaparken tutuklandığı bir ülkede ve süreçte yaparsanız; ister istemez “Türkiye’de yaşanan otoriterleşme, muhalefeti de bir biçimde etkiliyor mu” gibi bir soru akla gelir. Bu, o yazının paylaşılıp paylaşılmamasından çok daha vahim bir durumdur aslında.

1978 yılında CHP azınlık hükümeti bilindiği gibi bekleneni verememişti. 13 ilde sıkıyönetim ilan ederek kendi tabanında bile moral bozukluğu yarattı. Örneğin son günlerinde çoğu saldırganın içinden çıktığı Ülkü Ocaklarına dokunmazken gitti İlerici Gençler Derneğini kapattı (6 Kasım 1979). Ama bu, CHP hükümetini toptancı bir yaklaşımla “Faşizmin İşbirlikçisi” yapmazdı. Onun döneminde Necati Eğitim Enstitüsünde görev yapan okul yönetimine de bu tür bir suçlama getirmek de vicdanlara sığmazdı.

1978’de Necati Eğitim Enstitüsünde kendini Sol’da gören gençler arasında “Halkın Kurtuluşu” gurubu çoğunluktaydı. Necati Eğitim Enstitüsü okul yönetimini bu gurup, “İşbirlikçi” olarak görüyordu. Okul yöneticilerine, öğretmenlere saldırmayı bu guruptan bazıları “Devrimci Mücadelenin bir gereği” gibi algılıyorlardı.

Oysa bu gurubun Necati Eğitim Enstitüsünde güçlenmesinin yolunu Okul Müdürü Cahit Yarış açmıştı. Yüksek puanlı olup da mülakatlarda elenen gençlere yeniden Necati Eğitim Enstitüsünde okumanın yolunu açarak, boykottan dönenlere af getirilmesini sağlayarak yaptı.

Bu süreçte Boykota giden 527 gencin çabalarını da, yanı sıra Önder Kırlı gibi Necati Eğitim çıkışlı avukatların, Necati Cebe gibi milletvekillerinin katkılarını da hatırlamak gerekir. (Cengiz Kanat uyarısı) Yani o işler tek bir gurubun mücadelesine bağlı da gelişmedi. Kazanım ortak bir mücadele sonucu gelmişti.

Bir fıkra vardır, mutlaka bilirsiniz. Dursun ve Temel iki iyi arkadaştır. Bir gün kasabaya giderken geçtikleri köprünün üstünde bir tilkinin dereden su içtiğini görürler. “Tilkinin kuyruğu suya değdi mi, değmedi mi?” diye başlarlar tartışmaya. Kantarın topuzu kaçar birlerine küserler. Aradan yıllar geçer,

dayanamaz yine barışırlar. Fakat bir gün gene o köprüden geçerken birinin aklına gelir, “O gün o tilkinin kuyruğu suya değdi mi” deyiverir. Yine başlarlar kavgaya.

Bizimkisi de o hesap, aradan 42 yıl geçmiş, 12 Eylül buldozer gibi üstümüzden geçmiş. Bugün de AKP iktidarının insanları kamplaştırdığı ortamda soluksuz bırakılmışız. Ama biz hala “Tilkinin kuyruğu suya değdi mi, değmedi mi” onu tartışıyoruz. Halbuki, bugün sırt sırta, birlikte mücadele vermeyi öğrenmiş olmamız gerekmez miydi? Bu eleştiriyi kendini Sol’da tarif eden bütün guruplar için getiriyorum.

Ama bunu geçmişin üstünü örterek, ya da yazılanların paylaşımına ambargo koyarak yapamazsınız. Konuşursunuz, geçmişte yaptığınız çocukluklara güler geçersiniz, sonra da önünüze bakarsınız. Olması gereken de budur. Ancak insanın kafasında yarattığı sanal bariyerlerden kurtulması, öyle kolay olmuyor işte.

Yaşanmış bir olayın hatırlatılması ile birilerinin nasıl aklanıp ötekilerin nasıl karalandığının bir izahı olmalıydı. Bunu arkadaş belirtmemişti. İzmir merkezli İMECE Dostluk ve Dayanışma Derneği’nin internet sitesinde benzer bir yaklaşımdan bunu görebiliyoruz. “Naver Engin” başlığı altında, sitede şunlar yazılı. Dileyen test edebilir.

“Naver'in dirençli ve kararlı önder tutumu okulunu terk etmeme ve arkadaşlarıyla birlikte direnme tutumu Faşist güçleri rahatsız etti. Eğitim Enstitüsü yönetimi ve Polisin yardımıyla Sivil Faşistler, Naver Engin’in sınıfını ellerindeki sopalarla ve bıçaklarla bastı. Naver Engin’i sırtından bıçakladılar. Naver Engin’i hastaneye almaya gittiklerinde yoldaşlarına devlet güçleri şiddet uyguladı ve kitlenin üzerine ateş etti. Ancak kitleyi yıldıramadılar binlerce insanın katılımıyla Naver uğurlandı. Naver'in direçli tutumu faşist işgallerin kırılmasına yol açtı. Öğrenciler Naver'lerin yolunu izleyerek hem Necatibey Eğitim Enstitüsünde hem de Kredi Yurtlar Kurumunda faşist işgali kırdılar ve tüm öğrencilerin okullarına devam etmesinin koşullarını yarattılar.” (http://izmir.imece-der.com/2014/01/24/naver-engin/)

Yazıya göre, NEE’de saldırganlar Naver’i sırtından bıçaklarken Okul yönetimi de onlara yardım etmişti. Ben araştırmamda bunu destekleyebilecek bir belge, bulgu ve tanıklığa ulaşamadım. Okul yönetimi, saldırının elebaşlarını okuldan attı. Bu saldırının amacını, biçimini de açıkça ortaya koydu. Bunu ortaya koyan belgeler de ortada, daha ne yapmalıydı?

Necati Eğitim Enstitüsü okul yönetiminin bu guruba mesafeli duruşunu yukarıdaki metin yeterince açıklıyor zaten. Bu guruptan bir öğretmene dönük saldırıyı örnek gösterince, tarafsız olmamakla, faşistlerin işbirlikçisi olan okul yönetimini “aklamakla”, Proleter Devrimcilere de “kara” çalmakla suçlanıyorum. Yani “Tilkinin kuyruğu suya değdi mi değmedi mi” oturup yeniden tartışacağız.

Konu komik görünse de, olayın Sosyal Psikoloji boyutuyla derin bir arka planı var. Bu bence olayın kendisinden daha önemli!

Soru şu: Solda bir gurubu, soldan bakış açısıyla düşmanın yanında konumlandıracak bir düşünce tarzı, nereden beslenip ortaya çıkmış olabilir?

Bu yaklaşımın benzerine bugün de AKP ve MHP ittifakının kendi dışındakileri FETÖ ile ya da PKK ile işbirliği yapmakla suçlarken tanık oluyoruz. Bundan 42 yıl önce Sol içinde tanık olmuşuz. 1950’lerde Adnan Menderes’in, tek parti dönemi CHP’sinin, İttihat Terakki’nin II. Meşrutiyet yıllarındaki tutumunda da benzer yaklaşımlara hep tanık olduk. Peki, bu davranış kalıbı nereden geliyor?

Siyasi yaşamda pek çok kez tanık olduğumuz bu düşünce tarzı, kendinden olmayanı ötekileştirme, düşmanın yanına koyma bizde Modern Eğitimin bir ürünüdür. Osmanlı Türk geleneği içinde Modern Eğitim, 1727-1838 yılları arasında devleti kurtaracak, ayakta tutacak asker-sivil elit yetiştirme ihtiyacı içinde ortaya çıktı. Siyasi parti kurucuları bizde hep devleti kurtarmaya soyunan “Halaskarlar” (kurtarıcılar) içinden çıktı. Sendikalar tarafından kurulan İngiltere İşçi Partisi gibi belirli bir sınıfın ya da toplumsal kesimin çıkarlarını siyasal alanda temsil edecek bir parti, bizde hiç olmadı.

Halaskar, kurtarıcılıkta rakip tanımaz, rakibi düşmanıdır. Çünkü Kurtarıcı olduğunu ispatlamak, bunu yapabileceğini (gücünü) göstermek zorundadır. Kendisine biat etmeyen ya karşısındadır ya da karşının işbirlikçisidir, yani düşmandır. Onu yok etmek için de her yolu kullanmak, mubahtır.

Bizim siyasal yaşamımızda uzlaşma kültürünün ortaya çıkmayışı, lidere endeksli siyaset, hep buradan gelir. Siyasi kavga da bu yüzden bu topraklarda bu kadar sert geçer. Çünkü Sağcısı da Solcusu da bu anlayış içinde kimliğini bulmuştur. Bu bizde, Modern Eğitim içinde yerleşmiş siyasal davranış kalıbıdır.

Hem Necati Eğitim Enstitüsü’nde hem de Kredi Yurtlar Kurumunda sadece “Proleter Devrimcilerin” Faşist işgali kırabildiğinin esbab-ı mucibesi (yeterli gerekçesi) de budur.

Oysa asıl devrimci mücadele, öncelikle, gerçeğin böyle küçük grup çıkarları doğrultusunda tahrif edilmesine karşı verilmelidir. Bu tür çarpıtmalar, bir gurubu ilanihaye bir arada tutmaya da aslında yetmez.

Öte yandan bu arkadaşlar, Naver’in göğsünden değil de sırtından bıçaklanmasını da “dava” bakımından daha uygun bulmuşlar anlaşılan. Katil sırtından vurunca daha “Kalleş olur” diye düşünülmüş olmalı. Zamanında bu gurup içinde yer almış Naver’in ölümüne birinci elden tanık arkadaşım, isyan ediyor buna. “Naver katiline sırtını dönecek adam değildi, göğüs göğse vuruşmada bıçaklandı” diyor. Gurubun değil, öldürülen arkadaşının onuruna öncelik veriyor, haklı olarak.

Bunları yazarken amacım “Tilkinin kuyruğu suya değdi mi, değmedi mi” tartışması değil, sanıyorum bu anlaşılmıştır. “Bu gurup içinde yer alan bütün arkadaşlar dün olaylara böyle bakardı, bugün de böyle bakıyorlar” gibi haksız ve yanlış bir düşünce içinde olduğum da sanılmasın.

Burada Sol’un birlikte hareket etmesine engel hastalıklarından, davranış kalıplarından söz ediyorum. Bunun o gurup, bu gurup ile ilgisi yok. Bütün guruplar içinde benzer çarpıtmalar, kol kapmalar, belden aşağı vurmalar az ya da çok yaşandı, bunu hepimiz biliyoruz. Sonuçta hepimiz aynı eğitim sisteminin ürünüyüz.

Ama bu değerlendirmeyi dürüstçe yapmak zorundayız. Türkiye’de giderek otoriterleşen sistemde ortaya çıkan bazı davranış kalıplarının Sol içindeki etkilerinden sakınmayı öğrenmeliyiz. Geçmişte yaşananlar üzerinde durup düşünmezsek, bugün ne yapmamız gerekir sorusuna doyurucu cevap bulamayız.

Burada önemli bir olgunun da altını da çizmek isterim. Ben sonuçta Necati Eğitim Enstitüsü üzerinden bir araştırma yapıyorum. Okul yönetiminin o dönemde yapıp ettikleri, ya da yapamadıkları beni fazlasıyla ilgilendiriyor. Yani o dönemdeki Sol gurupların yapıp ettiklerini yeterince anlatmamam, bunları önemsemediğim anlamına gelmiyor. Böyle bir değerlendirme beni üzer.

Sonuçta araştırma evreni içinde kalmak zorundayım. 1970-80 arasındaki antifaşist mücadeleyi anlattığım gibi bir iddiada asla bulunmadım. Zaten bunu yapmaya kendimi yetkili de görmem.

Böyle bir çalışma elbette yapılmalıdır. Ama daha 42 yıl önce bir yerlerde takılı kalmışken, bazı önyargıları korur ve bunları tartışamazken bunun altından nasıl kalkarız, bilemiyorum.

Bildiğim bir şey var o da şu:

Gün ayrılıkları öne çıkarma günü değil. Hatalarımızı görüp, önyargılarımızı arkada bırakıp birbirimizle daha sıkı kenetlenme günüdür. Birbirimizi sevme, güvenme, anlama günüdür. Çünkü gelecek günler hepimiz için daha vahim olabilir.

NOT: HDP’nin var olma mücadelesi içinde başlattığı yürüyüşleri gönülden destekliyor, kendini solda gören herkesi, bu yürüyüşlerin Corona tedbirlerini araç olarak kullanıp engelleme girişimlerine karşı çıkmaya çağırıyorum.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Türer

Ali Türer

DİĞER YAZILARI EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE 14-06-2021 21:42 HALASKARLAR ARASI KAVGA 31-05-2021 21:56 İNANCIN ARAÇSALLAŞMIŞ HALİ ÜZERİNE! 18-05-2021 11:22 İKİZDERE DİRENİŞİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ! 10-05-2021 21:31 HEDONİZME VE UTANCA DAİR 20-04-2021 18:08 BİR GARİP DARBE TEŞEBBÜSÜ VE SONUÇLARI ÜZERİNE! 08-04-2021 10:45 KARDEŞLİKLER ÜZERİNE 05-04-2021 09:25 DEVLETİN DİNİ OLMAZ DA MİLLETİ OLUR MU? 19-03-2021 07:16 ANILAR: NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ YILLARIM 11-03-2021 10:58 PROGRAMCI GÖZÜYLE ANAYASA! 02-03-2021 08:57 TÜRKİYEDE ÜNİVERSİTE GERÇEĞİ 15-02-2021 09:32 KATILIMCI DEMOKRASİ ÜZERİNE 02-02-2021 22:26 MODERNLEŞMEYİ ETKİLEYEN DÜŞÜNCE AKIMLARI, EĞİTİMDEKİ SONUÇLARI 23-01-2021 21:08 İSLAMCILIK- BATICILIK- TÜRKÇÜLÜK ÇATIŞMASI İÇİNDE İSTİKRAR ARAYIŞI! 12-01-2021 19:10 2021 TÜRKİYESİNDE, EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALENİN SONUÇLARI ÜZERİNE 01-01-2021 21:01 OSMANLI-TÜRK GELENEĞİ İÇİNDE MEDRESELER 21-12-2020 01:10 İNSAN HAKLARI MI DEDİNİZ? 11-12-2020 09:46 “ÇIKMAZ BU YOLUN BİR YERE!” 16-11-2020 08:45 UZAKTAN ÖĞRETİMDE BARİ ÖĞRETMENİ RAHAT BIRAKIN! 31-10-2020 08:26 YENİ NORMAL: İKTİDAR DEVLET, MUHALEFET DÜŞMAN! 16-10-2020 16:06 TUHAF İŞLER 11-10-2020 07:09 TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME 04-10-2020 12:36 MEMLEKETİN HALİ VE YENİDEN ATATÜRK MESELESİ ÜZERİNE! 26-09-2020 06:52 DARBECİLER, BİR ÖĞRETMEN OKULUNU NASIL YÖNETİR? 14-09-2020 05:56 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE ÇÜRÜME DÖNEMİ 07-09-2020 08:37 KUŞKANADI: BİR GONCA HİKÂYESİ 01-09-2020 07:50 NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ? (2) 24-08-2020 01:58 NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ? 15-08-2020 19:54 AH ŞU LİBOŞLAR! (2 09-08-2020 21:56 AH ŞU LİBOŞLAR! 03-08-2020 07:51 Cumhuriyeti 2. yüzyıla taşıyacak partiden, parti içi demokrasi manzaraları! 27-07-2020 08:15 101 AKSAÇLI’DAN MUHALEFETE ÇAĞRI! 21-07-2020 16:43 KONJONKTÜRÜ SÜRDÜRMEDE İDEOLOJİLERİN ROLÜ ÜZERİNE! (2) 18-07-2020 18:44 İDEOLOJİLERİN ROLÜ ÜZERİNE! (1) 14-07-2020 09:43 Abdülhamit üzerinden Türkçü-islamcı kapışması ve çağrıştırdıkları! 06-07-2020 10:36 BİR ANI: DURSUN DUMAN NASIL KATLEDİLDİ! 26-06-2020 00:46 DAYANIŞMAYA ENGEL DAVRANIŞ KALIPLARI VE ÖNYARGILAR ÜZERİNE! 17-06-2020 01:10 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE BİR SALDIRI, BİR ÖLÜM: NAVER ENGİN 11-06-2020 09:52 CHP İKTİDARINDA NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ VE BALIKESİR’DE SOL (1978) 04-06-2020 23:02 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE ÇATIŞMALI YILLAR -1- (1976-1977) 31-05-2020 05:34 KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA KARESİ DARÜLMUALLİMATI 28-05-2020 08:47 DEVRİM ÇOCUKLARININ NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ KAVGASI (1972-1976) 21-05-2020 03:29 BALIKESİR’DE 1968’Lİ YILLAR VE NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ÖĞRENCİ ÖRGÜTÜ 15-05-2020 08:49 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TALEBE CEMİYETİ 08-05-2020 09:56 ANILARA YOLCULUK: 1 MAYIS 1977! 01-05-2020 10:34 BUGÜN 23 NİSAN, NEYİ KUTLAYACAĞIZ, NE İLE ÖVÜNECEĞİZ! 23-04-2020 19:40 Toplumda Adalet Duygusu, Bugün Dünden Daha YARALI! 16-04-2020 14:34 TÜRKİYENİN CORONA VİRÜS İLE İMTİHANI! 13-04-2020 07:36 DIŞARIDAKİ MAHPUSTAN İÇERDEKİ SİYASİLERE! 05-04-2020 13:10 VİRÜS İLE YAŞAMAYA HAZIR MISINIZ? 26-03-2020 23:15 VİRÜSLE MÜCADELE NASIL OLMALI! 15-03-2020 11:21 BİR VEFASIZLIK ÖRNEĞİ: SAVAŞTEPE KÖY ENSTİTÜSÜ YERLEŞKESİ! 10-03-2020 09:51 “ŞEHİTLER TEPESİ BOŞ KALMAYACAK!” ÖYLE Mİ 01-03-2020 22:58 CHP, İKTİDARA HAZIR MI? 16-02-2020 06:53 KULLANILMA SIRASI ŞİMDİ DEPREME Mİ GELDİ! 08-02-2020 23:15 EFSANE OLMUŞ MÜDÜR YARDIMCILARI 04-02-2020 17:20 ATATÜRK’ÜN NECATİ ÖĞRETMEN OKULUNU ZİYARETİ 28-01-2020 17:51 DOĞAYI, YAŞAMI TAHRİP PAHASINA EKONOMİYİ CANLANDIRMA: BU NASIL SİYASET? 21-01-2020 00:53 KAMUDA KIYAFETLER İNANCA UYGUN HALE Mİ GETİRİLECEK! 13-01-2020 08:33 Yeni bir başlangıç olsun gelecek yıllar 29-12-2019 13:09 ÖĞRETMEN OKULU MÜDÜR YARDIMCISI MEHMET FUAT GÜNDÜZALP 23-12-2019 07:18 TÜRKİYEDE ÖZEL ÖĞRETİM NEYE HİZMET EDİYOR? 14-12-2019 09:08 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE SON NOKTA: BUYURUN CENAZE NAMAZINA! 30-11-2019 12:16 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN BİR ÖĞRETMEN 25-11-2019 10:47 YÜKSELEN DUVARLAR VE İKİYÜZLÜLÜK ÜZERİNE 16-11-2019 12:45 KİM KAYBEDİYOR? 05-11-2019 08:51 Yurtta Barış, Dünyada Barış! 30-10-2019 07:56 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN: ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998) 26-10-2019 23:35 OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU! 11-10-2019 12:24 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU 01-10-2019 07:34 POSMODERN SÜREÇTE EĞİTİM 23-09-2019 07:38 OKULLAR AÇILIRKEN 2019 TÜRKİYE’SİNDE EĞİTİMDE SORUNLAR! 07-09-2019 06:47 BİR BASKETBOL MAÇININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 04-09-2019 13:51 HUKUK DEVLETİ OLMADAN MODERN DEVLET OLUNMAZ! 03-09-2019 09:38 BİR ÖĞRETMEN YETİŞTİRME MODELİ: NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ 27-08-2019 09:29 KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR! 04-08-2019 07:50 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI? 19-07-2019 09:43 BALIKESİR HALKEVİ NECATİ ÖĞRETMEN OKULU İLİŞKİSİ 11-07-2019 09:02 BU REFORMLA ÖĞRENCİ, SORU YERİNE SORUN ÇÖZEBİLECEK Mİ? 29-05-2019 07:56 TÜRKİYE DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU! 05-05-2019 08:05 İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 13-04-2019 09:26 AYIPLI SEÇİM! 02-04-2019 12:12 Toplumun yeni yıl hediyesi savaş mı olacak! 28-12-2018 09:06 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2) 10-12-2018 09:00 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR? 24-11-2018 20:42 GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 12-11-2018 12:07 MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE! 03-11-2018 00:23 BEKA SORUNU! 14-10-2018 07:32 Karma Eğitim İlkesine Alternatif Oluşturmak Demokratik Görev Olabilir mi? 13-09-2018 11:40 PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! 10-09-2018 10:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2) 18-08-2018 09:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1) 13-08-2018 08:25 EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE! 02-07-2018 08:26 SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI! 21-06-2018 06:05 ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM! 10-06-2018 01:34 EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU! 03-06-2018 15:31 CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR! 30-04-2018 07:51 TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ? 01-04-2018 02:04 2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ! 26-12-2017 17:11 Parası olana eğitim ve sağlık/ Bağlılığı olana iş ve koruma! 09-12-2017 19:11 Öğretmen nasıl değerlendirilmeli? 06-11-2017 22:37 Lider nasıl yetişir? 08-10-2017 09:45 SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ! 24-09-2017 09:24 Eğitimde Adalet var mı? 04-09-2017 19:29 Uhrevileşmeye doğru! 10-08-2017 16:23 YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR! 23-07-2017 13:35 Anlam Arayışı 01-07-2017 12:54 Zorunlu Arabuluculuk 20-06-2017 20:39 MESLEKİ EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ NASIL DOĞDU, NASIL GELİŞTİ? 08-06-2017 15:09 ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ? 28-05-2017 08:27 CHP'NİN SORUNU, TÜRKİYE'NİN SORUNU 07-05-2017 11:09 “BİZ VE DİĞERLERİ”/ İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 23-04-2017 10:41 BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK! 16-04-2017 09:45 YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE? 03-04-2017 13:29 Öğretmen Atamalarında Keyfilik! 18-03-2017 19:03 EVRİM KARŞITI YAPILANDIRMACILAR! 06-02-2017 10:50 BİREY OLABİLMEK! 01-02-2017 08:00 AKIL TUTULMASI 18-01-2017 09:07 ZİHİNSEL BECERİ VE YARATICILIK NASIL ÖLÇÜLÜR? 08-01-2017 09:58 Yeni Yıl Kutlamasına İntizar 31-12-2016 12:32 EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE VE DEĞİŞİM İHTİYACI 20-12-2016 06:49 İDEOLOJİ, EĞİTİM VE DEĞİŞİM! 09-12-2016 11:56 Eğitimde İşler Yolunda mı ? 05-12-2016 10:10
ARŞİV ARAMA
Mersin Adana Tren Saatleri 2021
Gazetemiz MEİGDER Üyesidir
Meigder