DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Şerife ARICI YILDIZ
Şerife ARICI YILDIZ
Giriş Tarihi : 14-07-2020 09:45

Ayasofya kararı Ayasofya'dan İbaret Değil!

1500 yıl önce Romalılar tarafından döneminin en büyük kilisesi olarak yapılan, 1453 de o zamanki adıyla ( 1937 ye kadar) Kostatantinopolis olan İstanbul'un, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi ile Osmanlı Imparatorluğu mülkü olan Ayasofya, dün hakkında Danıştay tarafından verilen tartışmalı kararla yeniden Türkiye ve dünya gündemine oturdu.
Ancak bana göre hakkındaki kararla uğradığı vasıf değişikliği, dünya kültür mirası bir müzenin  bir camiye dönüştürülmesi bir yana, hukukun temel ilkelerini, idare hukukunu ve en önemlisi Atatürk ve Bakanlar Kurulu'nun aldığı bir kararı hükümsüz bırakan bir Yargı kararının hukuk yaratması, Ayasofya kararını, Ayasofya kilise ve müzesini yeniden bir camiye çevirmesinin ötesinde bir yere taşıyor.
Neden mi?
16 Nisan Referandumunda hukuku suistimal ederek mutlak iktidarı ele geçiren, 15 Temmuz darbe girişimini kullanarak Cumhuriyete öldürücü darbeyi vuran tekçi irade, o günden sonraki icraatları ile artık sadece yazıda kalan Cumhuriyet sistemini, kurumlarını ve varlıklarını pervasızca yıkmaya, yok etmeye, dönüştürmeye başladı.
Her yere pervasızca el atarken, nasılsa Ayasofya'yı dış dünyanın tepkisinden mi nedir yargı kararına bıraktı.
Yargı ki ne yargı?
Cumhurbaşkanının önünde cüppe ilikleyen Başkanın mahkemesinin yargısı...
Son yıllarda uygulanan hukuku maşa olarak kullanma taktiği ile sadece bir kilise camiye dönüştürülmedi.
Hukukun ve idari yargının temellerinden olan süre aşımı kuralı yok sayıldı.
Ayasofya'yı yapan irade yok sayıldı.Cumhuriyetin kurucu iradesi ve Atatürk'ün Bakanlar Kurulu iradesi yok sayıldı.
Cumhuriyetle bir rövanş daha alındı.
Laikliğe bir darbe daha vuruldu.
Kutsal toprak Süleymaniye Türbesini koruyamayan, bunun hesabını veremeyen siyasi iktidar, mütedeyyin tabanına sözde dine sahip çıkma mesajı verdi.
Çok büyük bir gösteriş abidesi olarak yapılan Çamlıca camii boşken, Sultan Ahmet Camii dolmazken, Ayasofya hangi eksiği tamamlayacak?
Atatürk ve arkadaşlarının 1934 de vermiş olduğu müzeye çevirme kararı, kültürel olarak son derece naif, tarihe, kültüre ve başka inançlara saygı ifade eden laik bir karardı. 
Nitekim UNESCO' da bu yaklaşıma cevaben müzeyi dünya mirası listesine alarak korumuş ve 2000 li yıllarda restorasyonunu yaptırmış.
Kaldı kı müzenin bir bölümünde İslami ibadet olan namaz da kılınanabiliyormuş.
İktidarın derdi de Ayasofya'da namaz kılınması değil bence.
Kurucu iradeye ve Hukuka bir darbe daha vurmak, son günlerde hızlı düşüş gösteren siyasi desteğini, muhafazakar kesimin dini  hassasiyetini kazıyarak toparlamak, sözde Hristiyan dünyasına meydan okumak.
Ayasofya'nın bir inanç müzesi olarak topraklarımızda korunması dünya için olduğu kadar bizim için de bir kazanımdı.
Ayasofya'da namaz kılınca daha iyi müslüman mı olacağız?
Ülke de hırsızlık, yolsuzluk talan, işsizlik, yoksulluk, istismar, kadın cinayetleri son mu bulacak?
En büyük mabed insanın kalbidir, en büyük yargılayıcı vicdan.
Gerçek İslam, israfı, gösterişi şatafatı reddeder.
Camilerin çokluğu ve büyüklüğü müslümanlık kat sayısını artırmaz.Müslümanlık adalet, tevazu, vicdan demektir.
Tam da bu yüzden devlet laiklikten uzaklaşıp İslamlaştıkça ülkede deizm artıyor.Insamlar açken din bezirganlığı prim yapmıyor.
Bu yüzden İktidar partisinin kendi siyasi tabanın çoğunluğu  bile Ayasofya kararının gündem değiştirmek amaçlı olduğunu düşünüyor.
Ayasofya kararı Ayasofyadan ibaret değil...

NELER SÖYLENDİ?
@
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA