DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ali Türer
Ali Türer
Giriş Tarihi : 03-08-2020 07:51

AH ŞU LİBOŞLAR!

Kaleme aldığım son yazılarımdan birini, Aksaçlılar’ın çağrısına ayırmıştım. Ulusalcı dostlardan hatırı sayılır tepki geldi. Aksaçlılar içinde “Yetmez Ama Evetçi” liboşlar çoğunluktaymış. Halktan özür dilemedikçe böyle bir çağrı yapmaya hakları yokmuş.

“Liboş” söylemi, “Yetmez Ama Evetçi” tanımlaması hakaret olarak kullanılıyor epeydir. Kendini hala Marksist olarak görenler de kullanıyor, ama daha çok geçmişte bu gelenek içinde yer almış olsa da, bugün post modern sürece tepki olarak kabaran Milliyetçiliğin etkisi altında, demokratlığı Laiklik üzerinden yaşamaya çalışan, AKP karşıtı kendini “Ulusalcı” olarak tanımlayan bir kesimden geliyor bu suçlamalar.

Her kesimi kendine yakıştırdığı sıfatla tanımlamak gerekir. Kaldı ki suçladıkları insanlar kendilerini belirli bir siyasi kimlik içinde tarif etmiş de değiller aslında. Liberalizm ile gelen güçler ayrığı, hukukun üstünlüğü, parlamenter demokrasi gibi ilke ve kurumlar, bugün için de Muasır Devlet olmanın temel göstergeleri. Bu değerleri Sosyal Devlet ilkesi ile harmanlayıp savunan, AKP ile gelen otoriterleşmeye her zeminde karşı duran bu insanları, sırf bir referandumda (2010 Referandumu) sizin istediğiniz oyu vermediler diye “Liboş” diye aşağılama, itibarsızlaştırma hakkını kendinizde nasıl buluyorsunuz? Bunu etik bulmuyorum.

Bu söylem, bu insanlar üzerinden bir tür kendini tanımlama aracı olarak da kullanılıyor. Hemen söyleyelim: Kullananı daha Demokrat, daha Yurtsever, daha Sosyalist, daha Marksist ne bileyim daha ilkeli ya da tutarlı falan yapmaz bu söylem. Bu akıl yürütme tuhaf ve yanlış.

Bilim insanlarından düşünce adamlarından oluşan ülkenin en birikimli kesimine karşı bu itibarsızlaştırmanın, düşmanca tutumun altında yatan gerçek niyet nedir, merak ediyorum. Dahası bu söylemin, Laik-Türkçü bir kimlik içinde sıkışmaya, ideolojik taşlaşmaya yardımcı olduğunu da düşünüyorum.

Sol, en geniş anlamıyla sefalete, işsizliğe, ayrımcılığa mahkûm edilmiş insan topluluklarının adalet ve özgürlük arayışını, doğaya sahip çıkma arayışını ifade ediyorsa; her türlü Militarizme, Silahlanmaya, Savaşa, Savaş kışkırtıcılığına, ayrımcılığa, doğa ve hayvan katliamına karşı çıkmak zorundadır.

Sol içinde “Türkçülük”, “Kürtçülük” “Laikçilik”, “Dincilik” gibi kimlik kalıpları üzerinden, ya da eski arkadaş gurupları (klanları) üzerinden ayrıştırmaya yol açacak biçimde bu tür hakaret sıfatları üretmek kabul edilemez. Ama kendine Sosyalist, Marksist diyen kimileri bunu yapıyor, üzücü olan bu!

Anlayamadığım da şu! Aksaçlılar, size II. Cumhuriyetçi olun da arkamızdan gelin çağrısı mı yaptılar? İktidara yaptığınız doğru değil, suç işliyorsunuz; muhalefete AKP iktidarına karşı bir araya gelin, gençlere geleceğinize sahip çıkın çağrısı yaptılar. Bu girişimi, “içlerinde Liboş var” diye itibarsızlaştırmak, kimin işine yarar?

Siyaset, mevcut durumun tahlilinden yola çıkarak bir düşünceyi, bir programı iktidara taşıyacak stratejiyi belirleme işidir. Kendi gücünüz ile sonuç alamayacağınız ortadaysa oturur bir muhasebe yaparsınız. Ortak zeminde buluşabileceğiniz yol arkadaşlarınızı belirler, onlarla ortaklaşmaya çalışırsınız. Buna “uzlaşma” denir. Bu uzlaşmaya bu ülkenin ihtiyacı var. Bu uzlaşmayı engellemek için yapılan her tür ayrımcılık, yaratılan suni çatışmalar Tek Adam siyasetinin değirmenine su taşır.

Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde CHP’nin kurultayında kabul edilen bildirge ile yapılmaya çalışılan da budur. Kılıçdaroğlu’nun kurultayda dillendirdiği birlikte hareket edeceği “dostlar” arasında Davutoğlu, Babacan, Meral Akşener olacak, örneğin Aksaçlılardan Aydın Engin olmayacak öyle mi? HDP’ye de dışarıdan destek verme rolü biçmiş birileri. Olur, paşam, terzi sensin, istediğin gibi ölç, kes, biç!

Ortak bir muhalefet yükselecekse, gücünü doğru bir zeminde, gerçek bir ortaklaşmadan almak zorunda, bunu görmek çok mu zor?

Aydın Engin bu hafta “CHP’nin son bildirgesine Yetmez Ama Evet” başlıklı yazı yazdı, okuyun. Sonra da “Aydın Engin Yetmez Ama Evet demeye devam ediyor, hala” diye yazın üç satır üzerine kapkara puntolarla. Herkes sonuçta kendine yakışanı yapar.

Önyargılarınız, duygularınız, saplantılarınız engel olur, uzlaşmayı beceremezseniz, siyaset alanını bunu becerebilene bırakırsınız, siyasetin yasasıdır bu!

Bugün “liboş” diye hakaret ettiklerinizin hiçbiri ne Ana Akım Medyada ne bir kısım Muhalif Medyada kendilerine yer bulamıyorlar. Kendilerini savunabildikleri internet televizyonculuğu yapan bir Artı TV ile T24 haber sitesi var, bir de Açık Radyo. Oralarda da sataşmalarınıza cevap olabilecek yayın bulamazsınız. Bu absürt, çocukça suçlamalarınıza bir çoğunun gülüp geçtiğine de eminim.

Hatırlayın, Can Dündar yönetimindeki Cumhuriyet Gazetesinde sözünü ettiğiniz gurup içinde görülen yazarlar, çizeler vardı bir dönem. Ergenekon davasından salıverilen Mustafa Balbay öncülüğünde AKP destekli bir operasyonla bu gazeteden uzaklaştırıldılar. Herkesin gözü önünde oldu bu. Balbay, CHP içinde siyaset yapıyor, Muhalif bir televizyonda da program yönetiyor bugün. Cumhuriyet Gazetesi “gerçek kodlarına” geri döndü yorumları yapıldı daha sonra. Peki, bugün bu gazete, kamuoyu tarafından daha fazla mı izleniyor sizce? Gene de AKP’yi bu milletin başına musallat eden, Cumhuriyet Gazetesinden uzaklaştırılan bu “Liboşlar” öyle mi?

Sol liberal, Sosyalist olarak kendilerini niteleyen bu yazarlar, bilim insanları, düşünürler hiçbir zaman ortak düşünsel bir zemin oluşturmadılar. Onları olaylar karşısında takındıkları benzer tutumlar bir gurup gibi gösterdi. “Liboş” dediniz bu insanlara. Oysa bu insanlar hiçbir zaman sizi karşılarına almak da istemedi. Türkiye’de düşünme “derinliğini” gösteren son derece acı bir ironi bu.

Bu aydınların bir çoğu verdikleri mücadele içinde bedel ödedi (Can Dündar, Şahin Alpay, Aydın Engin, Mehmet Altan vb..). Ahmet Altan, Osman Kavala gibi kimileri hala mesnetsiz suçlarla içerde tutuluyor, bedel ödemeye devam ediyorlar. Sahip çıkacağınıza, her gün hakaret ediyorsunuz bu insanlara, ayıptır.

Bu kampanyanın içinde kimler var:

Ergenekon davasından “aklandıktan” sonra Ana Akım medyada tartışma programlarında boy gösteren, “teröre karşı verdiği mücadeleden” dolayı AKP’yi zımnen destekleyen eski subaylar, istihbaratçılar, güvenlik analizcileri var. Bunlar CHP’nin AKP’nin kimi güvenlikçi politikalarına destek olmasında da önemli rol oynuyorlar.

Sonra bir kısım muhalif medya var, adlarını anmama gerek yok, siz biliyorsunuz. Sol içinde Laik-Türkçü bir zemin oluşturma yolunda yürüyenler tarafından kullanılıyor ağırlıkla bu zeminlerde bu söylem.

Bir de arada bir “bıçağım hala kesiyor” mesajı verme ihtiyacı duyan kulağı kesik eski solcular var.

Bu mecralarda sarf edilen sözler, Halk Kitabevi kampanyalarından edinilen bazı kitaplarda yazılıp çizilenler, Laiklik ve Türkçülük ekseninde taşlaşmaya yüz tutan bir ideolojik zemine, olgucu sığ bir tutuma, gerekli ideolojik-lojistik desteği sağlamış görünüyorlar.

Ak ile karanın iç içe geçtiği şu yaşadığımız post modern süreçte, giderek taşlaşan bu zeminde kendine yer arayan, bulan Sosyalist, Marksist gelenekten gelen kader birliği ettiğim bir sürü de dostum var. Açık konuşayım, TKP gibi, geleneğine sahip çıkamamış hareketlerin, gelinen bu noktada önemli bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum.

Peki, birilerinin taktığı isim ile ne yapmış bu Liboşlar?

AKP’nin Türkiye’nin başına 18 yıl musallat olmasının sorumlusu bunlarmış. 2010 Anayasa değişikliğinde “Yetmez Ama Evet” demeselermiş, AKP bir yıl sonraki seçimde % 48’in üstünde oy alamayacak, bu milletin başına bela olamayacakmış. Sonra ordu içindeki “Kemalist” kadrolara “Ergenekon” kumpasını da FETÖ ile birlikte bu Liboşlar kurmuşlar. Bugün AKP’nin “Kemalist Orduyu” (ne zaman ne kadar Kemalist olduysa bu ordu) eline geçirmesinin müsebbibi de bu yüzden onlarmış.

Suçlamalar böyle. Peki, Sol liberaller, Sosyalistler bu suçu geçekten işlediler mi? Yoksa bu, bir tür günah keçisi yaratma serüveni mi? Bu insanlar size “Senin dibin de kara” dedikleri için, “Seninki benden kara” tepkisi veriyor olmayasınız.

Yoksa Türkçü-Laikler, yaşanan bütün kötülüklerin suçunu Sol Liberallerin üzerine yıkarak geçmişin yükünden kurtulabileceklerini mi düşünüyorlar? Bilinçaltlarında yatan ile yüzleşmekten bir tür kaçış mı bu? Oysa doğrusu, bu yüzleşmeyi hakkı ile yapıp artısı ile eksisi ile geçmişle barışmak değil midir? İnsan gerçek kişiliğini böyle bulmaz mı, böyle büyümez mi?

Bu soruların üzerinde düşünüp, tartışmak lazım! Tartışırız tartışmasına da, gelinen noktada bu ne işe yarayacak ve bunu kiminle nasıl tartışacağız, işte burası karışık.

Devam edeceğiz!

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Türer

Ali Türer

DİĞER YAZILARI MEMLEKETİN HALİ VE YENİDEN ATATÜRK MESELESİ ÜZERİNE! 26-09-2020 06:52 DARBECİLER, BİR ÖĞRETMEN OKULUNU NASIL YÖNETİR? 14-09-2020 05:56 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE ÇÜRÜME DÖNEMİ 07-09-2020 08:37 KUŞKANADI: BİR GONCA HİKÂYESİ 01-09-2020 07:50 NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ? (2) 24-08-2020 01:58 NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ? 15-08-2020 19:54 AH ŞU LİBOŞLAR! (2 09-08-2020 21:56 AH ŞU LİBOŞLAR! 03-08-2020 07:51 Cumhuriyeti 2. yüzyıla taşıyacak partiden, parti içi demokrasi manzaraları! 27-07-2020 08:15 101 AKSAÇLI’DAN MUHALEFETE ÇAĞRI! 21-07-2020 16:43 KONJONKTÜRÜ SÜRDÜRMEDE İDEOLOJİLERİN ROLÜ ÜZERİNE! (2) 18-07-2020 18:44 İDEOLOJİLERİN ROLÜ ÜZERİNE! (1) 14-07-2020 09:43 Abdülhamit üzerinden Türkçü-islamcı kapışması ve çağrıştırdıkları! 06-07-2020 10:36 BİR ANI: DURSUN DUMAN NASIL KATLEDİLDİ! 26-06-2020 00:46 DAYANIŞMAYA ENGEL DAVRANIŞ KALIPLARI VE ÖNYARGILAR ÜZERİNE! 17-06-2020 01:10 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE BİR SALDIRI, BİR ÖLÜM: NAVER ENGİN 11-06-2020 09:52 CHP İKTİDARINDA NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ VE BALIKESİR’DE SOL (1978) 04-06-2020 23:02 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE ÇATIŞMALI YILLAR -1- (1976-1977) 31-05-2020 05:34 KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA KARESİ DARÜLMUALLİMATI 28-05-2020 08:47 DEVRİM ÇOCUKLARININ NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ KAVGASI (1972-1976) 21-05-2020 03:29 BALIKESİR’DE 1968’Lİ YILLAR VE NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ÖĞRENCİ ÖRGÜTÜ 15-05-2020 08:49 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TALEBE CEMİYETİ 08-05-2020 09:56 ANILARA YOLCULUK: 1 MAYIS 1977! 01-05-2020 10:34 BUGÜN 23 NİSAN, NEYİ KUTLAYACAĞIZ, NE İLE ÖVÜNECEĞİZ! 23-04-2020 19:40 Toplumda Adalet Duygusu, Bugün Dünden Daha YARALI! 16-04-2020 14:34 TÜRKİYENİN CORONA VİRÜS İLE İMTİHANI! 13-04-2020 07:36 DIŞARIDAKİ MAHPUSTAN İÇERDEKİ SİYASİLERE! 05-04-2020 13:10 VİRÜS İLE YAŞAMAYA HAZIR MISINIZ? 26-03-2020 23:15 VİRÜSLE MÜCADELE NASIL OLMALI! 15-03-2020 11:21 BİR VEFASIZLIK ÖRNEĞİ: SAVAŞTEPE KÖY ENSTİTÜSÜ YERLEŞKESİ! 10-03-2020 09:51 “ŞEHİTLER TEPESİ BOŞ KALMAYACAK!” ÖYLE Mİ 01-03-2020 22:58 CHP, İKTİDARA HAZIR MI? 16-02-2020 06:53 KULLANILMA SIRASI ŞİMDİ DEPREME Mİ GELDİ! 08-02-2020 23:15 EFSANE OLMUŞ MÜDÜR YARDIMCILARI 04-02-2020 17:20 ATATÜRK’ÜN NECATİ ÖĞRETMEN OKULUNU ZİYARETİ 28-01-2020 17:51 DOĞAYI, YAŞAMI TAHRİP PAHASINA EKONOMİYİ CANLANDIRMA: BU NASIL SİYASET? 21-01-2020 00:53 KAMUDA KIYAFETLER İNANCA UYGUN HALE Mİ GETİRİLECEK! 13-01-2020 08:33 Yeni bir başlangıç olsun gelecek yıllar 29-12-2019 13:09 ÖĞRETMEN OKULU MÜDÜR YARDIMCISI MEHMET FUAT GÜNDÜZALP 23-12-2019 07:18 TÜRKİYEDE ÖZEL ÖĞRETİM NEYE HİZMET EDİYOR? 14-12-2019 09:08 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE SON NOKTA: BUYURUN CENAZE NAMAZINA! 30-11-2019 12:16 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN BİR ÖĞRETMEN 25-11-2019 10:47 YÜKSELEN DUVARLAR VE İKİYÜZLÜLÜK ÜZERİNE 16-11-2019 12:45 KİM KAYBEDİYOR? 05-11-2019 08:51 Yurtta Barış, Dünyada Barış! 30-10-2019 07:56 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN: ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998) 26-10-2019 23:35 OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU! 11-10-2019 12:24 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU 01-10-2019 07:34 POSMODERN SÜREÇTE EĞİTİM 23-09-2019 07:38 OKULLAR AÇILIRKEN 2019 TÜRKİYE’SİNDE EĞİTİMDE SORUNLAR! 07-09-2019 06:47 BİR BASKETBOL MAÇININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 04-09-2019 13:51 HUKUK DEVLETİ OLMADAN MODERN DEVLET OLUNMAZ! 03-09-2019 09:38 BİR ÖĞRETMEN YETİŞTİRME MODELİ: NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ 27-08-2019 09:29 KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR! 04-08-2019 07:50 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI? 19-07-2019 09:43 BALIKESİR HALKEVİ NECATİ ÖĞRETMEN OKULU İLİŞKİSİ 11-07-2019 09:02 BU REFORMLA ÖĞRENCİ, SORU YERİNE SORUN ÇÖZEBİLECEK Mİ? 29-05-2019 07:56 TÜRKİYE DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU! 05-05-2019 08:05 İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 13-04-2019 09:26 AYIPLI SEÇİM! 02-04-2019 12:12 Toplumun yeni yıl hediyesi savaş mı olacak! 28-12-2018 09:06 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2) 10-12-2018 09:00 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR? 24-11-2018 20:42 GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 12-11-2018 12:07 MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE! 03-11-2018 00:23 BEKA SORUNU! 14-10-2018 07:32 Karma Eğitim İlkesine Alternatif Oluşturmak Demokratik Görev Olabilir mi? 13-09-2018 11:40 PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! 10-09-2018 10:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2) 18-08-2018 09:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1) 13-08-2018 08:25 EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE! 02-07-2018 08:26 SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI! 21-06-2018 06:05 ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM! 10-06-2018 01:34 EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU! 03-06-2018 15:31 CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR! 30-04-2018 07:51 TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ? 01-04-2018 02:04 2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ! 26-12-2017 17:11 Parası olana eğitim ve sağlık/ Bağlılığı olana iş ve koruma! 09-12-2017 19:11 Öğretmen nasıl değerlendirilmeli? 06-11-2017 22:37 Lider nasıl yetişir? 08-10-2017 09:45 SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ! 24-09-2017 09:24 Eğitimde Adalet var mı? 04-09-2017 19:29 Uhrevileşmeye doğru! 10-08-2017 16:23 YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR! 23-07-2017 13:35 Anlam Arayışı 01-07-2017 12:54 Zorunlu Arabuluculuk 20-06-2017 20:39 MESLEKİ EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ NASIL DOĞDU, NASIL GELİŞTİ? 08-06-2017 15:09 ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ? 28-05-2017 08:27 CHP'NİN SORUNU, TÜRKİYE'NİN SORUNU 07-05-2017 11:09 “BİZ VE DİĞERLERİ”/ İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 23-04-2017 10:41 BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK! 16-04-2017 09:45 YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE? 03-04-2017 13:29 Öğretmen Atamalarında Keyfilik! 18-03-2017 19:03 EVRİM KARŞITI YAPILANDIRMACILAR! 06-02-2017 10:50 BİREY OLABİLMEK! 01-02-2017 08:00 AKIL TUTULMASI 18-01-2017 09:07 ZİHİNSEL BECERİ VE YARATICILIK NASIL ÖLÇÜLÜR? 08-01-2017 09:58 Yeni Yıl Kutlamasına İntizar 31-12-2016 12:32 EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE VE DEĞİŞİM İHTİYACI 20-12-2016 06:49 İDEOLOJİ, EĞİTİM VE DEĞİŞİM! 09-12-2016 11:56 Eğitimde İşler Yolunda mı ? 05-12-2016 10:10
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA