DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ali Türer
Ali Türer
Giriş Tarihi : 15-08-2020 19:54

NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ?

Gene becerilemedik, gemi karaya bir kez daha oturacak gibi, ufukta yine bir başlangıç görünüyor. Sorulması gereken şu: yine bildik bir başlangıç mı, yoksa gerçekten yeni bir başlangıç mı yapacağız?

Neden bu işi bir türlü beceremiyoruz? Neden her seferinde daha fazla demokrasiyle başlıyor daha fazla otoriterleşme ile süreci elimizi yüzümüze bulaştırıyoruz? Neden hep bir kurtarıcı arıyoruz?

Tanzimat Fermanı ile Osmanlılık etrafında siyasi birlik aramak için yola çıktık. Gayrimüslimleri de temsil edecek meclisler kuracaktık. Sonra bir de baktık, ortada meclislerde temsil edilecek gayrimüslim kalmamış.

Mithat Paşa’nın onca emek verdiği Kanuni Esasi’nin ömrü altı aymış. II. Abdülhamit elinde bazen baskı, zindan, sürgün ile bazen ağza bir parmak bal çalarak, sırt sıvazlayarak hafiyeler, muhbirler kullanarak, telgraf- demiryolu gibi teknolojinin yeni nimetlerini, orduyu, dini, modern eğitimi kullanarak çöküşü ancak otuz yıl geciktirebildik? Otoriterleşme ile sorunu çözebildik mi?

Hatırlayın devleti kurtaracaktı JönTürkler, Paristeki ilk toplantılarında (1902) bölündüler. Türkçülükle İslamcılığı uzlaştırabildiler mi? Dersleri dualar yerine “Türküm doğruyum” ile açtık, “Din ve Devlet için Eğitimi” “Devlet ve Millet için Eğitim” yaptık. Arkasından gene otoriterleşme geldi.

Yeni zamanların kurtarıcılarını İttihat Terakki eğitti. Kurtarıcı tehlikenin nereden geleceğini sezmeliydi, kiminle yola çıkacağını, kimi kime kırdıracağını, sonra ondan nasıl kurtulacağını bilmeliydi.

Enver ve arkadaşları Birinci Dünya Savaşında kayıpları hızla telafi etmek istedi Almanya’nın yanında savaşa girdiler. Ne oldu, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olduk.

Savaştan yenik çıkınca itibarları yerle bir oldu da Ermenilere yaptıkları hatırlandı. İleri gelen birçoğu Malta’ya sürülünce Mustafa Kemal’in önü açıldı.

İtilaf devletleri, kadim düşmanları kullanınca Anadolu’da Milli Mücadele çığ gibi büyüdü, geldikleri gibi giderken yanlarında padişahı da götürdüler.

1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu âdemi merkeziyetçiydi. Belki Kürtleri Milli Mücadeleye çekmek, belki altın ve silah desteği veren Sovyetler Birliğine şirin görünmemiz için. Yetki Mustafa Kemal’e verildi, ama birinci mecliste çatır çatır da eleştirirdi. Yani bir kez daha demokrasi ile başlamıştık.

Cumhuriyetten sonra iki kademeli seçim, tek parti içinde sıkıştık kaldık. Ama bunalım (1929) sonrası dünyada durumlar da çok farklı değildi. İşimize yaradı, yaraları sardık, borçları ödedik, sanayileşme yolunda önemli adımlar attık. Kabul, iyi de kurucu parti, çok partili yaşamın ilk gizli oy açık sayımlı seçiminde oyların yalnızca % 45’ini milletvekillerinin ise sadece %15’ni almadı mı? Nerede yanlış yapmıştı?

Yerine “Yeter Söz Milletin” diye gelen ne yaptı? Hak ve hürriyetleri devlet güvencesi altına alacaktı, iktidarı “Vatan Cephesi” ile bıraktı.

İstikrar arayışına hep uzlaşma ile başladık, ama günün sonunda yasama ve yürütme yetkisi, bir gurup elinde kaldı. Gücü elinde toplayanın, muhalefeti meşru gördüğü tek bir örnek yok tarihimizde. Muhalefete katlanılır bizde ya da susturulur, susturula biliyorsa. Yolda sorun çıkaran varsa, en kısa zamanda kurtulursun.

Kurtarıcıların yaşarak öğrendiği davranış kalıplarıdır bunlar. Uzlaşma bir tür zayıflıktır bizde, çünkü mecbur kalındığı için uzlaşılır. Oysa demokrasilerde uzlaşarak iş yapmak esastır.

İşin özeti: Hep daha fazla demokrasi diye yola çıktık, otoriterleşme ile çıkmaz sokakta havlu attık.

1961 anayasası kuşkusuz en demokratik anayasamızdı. Batıda insanların yüzyıllarca mücadele içinde elde ettiği örgütlenme hakkını kolayca verdi. Devleti kurtarmak için değil sınıfı temsil etmek için

kurulan ilk ve son siyasi parti TİP idi, DİSK, TÖS gibi örgütler ortaya çıkınca verildiği gibi özgürlükler kolayca geri alındı.

Kurucu ideoloji, Türkçülük etrafında siyasi birlik sağlama yolu ile Muasır Medeniyete bilim yolu ile ulaşma yolunu birbirine eklemleyecekti, birlikte yürütecekti. Ama olmadı, bu iki koldan ortaya Ülkücüler -Devrimciler savaşı çıktı. Fatura ise en başta Yüksek Öğretmen Okullarına, Eğitim Enstitülerine, İlköğretmen Okullarına; yani öğretmen yetiştirme sistemine çıktı. Bugün bunun bedelini ödüyoruz.

Türkçülüğün pabucu dama atılınca meydan Siyasal İslam’a kaldı. Kurucu refleks 28 Şubat ile önünü kesmek istedi, ama bıçağı çoktan körelmişti.

AKP başta kendini siyasal İslamcı gibi gelmedi. AB’ye girme, vesayet rejimine son verme, çözüm süreci vaatleriyle geldi, “ileri demokrasi” getirecekti.

Bugün Cumhuriyet’in 100. Yılını karşılamaya hazırlanıyoruz. Bakın Cumhuriyet neye dönüştü, kurumları ne halde! İnsan hakları, demokrasi, hukuk, ekonomi, istihdam, eğitim, güvenlik gibi bütün sorun alanlarında tarihin en karanlık günlerini yaşıyoruz. Siyasi birliği yeniden geleneksel yoldan tesis etmek için nasıl bir başlangıç yapacağız, yine bunu konuşuyoruz.

Onca yola çıkışımız var, neden birinde bile başarılı olamadık, oturup usulünce bunu konuşmuyoruz?

Muharrem İnce bir kere aday gösterildi ya, bunu kendisi için müktesep hak belledi. Arkamda saf tutun, sizi kurtarayım, diyor. Elinde bir programın var mı diye soruyor muyuz?

***

Tanzimat’tan bu yana siyasi birlik arayışlarımızın bir listesini vermeye çalıştım yukarıda. Ne kadar birbirine benziyor hepsi de!

Bu topraklarda Modern Eğitim 1727-1838 arasında yüz yıl gibi bir zaman dilimi içinde ortaya çıktı. Amaç devleti çökmekten dağılmaktan kurtaracak, merkeziyetçi yapıyı yeniden tesis edecek kurtarıcılar yetiştirmekti.

Başka kaldıracın olmadığı yerde Modern Eğitim başlıca dönüştürücü araçtı. Devleti kurtarmak için sürekli birbiri ile didişen partiler, guruplar ortaya çıkardı. Bir de üstündekine intisap eden, altındakine koruma sağlayan, gelenek göreneğe dayalı hareket eden bir bürokrasi. Elbette geçmişte donanımlı pek çok bürokratlarımız oldu, önemli işler de yaptılar. Ama bakın bugün nereye gedik, odun yarıcıya “hık” demek, bürokrasi de yaygın davranış biçimi haline geldi.

Kurtarıcı yetiştirmek için kurulan Modern Eğitimin, sistemi otoriterleştirdiğini ilk gören, dile getiren II. Abdülhamit’in yeğeni Prens Sabahaddin’dir. Prens, kaleme aldığı İttihat Terakkiye Açık Mektubunda şöyle diyor:

“Bugünkü merkeziyetçiliğe zulüm denir; şüphe yok ki bu eğitim biçimimizden doğan aczin ürünüdür. …Doğduğumuzdan beri aldığımız eğitimin sonucu olarak hükümet memurluğuna göz dikiyoruz. Lüzumundan yüz kat fazla memuru olan bir hükümette iş bulmak için yegâne çare yeterlilik değil, birinin koruması altına girmek (himaye)! Kayrıldığımız yerde ilerleyebilmek için yine himayeye ihtiyaç duyuyoruz. Böylece her yükseliş bir koltuk değneğine ihtiyaç gösteriyor. …

Amirlerine karşı tapınmayı vazife edinen bu memurların, kendilerinden küçük olanlardan ilk bekledikleri de yine tapınmak oluyor. İşte bu nedenle büyük küçük bütün devlet ricali -istisnalar hariç- koltuk değneğiyle yürür, ahlak düşkünlerinden oluşuyor. Elbette her memlekette memurlar, görevleri gereği göreneğe tabi oldukları için otoriter rejime en çok alet olagelmişlerdir. Fakat etkileri hiç bir yerde bizim ülkemizde olduğu kadar uğursuz olmamıştır”

1910’lu yıllarda yazmış bunları Prens.

Neden bir türlü bu topraklarda siyasi istikrara kavuşamadığımızı, neden hep yeni başlangıçlara ihtiyaç duyduğumuzu, sonunda da gidip kafamızı duvara vurduğumuzu anlamak için bu paragraf bence yeterince açıklayıcı.

Her yola çıkışta gemi sonunda karaya oturuyor. Yaramızı beremizi sarıyor, yeniden yola çıkıyoruz. Ama hep aynı düşünceyle, hep aynı davranış kalıplarıyla.. Çünkü kurtarıcının aldığı eğitim bu, başka türlüsünü bilmiyor.

Sorunu bütünsel olarak ele almak gerek. Geçmişimiz üzerinden sürekli didişiyoruz, ama ondan ders çıkarmayı bilmiyoruz. Siyasi istikrarı hep merkeziyetçi gelenek içinde arıyoruz. İşimiz gücümüz birilerini suçlamak, oysa bu gelenek içinde yapılan yapanın yanına, hep kâr kaldı.

Yine bir çöküş sürecine geldik dayandık. Ufukta yine bir başlangıç görünüyor. Gelin gerçekten yeni bir başlangıç yapalım. Bakış açımızı değiştirme zamanı gelmedi mi?

Bu sefer farklı bir şey yapalım. Kurmaya tepeden değil aşağıdan başlayalım. Mahalleye, köye sorununu çözecek kararı alma yetkisi verelim. Bırakalım yürütebileceği kararları o alsın, yürütsün. Bunu becermek için uzlaşmak zorunda kalacak, göreceksiniz. Bundan daha fazla kaos olamaz.

Öyle bir sistem kuralım ki üstteki yapı, altındaki yapının işleyişini gözü gibi korumak zorunda kalsın.

Çoğunluğun bir avuç insana göz diktiği, kaderini bir avuç insanın eline bıraktığı yetmedi mi? Her gün aynı insanları konuşup duruyoruz, yerden yere vuruyoruz, yetmedi mi? Aşağıdan yukarı herkesin taşın altına elini koyacağı bir sistem yaratsak böyle mi olur?

CHP’ye bir dönem genel sekreterlik yapmış, Tarhan Erdem ve arkadaşları 1995’de “Demokratik Cumhuriyet Programı” adı altında bir çeşit anayasa önerisi geliştirdiler, bir bakın.

Bize devlet karşısında insan hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak, karar alma, yürütme ve kontrol mekanizmalarını aşağıdan yukarıya kuracak bir anayasa lazım. Gelin bir üstteki yapının sadece bir alttakinin yapamayacaklarını yapacağı bir sistem kuralım. Kimse kendini bir başkasından daha özel hissetmesin. Bize bu sistemi üretecek, böyle bir anayasa lazım.

Artık kaderinizi o kurtarıcı elinden bu kurtarıcı eline taşımayı bırakın, elinize alın. Bunu yapabilirsiniz.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Türer

Ali Türer

DİĞER YAZILARI EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE 14-06-2021 21:42 HALASKARLAR ARASI KAVGA 31-05-2021 21:56 İNANCIN ARAÇSALLAŞMIŞ HALİ ÜZERİNE! 18-05-2021 11:22 İKİZDERE DİRENİŞİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ! 10-05-2021 21:31 HEDONİZME VE UTANCA DAİR 20-04-2021 18:08 BİR GARİP DARBE TEŞEBBÜSÜ VE SONUÇLARI ÜZERİNE! 08-04-2021 10:45 KARDEŞLİKLER ÜZERİNE 05-04-2021 09:25 DEVLETİN DİNİ OLMAZ DA MİLLETİ OLUR MU? 19-03-2021 07:16 ANILAR: NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ YILLARIM 11-03-2021 10:58 PROGRAMCI GÖZÜYLE ANAYASA! 02-03-2021 08:57 TÜRKİYEDE ÜNİVERSİTE GERÇEĞİ 15-02-2021 09:32 KATILIMCI DEMOKRASİ ÜZERİNE 02-02-2021 22:26 MODERNLEŞMEYİ ETKİLEYEN DÜŞÜNCE AKIMLARI, EĞİTİMDEKİ SONUÇLARI 23-01-2021 21:08 İSLAMCILIK- BATICILIK- TÜRKÇÜLÜK ÇATIŞMASI İÇİNDE İSTİKRAR ARAYIŞI! 12-01-2021 19:10 2021 TÜRKİYESİNDE, EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALENİN SONUÇLARI ÜZERİNE 01-01-2021 21:01 OSMANLI-TÜRK GELENEĞİ İÇİNDE MEDRESELER 21-12-2020 01:10 İNSAN HAKLARI MI DEDİNİZ? 11-12-2020 09:46 “ÇIKMAZ BU YOLUN BİR YERE!” 16-11-2020 08:45 UZAKTAN ÖĞRETİMDE BARİ ÖĞRETMENİ RAHAT BIRAKIN! 31-10-2020 08:26 YENİ NORMAL: İKTİDAR DEVLET, MUHALEFET DÜŞMAN! 16-10-2020 16:06 TUHAF İŞLER 11-10-2020 07:09 TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME 04-10-2020 12:36 MEMLEKETİN HALİ VE YENİDEN ATATÜRK MESELESİ ÜZERİNE! 26-09-2020 06:52 DARBECİLER, BİR ÖĞRETMEN OKULUNU NASIL YÖNETİR? 14-09-2020 05:56 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE ÇÜRÜME DÖNEMİ 07-09-2020 08:37 KUŞKANADI: BİR GONCA HİKÂYESİ 01-09-2020 07:50 NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ? (2) 24-08-2020 01:58 NEYİ GÜÇLENDİRMELİ, MERKEZİ Mİ, YERELİ Mİ? 15-08-2020 19:54 AH ŞU LİBOŞLAR! (2 09-08-2020 21:56 AH ŞU LİBOŞLAR! 03-08-2020 07:51 Cumhuriyeti 2. yüzyıla taşıyacak partiden, parti içi demokrasi manzaraları! 27-07-2020 08:15 101 AKSAÇLI’DAN MUHALEFETE ÇAĞRI! 21-07-2020 16:43 KONJONKTÜRÜ SÜRDÜRMEDE İDEOLOJİLERİN ROLÜ ÜZERİNE! (2) 18-07-2020 18:44 İDEOLOJİLERİN ROLÜ ÜZERİNE! (1) 14-07-2020 09:43 Abdülhamit üzerinden Türkçü-islamcı kapışması ve çağrıştırdıkları! 06-07-2020 10:36 BİR ANI: DURSUN DUMAN NASIL KATLEDİLDİ! 26-06-2020 00:46 DAYANIŞMAYA ENGEL DAVRANIŞ KALIPLARI VE ÖNYARGILAR ÜZERİNE! 17-06-2020 01:10 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE BİR SALDIRI, BİR ÖLÜM: NAVER ENGİN 11-06-2020 09:52 CHP İKTİDARINDA NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ VE BALIKESİR’DE SOL (1978) 04-06-2020 23:02 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDE ÇATIŞMALI YILLAR -1- (1976-1977) 31-05-2020 05:34 KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA KARESİ DARÜLMUALLİMATI 28-05-2020 08:47 DEVRİM ÇOCUKLARININ NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ KAVGASI (1972-1976) 21-05-2020 03:29 BALIKESİR’DE 1968’Lİ YILLAR VE NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ÖĞRENCİ ÖRGÜTÜ 15-05-2020 08:49 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TALEBE CEMİYETİ 08-05-2020 09:56 ANILARA YOLCULUK: 1 MAYIS 1977! 01-05-2020 10:34 BUGÜN 23 NİSAN, NEYİ KUTLAYACAĞIZ, NE İLE ÖVÜNECEĞİZ! 23-04-2020 19:40 Toplumda Adalet Duygusu, Bugün Dünden Daha YARALI! 16-04-2020 14:34 TÜRKİYENİN CORONA VİRÜS İLE İMTİHANI! 13-04-2020 07:36 DIŞARIDAKİ MAHPUSTAN İÇERDEKİ SİYASİLERE! 05-04-2020 13:10 VİRÜS İLE YAŞAMAYA HAZIR MISINIZ? 26-03-2020 23:15 VİRÜSLE MÜCADELE NASIL OLMALI! 15-03-2020 11:21 BİR VEFASIZLIK ÖRNEĞİ: SAVAŞTEPE KÖY ENSTİTÜSÜ YERLEŞKESİ! 10-03-2020 09:51 “ŞEHİTLER TEPESİ BOŞ KALMAYACAK!” ÖYLE Mİ 01-03-2020 22:58 CHP, İKTİDARA HAZIR MI? 16-02-2020 06:53 KULLANILMA SIRASI ŞİMDİ DEPREME Mİ GELDİ! 08-02-2020 23:15 EFSANE OLMUŞ MÜDÜR YARDIMCILARI 04-02-2020 17:20 ATATÜRK’ÜN NECATİ ÖĞRETMEN OKULUNU ZİYARETİ 28-01-2020 17:51 DOĞAYI, YAŞAMI TAHRİP PAHASINA EKONOMİYİ CANLANDIRMA: BU NASIL SİYASET? 21-01-2020 00:53 KAMUDA KIYAFETLER İNANCA UYGUN HALE Mİ GETİRİLECEK! 13-01-2020 08:33 Yeni bir başlangıç olsun gelecek yıllar 29-12-2019 13:09 ÖĞRETMEN OKULU MÜDÜR YARDIMCISI MEHMET FUAT GÜNDÜZALP 23-12-2019 07:18 TÜRKİYEDE ÖZEL ÖĞRETİM NEYE HİZMET EDİYOR? 14-12-2019 09:08 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE SON NOKTA: BUYURUN CENAZE NAMAZINA! 30-11-2019 12:16 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN BİR ÖĞRETMEN 25-11-2019 10:47 YÜKSELEN DUVARLAR VE İKİYÜZLÜLÜK ÜZERİNE 16-11-2019 12:45 KİM KAYBEDİYOR? 05-11-2019 08:51 Yurtta Barış, Dünyada Barış! 30-10-2019 07:56 NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN: ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998) 26-10-2019 23:35 OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU! 11-10-2019 12:24 NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU 01-10-2019 07:34 POSMODERN SÜREÇTE EĞİTİM 23-09-2019 07:38 OKULLAR AÇILIRKEN 2019 TÜRKİYE’SİNDE EĞİTİMDE SORUNLAR! 07-09-2019 06:47 BİR BASKETBOL MAÇININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 04-09-2019 13:51 HUKUK DEVLETİ OLMADAN MODERN DEVLET OLUNMAZ! 03-09-2019 09:38 BİR ÖĞRETMEN YETİŞTİRME MODELİ: NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ 27-08-2019 09:29 KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR! 04-08-2019 07:50 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR 25-07-2019 08:04 MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI? 19-07-2019 09:43 BALIKESİR HALKEVİ NECATİ ÖĞRETMEN OKULU İLİŞKİSİ 11-07-2019 09:02 BU REFORMLA ÖĞRENCİ, SORU YERİNE SORUN ÇÖZEBİLECEK Mİ? 29-05-2019 07:56 TÜRKİYE DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU! 05-05-2019 08:05 İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 13-04-2019 09:26 AYIPLI SEÇİM! 02-04-2019 12:12 Toplumun yeni yıl hediyesi savaş mı olacak! 28-12-2018 09:06 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2) 10-12-2018 09:00 ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR? 24-11-2018 20:42 GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 12-11-2018 12:07 MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE! 03-11-2018 00:23 BEKA SORUNU! 14-10-2018 07:32 Karma Eğitim İlkesine Alternatif Oluşturmak Demokratik Görev Olabilir mi? 13-09-2018 11:40 PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! 10-09-2018 10:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2) 18-08-2018 09:40 POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1) 13-08-2018 08:25 EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE! 02-07-2018 08:26 SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI! 21-06-2018 06:05 ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM! 10-06-2018 01:34 EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU! 03-06-2018 15:31 CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR! 30-04-2018 07:51 TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ? 01-04-2018 02:04 2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ! 26-12-2017 17:11 Parası olana eğitim ve sağlık/ Bağlılığı olana iş ve koruma! 09-12-2017 19:11 Öğretmen nasıl değerlendirilmeli? 06-11-2017 22:37 Lider nasıl yetişir? 08-10-2017 09:45 SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ! 24-09-2017 09:24 Eğitimde Adalet var mı? 04-09-2017 19:29 Uhrevileşmeye doğru! 10-08-2017 16:23 YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR! 23-07-2017 13:35 Anlam Arayışı 01-07-2017 12:54 Zorunlu Arabuluculuk 20-06-2017 20:39 MESLEKİ EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ NASIL DOĞDU, NASIL GELİŞTİ? 08-06-2017 15:09 ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ? 28-05-2017 08:27 CHP'NİN SORUNU, TÜRKİYE'NİN SORUNU 07-05-2017 11:09 “BİZ VE DİĞERLERİ”/ İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE! 23-04-2017 10:41 BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK! 16-04-2017 09:45 YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE? 03-04-2017 13:29 Öğretmen Atamalarında Keyfilik! 18-03-2017 19:03 EVRİM KARŞITI YAPILANDIRMACILAR! 06-02-2017 10:50 BİREY OLABİLMEK! 01-02-2017 08:00 AKIL TUTULMASI 18-01-2017 09:07 ZİHİNSEL BECERİ VE YARATICILIK NASIL ÖLÇÜLÜR? 08-01-2017 09:58 Yeni Yıl Kutlamasına İntizar 31-12-2016 12:32 EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE VE DEĞİŞİM İHTİYACI 20-12-2016 06:49 İDEOLOJİ, EĞİTİM VE DEĞİŞİM! 09-12-2016 11:56 Eğitimde İşler Yolunda mı ? 05-12-2016 10:10
ARŞİV ARAMA
Mersin Adana Tren Saatleri 2021
Gazetemiz MEİGDER Üyesidir
Meigder