DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
A.Vahap Şehitoğlu
A.Vahap Şehitoğlu
Giriş Tarihi : 12-09-2020 00:04
Güncelleme : 13-09-2020 09:53

12 EYLÜL Büyük işkence-2

Dışarıdan da bilirim, perdeli minibüsün çocuklarını…

Çok iğrendiğim iki işkencesi polis, Hamdi ve Lisan.

Lisan Oslo’ya gönderilen gestapolardan. Hamdi’nin ondan kalır yanı yok. Salyalı işkenceci!

Öğretmen Ali Uygur’u, Mersin siyasi şubede işkencede öldürenlerin arasında anılan kaba, itici, gözü dönmüş bir polis!

Karşımda iki gestapo!

Sanki kapıyı dinliyorlar, hazır durumda beni beklerlermiş!

Kapıdan adımımı dışarı attım:

Karda yem bulmuş aç kurtlar gibi yüzüme bakıyorlar.

Hamdi sağ kolumdan, Lisan sol kolumdan ‘karga-tulumba’,

koridorun diğer ucundaki soyunma odasına!

Judo ve Taekwondo yaptığım için özellikle karın bölgesine gelecek darbelere karşı, nefes eğitimim var, yüzüme ve hayalarıma gelmedikten sonra bütün darbeleri vücudum emer…

Biliyorum önce kaba kuvvetleriyle hırslarını alacaklar…

Ve öyle de oldu.

Hepsi birer aygır gibi! 

Allah ne verdiyse giriştiler…

Ama hiçbirine, yiğitliğimden ödün vermiyorum!

Dayağımı yerken aklımdan geçiriyorum; Filistin askısı, falaka, hayalara ve dişlere elektrik, o dönemin meşhur işkence çeşitlerini…

… 

Darbelerden kafam fil başı gibi büyüdü.

Korkunç acı çekiyorum…

Arkamdan bir el!

Ani hareketle gözümü bezle bağladı.

Hamdi, Lisan birde Kling köpürüyor...

-Haydi Demokrat Vahap soyun!

‘İbneler!’ diyorum içimden. Sanki kadınlarının koynuna atacaklar da soyunduruyorlar!

Pantolonu soyuyorum...

Gömleği de çıkart...

Haydi donunu da!

-Atlet!

Onu da...

Hanifi Avcı var mı yok mu bilmiyorum.

Gerçi o benim gibi birinin işkencesini kaçırmaz!

Lisan’ın ince sesi, ‘lastiğe oturtun!’

Omuzumdan geriye çekip, lastiğin içine sığdırdılar…

-Demokrat Vahap, şimdi top bizde.

Söyle: Ali Uygur’un mezarının açılması öncesinde yanına gelen gidenleri, bağlantı kuranları...

Kimdi bu üst düzey devrimciler?

Tilki Selim, Uzun, Siyasi Ali, İşçi Erkan...

Nerede saklanıyorlar?

Yerlerini söyle!

Diğer siyasetlerden de isim istiyoruz!

12 Eylül olalı yaklaşık 2 ay olmuş, hiçbir üst düzey ismi yakalayamamışlar.

Doğal olarak bana iyi çökecekler!

Dev-Yol ve diğer siyasetlerdeki önemli yönetici ve sorumlularını hemen hemen tanırım…

Çok üst düzey değilsede, üsttekilerle bağlantılı olanlarda çaktırmadan solanda ifade sırası bekliyorlar!

Bizim kuşak bilir. Bit pazarı dediğimiz bölgede, Piliççi Şahin’in bulunduğu lokantanın hemen kuzey tarafında, Mersin’in ilk devrimci (MAOCU) derneği kuruldu. Denizlerin asılmasından sonra kuşağımız devrimciliğe merak sardı. Haksızlıklar ve halk adına mücadeleyi sevdi.

Ve bu dernek devrimciliğe ilk adımlarımızı attığımız dernek oldu.

Devrimci gençlik, bizlerden yaşça ufaklar, biraz büyükler, kadın,erkek, öğrenci, öğretmen hepimiz burada taburelerde oturur, kitaplar okur, tartışır, çaylar içerdik…

Tabi daha sonra hepimiz ayrı siyasi kulvarlarda mücadelemizi verdik.

Hani derler ya; Kırkyıldır birbirimizi biliriz!

İsim ve bulundukları yerleri, bağlantı kurdukları insanları öğrenmekte ısrarlılar.

Konuşmam için bağırıyor, küfrediyorlar, yumruk, tekme atıyorlar…

Beynimi şartlandırıyorum, sessiz konuşuyorum:

Vermeyeceğim lan size elimi!

-Kimseyi tanımıyorum! diye bağırdım.

İçeride birden sessizlik hakim oldu.

Gözlerim bağlı kimseyi de görmüyorum.

Fısıltılı konuşmalar…

Ne yapacaklar bana diye düşünürken

büyük bir acıyla patlıyorum!

Şokluyorlar beni.

Jiletliyorlar!..

İnsanın gözünde yıldızlar çakar mı?

Çakar!

İlk defa gözlerimin önünde yıldızlar çaktığını elektrik verdiklerinde görüyorum…

Manyatonun kolunun çevrilme seslerini duyuyorum. Tellerin ucunu nereye dokundururlarsa orasını sanki lime, lime jiletle kesiyorlar!

Bu acı anlatılmaz, yaşanır!

Birer nefeslik duruşlardan sonra saatlerce süren elektrik şoklamasının yerini, ayaklarıma geçirilen falaka ve ucunda yoruluncaya kadar koltuk deyneği ile gaddarca vuran polisler alıyor.

Her vuruşlarında canımın yanmasına bağırarak, ‘Allah’ dememe çıldırıyorlardı!

-Senin Allah’ın var mı?

Sanki ben Allahsızım...

Var tabi!

-Haydi gelsin kurtarsın seni!

Diyerek, tepkilerini, sopa vuruşlarını daha da kuvvetlendirerek gösteriyorlardı...

Tabi benden tek kelime alamadılar!

İşkencenin acısıyla bağırtılarım, salonda balık istifi gibi bekleyen devrimciler tarafından da duyuluyordu.

İşkence odasında duşlar bölümünde, Bir de yiğit, kararlı genç devrimci, mahallemin çocuğu Atilla Ballıkaya ile işkence sırasında üzerime polislerin öğütledikleri ifadeyi veren, yine mahallemin 11 yaşındaki ayakkabı boyacısı çocuk, Yüksel Kaya vardı.

Atilla ve Ben sabaha kadar gözleri bağlı, elektrikli, falakalı, dönerli işkence gördük…

Odayı boşaltıp gittiler.

...

Atilla ile ben suratımız dağılmış, kafamızın büyümüş ve tanınmaz haldeyiz. Elimiz kalkmıyor, ayağımızı kımıldatamıyoruz. Tahta bankta yan yana oturuyoruz. Sabahın ışıkları üst pencerelerden içeriyi aydınlatıyor.

Atilla’nın ağabeyi Durmuş Ballıkaya’nın getirdiği peynirli künefeyi, bekçi aramıza bıraktı.

Ne Atila ne ben elimizi kaldırıp tatlıya uzanamadık!

Gördüğüm işkence Mersin’e yayılmış!

‘Polisler Vahap’ı işkencede öldürdü.’ söylentileri, çok sevdiğim Babam Hikmet’e de aktarılmış!

Üzüntüsünden beyin kanaması geçirir, felç olur ve üç gün içinde hastane de ölür...

Babamın öldüğünü bir yıl sonra öğrenirim.

Tüm devrimci arkadaşlarım, yakınlarım,

'hapisane dar gelir' diye gizlemişler!

Sırası gelince daha yazılacaklar var!

Bugün 12 Eylül.

Dün Bizlerin ödediği ağır bedellerin, bugün üzerinde oturanlar,

Maalesef geldikleri yerlerin kıymetini bilmedikleri gibi aslını da yitiriyorlar.

Ancak şu unutulmamalı ki;

Bugün ülkeyi kucaklayacak olanlar; Bedel ödeyenleriyle, yenisiyle, eskisiyle, devrimciler ve aydınlardır. Öğretmenler, öğrenciler, işçiler, memurlar, köylüler, çiftçilerdir.

Bizleriz.

Yani hepimiz.

Gün; Kaynaşma, dayanışma,

birbirine sahip çıkma ve mücadele günüdür.

Geleceğimiz çocuklarımız, gençlerimiz için.

Özgürlük için.

Bağımsız Türkiye için!

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
A.Vahap Şehitoğlu

A.Vahap Şehitoğlu

DİĞER YAZILARI 12 EYLÜL Büyük işkence-2 12-09-2020 00:04 Büyük işkence-1 08-09-2020 14:15 Gerçeği anlamanız için ayağa kalkın! 09-07-2020 06:39 Mersin'de ayaklarımızı denk atalım! 19-06-2020 12:38 ‘Devr-i Sabık’ı yaratın lütfen! 18-05-2020 07:51 Büyük işkence öncesi! 05-05-2020 02:56 Kim Bunlar? 30-04-2020 09:44 Korkusuz Gazeteciydi!.. 17-04-2020 21:19 Senin ciğerini sökerim! 07-04-2020 10:27 Corona - Rakı! 05-04-2020 08:30 Sen ölme be kardeşim 28-03-2020 19:59 Bu utançla ölün emi! 16-03-2020 17:49 Efsane Adamın Kızı! 17-02-2020 09:09 Yakıştı mı Sana Seçer? 07-02-2020 23:49 Şimdikilere göre O yiğit bir Belediye Başkanıydı 04-02-2020 11:00 Vahap Seçer ve 13 şövalye! 22-01-2020 21:22 Arslan mı seccez, Arsacı mı? 17-01-2020 11:08 Birazda Kendimden… 05-01-2020 00:16 Tabutu denize atılan Efsane Başkan! 11-09-2019 09:44 BEN HALKIMIN SESİYİM 22-07-2019 19:53 Kocamaz'ı savunmak herkese ihanettir! 09-07-2019 07:25 Kocamaz'ı niçin koruyorsun? 25-05-2019 12:00 Vahap Seçer’i tanımak için oku! 20-05-2019 12:04 Aklımızla mı oynanıyor? 14-05-2019 22:26 Mersin’de kafatasçılık! 25-04-2019 00:07 Bir zulüm dönemi! 02-04-2019 13:21 Bizim ki Gazetecilik ! 12-01-2019 08:48 Bizim ki Gazetecilik ! 09-01-2019 23:31 Mersin’de kritik yerel seçim öncesi! 23-10-2018 15:22 Teneke bağlama! 10-10-2018 08:20 Kocamaz ve Aktay dip yaptı! 26-06-2018 19:15 CHP Kendi Meclis Üyelerini Sorgulamalı! 28-02-2018 13:43 Yücelen ve F.Sağlar 04-12-2017 14:22 Yüzleriniz hiç mi kızarmıyor? 14-11-2017 07:20 Yolsuzluklar ve FETÖ ile iltisâklı olanlar 30-08-2017 09:49 Gazetecilik YÜREK ister!! 12-06-2017 09:31 EDEP YAHU ! 17-05-2017 08:21 Men dakka dukka! 13-04-2017 06:49 Mersin Şehir Hastanesinde bir hasta öyküsü 04-04-2017 11:12 Kendimize yakışan gazeteci olalım!! 16-03-2017 07:39 Yalancılık kötü bir huy! 10-03-2017 16:23 Kocamaz Kamuoyunu yanıltıyor! 20-02-2017 04:21 Kamuoyu ve benim vicdanım rahatlatılsın! 08-02-2017 21:17 Gazeteciler ve Bizim Şehrül-Emin 11-01-2017 14:08 Üzmeyin lan evlatlarımı! 04-01-2017 23:17 Fetö'süz bir Mersin olsun! 31-12-2016 07:53 Kocamaz'ın acizliği!! 05-12-2016 22:05 Mersin’e amma sahip çıktık!! 09-01-2019 23:31
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA